Arkadaşlar, yorumların çoğunu okudum, bazılarına da cevap verdim. Ancak anlamadığım bir nokta var: Herkes neden her konuda kendisini bilirkişi ilan ediyor?
Bilirkişi arkadaşlara sormak istiyorum:
Kazada kusursuz olduğum halde, neden bir sigortalı olarak mağdur edilmeyi kabul etmem bekleniyor?
Araçta PPF bulunması, EAP olması gibi konular için “bunun ayrıca sigortalanması gerekirdi” deniliyor. Eğer kazada benim kusurum olsaydı, evet bu yorum anlaşılabilirdi. Fakat burada benim herhangi bir kusurum yok.
Araçtan sökülüp alınamayacak, araca değer katan ve maddi karşılığı olan donanım/uygulamalardan bahsediyoruz. Bunlara kim zarar verdiyse, karşılığını da ödemekle yükümlüdür. Sigorta şirketi ödemezse, kazaya sebebiyet veren kişiden tahsil edilir; ama sonuçta bu zarar karşılanır.
Bu tarz konularda insanların doğrudan sigorta şirketlerini savunmaya geçmesini gerçekten anlamıyorum. Umarım kimsenin başına gelmez ama gelirse, yaşanabilecek süreci şimdiden kendi deneyimimle aktarmak istedim.
Buradaki yorumlara kalsa ne kamyon şoförü ceza alırdı ne de ben aracı perte çıkarabilirdim. Ama gerçek hayatta süreç böyle işlemiyor. Kazaya sebebiyet verdiği için kamyon şoförü de kusurlu bulundu ve cezai sürece dahil edildi.
Hukuki süreç ilerlediğinde de, mahkemenin atayacağı bilirkişi raporu doğrultusunda kasko firmasından hakkım olan tutarı faiziyle birlikte alacağım.
Benim beklentim, insanların sigorta şirketlerinin tarafını tutması değil; reel piyasada aracın gerçek değerinin ne olduğunu ve hasar sonrası verilen tutarla aynı aracın yerine koyulup koyulamayacağını sorgulamasıydı.
Çünkü yarın sizin de başınıza böyle bir şey geldiğinde, cebinizden boşu boşuna binlerce lira çıkmaması için bu konuların doğru değerlendirilmesi gerekiyor.
@vangoghkan@acarzeyd@ticaret@bekir_kaplan Sigortacımın hata yaptığını sanmıyorum. Eksper firmasının hatası olduğunu düşünüyorum çünkü aracı bulamayıp benden tam adını istemişlerdi. Poliçemde yazan hali " TESLA MODEL Y PREMIUM STANDART RANGE RWD " bunu kendilerine bu şekilde iletmiştim
Arkadaşlar, araç benim aracım.
Aracı aldıktan sonra yaptırdığım PPF uygulaması için sigortaya ayrıca zeyil yaptırmadım. O dönemde bunu gerekli görmedim. Ancak burada asıl mesele PPF değil.
Kazadaki kusur oranım sıfırken, aracım perte ayrıldı ve bana yaklaşık 2.300.000 TL ödeme yapıldı. Kalan haklarım için zaten hukuki süreç başlatmış durumdayım.
Benim anlamakta zorlandığım nokta şu:
Hiçbir kusurumun bulunmadığı bir kazanın sonunda neden yaklaşık 500.000 TL zarar etmek zorunda kalıyorum?
Bugün aynı model aracın pert kayıtlı örnekleri 2.300.000 TL civarında satışta. Hasar kaydı olmayan en düşük fiyatlı araç ise yaklaşık 2.800.000 TL seviyesinde.
Bunun üzerine aracımdaki PPF uygulamasını yeniden yaptırmak istesem yaklaşık 70.000 TL daha ödemem gerekiyor. Geliştirilmiş Otopilot ise şu an satın alınamıyor. Satın alınabiliyor olsaydı bunun da yaklaşık 115.000 TL maliyeti olacaktı.
Kısacası, ikinci el bir araç alıp onu benim aracımın kazadan önceki kondisyonuna ve donanım seviyesine getirmek istediğimde cebimden ciddi bir ek ödeme çıkıyor.
Benim sorum şu:
Aracınızı neden sigortalatıyorsunuz? Başınıza bir şey geldiğinde yerine koyabilmek için değil mi?
Eğer hiçbir kusurunuz yokken yaşadığınız bir kazanın sonunda aracınızı aynı şartlarda yerine koyabilmek için cebinizden aracın değerinin yaklaşık dörtte biri kadar para çıkıyorsa, burada sorgulanması gereken bir durum olduğunu düşünüyorum.
Kimsenin başına gelmesini istemem ama benzer bir durum yarın herhangi birimizin başına gelebilir. Bu nedenle konuya biraz da bu açıdan bakıp empati yapılmasını rica ediyorum.
Not: İbraname imzalayacak arkadaşlara da tavsiyem; görsellerde paylaştığımız gibi, hak arama özgürlüğünüzü kısıtlayabilecek maddelere ilişkin çekincelerinizi kendi el yazınızla ekleyerek imzalamanızdır.
Ben zaten verilip verilmemesini tartışmıyorum sanırım insanlar yanlış anlıyor 😂 sadece söylemek istediğim aynı opsiyonlar ile aracı almak istediğinizde karşılacağınız rakam bu eğer bununla karşılaşmak istemiyorsanız gönderimde de bahsettiğim gibi meridyen ses sisteminden veya panaromik cam tavandan vaz geçmeniz gerekecek. Eğer meridyen ses sisteminden vaz geçerseniz aracın hoparlör sistemi (şahsi fikrim) çok kötü ve ekolayzır ayarıda bulunmamakta.
Hocam araç benim değil, arkadaşımın aracı. Faizi nasıl hesapladınız bilmiyorum ama aracı o dönem %0 faiz kampanyasıyla almıştı. Tam olarak ne kadar ödediğini ben de hatırlamıyorum. Ancak aracın sadece 2 yaşında olması, değerinin bu kadar düşmesini gerektirir mi sizce? Şu an aynı opsiyonlarla araç oluşturmak zaten mümkün değil. Oluşturulabilse bile fiyatı yaklaşık 3.2 milyon TL seviyelerinde oluyor. Bu durumda 2 yaşındaki bir araç için 900 bin TL civarında bir değer kaybının olması ve aracın 5 aydır malum sitede ilanda kalıp satılamıyor olması normal mi sizin gözünüzde? Kaldı ki piyasaya baktığınızda hangi 2 yaşındaki araç 900 bin TL değer kaybediyor?
Öyle değil hocam. Bahsettiğim araç bizim de değil, arkadaşımın aracı. Ben sadece mevcut durumu anlatmak istedim. Yanlış hatırlamıyorsam araç sıfır alınırken şuanda opsiyonlarla birlikte 3.2 milyon TL seviyelerine çıkıyor. Üstelik şu an bu opsiyonlarla araç almak da mümkün değil. Benim demek istediğim, sıfır fiyatı bu seviyelerde olan bir aracın bugün 2.3 milyon TL’ye bile satılamıyor olması. Bir finansman sonlanırken ardından yeni bir finansman açılıyor ve bu durumdan dolayı kimse nakit para ile araç almak istemiyor. Bu sebepten dolayı da bugün 3.2 milyon lira verdiğiniz aracı yarın öbür gün satmak istemeniz halinde sıkıntıya giriyorsunuz.