Bugün ülkenin adalet tarihinde en utanç verici günlerden birini yaşıyoruz.
Yer utandı, gök utandı, biz utandık olanlardan… Bir tek onlar utanmadı yaptıklarından!
Ekrem İmamoğlu ''susma hakkını'' kullanmadı.
Konuşmak istedi.
Savunmasını yapmak istedi.
Hakkındaki iddialara tek tek cevap vermek istedi.
Ama susturuldu.
Savunma hakkının engellendiği yerde adaletten söz edilemez.
#SavunmaHakkıEngellenemez
Cumhuriyet Halk Partimizin Grup Toplantısı için Eskişehir’e gelen Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel’i, milletvekillerimizi, belediye başkanlarımızı ve yol arkadaşlarımızı kentimizde ağırladık.
This morning at 08:10, in my prison cell, I was notified of the court’s arbitrary decision: I am barred from attending my own trial.
The indictment bears my name. The case was built around me. Yet the court blocks me and restricts the defense of those facing the gravest charges, and their lawyers.
This is not a trial. It is a severe violation of the most basic right of defense, the pinnacle of what jurists call “enemy criminal law.”
A panel redesigned after the case was filed, in open defiance of the principle of the natural judge, can claim neither independence nor impartiality. As of today, it has abandoned even the appearance of judicial process. The “lawlessness of the century” has collapsed into a pile of extrajudicial execution.
And all this happens while Türkiye hosts the leaders of the democratic world in Ankara. The elected Mayor of Istanbul and the Presidential candidate of the democratic opposition is silenced in a courtroom he is not allowed to enter.
I am exposing this lawlessness.
Burası Eskişehir.
Hamamyolu Caddesi'ne çıktık.
Bir adımı biz atıyoruz, diğer adımı millet tamamlıyor.
Milletle yürüyenlerin yolu yarım kalmaz.
Bu yolun sonu iktidar!
Cumhuriyet Halk Partisi Seçilmiş Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’i ve değerli milletvekillerimizi TBMM Grup Toplantısı dolayısıyla şehrimizde ağırladık.
Demokrasiye, dayanışmaya ve ortak geleceğimize dair güçlü mesajların paylaşıldığı bu anlamlı buluşmanın ardından, Sayın Özgür Özel ile birlikte Hamamyolu’nda hemşehrilerimizle bir araya geldik.
Sonrasında hep birlikte Odunpazarı Belediyemizin Vadişehir’de hayata geçirdiği Dr. Nurten – Lütfü Yüksel Alzaymır Merkezi’nin açılışını gerçekleştirdik.
Gün boyu bizlerle beraber olan tüm hemşehrilerime teşekkür ediyorum.
Erdoğan'a tahliyesi için mektup yazan, çok sayıdaki cinayet faili olarak ağırlaştırılmış müebbet cezası bulunan Hizbullah tetikçisi Abdullah Önen'in tahliye edildiği anlaşılalı birkaç saat oldu
Erdoğan’ın başdanışmanlarından İhsan Şener ile Avukat Semra Ilık’ın, 170 bin dolar ödeyenleri Saray’a sokup fotoğraf çektirmelerini sağladıkları anlaşılalı birkaç saat oldu
TSK'dan ihraç edilen genç doktor Efran Tumaris Usul:
-Kurum içinde sayısız tutanak tuttum, dilekçe yazdım, her kademeye ulaşmaya çalıştım, CİMER'e başvurdum, savcılığa suç duyurusunda bulundum.
-Erlere tarihi geçmiş ilaç vermem isteniyordu. Bu yüzden erlere ilaç veremiyordum. Yeni ilaç alındığında bile erlere bu ilaçlar verilmiyordu.
-Enfeksiyon vakaları artınca, musluk suyu içtiklerini, içme suyu temini yapılmadığını, kantinde parayla bile su satılmadığını söylüyorlardı.
-Uyuz vakaları artıyordu, erlere 15-16 gündür banyo yaptırılmadığını öğrendim.
-Uyuz olmayan bir eri 17-18 gün bir odada karantinaya almışlar, erin psikolojisi bozulmuş. Ben uyuz olmadığını söylediğimde, benim mesleki bilgimi aşağılayan cümleler kuruluyordu.
-Revirdeki oksijen tüpleri boştu. Bir atak hastasına oksijen tüpleri boş olduğu için müdahalede bulunamadım.
-Doktorun görev tanımında olmamasına rağmen erlere aşı yapıyordum, çünkü acemi birliğinde yapılması gereken aşılar 3-4 ay geçmesine rağmen yapılmıyordu.
-Er kafa travması geçiriyor, başka gün başka bir er iç kanama geçiriyor, ambulans yok. Çünkü rütbeli personel ambulansı şahsi işi için götürmüş.
-Sevmedikleri erlere sevk, rapor, istirahat verdiğimde, numara yaptıkları söyleniyor ve bu kararlarım uygulanmıyordu.
-Bulaşık yıkayan erlerin elleri egzama oluyordu, uyarıyordum ama bir eldiven bile verilmiyordu.
-Yemekhaneye gelmem istenmiyordu, yemeğimi erlerle gönderiyorlardı. Ben asker kızıyım, babam rütbeli olmasına rağmen hayatında bir ere kendi yemeğini taşıttırdığını görmedim.
Geçen hafta Kemal Kılıçdaroğlu’nun benimle Marmara Ceza İnfaz Kurumu’da görüşmek istediğini gazeteden okudum. Dün duruşmada gazeteciler sorunca da “evet bir girişim varmış, ben de gazatede okudum, öyle haberdar oldum. Gelirse de görüşmem dedim.” ++
ABD'nin kurtuluş gününü büyük coşkuyla kutlarken, kendi ülkemizin Kurtuluş Savaşı'ndan rahatsız olanlar bize millilik dersi vermesinler.
Göreve geldiğinden beri okullarla ilgilenmeyip ideolojik takıntılar ile Atatürk ve Cumhuriyet ile uğraşan Milli Eğitim Bakanı ulusal egemenliğin ve bağımsızlık ülküsünün olmadığı, alternatif bir tarih yazımına girişiyor.
Kurtuluş Savaşı'nın adı, Mustafa Kemal Atatürk tarafından bizzat 10. yıl Nutku'nda kalıcılaştırılmıştır.
Halkımız da bu haliyle benimsemiştir.
Mazlum milletlere ilham olan Kurtuluş Savaşımızla gurur duyuyoruz!