"Oğlunun düğün davetiyesine
Takı getirmeyin diye yazdı.
Cumhurbaşkanı ödeneğinin
1/3'ünü geri gönderdi.
Eşi bileğini burktuğunda
Hasteneye kendi aracıyla götürdü
2001 krizinde maaşına zam
Yapılmamasını talep etti.
Ahmet Necdet Sezer.!
Çocuklarının ismini hatırlayan varmı??
Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkanı olduğunu iddia ediyor. Ancak ortada kendisine verilmiş bir mazbata yok. Bu nedenle genel başkanlık iddiasının hukuki ve siyasal meşruiyeti yoktur. Dahası, Sözcü TV’deki söyleşisinde de bir muhalefet lideri gibi değil, adeta siyasal iktidarın CHP’ye yönelttiği suçlamaları teyit etmeye çalışan bir iktidar sözcüsü gibi konuştu.
İşin en dikkat çekici yanı şudur: Kılıçdaroğlu, iddianameleri okumadığını bizzat kabul etmesine rağmen, içeriğini bilmediği dosyalar üzerinden “arınma” siyaseti kurmaya kalktı. Hakkında yeterli bilgi sahibi olmadığını söylediği iddiaları, CHP’nin temizlenmesi gerektiği tezine dayanak yapmaya çalıştı.
Üstelik yargının siyasallaştığını kabul etmek zorunda kalmasına rağmen, CHP’ye yönelik yargı hamlelerini “şaibe”, “ahlaki üstünlük”, “para-pul işleri” ve “hesap verme” söylemiyle meşrulaştırmaya çalışan bir çizgi izledi. Böylece tartışmanın merkezine yargının bağımsızlığı ve soruşturmaların siyasi niteliğini koymak yerine, iktidarın uzun süredir işlemeye çalıştığı suçlama çerçevesini yerleştirmeye yeltendi.
Oysa asıl tartışılması gereken, CHP’ye yönelik operasyonların siyasi boyutu ve yargının bu süreçteki rolüydü. Kılıçdaroğlu ise bu boyutu geri plana itti. Bunun yerine, “CHP kirli”, “kurultay şaibeli”, “belediyeler yolsuzluk içinde” propagandasının dayandığı zemini güçlendirmeye dönük bir dil kullandı. Soruşturmaların siyasi niteliğini ikinci plana iterken, iddiaların doğruluğu ve partinin arınması temasını öne çıkardı. Böylece iktidar yargısının kurduğu suçlama çerçevesine yasal meşruiyet kazandırmaya yöneldi.
Sonuç olarak, Kılıçdaroğlu’nun söyleşisi muhalefetin hak ve hukukunu savunan bir siyasetçinin değil, CHP’yi sanık kürsüsüne oturtan siyasi söylemin etkisi altında konuşan kullanışlı bir aktörün görüntüsünü verdi. Bu nedenle söylediklerinin büyük bölümü, CHP’ye yönelik operasyonları sorgulamak yerine onları sahiplenen bir işlev gördü.
İyisi mi, çek üstüne kalın bir çizgi, gitsin.
CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, görevden alınma kağıdını yırttı.
"Bizler Bursa’nın iradesini ne sarayın aparatlarına ne de onlar��n işbirlikçilerine teslim etmeyeceğiz. İl binamızdayız ve il binamızdan ayrılmayacağız. Burayı hiç kimseye teslim etmiyoruz"
6 yaşındaki kız çocuğunu evlendiren serbest/ Belediye başkanlarımız tutuklu!!!!
4 Yaşındaki kızına tecavüz eden serbest/ gazeteciler tutuklu!!!
İlk seçimde bu düzen değişecek!
Türk halkı oylarıyla gereğini yapacak.
#SonDakika CHP lideri Özgür Özel, Ulus pazarında büyük sevgiyle karşılandı.
- Çok seviyoruz
- Seninle gurur duyuyoruz
- Allah’ına kurban
Fiyatları inceleyen Özel: Üç harflileri zengin etmeyin diyorum. Onların vergiler başka yere gidiyor. Üç harflide 300 TL, burada 100 TL.
Bülent Yücetürk: Ben bu butlan kararı ilk gün çıktığından beri şunu söylüyorum;
Kemal Kılıçdaroğlu bugün çıkıp, "Ben kurultay yapacağım" dese de onu oraya getiren, onu AKP'nin koltuk değneği yapan irade buna izin vermeyecek.
İşbirlikçi kayyum ve çetesi beni YDK'ya sevk etmiş. Ben, atanmış kayyumun sözde YDK'sına savunma vermem. Gelinen noktada, siyasi cunta işgali bitinceye kadar CHP üyeliğinden istifa ediyorum.
Yol arkadaşlarına,yoldaşlarına AKP yargısı ağzıyla HIRSIZ diyen.
Aynaya baksın Hırsızı hemen görecektir.
Tutsak arkadaşlarımızın yanındayız.
Kurtuluş yok tek başına.
Ya hep beraber,ya hiç birimiz.
Müsavat Dervişoğlu'nun araca kadar eşlik etme ısrarına Mansur Yavaş'tan esprili yanıt:
Yavaş: Bizi iyice yaşlı yaptın.
Dervişoğlu: Ya onunla ilgisi yok kıdem abi bu...
📍Tutuklu Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan CHP’den istifa ettiğini açıklayarak kayyum Kemal’e hodrimeydan dedi:
“— İşbirlikçi kayyum ve çetesi beni YDK'ya sevk etmiş!
— Ben, atanmış kayyumun sözde YDK'sına savunma vermem!
— Gelinen noktada, siyasi cunta işgali bitinceye kadar CHP üyeliğinden istifa ediyorum!..”
Tanju Özcan’ı seversiniz sevmezsiniz hiç farketmez. AKP’ye ve Kayyum Kemal’e karşı net durduğu için bedelini zindanda ödüyor.
Saygı duyulması gerekir!