Deniz Göktaş Kılıçdaroğlu tarafının yalanladığı “CHP’yi salın” cümlesini söylediğini açıkladı. İşte Göktaş’ın sözleri: “Sabah Kemal Bey'in burada olduğu ve görüşmek istediği haberi geldi. Görüşmek istemediğimi söyledim. Sulh Cezaya çıkmadan önce emrivaki bir şekilde görüştük. Geçmiş olsun dedi, teşekkür ettim. Bir ihtiyacım olup olmadığını sordu, yok dedim. Aslında kendisiyle görüşmek istemediğimi söyledim. Madem geldiniz milyonlarca gencin bir ricası var; lütfen CHP'yi salın dedim. Ben bunu söyledikten sonra başını salladı, sonra da gitti.
( Bu görüşme yaşanırken Twitter'da bahsedildiği gibi ortamın çok kalabalık olmadığını Kılıçdaroğlu hariç birkaç kişi olduğunu hatırladığını belirtti.)
2023'te Cumhurbaşkanlığı için oy verdiğim insan, 2026'da yüz yüze nezaketsizlik yapmak zorunda kaldığım ilk insan oldu. Avukatımın söyledikleri doğrudur.”
https://t.co/68aeARcWzz
Genel merkezi işgal eden siyasi cunta bugün de 26 il başkanını görevden aldığını ilan etti.
Bir kez daha söylüyoruz: Cumhuriyet Halk Partisi binadan ibaret değildir. Biz meşruiyeti koltuktan değil halktan alıyoruz.
Benzin istasyonunda mizansen yapanlar; sokakta yürümekten aciz olanlar, halka rağmen siyaset yapılamayacağını öyle ya da böyle öğrenecekler!
Antep'te Genel Başkanımız Özgür Özel'e ancak yaşayarak görebileceğimiz bir ilgi var.
Dün Diyarbakır'da bugün Antep'te büyük destek, büyük dayanışma ve büyük dostluk var; tüm Türkiye de bunu görüyor.
@eczozgurozel
Butlancılar bu kafayla, hızla ve hep birlikte dibin de dibine inerler…
CHP’li birinin @kilicdarogluk aleyhinde slogan atmasını sorgulamak yerine üyeliği askıya alıyorlar.
“Tedbiren”i de çok iyi öğrenmişler, (Kim öğrettiyse!) o yola da hızla koşuyorlar.
Batışlarının kanıtıNOKTA
38. Olağan Kurultay'dan önce Butlancı vekil Mustafa A. ilçe başkanlığına geldi. Aynen söylediğini yazıyorum:
"Ben kurultaydan sonra Karadeniz'den sorumlu milletvekili olacağım ve MYK'ya gireceğim. Eğer Kılıçdaroğlu'na destek verirsen, ilçe başkanı olarak rahat edersin."
Aklı sıra üstü kapalı tehdit etti beni. Ben de sokağı ve yönetimi dinleyeceğimi, hatta 200 e yakın il delegesini aradığımı, fikirlerini alıp Özgür Özel'e destek vereceğimi söyleyip kendisini uğurladım. 16 ilçe yöneticim şahittir!
Sen mevki ve makam için sokağı sat, davayı sat, yoldaşı sat şimdi de çıkıp "38. Kurultay satın alındı" de, öyle mi?
Hadi oradan Musti! Hadi Ordan ! @drmadiguzel
Evet,
Kılıçdaroğlu yerine kayyım isterdim.
Neden?
1️⃣ Kurultayı 45 gün içinde yapmak zorunda olduğunu bilirdi.
2️⃣ CHP içinde bölünme algısı yaratılamaz, bu işin iktidarla CHP arasında olduğu daha da net gözükürdü.
3️⃣ Kayyımlığını bilir görevden alma gibi saçma sapan işlere karışmazdı.
4️⃣ MYK’cılık oynayıp komik duruma düşmezdi.
5️⃣ Genel Merkez personelini işte atmazdı.
6️⃣ Bizim tarihimizde eski genel başkanlara saygı göstermek vardır, Kemal Bey saygınlığını bu kadar kaybetmezdi.
Biz Kemal Bey’den korkuyormuşuz da o yüzden kayyım istiyormuşuz.
Hey Allah’ım…
Biz partiye kıyamıyoruz, partinin örfüne kıyamıyoruz, her şeye rağmen sen bu hallere düşme istiyoruz da ondan kayyım istiyoruz.
Ama işte, gel de anlat…
Bir de not: Kayyım kaymakam falan olmazdı. Burası belediye değil. Davayı açan tarafın talep edeceği bir parti üyesi olması zorunludur. Bu bilgiyi Kemal Bey’e 6 kere tekrarlatan danışmanların da aklına ayrıca şaşarım.
Aynı programda önce şunu söyledi:
"Eğer bir gün benim mahkemeye gittiğimi bir gün bir yargıçla konuştuğumu bir gün herhangi bir şekilde bir ilişkide bulunduğumu kanıtlarsanız ben yarın sabah genel başkanlığı bırakıyorum."
Yaklaşık 1 saat sonra da şunu söyledi:
"Kayyımı kabul etmediğimi 2 belediye başkanı ve eski bir milletvekiline daha alt mahkeme görüşülürken söyledim. Beni kayyım olarak yazarlarsa asla kabul etmem dedim."
Ve ilginçtir ki bu itiraf gündem olmadı. Butlan davasının tam da göbeğinde olduğu çıkarımını yaptım bu ifadelerden.
Yayında ortaya çıkan 3 tane temel konu vardı:
1. Butlan davasında Kılıçdaroğlu'na sorularak hareket edildiği.
2. İmamoğlu davasını iktidardan daha fazla sahiplendiği (umarım gelecekte bir gün gizli tanıkların kim olduğu açıklanır da görürüz)
3. Erdoğan'ın görev süresini uzatacak bir anayasa değişikliğine, "güçlendirilmiş parlamenter sistem geliyor" bahanesiyle evet diyecekleri.
1- Kılıçdaroğlu'nu destekleyen Semra Dinçer'in oğlu Ankara kurultay delegesiydi.
2- Cemal Canpolat İstanbul İl Kongresi konuşmasında Ekrem İmamoğlu'na yönelik şu ifadeleri kullanmıştı:
"Belediyeye İYİ Partilileri ve TORİLLERİ doldurdu. İşe girmek istiyorsanız bize oy verin."
Ekrem İmamoğlu bu konuşma üzerine oldukça canı sıkılmış şekilde salondan ayrılmıştı.
3- Bunu ilk kez anlatıyorum. Ankara'daki değişim ofisinde çalışırken herhangi bir ücret almadım. Hatta o dönemki aile aramız bozulduğu için otobüsle gidip geliyordum. Ufak bir odada fikir üretirken kapı açıldı @veliagbaba içeri girdi.
"Ne yapıyorsunuz ula paralı toriller." dedi hep beraber gülüştük. Çünkü sabahtan beri yemek yenilmemişti. Hiç de para içinde yüzülen bir ortam yoktu.
Akşamına pankartlar hazırlandı. Basım için sayı verileceği zaman çok düşük adette bir sipariş verdik. O gün o odada bulunan arkadaşlarımızdan birisi:
"Biz Genel Merkez değiliz, bizim imkanlarımız bu kadar." dedi. Ertesi gün salona gittik hemen hemen her yer Kılıçdaroğlu pankartıyla doluydu.
Kurultayda şaibe varsa da işin göbeğinde olan insanlar olarak ne buna tanıklık ettik ne de cebimizde hissettik.
Kurultay delegeliği pazarlıkları, iş vaatleri, sınırsız imkanlar kimin tarafındaydı onu gayet iyi biliyoruz ama...
Bize bina değil, yürek lazım.
Biz binalardan çıktık, milletin açtığı yolda yürüyoruz.
Yanımızda memleketimin güzel insanları oldukça, gerisi teferruat.
@kilicdarogluk Biz Chpliler olarak Akp ile mucadele ederiz sen zubuklerini de al git istenmiyorsun. Bu ne yuzsuzluk ya 2 milyon uye seni istemiyor hala genel baskan olucam diyorsun sor bakalim uyeye 100.000 drstekci cikacak mi sana?
Butlancıların görevden almaya çalıştığı İl-İlçe Başkanlarımız ve Kadın Kolları Genel Başkanımız örgütlerimiz tarafından seçilmiştir.
İktidar tarafından atanmış, Parti Meclisi'nde oylanmamış, Tüzüğü yok sayan, partide ve halkta hiçbir karşılığı olmayan küçük bir grubun aldığı kararların siyasi ve hukuki geçerliliği yoktur.
Tüm yol arkadaşlarımız bugüne kadar üstlendikleri onurlu görevleri sürdürmeye devam edecektir.
Koca CHP’de bu neden oluyor?
Genel Başkanı seçecek ekibe bakın
İzmir’den sonra CHP Ankara kurultay delege listesinden de parti yöneticilerinin kızı, kardeşi, gelini, oğlu, yeğeni, abisi, karısı çıktı.
CHP Ankara Kurultay delegeleri
1. Zeynep Melisa Akyüz (kadın kolları myk üyesi Armağan Akyüz’ün kardeşi)
2. Tuan Aşçı ( Çankaya belediye meclis üyesi Yeli Aşçı’nın oğlu)
3. Dilek Atlıhan (Çankaya belediye meclis üyesi Çelebi Yiğit’in yeğeni
5. Ebru İpek (Çankaya belediye meclis üyesi Çelebi Yiğit’in kızı)
6. Sevda Keskin Akman (Altındağ belediye meclis üyesi Servet Akman’ın karısı)
7. Mustafa Aydar( Ankara İl yöneticisi Selis Aydar’ın ağabeyi)
8. Metin Demir (Ankara milletvekili Deniz Demir’in dayısı)
9. Oğulcan Dinçer (Genel Başkan Yardımcısı Semra Dinçer’in oğlu)
10.Türkan Tan (Genel Başkan Yardımcısı Zeynel Emre’nin teyzesi)
11.Şahin Kurt (Ankara İl Yöneticisi Nurullah ESAT’ın kayınbiraderi)
12.Galip Oral (Keçiören belediye meclis üyesi Erdal Oral’ın ağabeyi)
13.Öznur Salatan (Çankaya belediye meclis üyesi Veli Orhan’ın yeğeni)
14.Melisa Yıldırım ( Çankaya ilçe başkanı Fahri Yıldırım’ın yeğeni)
15.Kenan Yıldırım (Gençlik Kolları MYK üyesi Görkem Yıldırım’ın babası)
16.Ahmet Yeşil (Ankara milletvekili Nihat Yeşil’in kardeşi)
17.Çağdaş Sarıarslan (Nevşehir mv Faruk Sarıarslan’ın yeğeni)
Sevgili Başkanım;
Sizin, milletimizin emanetine ve Partimizin değerlerine bağlılığınıza yürekten inanıyoruz.
Sizlere yönelik operasyonu Partimizi hedef alan saldırılardan bağımsız görmüyoruz.
Bu haksızlığın karşısında asla yalnız değilsiniz. Siz de aileniz de bize ve yol arkadaşlarımıza emanetsiniz.
Gerçek er ya da geç ortaya çıkacak; adalet mutlaka yerini bulacak.