Aylar, belki yıllar geçer, gözlerin hâlâ kalabalıklarda onu arar. Telefonuna gelen her bildirimde içinden bir şey kıpırdar. Ama o mesaj asla gelmez, o elini uzatmaz, o geri dönmez. Ve sen, işte tam o an kaybedersin..
Bir insanı kaybetmek iki aşamadan oluşur. İlki, gittiği andır. Gerçekten de fiziksel olarak artık yanında olmamasıdır. Ama asıl yıkıcı olan ikinci aşamadır: Onun hâlâ orada olmadığına gerçekten inanmak zorunda kaldığın an..
Alıştım belki gözlerini açmamana, beni duymamana ama o içteki sızı hep aynı kalıyor baba. Çünkü aslında sevdiklerimizi tamamen kaybetmiyoruz. Onlar bizimle kalıyor; her anımızda, her bakışımızda, her duamızda…
Sen de hep benimlesin babacığım ve hep öyle kalacaksın. ♥️
Artık iyileşmenin zor olduğunu söylediler. Cümleleri netti, kesin ve kararlıydılar… Ama ben onların söylediklerine inanmayı reddediyorum. İçimde bir yer hâlâ “belki” diyor. Belki bir mucize olur… Belki bir sabah her şey değişir. Ve ben her sabah o odaya bu inançla giriyorum.