Bir panelde dinleme şansım olmuştu. ‘Hayatım cevap aramakla geçti’ demişti. Söylediği her cümlede kendi sorularıma cevap bulmaya çalışmıştım.
Teşekkür ederim, insan olmanın erdemlerini daha 19 yaşındayken sorgulattığınız için.
Toprağınız bol olsun.
#ioannakuçuradi
Ben barışa karşı değilim.
Terörün bitmesini, silahların susmasını, Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl yollarla çözülmesini istiyorum.
Ama barış istemek başka, AKP’nin getirdiği her düzenlemeye sorgusuz sualsiz “evet” demek başkadır.
Ben bu iktidara güvenmiyorum.
Çünkü bir taraftan “demokrasi ve toplumsal barış” diyorsunuz, diğer taraftan demokratik siyasetin alanını her geçen gün daraltıyorsunuz.
Muhalefetin Cumhurbaşkanı adayının diploması iptal edildi, kendisi cezaevinde.
Seçilmiş belediye başkanları tutuklanıyor, görevlerinden uzaklaştırılıyor.
Muhalefet partilerinin yöneticileri hakkında soruşturmalar ve fezlekeler gündemden düşmüyor.
Meşru, demokratik ve silahsız siyaset yapan insanlar ceza hukukuyla karşı karşıya bırakılıyor.
AYM kararlarının gereği yerine getirilmiyor.
AİHM kararları uygulanmıyor.
Kayyum uygulaması devam ediyor.
Sonra aynı iktidar bize “demokrasi”, “hukuk” ve “toplumsal barış” diyor.
Ben de soruyorum:
Mevcut hukuku uygulamayan bir iktidarın yeni hukuk vaadine neden güvenelim?
Ayrıca bu çerçeve yasanın gelecekteki seçimlerin, Meclis aritmetiğinin veya başka siyasi hesapların aracı olmayacağının güvencesi nedir?
Ben AKP’nin siyasi hesabına ortak olmayacağım.
Çünkü kalıcı barış siyasi hesaplarla değil; hukukla, demokrasiyle, adaletle ve toplumsal güvenle kurulur.
Önce AYM kararlarını uygulayın.
Önce AİHM kararlarının gereğini yerine getirin.
Önce sandık iradesine saygı gösterin.
Önce iktidara da muhalefete de aynı hukuku uygulayın.
Sonra bize demokrasi ve hukuk devleti anlatın.
Benim tavrım çok açık:
Barışa EVET.
Terörün bitmesine EVET.
Silahların susmasına EVET.
Demokratik çözüme EVET.
Ama hukuksuzluğa HAYIR.
Çifte standarda HAYIR.
Barışın siyasi ve seçim hesaplarına alet edilmesine HAYIR.
Benim HAYIR oyum barışa değil, bu iktidarın güven vermeyen hukuk ve demokrasi anlayışınadır.
Bu nedenle bu hâliyle çerçeve yasaya oyum nettir:
HAYIR.
Güçlü insan olmak için akıl ve cesaret gerekir. Sadece aklı olan insanlar kaybetmemek için korkak olur. Sadece cesur olanlar da aptalca kaybeder. İkisine de sahip olanlar güçlüdür.
Ne zaman vazgeçip ne zaman savaşacağını bilir.
Psikoloğun "takip edilmesi gerek" dediği çocuğu poligona götürüp silah kullanmayı öğretecek zeka seviyesine sahip adamlar ülkede emniyet müdürlüğü falan yapıyor işte
Ders notu satmanın garibanlıkla ilgisi yok; her şeyin alınıp satılabilir olduğunu düşünen, ne hocasının emeğini ne arkadaşıyla dayanışmayı ama yalnızca kendini dert eden, fırsatçı bir karakterin işi bu. Marifet gibi anlatılan bu anıların yanında tapu ID'si de ne ki.
İlber Ortaylı'nın katıldığı bir programdaki konuşması:
"Hayat çok kısa. İnsanlar bazen çok güzel olurlarsa da genç yaşta ayrılabiliyorlar. Bütün mühim olan şey, tayin edemeyeceğimiz bir ömrü verimli hale getirmek."
Aslolan zihinse yani düşünen, hisseden, algılayan, hayal eden, hatırlayan ve irade eden şeyse sizinle konuşanların canlı olması ya da aynı dili konuşması gerekmiyor bazen.
İnsanın en büyük sınavı, kimsenin görmediği yerde kim olduğudur." der Stefan Zweig. Alkışın olmadığı, övgünün sustuğu, kimsenin şahitlik etmediği o anlarda ortaya çıkan hâl, insanın gerçek "ben"idir.
Büyü gibi bir şey. ❄️
Olivia Smart, Tim Dieck (Montreal) Barcelona'da Buz Dansı, Serbest Dans kategorisinde yarışıyor. Koreografi, bambaşka bir ustalık seviyesinde...
Edward Hopper dokuz yaşındayken böyle bir çizim yapmıştı. Yalnızlı��ı ve sessizliği erken yaşta tanıyan Hopper, modern dünyanın kalabalıkları içindeki yalnızlığın en güçlü ressamı oldu.