“Mide beyinden akıllıdır çünkü mide kusmayı bilir, beyin her pisliği yutar.” diyor Cengiz Aytmatov. Beynin en kötü özelliği bu. Bir boşaltım sistemine haiz değil. Giren her fikir, iyi ya da kötü içerde kalır. Dışarı atamazsın. Görmezden gelir daha az düşünürsün ama yok olmaz.
“Çok sevdiğin ama geri döndüremeyeceğin kişiler, her hatırladığında seni tekrar tekrar terkeder.” diyor Tolstoy. İyi bir hafıza, en büyük cehennemdir. Bunu, unutmayı beceremeyenler iyi bilir. // @gregorsamsamsi
Kuşlar uçar senin gönlünü taklit için
Ellerinden devşirir bahar çiçeklerini
Deniz gözlerinden alır sonsuzluğun haberini
Ey gönüllerin en yumuşağı en derini
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim ...
Aşkın en güzel tanımını bundan yüzyıllar önce Şeyh Galip, Hüsn-ü Aşk mesnevisinde yapmıştı; “Ateşten denizleri, mumdan kayıklarla geçmek.” Sahiden bu böyledir. Pervane olup yanmayı göze almayan, aşıklık iddiasında bulunamaz. Evet yakmıyorsa, tarumar etmiyorsa aşk değil
Khaled Hosseini şöyle der: "Belki de tükenmişimdir. Bir şeyler yapacak, bir şeyler için uğraşacak çabayı kendimde bulamıyorumdur. Benim de emek vermeden güzel giden şeylere ihtiyacım vardır." der ve ekler: "Beni bana geri vermek istiyorumdur."
Ayrılığın nasıl bir yük olduğunu anlatan en güzel söz şudur; “Ölüm ile ayrılığı tartmışlar, elli dirhem fazla gelmiş ayrılık.” Bu böyledir. Ayrılık; ölüm gibi bir şeydir aslında kimsenin ölmediği.
"Hayat nasıldır biliyor musunuz? Üçte biri güzel geçen zamanlar, geri kalanı da o güzel zamanları hatırlamak." diyor Mark Twain. Bu böyledir. Ömür mutlu olunan üç beş an ve o üç beş anın hülyasını en içten yaşayarak geçen günlerdir. Hayatın en mutlu anını kaçırmamak önemli.
Nietzsche Böyle Buyurdu Zerdüşt’te; "Ama önce sen kendini inşa etmelisin, dimdik bir beden ve dimdik bir ruhla." diyor ve ekliyor; "Derisini değiştirmeyen yılan ölmeye mahkumdur. Bu durum fikirlerini değiştirmeyen zihinler için de geçerlidir.” Sabit fikir, en büyük hapishanedir.
Dalai Lama’nın şu sözünü, ülkenin muhtelif yerlerine asmalı, ilkokulda ders diye okutmalıyız; "Konuştuğun zaman sadece bildiklerini tekrar edersin ama dinlersen yeni şeyler öğrenebilirsin."
"Karıncaların yuvasını bozun, hemen onarmaya koyulurlar onu. Gene bozun, gene onarırlar. Kaç kez bozarsanız bozun, yılmazlar. Her şeye yeniden başlarlar."
Dostoyevski / Öyküler
''Kafana çivi çakmayı bile düşündüm. Ama daha kötü bir şeye karar verdim; seni görmezden geleceğim.'' diyor. Bir insana yapılabilecek en büyük kötülük budur. İşkencenin en acısız ama en acılı hali de. Yok saymak, görmezden gelmek, umursamamak. Varlığından şüphe duyduracak kadar.