Efkan Ala;
15 günde bir anket yapıyoruz.
3 de 2’sinden fazla %75,9’u, şimdi yapsak -%85 inden fazlası bu süreci destekliyor diyor!!!
Şimdi soruyorum bu yaptığı açıklama halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçuna girmiyor mu?
Türkiyenin %85 i gercekten bu süreci destekliyorsa hadi yapın bir referandum görelim!
Kim miş %85!!
UltrAslan tribün lideri diye anılan birinin, adliyeye sevk edilirken “Sayın Öcalan’a özgürlük!” diye bağırması, ne tribün kültürüdür ne de taraftarlık. Bu, terör örgütü elebaşına açık destek vermektir.Öcalan, Türk milletinin kanıyla, şehitlerin acısıyla anılan bir isimdir. Onu “Sayın” diye hitap edip özgürlük istemek, o şehitlerin hatırasına, Türk bayrağına ve bu ülkenin birliğine yapılan bir hakarettir. Tribünde “Türkiye!” diye tezahürat yapan bir grubun lideri konumundayken böyle bir slogan atmak, hem kendi camiasını hem de Galatasaray taraftarlığını lekelemektir.Kimse seni engellemedi diye bu cümleyi kurma hakkın doğmaz. Hukuk devleti içinde yargılanırken bile terör propagandası yapmak, “özgürlük” maskesi altında millete meydan okumaktır. Haddini bil: Bu topraklarda Öcalan’a özgürlük isteyenler, öncelikle kendi özgürlüklerinin sınırını öğrenmek zorundadır.Taraftarlık, takımına destek olmaktır; terörist başını yüceltmek değildir. Bu sözlerin bedeli vardır, hem toplumsal hem hukuki. Sessiz kalanlar da bu rezalete ortak olur.
İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel:
“Bu kadar insan Gazi… Bu insanların kiminin bacağı yok, kiminin kolu yok, kiminin gözü yok…
Bu insanlar şuradan 1 km yürüseler ne olacak ya!
Bunlar Polatlı sınırına dayanmış Yunan askeri değil ya!”
İşgal altındaki İstanbul’da görevli Fransız ve İtalyan polislerin 1922 tarihinde otomobiliyle Galata Köprüsü’nden geçen Halife Abdülmecid’e kestikleri trafik cezası.
Bu makbuzu Atatürk, ibret olması için Dolmabahçe Sarayı’ndaki çalışma odasının duvarına astırmıştı.
“GİZLİ OY AÇIK TASNİF” yöntemi ile yapılmayan hiç bir oylama demokratik bir oylama sayılmaz.
TBMM de yapılan ve kimin “KABUL”,kimin “RET”oyu verdiğinin tüm ülke tarafından
bilindiği “AÇIK OY AÇIK TASNİF” yöntemi
ile oylama yapıp “Demokratik oldu”
“Milletin serbest iradesi tecelli etmiştir.” demek insan aklıyla alay etmektir.
Seçilecek Milletvekillerini belirleyip listelere bizzat koyup o listeleri bizim önümüze koyup kim seçtiriyor? Parti lideri.
O milletvekillerinin hangi oyu kullanacağını grup kararı aldırarak kim emrediyor?
Parti lideri.
Açık oylamada parti kararının aksine oy vermeye hangi milletvekilinin yüreği yeter?
Hiçbirinin.
O zaman biz de milletvekillerini seçerken oyumuzu kime verdiğimizi sandık kuruluna
gösterip kaydettirelim.Nasıl güzel değil mi?
Yemeyin artık bizi.Kalmadı bir şeyimiz.
Deniz Zeyrek:
"Bugün üç AK Partili milletvekili oturuyordu. Ben de karşılarında oturuyordum. Açık açık sordum:
'Tweet atanın içeride, kurşun atanın dışarıda olduğu bir ortamı nasıl anlatacaksınız millete?'
Güldüler, gülümsediler. Böyle bir cevapları yoktu çünkü.
Sen espri yapan adamı içeride tutarken silah atan, kurşun atan adamı dışarı bıraktığında toplumsal barışı nasıl anlatacaksın?"