Avrupa Konferans Ligi’nde oynanacak Legia Warszawa – Samsunspor maçında ülkemizi Avrupa’da temsil edecek olan Samsunspor’un yanındayız.
Emircan kardeşimizin anısını dünyanın her yerinde yaşatacağız.
#gözgözavrupa#ölümsüzgöztepeliler#EmircanÖvüç
GözGöz Avrupa ailesi olarak armamızı, her yerde olduğu gibi Slovenya’da da yalnız bırakmadık. Avrupanın farklı ülkelerinden yola çıkan ve Göztepe sevdasını hep birlikte yaşatan tüm GözGöz Avrupa ailesine teşekkür ederiz.
Sen nereye biz oraya şanlı Göztepe.
#göztepe
Mahmut Tanal:
"ODTÜ'de TOMA'nın ne işi var?
ODTÜ'de TOMA'nın ne işi var?
ODTÜ'de TOMA'nın ne işi var?
ODTÜ'de TOMA'nın ne işi var?
ODTÜ'de TOMA'nın ne işi var?"
Hiç tanımadığım bir Göztepeli, sırf Erzurum'a maça gidiyoruz diye iletişime geçip oradan bir tanıdığını devreye sokuyor ilgilen diye.
Erzurum'dan bir adam beni arıyor, kalabalık geleceğimizi ve iniş saatimizi öğreniyor.
Haftaiçi sabahın köründe büyük araç ayarlayıp havaalanına bizi almaya geliyor, yedirip içirip şehri gezdirip stada bırakıyor. Kalacak yerler, termal oteller ağırlamalar falan.
Bunun adı misafirperverlik falan değil arkadaşlar, bunun anlatım olarak bir karşılığı yok.
Takım dersiniz futbol dersiniz geçersiniz.
Taraftarlık falan da değil bu dibine kadar yaşamanın bir tarifi yok. Göztepe'yi yaşamak, aile, büyüklük, sevmek.. Böylesi sevmek, ölesiye sevmek.
İyi ki be, iyi ki
Did you know that the rules of football are different in Türkiye? I had already prepared a video about referees' decisions. This time I have prepared footage from the game we played yesterday. Unfortunately, we lost the game 2-1. If you comment, I will appreciate it. #football #SaintsFC
Sizin seçim politikanızda İzmir'e belediye başkan adayı seçerken "Göztepe düşmanı olacaksın" şartı mı var @herkesicinCHP ?
Bugün İzmir'in sokaklarında masum kadınlar çocuklar zarar görebilirdi, hatta insanlar ölebilirdi.
Gerçekten kayyum yersiniz inşallah ya @drcemiltugay
🗣 Göztepe CEO'su Kerem Ertan: "İzmir'de bir bakıyoruz, başka bir şehrin takımına, bizim şehrimizden arazi tahsisi gündeme geliyor. Biz, kimseden bedelsiz bir şey istemiyoruz. Bize yer göstersinler tesis yapalım, para istemiyoruz. Şehir, bizim şehrimiz. Bu eşitsizliklerin önüne geçilmesi gerekiyor."
📺 HT Spor
KİRLİ YILDIZA ŞEHRİNİ SATMA
İngiltere’de yaşadığınızı düşünün.
Birmingham, Cardif, Sheffield, Sunderland veya İngiltere’nin herhangi bir yerinde Londra takımı olan Chelsea’nin Premier Lig şampiyonluğunu kutlamak için arabanıza atlayıp kornaya basarak dolaşıyorsunuz. İnsanlar anlam veremez yaptığınıza çevreyi rahatsız ettiğiniz için ceza yemek bir yana sizi sırf bu yüzden kamu hizmetinde çalıştırırlar. Çünkü orada yaşayan herkes şehrinin, kasabasının takımını tutacağını küçük yaşta öğrenir. Aileleri ufak yaşta çocuklarının elinden tutup oynadığı lig fark etmeksizin Nottingham, Sunderland, Derby Country tribünlerine sokar çocuklarını. Hiçbiri Arsenal’li, United’li, Chelsea’li yapmaya gerek duymaz, zaten tuhaf karşılanır. Yaşadıkları bölgenin takımı iki alt ligde oynasa bile kutu gibi stadyumlar da mahalledeki arkadaşlarıyla ağabeyleriyle aynı ortamda ısınır o çocuklar kulüplerine. Kasabasını yüzlerce kilometre ötedeki şaşalı kulüplere satmayı hiçbiri düşünmez. Aynı şey Avrupa’nın diğer ülkelerinde de geçerlidir. İspanya’da San Sebastian kentinin nüfusu toplam 200 bin yokken 32 bin kişilik stadyum zaman gelir yetmez. Bu kentte yaşayan kimse Real Sociedad’a karşı Barca’yı Real’i tutmaz. Bilbao deplasmanın da dünya devi Barcelona’yı destekleyen 200 kişi zor görürsünüz tribünde onlarda Bilbaolu değildir zaten. Münih’te Dortmund’lu, Torino’da Milan’lı, Nantes’ta Lyon’lu göremezsiniz.
Televizyon da izlerken hep imrendiğiniz İngiltere Liginde 8 bölgeden 23 farklı takım bu sebeple şampiyon olmuştur. Senin ülkende Anadolu futbolu ezilirken orada Premier lige çıkan takım 170 milyon Euro gelire sahip olur, sırf yukarıdaki takımlarla daha iyi şartlarda rekabet edebilsin diye…
İtalya Liginde 16 farklı kulüp şampiyonluk yaşamıştır. Bugün beğenmediğin Genoa’nın 9, Torino ve Bologna’nın 7 şer şampiyonluğu vardır. Almanya’da 62-63 sezonundan itibaren Bundesliga statüsünden sonra 12 farklı ekip şampiyon olsa da Bundesliga öncesine indiğimizde bu rakam 28’i bulur. Gelirlerin en adaletsiz dağıtıldığı İspanya’da bile şampiyonluk yaşamış 9 farklı kulüp vardır.
Fransa Liginde 19 takım şampiyonluk yaşamıştır. Lig 1’in kurulduğu 1932 öncesine indiğimizde bu rakam 28’i bulur. Sana sorsak bugün PSG’den büyüğü yoktur orada ama en çok şampiyonluğu Saint Etienne kazanmıştır. (10 şampiyonluk), Marsilya’nın 9, Nantes’in 8, Monaco ve Lyon’un 7, Bordeaux ve Reims’in 6, PSG’nin 5, Nice’in 4, Lille’in 3, Le Havre ve Sochaux’un 2 şampiyonluğu bulunur. Avrupa liglerindeki en adil gelir dağılımının meyvesi bu kadar denk şampiyonluk sayılarıdır. Fransa’da gelirlerin kulüp kayırmadan adilane yapılması rekabeti arttırmıştır.
Hadi diyelim ki bunlar Avrupa’nın önde gelen ligleri, tabloyu biraz daha aşağı çekelim, Hollanda’da 18 şehirden 29 şampiyon çıkarken, Porto, Benfica,S.Lizbon gibi birkaç kulübün tekelinde gibi görünen Portekiz’de 8, Belçika’dan 15, İsveç’te 10, İsviçre’de 19 farklı takım şampiyonluk yaşamıştır. Hani şu tükürüğümüzle boğarız dediğin Avrupa şampiyonluğu bulunan 10 milyonluk Yunanistan var ya orada bile 6 kulüp şampiyonluk yaşamış kardeşim.
Senin her tarafı kokuşmuş liginde 59 senede 5 takım şampiyon olurken, 52 şampiyonluk İstanbul’dan çıkmış. Yani dün akşam kendini monte ettiğin kornaya basma nedenin başarılması çok güç bir şey zannettiğin aynı takımın 59 sezonda 20.kez ipi göğüslemesi mi? Matematiğe vurduğunda 3’te 1’e tekâmül eder hemen hemen, senin dışında kuş grubundaki diğer ikisinin de 19’ar ve 13’er şampiyonluğu var, son 30 sezonda Bursaspor mucizesini dışarı koyarsak 29 şampiyonluk senin kulüp binasının yerine bilmediğin, televizyonda köle olduğun ve 600 km öteden korna aşındırdığın İstanbul’a gitmiş. Bu aptal düzende 50 sene sonra evde televizyon karşısında giydiğin forman da hipodromda at binen jokeyin formasından çok yıldız olup, kuyruklu yıldız misali armanın üstünden başlayıp kıçına doğru sıralanacak.