YSK Gerekçeli Kararı bulunan HATA:
1. Kararda Kartal 1. İlçe 1006 numaralı sandığa ait Sayım Döküm Cetvelinin (SDC) boş olduğu yazıyor. Ekte YSK dan indirdiğim SDC var. Boş falan değil. Çetele bölümlerine çentik atılmamış, ancak alınan oylar yazılıp altı imzalanmış.
Bir zamanlar devlette görev yapmış namuslu bir bürokrat uyardığında, parmağıyla vurgunu işaret ettiğinde, bir anda karşısında devletin yargısını buluyor. Ağzı kapatılıyor, sus deniyor. Sadece bu durum bile vurguncuların ortaklarının yukarıdaki koltuklarda oturduğunu göstermiyor mu?
https://t.co/pxOe3KA87Q
✍️ Çiğdem Toker yazdı:
🔴 SPK, Tera’yı denetledi mi, denetlemedi mi?
📌 Ulaştığım bazı bilgiler, manipülatif işlemler yapan fon şirketlerinde SPK’nın gözetim ve denetimden sorumlu, kıdemli bir uzmanın, denetçinin hayli kapsamlı denetim yaptığı, raporunu hazırladığı, hatta bu raporun hiyerarşik silsileden geçerek geçtiğimiz şubat ayında “sisteme yüklendiği” ancak sonra ne olduğuysa sistemden kaldırıldığı yönünde…
https://t.co/EuiXwHpaZx
@cigdemtoker
Değerli Yurttaşlarımız;
Bu gece itibarıyla motorinin litre fiyatı 100 lirayı aşmış olacak.
Bu 100 liranın 20 lirası ÖTV ve KDV’den oluşacak.
2009’da tedavüle giren 100 liralık banknotumuz, o gün 40 litre mazot alıyordu. Bugün aynı 100 lira, sadece 1 litre mazot alacak.
Sayın Erdoğan, 2023 seçimleri öncesinde, “Gabar’da günlük 100 bin varillik petrol bulunduğunu” müjdelerken mazotun litresi 20 liraydı. Bugün 100 lirayı geçecek.
Mazota gelen zam, pompada kalmayacak.
Meyve-sebzeden okul servisine kadar, iğneden ipliğe her şeye zam olarak yansıyacak. Mutfaklarda et değil, daha fazla dert kaynayacak.
Artık vatandaşın bu yükü taşıyacak takati kalmamıştır.
YENİ Parti olarak önerimiz; acil olarak akaryakıttaki vergilerin kaldırılmasıdır.
Dünyanın en yüksek faizlerini öderken, yollara ve köprülere fahiş garanti bedelleri aktarırken hesap yapmayanların eli, sıra vatandaşa geldiğinde titremeyecek.
Giderayak millete daha fazla zulmetmeyin, gerekli adımları atın.
Zaten YENİ Parti iktidarında bu adaletsizlik kökünden çözülecek.
Yazık değil mi bu çocuklara?
İşyerinde çocukların türlü türlü şekilde öldüğü, kayıtdışı işçi çalıştıran kaç işletme sahibine caydırıcı ceza uygulanıyor?
Aileler böyle mi güvende ?
Milletin gündemi belli:
Düşük maaşlar, hayat pahalılığı, vergi soygunu…
Bir örnek: https://t.co/TVVvUJsTsP’te satılık!
Sepete ekliyorsun: 112.000 ₺
Kasaya gidiyorsun: 230.000 ₺
Bu kara düzen, ürünün kendisinden daha pahalı vergiyi icat etti.
Telefon katlanıyor ama millet bu vergi soygununa katlanamıyor.
KARA düzeni değiştireceğiz.
Milletin YENİ düzenini kuracağız.
Nuri Kurtcebe’nin bir kez daha hapis cezası kesinleşmiş. % 90 engelli, ağır hastalıkları var ve hapiste yatmasına engel yoktur kararı verilmiş. Nuri Abi ustaların ustası, Gaddar Davut’un yaratıcısıdır.+Kanser hastalığı sırasında Nazım’ın Kuvayı Milliiyesi’ni çiziyordu.Bir günümüz
Ayrıca komedyen Deniz Göktaş’a bu iki sanığa verilen cezadan daha fazla ceza isteniyor. Deniz Göktaş 35 kişiyi öldürmedi, şaka yaptı. Şaka yapmak 35 kişinin ölümüne neden olmaktan daha büyük bir suç mu?
876 yılla yargılanan isimlere 8 yıl ceza verilmesine diyecek söz yok!
Sonunda Üsküdar'ı da gasp etmeyi başardılar.
2024 Mart seçimlerinde 39 belediyenin sadece 13'ünü AKP kazanmıştı. Şimdi ikisi kayyum olmak üzere 22’sini yönetiyorlar.
Bu belediyelere seçimle gelmiyorlar; hileyle, tehditle, yargı oyunlarıyla çöküyorlar!
Bu belediyeleri en fazla birkaç yıllığına zorla yöneteceksiniz. Sonra ne olacak, size oy vermemiş -yine vermeyecek- olan halkı mı tutuklayacaksınız?
Vatandaşı ikna odalarına mı alacaksınız?
Daha da önemlisi, halk iradesini çalıp galibiyet pozu verirken ar damarınızı çatlatacak kadar iştahınızı kabartan nedir?
Bu kadar yüzsüzlük karşılığında ne vadediliyor size?
Çocuklarınızı komşularınızın yüzüne nasıl bakıyorsunuz ?
Her şeyi geçtik, hiç aile terbiyesi de almadınız mı?
14 yaşındaki kızımın ve iki oğlumun babası, sevgili eşim Ekrem İmamoğlu tam 18 aydır siyasi bir rehine olarak özgürlüğünden mahrum bırakılmıştır.
Bu gerçeği görüp, bildiği halde; kirli oyunların peşinden giderek hakikati çarpıtmaya çalışan, üstelik toplumun karşısına çıkıp gerçek dışı sözler söyleme cüretini gösterenleri Allah’a havale ediyorum.
Aziz milletim, size sesleniyorum:
Kanıksamayın, normalleştirmeyin!
Asla ve asla bu haksız kararları, bu haksız hukuksuz hapsetmeleri kabul etmeyin.
Millet şahidim olsun!
Ne uğruna bu zulmü yapıyorsunuz?
Amine Cansu Çelik, Üsküdar'ın Belediye Başkan yardımcısı, meclis üyesi. Üsküdar halkının tertemiz oylarıyla seçilmiş, görevini yapıyordu.
Babasının beynine pıhtı atmış hastanede, 4 yaşındaki evladı evde Amine'yi bekliyor, ancak Amine tutuklu, hapiste. Ne için? AKP Üsküdar Belediyesi'ne çöksün diye!
Hak etmediğiniz koltuklar için, gözü doymayan hırsınızla insanların hakkına giriyorsunuz, büyük veballer alıyorsunuz. Halk gerçek yüzünüzü görüyor, büyük bir ibret ile olan biteni izliyor.
Amine yalnızca bir arkadaşımız. Onlarca yol arkadaşımız, tertemiz insanlar ve aileleri, tüm bu eziyetlerin bedelini ödüyor.
Herkes emin olsun ki, bu iş böyle gitmeyecek.
Tarihte dönmeyen devran da, bitmeyen zulüm de yok.
Biz kazanacağız, halk kazanacak, vicdan kazanacak!
Erkan Baş: “Şimdi YENİ Parti şuna ikna ediliyor, ‘sağ ile ittifak yaparsak kazanabiliriz’ fikrinden vazgeçemiyorlar. Ben bunun doğru olmadığını düşünüyorum. Bu Kemal Bey yaparken de doğru değildi. Bugünkü Yeni Parti yönetimi açısından da aynı şeyi söylüyorum.
Normalleşme meselesine ciddi eleştiri getiren bir yerde duruyorduk. Esas derdim bu yani biz AKP ile normalleşerek AKP'yi yenemeyiz.
Türkiye'nin solunu güçlendirmek lazım, cesurca, en solda bir pozisyon almak lazım.
Bu açıdan YENİ Parti, şimdi çok yeni bir parti ama ideolojik açıdan baktığımızda o cesaretli çizgiyi yansıtamıyor.”
Tamamı Onlar YouTube kanalında.
Size yazmak için bahane üretiyor gibi olacak ama son tweetten sonra 2 kere daha tutuklandım. Bazen hücrede zimmetli çakmağı kaybedince ya da kütüphaneden aldığım kitaba bir şey olunca dışarıdaki refleksimle çok geriliyorum ama sonra “napacaklar bir daha hapse atamazlar ya” diye kendimi rahatlatıyordum. Atabiliyorlarmış.
Neyse, Moby Dick bitti. İddianame hazır.
Duruşma tarihi 28 Eylül.
Görüşmek üzere.
Bir kentte seçim yapılır. Halk kararını verir. Başkan seçilir, Meclis oluşur. Sonra birileri çıkar ve sandıkta değiştiremediği sonucu baskıyla, tehditle, zorlamayla değiştirmeye kalkar.
İşte bugün Üsküdar’da itirazımız tam da bunadır.
Devletin gücüyle siyasetin gücünü birbirine karıştıranlara itiraz ediyoruz.
Seçilmişleri sindirerek, temsilcileri saf değiştirmeye zorlayarak, hukuku ve bürokrasiyi siyasi hesabın parçası haline getirerek halkın kararını değiştirebileceğini sananlara söylüyoruz:
Bu ülke sizin hesap defteriniz değildir. Üsküdar halkı da o defterdeki bir satır değildir.
Üç meclis üyemiz gözaltında. Dört meclis üyemiz çeşitli baskılarla siyasi iradelerinden koparıldı.
Bütün bunlar karşısında susarsak, yalnızca Üsküdar’ın hakkından vazgeçmiş olmayız; siyasetin sandıkta değil, güç odaklarının kapalı kapılar ardında belirlenmesine razı olmuş oluruz.
Biz razı değiliz.
Çünkü demokrasi, iktidarın istediği sonucu aldığı gün değil; iktidar istemediği bir sonuçla karşılaştığında da halkın kararına saygı gösterdiği gün vardır.
Bugün Üsküdar’da savunduğumuz şey tam olarak budur.
Halkın iradesine dokunan herkes bilsin:
Ayarını bozduğunuz kantar, gün gelir sizi de tartar. Hukuk önünde hesap vereceğiniz günler mutlaka gelir.
Şimdi Üsküdar’ın vicdanına, cesaretine ve dayanışmasına ihtiyaç var.
Yarın saat 20.00’de Üsküdar Belediyesi önündeyiz.
Ne bir koltuk için, ne bir makam için.
Halkın “Ben karar verdim” deme hakkı için.
Üsküdar susmayacak, boyun eğmeyecek!
Bu makamların gerçek sahibi halktır.
Çünkü Üsküdar’da mesele makam değil, halkın iradesidir!
Ben üç çocuk sahibi bir anneyim.
35 yıllık avukatım,
1 yıl belediye başkanlığı yaptım, 1,5 yıldır hapis yatıyorum.
Suçum yok, delil yok, suç iddiası olan kişilerle temasım yok.
Buna rağmen tutukluluğum devam ediyor.
İddiaların hepsinden suçlu bulunsaydım bile yattığım süre göz önünde bulundurulup kapalı cezaevinden salınmam gerekirdi.
Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bu tip bir mağduriyet yaşatılan ilk kişiyim.
Benden ne isteniyor?
Çocuklarıma ve memleketime kavuşmak için ne yapmalıyım?
Tamamen tesadüf!
Üsküdar Belediyesi başkan vekilliği seçiminin iptali hakkında açılan davada yürütmenin durdurulması kararı verilmişti. Bu karara yapılan itiraz da bugün reddedilmiş.
Valilik de hemen 3 gün sonrasını seçim günü olarak belirlemiş.
Tesadüf bu ya, bugün belediye meclis üyesi olan iki başkan yardımcısı da gözaltına alınmış! Muhtemelen örgütlü suç isnadıyla dört gün gözaltında tutulacaklar. Yani seçimde olamayacak, oy kullanamayacaklar.
Oy çoğunluğunun bu şekilde yargı yoluyla el değiştirmesi çabası ve projesi ile Üsküdar belediyesi yönetimi AKP’ye geçecek diye bir planlama mı var?
Bu kadar eşzamanlı bir tesadüfe manidar demek yetersiz bir tanımlama olur. Bu manidarı aşan, hırsın aklı tümüyle baştan aldığı trajik bir siyasi kurgudur.
Her halükarda buradan elde edilecek olan ya da amaçlanan şey bir siyasi çıkar veya kazanç olamaz; bu işten siyaseten zarar görecek olan, bu denli cüretkar bir tavır ve tutum alanlar olur, böylesi bir kazanma olsa olsa Pirus zaferi olur.
Millet aptal değil.
Üsküdar halkı aptal değil, olan biteni görüyor, anlıyor.
Gözaltıların, tutuklamaların, bunlarla eşzamanlı ve aynı plan çerçevesindeki seçim iptal kararlarının hukukun gereği olup olmadığını kavrıyor.
Üsküdar’da Türgev, Ensar ve diğer vakıflara işbirliği adı altında bedelsiz olarak tahsis edilen ve belediyenin tasarruf yetkisinde olan 30 civarındaki büyük ölçekli binalara ilişkin protokollerin iptali kolay hazmedilememişti.
Yargının görünürde adli bir soruşturma dosyasının üzerine böyle bir gölge düşürmesi gerçekten kolay anlaşılabilir bir durum değildir. Bir yıldır sürdürdüğünüz bir soruşturmada gözaltı yapmak için bula bula seçim zamanını mı buldunuz?
İki meclis üyesinin, iki belediye başkan yardımcısının gözaltında tutulması ile, belki de olası bir tutuklama ile elde etmeyi düşündüğünüz hukuki yarar;
milletin seçme hakkına, iradesine, hukukuna dolaylı olarak müdahale ederek, seçim sonucunu değiştirmenin yaratacağı toplumsal, siyasal ve hukuksal zarara nazaran daha mı öncelikli ve önemli?
Kadınlarımızın voleyboldaki başarılarına hiçbir takım oyununda ulaşabilmişliğimiz yok. Buna karşın bu örnek alınması gereken başarılar spor sayfalarında bile zar zor yer buluyor. Bu yazı, bu başarıyı görmezden gelenler için yazıldı.
https://t.co/HIvEnTsK80