Bir yerde şöyle bir söz gördüm: "Çocukken kendine çizdiğin hayat planını gerçekleştiremediğin için kendine yüklenmeyi bırak. Çünkü o planı yaparken yetişkin olmanın gerçekte nasıl bir şey olduğunu bilmiyordun."
Sanırım bunu hepimizin duymaya ihtiyacı var.
bir şeyi şiddetle istemeyi bırakmak ne ferahlatıcı bir duygu. evet istiyordum ama geçti. olsun isterdim fakat olmamasına üzülmüyorum. onsuz yaşamaya devam ettim dünyanın sonu değil. buruk ama böyle de iyiyim gibi. terketmeyi terketmek. büyümek.
hayatım boyunca hep vazgeçmeyi öğrenmek istemiyorum bir kere olsun bir şeye sımsıkı tutunup onu hiç kaybetmeden yaşamanın nasıl bir his olduğunu yaşamak istiyorum
Eğer birinden özür dilemem gerekiyorsa
Rabbimden özür dilerim. Defalarca olmayacağını göstermesine rağmen inat edip huzurunda ağladığım için, kim bilir benim bilmediğim, görmediğim neleri duydu gördü.
📌 Çağatay Ulusoy, Eşref Rüya’nın final kararının ardından açıklamada bulundu:
“Aldığım kilolar dolayısıyla Türkiye’nin en yakışıklı adamı olarak bu imajımı zedelemek istemedim. Hamilelikten dolayı bir süre televizyona ara vereceğim.”
Bir hayale veda etmek, gerçek bir kayıptan daha çok acı veriyor insana bazen. O hayalin içinde ihtimaller var, başka bir yerde olmak var, kendini koruduğun bir sığınak var... Her şeyden ağırı da sessizlik var. İçinde kök salan ağacın dallarını kesiyorsun, kimsenin ruhu duymuyor.