Başbağlar: Unutmadık, Unutturmayacağız
Tarihimizin en acı günlerinden biri olan Başbağlar Katliamı’nın üzerinden yıllar geçse de yüreğimizdeki acı ilk günkü tazeliğini koruyor. 5 Temmuz 1993’te Erzincan’ın Başbağlar köyünde bölücü terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilen hain saldırıda 33 masum vatandaşımız şehit edilmiş, köy yakılıp yıkılarak milletimizin vicdanında silinmeyecek izler bırakılmıştır.
Bu katliam, 2 Temmuz’da Sivas’ta yaşanan Madımak Faciası’nın hemen ardından, toplumsal barışımızı ve kardeşliğimizi hedef alan karanlık bir sürecin en acı halkalarından biri olarak hafızalara kazınmıştır.
Terörün hedefi; milletimizin birliği, ortak geleceği ve kardeşlik hukukudur. Ancak acılar üzerinden ayrışmayı değil, dayanışmayı büyüten aziz milletimiz, dün olduğu gibi bugün de bu kirli hesaplara teslim olmamıştır.
Memur-Sen olarak, şehit edilen vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, terörün her türünü lanetliyoruz.
Birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi hedef alan hiçbir saldırının amacına ulaşmasına izin vermeyeceğiz.
#BaşbağlarKatliamı
https://t.co/VD7IbVJgSw
***SİNCANLI MÜDÜR NE DİYOR!***
Aynı yöntemle siz seçerseniz liyakatsiz, ben seçersem liyakatli olur, diyor. Ben sizden daha iyi seçerim, çünkü ben başarılı bir müdürüm diyor.
Ben seçersem bayrağa, vatana hizmet eder, siz seçerseniz başka yerlere hizmet eder diyor! Çünkü başarılı bir müdürüm diyor. Kendi kendini başarılı ilan ediyor.
Bunları söylüyor, ancak kamuoyu söylemediklerini öğrenince fiyakası bozuluyor. Suçsuzluk karinesi gereği biz de sabık müdürü peşinen suçlu ilan etmeyelim, uzun sürmez, soruşturmalardan ne çıkacağını elbet öğreniriz.
Anlaşılan bu çok başarılı ve fenomen müdürümüzün bazı bilgi eksiklikleri var. Yardımcı olmak isterim açıkçası:
Sn. Başarılı Müdür:
Öncelikle şunu düzeltelim, sendika üyesi olmak, laf arasında sıkıştırdığın gibi kötü bir şey değil, tam aksine sendika üyesi olmak bir dava adamı olmak demektir. İdeali uğruna inisiyatif almak, yollara düşmek, yüreği yetmeyenlere inat mücadele etmektir. Hele de sendika yöneticisi olmak yürekli insanların işidir.
Sergilediğin artistliğin dayanağı, liyakatli yönetici seçme ilkesi ve proje okul uygulamasında yaşanan tıkanıklıkla ilgilidir. Senin yücelttiğin yöntemin, mevcut uygulanan yöntemden ne farkı var? Sen kafana göre müdür yardımcısı seçebilirsin ancak seni o makama getiren, orada tutan, en küçük olayda hesap sorulan yetkililer müdür yardımcısı seçemez, öneremez öyle mi?
Bin kere yazdık, bir kere daha yazalım, “En iyi yönetici seçme yöntemi sınavdır.” söylemi, kocaman bir masaldan ibarettir.
Belli süre öğretmenlik, mevcut durum tespitini yapan ek 1, sınav ve yüzde 15 olur 25 olur sözlü puanı ile seçilen, eğitime alınan, yetiştirilen ve yıllara göre değil başarıya göre yükseltilen bir yöntem en doğru sonucu verecektir. Uzun yılların birikimi ile bunu bilir bunu söylerim. Gerisi masaldan ibarettir.
Proje okullarla ilgili ise sayıları keşke bir yerden sonra sabitleyebilseydik. Önemli okullardır. Başarılı çocuklarımızı, becerikli yöneticilerimizin organizasyonuyla iyi öğretmenlerimizle geleceğe hazırlama çabasıdır. Önemli bir eğitim hamlesidir. Belli bir sisteme oturacaktır.
Eğitimde yeni hamle, proje okulları boğmakla değil Anadolu liselerinin sayısını azaltarak meslek liselerinin sayısını ve başarısını artırmakla yakalanacaktır. Sn. Başarılı Müdür, sana değer vererek arayan sendika temsilcisi, böylesine büyük bir teşkilat hafızası ve aklıyla aramıştır muhtemelen. Keşke, yüreğin yetseydi de atanan ve kim olduğunu bilmediğin yeni müdür yardımcılarını liyakatsiz ilan etmeseydin.
İstifa bir tercihtir, ancak bu alanda şov yapmak ve yapı, liyakat, bayrak vs. büyük laflar etmek sorumsuzluktur. Üç günlük sahte şöhret için bir sürü zahmete katlanmış, tıraş olmuş, giyinmiş, video çekmiş, basın açıklaması yazmışsın. Boşuna yorulmuşsun.
Okullarımızda işini yapan, başarıdan başarıya koşan binlerce başarılı müdürümüze selam olsun.
SİYASETÇİNİN ÇAPSIZI MUHALEFETİNİ SENDİKAYA YAPAR!
CHP İzmir Milletvekili Salih Uzun'un Konfederasyonumuzu, Genel Başkanımız Ali Yalçın'ı ve milyonlarca kamu görevlisinin demokratik iradesini hedef alan son paylaşımı; bilgiye değil algıya, gerçeğe değil siyasi hesaplara dayanmaktadır.
Sayın Uzun'u, zaman zaman kamu görevlilerinin emeği üzerinden siyaset üretmek adına gerçekleri çarpıtan açıklamalarıyla hatırlıyoruz. Son paylaşımı da ne yazık ki bu alışkanlığının yeni bir örneğidir.
Öncelikle bilinmelidir ki; memur ve memur emeklilerinin maaş artış sistemi ile SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin artış sistemi aynı değildir. Dolayısıyla iki farklı statüyü yalnızca altı aylık enflasyon oranı üzerinden karşılaştırıp "sendika olmasaydı daha fazla zam alınırdı" demek; ya sistemi bilmemekten ya da kamuoyunu bilinçli şekilde yanıltma çabasından kaynaklanmaktadır.
Memur ve memur emeklilerinin maaş artışları, 4688 sayılı Kanun kapsamında belirlenen toplu sözleşme hükümleri ile enflasyon farkının birlikte uygulanmasıyla oluşmaktadır. Toplu sözleşme hiç yapılmamış olsaydı, kamu görevlileri yalnızca enflasyon farkıyla yetinmek zorunda kalacak; toplu sözleşmeyle elde edilen ilave artışlardan ve yüzlerce mali, sosyal ve özlük hakkından mahrum kalacaklarını ya bilmeyecek kadar konuya yabancı yada ana muhalefet görevini yapamayan çapsızlığıından kaynaklanıyor
Hatırlatmak isteriz ki; 2026 Ocak ayında kamu görevlileri %18,60, SSK ve Bağ-Kur emeklileri ise %12,19 oranında artış almıştır. O gün Memur-Sen'in mücadelesi sayesinde oluşan farkı görmeyenlerin, bugün dönemsel farklar üzerinden algı üretmeye çalışması en hafif ifadeyle tutarsızlıktır. Zira Ocak ve Temmuz dönemlerinde oluşan farklılıklar, toplu sözleşme ve Hakem Kurulu kararlarından kaynaklanan teknik bir sonuçtur. Bunu bilmemek eksikliktir; bilip de gizlemek ise kamuoyunu yanıltmaktır.
Üstelik toplu sözleşme yalnızca maaş artışı demek değildir. Memur-Sen'in mücadelesiyle bugüne kadar 1.124 kazanım elde edilmiş; CHP’ye rağmen toplu sözleşme ikramiyesi hayata geçirilmiş, 3600 ek gösterge düzenlemesi önemli ölçüde uygulanmış, sözleşmeli personel kadroya geçirilmiş, koruyucu giyim ve sosyal yardımlar genişletilmiş, görevde yükselme, izin, tayin ve çalışma hayatına ilişkin yüzlerce düzenleme kamu görevlilerinin lehine sonuçlanmıştır.
Bugün kamu görevlilerinin yararlandığı sayısız mali, sosyal ve özlük hakkının altında Memur-Sen'in kararlı mücadelesi vardır.
Öte yandan Memur-Sen, mevcut artış oranlarını hiçbir zaman yeterli görmemiş; tam aksine her platformda memurun hakkı olan daha fazlasını talep etmiştir. 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde; refah payı, taban aylığa seyyanen artış, gelir vergisi adaleti, kira ve büyükşehir tazminatı, 1. dereceye 3600 ek göstergenin eksiksiz uygulanması, memur emeklilerinin aylıklarının güçlendirilmesi ve çok sayıda mali-sosyal düzenleme masaya taşınmış; yetersiz teklifler ise açık biçimde reddetmekle kalınmamış emek hareketinin en büyük miting ve yürüyüşleri gerçekleştirilmiştir.
Biz sendikacılığı sosyal medya üzerinden slogan üretmek değil; masada müzakere etmek, meydanda mücadele etmek, gerektiğinde yargı yoluyla hak aramak olarak görüyoruz.
Bir milyonu aşkın üyesiyle Memur-Sen yetkisini siyasi partilerden değil, kamu görevlilerinin özgür iradesinden almaktadır.
Sayın Uzun, sendikaları hedef almak yerine CHP İzmir Milletvekili olarak İzmir’de ücretlerini alamayan belediye işçilerinin ve haklarını aramak için greve çıkan emekçilerin yanında olmayı tercih etseydi daha isabetli olurdu.
Keşke kamu görevlilerinin refah payı, vergi adaleti ve ekonomik kayıplarının giderilmesi konusunda da aynı gayreti gösterebilseydi.
Memur-Sen, dün olduğu gibi bugün de kamu görevlilerinin alın terini, emeğini ve hukukunu savunmaya; yeni kazanımlar üretmeye ve mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye devam edecektir.
Memur-Sen ailesi olarak gerçekleştirdiğimiz eylem ve çalışmaların eksiksiz ve başarı ile tamamlanmasının arkasındaki gizli kahramanlarımızdan Memur-Sen çalışanı, mesai arkadaşımız Selami Ünal’ın geçirdiği kalp rahatsızlığının ardından ani vefatının derin üzüntüsünü yaşıyoruz.
Selami Ünal kardeşimize Allah’tan rahmet, ailesine ve mesai arkadaşlarımıza başsağlığı diliyoruz.
“Eğitimden Bir Kare” Ulusal Fotoğraf Yarışmamıza Başvurular Başladı
Eğitim süreçlerinin ardındaki emeği ve fedakarlığı sanatın estetik gücüyle görünür kılmak amacıyla bu yıl dokuzuncusunu düzenlediğimiz Eğitimden Bir Kare Ulusal Fotoğraf Yarışmamız için başvurular başladı.
Bu yılki yarışmamızın seçici kurulunda Anadolu Ajansı Görsel Haberler Direktörü Aykut Ünlüpınar, TFSF Başkanı Mehmet Kılıçoğlu, Fotoğraf sanatçıları Feyzullah Tunç, Fırat Yurdakul, Hamit Yalçın, Mustafa Binol ve Ragıp Sarı yer alacak.
Yarışmada birincilik, ikincilik, üçüncülük ve Mehmet Akif İnan Özel Ödülü’nün yanı sıra Ailede Eğitim Özel Ödülü ve Mesleki Eğitim Özel Ödülü takdim edilecek.
Başvurular, 14 Aralık 2026 tarihine kadar devam edecek.
Detaylı bilgi ve başvuru için:
https://t.co/Og5xoM1LVb
Haberi okumak için: https://t.co/UIRe8gTtE8
🎙️EMEKLİLER DUYULSUN, HAKLARI VERİLSİN !
Emeği aziz bilerek ömrünü milletimize ve devletimize hizmet ederek geçiren emeklilerimizin gönül kırgınlığını ve duygusal yorgunluğunu telafi edecek düzenlemeler artık ötelenmeden hayata geçirilmeli ve toplumdan ayrışmalarına müsaade edilmemelidir.
• 22 Bin TL’yi aşan ilave seyyanen ödeme emekli aylıklarına yansıtılmalıdır.
• Ek ödeme, eş ve çocuk yardımı başta olmak üzere bütün gelirler prime esas kazanca dahil edilmeli, emekli aylığı hesabında dikkate alınmalı ve görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki oran en az %75 olmalıdır.
• 1. Dereceye 3600 Ek Gösterge hayata geçirilmeli, tazminat yansıtma oranları düzenlenmelidir.
• Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı koordinesinde yürütülen 4688 sayılı Kanuna ilişkin çalışma sonlandırılmalı, emeklilere sendikal hak verilmeli, emekli olmadan önceki hizmet kolundaki sendikaya üye olmalıdır.
• Bayram İkramiyesi 20.000 gösterge rakamına yükseltilmelidir.
• Kamu konut, misafirhane ve sosyal tesislerinden herhangi bir kısıtlama olmaksızın indirimli yararlanılmasısağlanmalıdır.
• Evi olmayan emeklilere kira yardımı yapılmalı, TOKİ sosyal konut projelerinde öncelik tanınmalıdır.
• Zorunlu emeklilik yaşı yeniden düzenlenmeli, hizmetine ihtiyaç duyulan emeklilerin tekrar devlet hizmetinde görevlendirilmesi sağlanmalıdır.
• Her türlü muayene, teşhis ve tedavilerinden katkı payı vs. ad altında ödeme alınmamalıdır.
@emekli_memursen | @alikucukkosen@HMBakanligi | @memetsimsek
KOORDİNATÖR ÖĞRETMENİMİZE YAPILAN SALDIRIYI NEFRETLE KINIYORUZ!
Ankara Pursaklar'da bir işletmede koordinatörlük görevini icra eden öğretmen üyemiz Y.K.'nın karşılaştığı usulsüzlüğe boyun eğmediği için darbedilmesini şiddetle kınıyoruz. Eğitim-Bir-Sen olarak, kamu görevini yürüten üyemize saldıran vandalların hak ettikleri cezayı almaları için üyemize adli süreçlerde hukuki destek vereceğiz.
Eğitim çalışanlarının can güvenliğini ve itibarını hedef alan şiddet olaylarına maalesef bir yenisi daha eklenmiştir.
Pursaklar Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesinde, Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) öğrencisinin koordinatörlük görevini yürüten terörle mücadele gazisi öğretmenimiz Y.K., sahada kanuni sorumluluğunu yerine getirirken işletme sahipleri tarafından darbedilmiştir.
Denetim amacıyla ilgili iş yerine giden üyemiz, okul idaresinin bilgisi ve onayı dışında öğrencisinin işletmeyle ilişiğinin kesildiğini tespit etmiş ve yapılan uygulamanın mevzuata aykırı olduğunu belirtmesi üzerine, işletme sahipleri tarafından öğrencinin "izinli” yazılması dayatmasıyla karşı karşıya bırakılmıştır.
İşletmenin bu talebinin hukuksuz olduğunu ifade eden öğretmenimiz, çevre esnafının gözü önünde ağır hakaretlere maruz kalmış ve işletme sahipleri tarafından darbedilmiştir.
Eğitim-Bir-Sen olarak, görevini ifa eden ve daha ağır sonuçlar doğurabilecek bir yanlış uygulamanın önüne geçmeye çalışan koordinatör öğretmenimize saldıran, iş ahlakından bihaber vandalların hak ettikleri cezayı almaları için üyemize adli süreçlerde hukuki destek vereceğiz.
GENEL BAŞKANIMIZ ALİ YALÇIN, YÖK BAŞKANI PROF. DR. EROL ÖZVAR İLE GÖRÜŞTÜ
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ı ziyaret eden Genel Başkanımız Ali Yalçın, üniversite çalışanlarının özlük ve mali haklarına ilişkin sorunların çözümüne yönelik sendikamızın görüş ve taleplerini iletti.
Genel Başkanımız ziyarette;
▪️ Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü nezdinde de takip ettiğimiz üniversite idari personelinin üniversiteler arası yer değişikliği sürecinin kurumsallaştırılması
▪️ Akademik zam
▪️ MEB bünyesinde görev yapan doktoralı öğretmenlerin üniversitelerde ders verebilmelerine yönelik sürecin kolaylaştırılması
▪️ 2026 yılı merkezi görevde yükselme ve ünvan değişikliği sınavı duyurusunun Ekim ayında ilan edilmesi
▪️ Üniversitelerde işçilerin memurlara amir yapılmamasına ilişkin uygulamanın titizlikle takip edilmesi
▪️ Öğrenci affı
▪️ Üniversite idari personeline yükseköğretim tazminatı, geliştirme ödeneği ve döner sermaye katkı payı verilmesi
başta olmak üzere birçok konuda taleplerimizi ve önerilerimizi paylaştı.
Ziyarette ayrıca, yükseköğretimde dönüşüm süreci ve lisans programlarının üç yılda tamamlanabilmesine ilişkin düzenlemeler konusunda istişarelerde bulunuldu.
Genel Başkanımız Ali Yalçın’ın YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’a gerçekleştirdiği ziyarette, Genel Sekreterimiz Talat Yavuz da yer aldı.
PERSONEL REFORMU VE 4688 SAYILI KANUNUN DEĞİŞMESİ ÖNCELİĞİMİZ
Kamu görevlilerimiz personel sisteminde reform, kamu görevlileri sendikalarımız ise 4688 sayılı Kanunda değişiklik bekliyor. 1. Dereceye 3600 Ek Gösterge, emeklilik sisteminin iyileştirilmesi, disiplin affı, ilave 1 derece, statülerin sadeleştirilmesi, gelir vergisinin sabitlenmesi, mali ve sosyal hakların düzenlenmesi ve diğer beklentilerin karşılanması, verilen sözlerin artık hayata geçmesi gerekiyor.
▪️Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı öncülüğünde 4688 sayılı Kanuna yönelik uzmanların çalışması tamamlandı. Bakanlık tarafından raporun hazırlanıp taraflara, kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilmesi gerekiyor.
🔴 7.Dönem toplu sözleşme görüşmelerinde 8. Dönemin bu Kanunla yapılmaması gerektiğini belirttik. Şimdi bir kez daha altını çizerek ifade ediyorum… 9. Dönem Toplu Sözleşmenin bu Kanunla yapılması için yetkili sendika ve Konfederasyon zorlanmamalı, değişikliğe ilişkin zaruri durum görmezden gelinmemeli, keyfi tutumlardan kaçınılmalıdır. Kanun değişikliğine ilişkin teklifimiz de beklentimiz de nettir.
@isikhanvedat | @csgbakanligi@Akparti@AKPartiTBMMGrup
FAİZE DEĞİL, ALIN TERİNE VE EMEĞE BÜTÇE AYRILMALI
Emekle, alın teriyle, kamu hizmetiyle büyütülen bütçeye karşılık; emeğin ve alın terinin değerini küçültmek, kaynakları faize aktarmak sosyal devlet ilkesiyle örtüşmüyor. Adaletin tesisi, faizin bütçesinden daha ucuz!
GELİRİN BÜYÜK KISMI ZORUNLU HARCAMALARA GİDİYOR
Piyasa araştırmaları; sabit gelirlilerin ücretlerinin büyük bir kısmının kira, konut, gıda ve ulaşıma harcadığını açıkça gösteriyor. Yüksek enflasyon, düşük maaş artışları ile gelecek beklentisinin iyileşmediği ve tasarruf etmenin öneminin kalmadığı bir süreçte piyasalar iyileşmez, enflasyon da düşmez.
Nitekim memurlarımız bırakın tasarruf etmeyi; adaletsiz vergi sistemi, tutmayan enflasyon hedefi, düşük maaş artışları ve yüksek geçim maliyetleri nedeniyle ay sonunu bile getirmekte zorlanıyor, büyükşehirlerden kaçmanın yöntemini arıyor. 1 Temmuz itibariyle otoyol geçiş ücretlerine zam yapılması, maliyetlerin ve enflasyona yansımalarının daha da artarak devam edeceğini açıkça gösteriyor.
@memetsimsek | @HMBakanligi
RESMİ GAZETE, REKOR ÜYE SAYIMIZI TESCİLLEDİ
Yayımlanan tebliğ ile rekor üye sayımız ve Türkiye’nin en büyük sendikası olduğumuz bir kez daha tescillendi.
“4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu Gereğince Kamu Görevlileri Sendikaları ile Konfederasyonların Üye Sayılarına İlişkin 2026 Temmuz İstatistikleri Hakkında Tebliğ” Resmi Gazete’de yayımlandı.
444 bin 429 üyeye ulaşarak ülkemizin sendikacılık tarihinde kırdığımız rekor, tebliğ ile tescillenmiş; sendikal mücadelemizin zirvedeki yeri bir kez daha resmiyet kazanmıştır.
Eğitim-Bir-Sen olarak eğitim, öğretim ve bilim hizmet kolunda bir kez daha “Genel Yetkili Sendika” olma başarısını gösterirken aynı zamanda “Türkiye’nin en büyük sendikası” ünvanımızı perçinledik.
Sendikamıza üye olan yaklaşık 16 bin eğitim ve bilim çalışanının teveccühü, soylu mücadelemizin sahadaki güçlü karşılığını ortaya koymaktadır.
Konfederasyonumuz Memur-Sen de 1 milyon 130 bin 8 üye sayısıyla Türkiye’nin en büyük konfederasyonu olma ünvanını sürdürmektedir.
Eğitim-Bir-Sen’i yalnızca genel yetkiye taşımakla kalmayıp Türkiye’nin en büyük sivil toplum hareketi yapan, akıl ve alın teriyle bu başarıya omuz veren fedakar teşkilatımıza ve üyelerimize teşekkür ediyoruz.
#TürkiyeninEnBüyükSendikası #EğitimBirSen #RekorumuzResmiGazetede
🎬 EĞİTİM TEMALI 10. ULUSLARARASI KISA FİLM YARIŞMAMIZA BAŞVURULAR BAŞLADI
Eğitimin birey ve toplum üzerindeki etkisini, öğretmenlerimizin ve eğitim çalışanlarımızın fedakarlığını sinemanın diliyle anlatmak isteyen yönetmenleri yarışmamıza davet ediyoruz.
Bu yıl ilk kez verilecek Seyirci Özel Ödülü ile yarışmamızın ödül heyecanı daha da büyüyor.
Yarışmada birincilik ödülü 150 bin TL, ikincilik ödülü 125 bin TL, üçüncülük ödülü 100 bin TL, Mehmet Akif İnan Özel Ödülü 80 bin TL, Erol Battal Sendikal Kadraj Ödülü ise 60 bin TL olarak belirlendi. Seyirci Özel Ödülü sahibi ise 50 bin TL ödül almaya hak kazanacak.
Eğitimin hikayesini beyaz perdeye taşımak isteyen tüm yönetmenleri, öğrencileri, öğretmenleri Eğitim Temalı 10. Uluslararası Kısa Film Yarışmamıza katılmaya çağırıyoruz.
⏳ Son başvuru: 14 Aralık 2026
Başvuru için:
https://t.co/CL4GTNTosW
https://t.co/fw2HKlsEeu
Haber için: https://t.co/GwMKDoWAk2
#EğitimBirSen #EBSKısaFilm #EBSKısaFilm10Yaşında #EğitimTemalıKısaFilmYarışması
5 Temmuz 1993’te Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde, terör örgütü PKK tarafından hunharca katledilen vatandaşlarımızı rahmetle anıyoruz.
Milli birlik, barış ve esenliğimizi tehdit eden Başbağlar başta olmak üzere nice karanlık provokasyonu unutmadık, unutmayacağız.
Bu meş’um olayların faillerini lanetleyip mağdurları için adalet talep ederken aynı zamanda barışın ve kardeşliğin değerini daha da iyi idrak ediyor, terörün her türlüsünü ve destekçilerini en güçlü şekilde lanetlemeye devam ediyoruz.
Başbağlar’da şehit olan vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyor, bir daha böyle kederlerin yaşanmamasını temenni ediyoruz.
Açıklamamızı okumak için: https://t.co/xYiJ5mU4fm
#Başbağlar #BaşbağlarKatliamı #BaşbağlarıUnutmayacağız
Doğu’dan batı’ya, köyden şehire, sınıftan kampüse… Her yerde biz varız.
Nerede bir eğitim çalışanı varsa oraya ulaşan selamımız, karabulutları dağıtıp umudu yeşerten güleryüzümüz vardır.
Nerede bir sorun varsa orada çözüm için emeğimiz, mağdurlarla dayanışmamız, sorunlarla mücadelemiz ve nihayetinde alın teriyle elde edilmiş kazanımlarımız vardır.
Yani nerede bir eğitim çalışanı varsa orada Eğitim-Bir-Sen vardır.
444 bin 429 üyemizle birlikte verdiğimiz mücadeleyle bugün yalnızca Türkiye’nin en büyük eğitim sendikası değil eğitimcilerin yerelden evrensele uzanan hür ve güçlü sesiyiz.
#EğitimBirSen #İyikiEğitimBirSenVar
GELİRDE ADALET, ÜCRETTE DENGE İÇİN KAMUDA REFORM ŞART !
Haziran ayı enflasyon oranı %0,99 , 6 Aylık enflasyon %17,76 ve enflasyon farkı %6,09 olarak gerçekleşti. Hakem Kurulu’nun %7’lik artışıyla birlikte kamu görevlisi ile emeklilerimizin maaş/ücret artışı toplam %13,52 olarak gerçekleşti.
En düşük kamu görevlisi maaşı (Hizmetli 15/1 - Bekar) 58.305₺’den 66.188 ₺’ye, 5434 sayılı Kanuna göre en düşük emekli aylığı ise 27.772 ₺’den 31.527 ₺’ye yükseldi.
Hakem Kurulu’nun 2,5 yıllık karnesinde özetle;
2024 yılının
▪️1. 6 ayında 4 ay
▪️2. 6 ayında 3 ay
2025 yılının
▪️ 1. 6 ayında 5 ay
▪️ 2. 6 ayında 3 ay
2026 yılının
▪️ 1. 6 ayında 2 ay
kamu görevlilerimiz ve emeklilerimiz enflasyona yenildi ve maaş/ücret artışları enflasyon farkıyla belirlendi.
🌑 Kamu işvereninin uzlaşmaz Hakemin umursamaz tavrı ve gerçeği sorgulamaya yetmeyen kararı nedeniyle kamu görevlisi ve emeklilerimizin alım gücü; ipi kopmuş uçurtma gibi enflasyon rüzgârında savruluyor.
İşveren ve Maliye tarafı; bu olumsuz tabloyu nominal değerler üzerinden karşılaştırarak tezyin edilmiş ifadelerle perdelemek yerine, gerçekleri görmeli ve alım gücü kaybını telafi etmelidir.
Masaya “olmaz”la gelen Hazine ve Maliye yöneticileri; paylaşımda adalete, ekonomik gerçeklere, market-pazar etiketlerine ve enflasyon altında ezilen memurlara artık gözlerini kapatmamalı.
Memur-Sen olarak, hayal olarak görülen bu karnenin gerçek olacağını defaatle dile getirdik, ısrarla altını çizdik, ikaz ettik. Haklı çıktığımız için değil, memurlarımız ve emeklilerimiz ekonomik olarak kaybettiği için sesimizi yükseltiyoruz.
▪️Yıl içerisinde sürekli yenilenen enflasyon hedefi gibi maaş/ücret artışları da adil şekilde yenilenmeli, Temmuz maaşları “Gelirde Adalet, Ücrette Dengeyi” sağlayacak şekilde Seyyanen Zamla iyileştirilmeli, kamuda ücret reformu gecikmeden yapılmalıdır.
@memetsimsek | @HMBakanligi@isikhanvedat | @csgbakanligi
AB Proje Yazma ve Kapasite Geliştirme Eğitim Programı Tamamlandı
Ulaslararası Emek Konfederasyonu(ILC) tarafından, sendika çalışanlarının proje geliştirme kapasitesini artırmak, daha nitelikli ve verimli bir çalışma ortamı oluşturmak ve uluslararası alanda yeni değerler üretecek projelere katkı sunmak amacıyla düzenlenen AB Proje Yazma ve Kapasite Geliştirme Eğitim Programı tamamlandı.
Dört gün süren eğitim programının kapanış oturumu; Memur-Sen ve ILC Genel Başkanı Ali Yalçın, Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı ve ILC Genel Sekreteri Hamza Öksüz, AB Mali İşbirliği ve Proje Uygulama Genel Müdürü Bülent Özcan ile Eğitim Koordinatörü Dr. Anıl Müge Seyrekbasan’ın katılımıyla gerçekleştirildi.
https://t.co/lPOCvJH0w1
@_aliyalcin_@hamzaoksuzz@ilc_uek
Türkiye'nin En Büyük Emek Hareketinin Adı Yine MEMUR-SEN
1 Milyon 130 Bin 8 Üyeyle Yine Zirvedeyiz
Hak, Emek ve Adalet Mücadelesinin Örgütlü Gücü, Kamu Görevlilerinin Güçlü Sesi Memur-Sen, Bu Yıl da Güven Tazeledi.
Her geçen yıl büyüyen ailemiz, bugün yalnızca Türkiye'nin en büyük kamu görevlileri konfederasyonu değil; emeğin, adaletin, hakkaniyetin ve sendikal mücadelenin en güçlü temsilcisidir.
Bugün ulaşılan 1 Milyon 130 Bin 8 üyelik büyük güç, yalnızca bir istatistikten ibaret değildir. Bu rakam; kamu görevlilerinin Memur-Sen'e duyduğu güvenin, verilen mücadelenin, kazanımların ve geleceğe duyulan inancın en güçlü göstergesidir.
Eğitim, sağlık, büro, diyanet, yerel yönetimler, tarım ve ormancılık, bayındırlık, enerji, haberleşme, ulaştırma ve kültür hizmet kollarının tamamında yetkili sendikalarıyla Memur-Sen, 11 hizmet kolunun tamamında yetkili konfederasyon olma başarısını bir kez daha gösterdi. Bu güçlü tablo; ilkeli sendikacılığın, kararlı mücadelenin ve teşkilat ruhunun en somut göstergesidir.
Memur-Sen, dün olduğu gibi bugün de sadece yetkinin değil; kazanımın, güvenin, mücadelenin ve umudun adıdır. Kamu görevlilerinin haklarını koruyan, geliştiren ve geleceğe taşıyan irade olmaya devam edecektir.
Bu büyük başarıda emeği bulunan 1 Milyon 130 Bin 8 Üyemize, tüm teşkilat mensuplarımıza, hizmet kollarımızın her kademesinde fedakârca çalışan yol arkadaşlarımıza ve Memur-Sen’e güvenerek desteğini sürdüren tüm üyelerimize gönülden teşekkür ediyoruz.
Türkiye'nin en büyük emek hareketi olarak kamu görevlilerinin sesi olmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Bu büyük yürüyüşümüzde birlikte daha nice kazanımlara.
https://t.co/CERW2YENlQ
@_aliyalcin_@EgitimBirSen@sagliksen@BuroMemurSen_@Diyanet_Sen@Bem_Bir_Sen@TocBirSenGM@BayndrMemurSen@Enerji1sen@BirlikHaberSen@UCMSGenelMerkez@KltrMemur@memursenengkom@emekli_memursen@MemurSenKadin@gencmemursen
Ankara Pursaklar’da, terörle mücadele gazisi bir öğretmenimizin usulsüzlüğe boyun eğmediği için darbedilmesi tek kelimeyle rezilliktir!
Kanunsuzluğu dayatıp öğretmene saldıran bu magandalar derhal en ağır cezayı almalıdır.
@mustafaciftcitr@tcmeb@Yusuf__Tekin@icisleribilgi
“Özür dilerim, kabahat benim” deyip, telaşla görevden aldığınız daire başkanını iade edecek misiniz?
Rektör olarak önce suçu Vali’ye attınız.
Valiliğin böyle bir müracaat karşısında salon tahsis etmediğini ve reddettiğini öğrenince, “Ne yapacağız şimdi?” dediniz.
Valiliğin reddettiği bir konuda üniversite olarak salon tahsis etmiş duruma düşünce, bu görüntülerin nasıl sızmış olduğu telaşıyla bu kez suçlu arayıp daire başkanını görevden aldınız.
Bugün kamuoyuna da yansıyan görüntüler, Bilgi İşlem departmanı ile ilgili bir olay olmadığını çok net gösteriyor.
Günah keçisi olarak daire başkanını niye seçtiniz ve suçsuz yere üyemiz olan personelinizi örseleyip, mağdur edip itibarsızlaştırdınız?
Masum olan daire başkanını görevine iade edecek ve özür dileyecek misiniz?
“Suçlu benim, üniversite de ‘SABOTAJ’ı ben yaptım” diyerek erdemli davranacak mısınız?
Kaldı ki; kapalı devre bir güvenlik toplantısı mı ki ev sahipliği yaptığınız etkinlik, “Dışarı nasıl sızmış” telaşı yaşıyor sunuz?
YÖK’ün konuya ilişkin inceleme/soruşturma başlattığı konuşuluyor.
Üzeri örtülecek, geçiştirilecek bir sorumsuzluktan öte, üniversitede yaşananlar…
Munzur Üniversitesi üç yıldır peş peşe yaşadığı skandallar dizisini hak etmiyor.
Bu skandaldan bağımsız söyleyecek o kadar çok şey var ki…
Üniversiteye yazık oluyor.
@tcbestepe | @YuksekogretimK