Hayatlarımız üzerinde kurulan denetimi kabul etmiyoruz.
Oldubittilere, hak gasplarına izin vermeyeceğiz.
Eşitlikten, özgürlükten ve birbirimizin yaşam hakkını savunmaktan vazgeçmeyeceğiz.
🚨 Tarikat hukukunu kabul etmiyoruz!
⚠️ Altı (6) yaşındaki kızı H.K.G.’yi, 29 yaşındaki müridi Kadir İstekli'nin “dini nikah” adı altındaki cinsel istismarına maruz bırakması nedeniyle 19 yıl 9 ay hapis cezası alan İsmailağa Cemaati’ne bağlı Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel, verilen cezanın 2 yılını bile çekmeden, “sağlık gerekçesiyle” serbest bırakıldı.
🔴 H.K.G.’nin henüz 6 yaşında bir çocukken tarikat/cemaat yapılanması içinde sistematik cinsel istismara maruz bırakıldığını yıllar sonra ifade edebildiği davada verilen tahliye kararı, yalnızca bir yargı kararı değildir.
⚖️ Bu karar, kadınların ve çocukların haklarının tarikatlar, cemaatler ve siyasal iktidar ilişkileri karşısında ne ölçüde korunabildiğine dair kaygıları büyüten, cezasızlık algısını güçlendiren ve adalete olan güveni zedeleyen bir karardır.
Verilen cezaların dahi uygulanmadığı bir ortamda, her yargı paketinde gündeme getirilen yeni ceza artırımlarının caydırıcı olacağı iddiasının ne kadar trajikomik olduğunu da gözler önüne sermektedir.
📌 Bir tarikat şeyhinin "tahliyeyi sağlamak için iki mühim görüşme” yaptığını açıklaması, yargı üzerindeki tarikat etkisini açıkça ortaya koymaktadır.
⚠️ Bu amaçla görüşme iddiası nedeniyle derhal soruşturma açılmalıdır.
Tarikatların yürüttüğü kampanyalar sonucunda verilen bu tahliye kararı, yargı bağımsızlığının bir de tarikatlar eliyle ortadan kaldırılmaya çalışıldığını ortaya koymaktadır. Aynı zamanda laik hukuk yerine tarikatlara göre değişen "tarikatlar hukuku"nu uygulamaya koymaktır.
♀️ #EŞİKPlatformu olarak sık sık söylüyoruz ve söylemeye devam edeceğiz:
Çocukların hakları, kadınların yaşamları ve laik hukuk düzeni, siyasal iktidarın tarikat ve cemaatlerle kurduğu ilişkilerin pazarlık konusu değildir.
Bu ülkede çocuklar istismara uğrarken, kadınlar erkek şiddetiyle yaşamlarını kaybederken, çocuk yaşta ve zorla evlendirmeler sürerken, devletin görevi çocukları korumak, failleri yargılamak ve cezasızlığı önlemektir.
Oysa bugün bir kez daha görüyoruz ki kadınların ve çocukların hakları, tarikat ve cemaatlerin siyasal alandaki ağırlığı karşısında yok sayılmaktadır.
Dahası, ağır sağlık sorunlarına rağmen cezaevlerinde tutulan pek çok muhalif, gazeteci ve hak savunucusunun tahliye talepleri reddedilirken, kamuoyunun vicdanında derin yaralar açan bu davada verilen tahliye kararı, kanun önünde eşitlik ilkesinin de ağır şekilde ihlalidir.
🔴 Çocuk istismarı ve kadına yönelik şiddet, inanç özgürlüğü, aile mahremiyeti ya da tarikat/cemaat kisvesi altında meşrulaştırılamaz.
Çocukların üstün yararı, tarikatların, cemaatlerin ve siyasi hesapların üzerindedir.
💬 Bir kez daha hatırlatıyoruz: Laiklik, kadınlar ve çocuklar için yaşamsal bir güvencedir. Çocukların, kadınların haklarını, laiklik, eşitlik ve laik hukuk düzenini savunmaya devam ediyoruz.
Tarikat hukukuna teslim olmuyoruz. Hayatlarımızdan, haklarımızdan, hayallerimizden vazgeçmiyoruz.
#ÇocukİstismarıAklanamaz
#LaiklikVazgeçilmezimizdir
EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu
https://t.co/dGHhGkZ1VB / [email protected]
İsmailağa Cemaati'ne bağlı Hiranur Vakfı kurucularından, 6 yaşındaki kızı H.K.G.’nin evlendirilmesi ve cinsel istismara maruz bırakılması iddiasıyla yargılanan Yusuf Ziya Gümüşel elini kolunu sallayarak dolaşamaz.
Öğretmene, madenciye, gazeteciye, kadınlara, emekçilere gözaltı, tutuklama, şiddet; Yusuf Ziya Gümüşel’e tahliye kararı.
Derhal bu hukuksuz ve çocukları, kadınları hiçe sayan karardan dönün.
Bu kararı verenler de, Yusuf Ziya Gümüşel’in tahliyesini sevinçle karşılayanlar da, o tarikatlar içinde çocukları istismar edenler ve buna izin verenler de bilsin ki H.K.G’ye yaptıklarınız yanınıza kar kalmayacak.
Kapısında öğretmenleri yerlerde sürükleyerek gözaltına aldıkları bu mecliste bugün okullardaki şiddeti araştırma komisyonu müsameresi var.
7 sendika dinlenecek ama 3 gündür hakları için açlık grevinde olan ve bugün yine ters kelepçeyle sürükleyerek üyelerini gözaltına aldıkları “ Özel Sektör” Öğretmenleri Sendikasını dinlemeye tahammülleri yok.
Çünkü her patronun olduğu gibi özel okul patronlarının da mutlak hakimi oldukları rejimde sonsuz torpilleri var.
Genel Kurul’da ise “taksi plaka devrinde plaka sahipleri bir de KDV ödeyerek yorulmasın” vb., pazarda bir kilo domates alamaz hale getirdikleri milyonları çok yakından ilgilendiren(!) çeşitli maddeleri oylayacaklar.
Yeterince zenginseniz Saray Rejimi gerçekten şahane bir rejim.
Erişim engeli getirilen
Av. Ümit ALTAY’ın tüm yayınlarını izlediniz mi? Susturmaya çalıştığınız ses, kamuoyunun da vicdanının sesi.
Vicdanın sesi susturulamaz. Erişim engelinin kaldırılmasını talep ediyoruz.
@abakingurlek@adalet_bakanlik@BTKgovtr#Çağla
Bir gerçek var ki kabul etmek zorundayız. Pınar hanım uçsuz bucaksız bir Çağla arşivine sahip. Ümit bey ise zekasıyla ve nokta atışlarıyla başladığı günden beri uykuda olan dosyayı hareketlendirdi. Bu iki yürekli insana teşekkür ederim🧡 @avukatumitaltay@PINARBK_2023
12 Haziran 2026 Boğaziçi Üniversitesi Akademisyenleri Nöbeti no. 1329. Direnişin 6. yılı/1986. günü @UniBogazici#KabulEtmiyoruzVazgeçmiyoruz
June 12, 2026 Bogazici University Faculty Vigil #1329/6th year/1986th day of the resistance @unibogazici_en #WeDoNotAcceptWeDoNotGiveUp
Utanç verici, bir o kadar da tüm İstanbullular için korkunç ve tehlikeli bir açıklama bu.
İstanbul emniyeti bu açıklamayla diyor ki ben canımın istediğine canımın istediğini yaparım, biri bir iddiada bulursa da yalan deyip geçerim.
Siz yaptığınız hukuksuzluklar duyulmasın diye milletvekillerini emniyet binasına almaktan bile korkan, onca insanın yanı sıra yakın zamanda Sevgili Mücella Yapıcı’ya karşı aynı suçu işlemekten mensupları mahkum olmuş bir kurumsunuz, çıkmış anlamadan, dinlemeden ve de utanmadan ne anlatıyorsunuz?
Ne zaman iddiaları araştırdınız da “mevzuata aykırı bir durum olmadığını” tespit ettiniz?
Şöyle bir durumda ortalama bir “devlet” kurumunun yapabileceği tek açıklama “duyduklarımız karşısında utanç içindeyiz, derhal araştırıp tüm sorumlular hakkında gereğini yapacağız” olabilirdi!
Ama kolluk kuvvetleri Anayasa’ya ya da hukuka ya da halka değil Saray’a bağlı çalıştığı için belli ki işkence yapmaktan da bir kadının işkence iddialarıyla ilgili şu dille açıklama yapmaktan da ne korkuyor ne de utanıyorlar.
Lakin kimse aklından çıkarmasın,
işkence zaman aşımı olmayan bir suçtur.
Aynı sokakta işlenmiş bir başka faili meçhul cinayet bakın hangi deliller ile aydınlatılmış. Bizzat Bakan Beyin twitinden alınmıştır.
Cinayet: Mezdeke üyesi Aynur Kanbur cinayetidir.
Boğaziçi'nde ve diğer üniversitelerdeki bilgisayar mühendisliği hocalarının (ve bilgisayardan birazcık anlayan herkesin) ne kadar mesnetsiz olduğunu kolayca gördüğü, gerçek sebebi malum bir suçlamayla işinden atılan değerli hocamız Prof. Dr. Tuna Tuğcu'nun yanındayız.
🟣 İBB davasında ortaya çıkan, Fatoş Pınar Türker’e karşı gerçekleştirilen tehdit, kötü muamele ve işkence kabul edilemez, görmezden gelinemez, meşrulaştırılamaz.
♀️ Kadınları özel olarak hedef alan şiddet ve çıplak arama işkencesi, tehditvari ifadeler ve yıllardır kamuoyuna yansıyan sayısız örnek bir gerçeği yeniden gözler önüne sermektedir: Çıplak arama, adı ne konulursa konulsun, işkence ve kötü muameledir. Bu uygulama, kadınların bedenini denetim, sindirme ve itaat ettirme aracı olarak kullanan sistematik bir hak ihlalidir. İnsan onuruna, beden dokunulmazlığına ve mahremiyete yönelik açık bir saldırıdır.
⚠️ Hiçbir güvenlik gerekçesi, hiçbir idari uygulama, kadınların beden bütünlüğünün ihlal edilmesini meşrulaştıramaz.
📌 Kadınları aşağılayan, travmatize eden ve hak ihlallerini sıradanlaştırmaya çalışan bu insanlık dışı uygulamayı reddediyoruz. Çıplak aramaya maruz bırakılan tüm kadınların yanındayız. Failler ile ilgili etkin soruşturma yürütülmeli, yargılanmalı, hesap vermelidirler.
🚨 Sivil ya da kamu görevlisi herkese bir kez daha hatırlatıyoruz:
İşkence bir insanlık suçudur ve zamanaşımı yoktur.
Sessiz kalmıyoruz, normalleştirmiyoruz, kabul etmiyoruz.
#FatoşPınarTürkerYalnızDeğildir
#İşkenceİnsanlıkSuçudur