Allah'ım, beni, anne-babamı, mümin erkekleri ve mümin kadınları, onların hayatta olanlarını da ölmüş olanlarını da bağışla. Allah'ım, biz senden arkasından hiçbir zorluk gelmeyen bir kolaylık, arkasından hiçbir fakirlik gelmeyen bir zenginlik, arkasından hiçbir korku gelmeyen bir emniyet ve arkasından hiçbir bedbahtlık gelmeyen bir saadet istiyoruz. bize her hayırdan bir pay, her günahtan bir mağfiret ve her duaya bir icabet nasip eyle. Allah'ım, insanların hakkımızda bilmedikleri şeyleri bağışla, bizi onların zannettiklerinden daha hayırlı kıl, vefasızlıklarımızı affet, yalnız kaldığımız anlarda ellerimizin işlediği günahları affet, sonumuzu güzel eyle, hesabımızı kolaylaştır ve kitabımızı sağımızdan ver. Allah'ım, çabalarımızı ve gayretlerimizi bereketli kıl, hepsini başarı ve bereketle taçlandır, bize rızık kapılarını aç, başarıyı yoldaşımız eyle ve saadeti payımız kıl. amin.
ya rabb... eğer ruhum bir gün senin razı olmayacağın bir şeye meylederse, beni sana güzel bir dönüşle geri döndür. eğer dünya tüm genişliğine rağmen bana dar gelirse, rahmet kapılarından kalbimin mutmain olacağı yolları bana aç. üzerimdeki düşüncelerin ağırlığını hafiflet. sarsılmaz bir yakin ile işimi sana teslim etmeyi bana öğret. şartlar ne kadar değişirse değişsin içimdeki rıza duygusunu diri tut. göğsüme her türlü zorluğu kolaylaştıracak bir sabır ek. zayıf düştüğümde beni lütfunla ferahlat, korktuğumda rahmetinle koru, muhtaç olduğumda kereminden lütfet. hatalarımı bağışla, kusurlarımdan geç ve beni göz açıp kapayıncaya kadar bile nefsimle baş başa bırakma. amin.
geçiciyiz ve tek başınayız.dünya bizsiz de dünya olacak..çiçekler bizsiz de açacak..rüzgar bizsiz de esecek..sevdiklerimiz bizsiz de gülecek.. bu zamana kadar değip geçtiğimiz insanlar bizim bir gün bu dünyadan göçtüğümüzden bile haberleri olmayacak düşündükçe çok kırıcı aslında
Nasiple ilgili birkaç şey söylemek istiyorum. Öncelikle bunun sırrını çözmek mümkün değil, eninde sonunda tevekkül etmekle yükümlüyüz. Bu kabulle başlarsanız yıkım ya da sevinciniz itidâlsiz olmaz.
Yıllar önce mezun olduğumda iş bulamadığım için o kadar kötü hissediyordum ki parkta çocukluk arkadaşıma “hayatım kapkaranlık sanki, herkes her şeye yetişmiş ben geride kalmışım gibi hissediyorum” demiştim hiç unutmam. Akabinde özelde iş buldum ama aşırı yoğun çalışıyordum, başvurduğum kurumun da yedek listesindeyim aylarca ilerlemedi o liste. Neyse bir gün ağlayarak eve geldim anneme ben dayanamıyorum böyle çalışmaya dedim, “sana çalışacağım diye o kadar ısrarcı olma dedim dinlemedin, madem öyle istifa et” dedi.
O sıralar hakikaten pilim bitmişti ama istifa edip tekrar işsizlikle de sınanmak istemiyordum. Ertesi gün instagramdan birisi bana mesaj atmış “merhabalar, şu kurumda çalışıyorum telefonunuza ulaşamadık siz atandınız” minvalinde. Ben de biri benle dalga geçiyor sanıp he aynen şeklinde yanıt verdim :D
Bana kurumun numarasını atıp arar mısınız dedi, inanamadım önce ama aradım harbiden idaredeki çocuk instagramdaki çocuk. Neyse kalktım gittim, meğerse ben numaramı değiştirdiğim için arayıp ulaşamamışlar, normalde hakkım yanacakken yazık olacak diye düşünüp sosyal medyadan beni aramaya başlamış. 1 aydır arıyormuş, Allah nasip edecek ya instagramım da yoktu 2-3 gün önce açmıştım. Hemen belgeleri ayarladım, istifa ettim ve tam 6 gün sonra atandım. Şimdi bu işin güzel kısmı. Gerçekten de nasibimiz dağın altında olsak bile bizi buluyor.
Ama ben o dönem o kuruma takılı kaldığım için başka bir yere de başvuru yapmamıştım, illa orası olacak diyorum, derdim neyse. Oldu da elhamdülillah ama akabinde anlatmak istemediğim, sadece o kurumda çalıştığım için yaşadığım biiiir sürü imtihanım da oldu. Ne kadar gözyaşı döktüm, ne kadar “burda olmasaydım bunların hiçbiri olmayabilirdi” dedim sayamadım, Allah affetsin. Belki başka yerde başka şeyler yaşardım, hayatım başka yerlere evrilirdi bilemiyorum ama dönüp baktığımda çabalamadan bana geldiğini görüyorum. Orası olacakmış bunu değiştiremezmişim. Şu an bunu kabullendim mesela.
Fakat çabaladığım, uğrunda günlerimi gecelerimi heba ettiğim isteklerim de benden öyle bir uzaklaştı ki öylece dursam en azından aynı mesafede kalırdı diyorum. Üstelik olmaması bir yana, olmayışı dahi çok şey götürdü benden. Olsun diye dualar edip oldurduğumu sandığım bir hadisede, bugünlerimi gösterseler vallahi bir kez bile el açıp o şekilde dua etmezdim.
Bütün bunların üzerine düşünüyorum, dünyada veriler kararların da hükümlerin de hiçbir kalıcılığı yok. İstediğimiz şeyi o an istiyoruz ama ilerde isteyecek miyiz, talip olduğumuz nimetin imtihanını da kaldırabilecek miyiz hiçbir fikrimiz yok ama çok cüretkârız ve diyoruz ki “Allahım ver, ben hallederim” tabiri caizse.
En kalıcı hâl bile ummadık şekilde değişebilir. En çok istediğimiz şey bizi tüketen bir kara delik olabilir. Hiç istemediğimiz şey iki dünya saadetimizin anahtarı olabilir. Ama o an öyle oluyorsa, bütün kalbimle söylüyorum öyle olması en hayırlısıdır. Allah bilir, biz bilmeyiz demeyi öğrenmezsek isteklerimizle, dilimizle, nasibimizle sınanıp duracağız. Bir dersi geçmeden öbürü de pek verilmiyor bilirsiniz.
O yüzden artık “Allahım ben imanla yaşamak ve canımı müslüman olarak vermek istiyorum. Bunu bana kolay, afiyetli, huzurlu, hayırlı şekilde ver. Eğer bunun için evlenmem gerekiyorsa onu, evlenmemem gerekiyorsa onu, işimi değiştirmem gerekiyorsa onu, değiştirmemem gerekiyorsa onu her ne olması gerekiyorsa onu ver ama beni de buna razı kıl, hafiflet.” diye dua ediyorum. Belayı en az çeken, kendimi en az hırpaladığım yol bu gibi geliyor.
Biraz dağınık oldu ama umarım içimden geçenleri doğruca anlatabilmişimdir. Selâm.
Ben ki nâkıs halimle kendimden dahi habersizim. Sen ise benim sırrımı benden daha iyi bilirsin. Nolur Allah'ım,beni iyilerin arasına kat. Sana âsi olan, varlığından haberdar olup bile bile isyan edenlerden eyleme. Günahlarımdan dolayı beni dünyada ve ahirette zelil olmaktan koru.
Allahım kalbimiz dengini, sevgimiz layığını bulsun. dallanıp budaklanabileceğimiz bahçelerde çiçek açalım. bizi yarı yolda bırakacaklarla yorma, nasibimiz bizi kolaylıkla ve güzellikle bulsun. solmuş çiçeklerimizi umudun yağmurlarıyla dirilt ve yeşert.. Amin
Mesele yaşamak değil. Asıl mesele şereflice, onurluca yaşamak. Asıl mesele hayatın anlamını keşfedip yaşanmaya değer hayatın peşine düşmek. Asıl mesele zulme, haksızlığa karşı çıkarken elimize fırsat geçtiğinde başkasına zulmetmekten imtina etmek. Asıl mesele imkanlar, menfaatler, kaygılar için Allah’tan başkasının karşısında eğilmemek. Son nefese kadar insan olma ve insan kalma çabasını yitirmemek.
allah'ım, bu ayı üzerimizde ehemmiyet, iman, selamet, islam, sevdiğin ve razı olduğun şeylerde başarı ayı kıl. ey hilal; benim ve senin rabbin allah'tır.