Bilmeyenler için: 28 yaşındaki Onur Yaser Can, "esrar satın aldığı" iddiasıyla 2010’da İstanbul'da gözaltına alındı ve nezarette cinsel taciz ve işkencelere maruz kaldı, muhbirlik yapması istendi. Çıktıktan bir gün sonra yine ifadeye çağrıldı, ifadesi bir kez daha işkence altında alınmaya zorlandı. Üçüncü kez emniyete çağrıldığında ise intihar etti.
2012'de iki polise 2 yıl 6 ay gibi komik bir ceza verildi.
2014'te annesi Hatice Can intihar etti, babası Mevlüt Can ise 2019'da sağlık sorunları nedeniyle 62 yaşındayken yaşamını yitirdi.
Can ailesinden bir tek Onur Yaser'in kardeşi Ezgi Can kaldı:
"Annem de babam da hiçbir sağlık sorunu olmayan insanlardı. Onları öldüren şey, evlat acısı. Ve adil bir yargılama yapılmaması. Onları öldüren, bu adaletsiz sistem".
Eğitim-Sen’de toplu iş sözleşmesi taleplerimiz için eylemdeyiz!
🔴 Eğitim-Sen’le sendikamız Sosyal-İş arasında devam eden toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine Eğitim-Sen Genel Merkezi ve şubelerinde çalışan üyelerimiz bugün yarım günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirdi.
🔴 Eğitim-Sen Genel Merkezi’nde yapılan iş bırakma eylemine Genel Yönetim Kurulu adına Toplu İş Sözleşmesi Daire Başkanımız Gökhan Keskin ile Genel Yönetim Kurulu Üyemiz Murat Bozbeyoğlu katıldı.
✊ “Sefalete teslim olmayacağız!”, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz!” sloganları ve alkışlarla başlayan eylem TİS Daire Başkanımız Gökhan Keskin’in yaptığı “Eğitim-Sen yönetimine sesleniyoruz, taleplerimize yanıt verilmediği takdirde daha güçlü eylemlere imza atacağımız bilinmelidir” çağrısıyla eylem sonlandırıldı.
DİSK'e bağlı Sosyal-İş ile Eğitim Sen yönetimi arasındaki 8. Dönem TİS görüşmelerinde mali ve idari maddelerde uzlaşma sağlanamadı
Arabulucu teklifi reddedilen işçiler, talepleri karşılanana kadar eylem kararı aldı.
https://t.co/9pq1bri3hZ
EĞİTİM SEN’le toplu iş sözleşmesi sürecinde anlaşma sağlanamadı. Haklarımız için eyleme geçiyoruz!
🔴 Sendikamızla EĞİTİM SEN arasında devam eden 8. Dönem Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamamıştır. En son 10 Şubat 2026 tarihinde yapılan görüşmede de ilerleme sağlanamayınca Uyuşmazlık Tutanağı tutulmuştur.
🔴 En son gelinen nokta taleplerimizin uzağında, TÜİK enflasyonunun bile altında oranlarda ve EĞİTİM SEN çalışanlarının ücretlerinin hayat pahalılığı karşısında daha fazla erimesine neden olacak düzeydedir.
📝 Taleplerimiz açık: Enflasyon karşısında ücretlerimizin korunması, iktidarın asgari ücret politikasından kaynaklanan mağduriyetin giderilmesi, insanca yaşayabilecek bir ücretin EĞİTİM SEN çalışanlarına verilmesi.
Hakkari'de 11 yaşındaki bir kız çocuğu, köyündeki 3 kişinin TECAVÜZÜNE uğradı!
1- Esra’yı "sana acil bir şey söylememiz lazım, akşam ahıra gel" diyerek kandırıyorlar.
2- Esra akşam ahıra gittiğinde Esra’yı kaçırıp şiddet uygulayıp, tecavüz ediyorlar.
3- Tecavüzcüler, tecavüz ettikleri anları kayıt altına alıyor.
4- Esra’yı da birine söylerse kaydı yaymakla ve öldürmekle tehdit ediyorlar…
5- Tecavüzcüler, Esra’yı kayalıklardan aşağı atıyorlar. Oradan geçen arıcılar (biri kuzeni) Esra’yı bulup hastaneye götürüyor.
6- Esra olayı hastanede bir hemşireye anlatıyor, deliller toplanıyor. Bu 3 tecavüzcü tutuklanıyor.
Deliller:
- Esra’nın paramparça olmuş kıyafetleri
- Esra’yı sabah bulan arıcılar ve kuzeni
- Hastanede olayları anlattığı Ayşe hemşire
- HTS kayıtları (telefon sinyalleri)
- Baz istasyonu kayıtları (konum sinyalleri)
- Adli Tıp kontrolünde tecavüz ve meni bulgusu
- ESRA’NIN BEYANI
7- Tutuklanan 3 tecavüzcü 8 ay sonra adli tıp raporuyla “SERBEST” bırakılıyor.
Gerekçe:
- Adli Tıp Raporu’na göre tecavüz ve meni var fakat rapora “erkek DNA’sı kadın DNA’sına karıştığı için kimlik tespit edemiyoruz” yazılıyor ve serbest kalıyorlar.
8- Bunun üzerine zanlıların avukatının AKP il başkanı olduğu ortaya çıkıyor…
9- Esra artık aramızda değil, tecavüzcüler serbest bırakıldıktan 10 gün sonra intihar etti…
Tecavüzcülerin isimleri:
- Nihat Yılmaz
- Veysi Yılmaz
- Zahir Yılmaz
(Timur Soykan)
Çok fazla soran var. 8 yaşındaki Şeyma'ya ne oldu?
Gazeteci Canan Kaya anlattı. Batman’da evinin önündeki ipte asılı bulunan 8 yaşındaki kız çocuğunun intihara teşebbüs ettiği gerekçesiyle takipsizlik verilmiş.
Adli tıp raporunda, kız çocuğunun üzerinde sperm izleri yani cinsel istismar bulguları saptanmış. Buna karşın dosya kapatılmış!
Yerel medyada haber yapılınca Şeyma'nın ailesi yerel medyayı basıp haberi kaldırtmak için baskı yapmış. Bu sebeple olayı şimdi duyuyoruz!
En az 1 tweet de olsa atarak olayı tüm Türkiye'ye duyuralım!
#ŞeymayaNeOldu
‘Abi instagram yasağı için yok mu cümlen?’ diyorlar. Olmaz mı be gülüm? İnstagramın dünya rekorunu bir buçuk senedir elimde tutuyorum, nasıl olmasın? Canım instagramım… Şahsi hesabımı takip etme teveccühünü gösteren 6.7 milyon insana ulaşıyordum. Ayrıca BabalaTV ve Babalayka hesaplarıyla erişebildiğimiz 2 milyonun üzerinde insan vardı instagramda. Yaptığımız projeleri tanıtıyor, sayısız yardım yapıyor ve elbette büyüyen ekibimize kaynak sağlayan iş birlikleri ile ayakta durmaya çalışıyorduk. İşimizden kazandıklarımızı bir sonraki işimize harcadığımızı, işlerimiz daha büyük, daha iyi olsun diye çabaladığımızı da herkes bilir. Youtube gelirlerimizi bağışlayıp, instagram gelirleriyle ayakta dururuz diyordum… Sistemimizin göbeğine bomba yemişiz, nasıl yazmayayım? Her şey bir yana, keşfet bölümünde gezinip tatile çıkanları kıskanıyor, birbirinin arkasından konuşan insanların sarılırken foto paylaştığını görüp gıybet yapıyordum. Elin gavurunun teknolojilerine hayret ediyor, DM özelliğiyle heyecansız özel hayatımı diri tutuyordum. Gezelim görelim denen şeyin, görelim kısmıyla yetinip dağa ormana layk atıyor, tipsiz sıfatımı cilt efektiyle boyayıp, sokakta atamayacağım havayı sosyal eşrafa atıyordum. Küçümsemeyin. Kısıtlı sosyal yaşamda bunlar hayat kurtarır. Ben biraz işkolikimdir, bana çok iyi geliyordu. Çok üzgünüm elbette ama o kadar. Ötesine geçip şikayet etmeyeceğim. Neden edeyim? Her yasağı sinesine çekebilen sinesi geniş kalabalıkla mı uğraşayım? ‘Oooo kıçını başını gösteren bir sürü influencer işsiz kaldı hahahaha’ yazana mı dert anlatayım? Sırf ilgi görmüyor diye ilgi görene saldıranlarla mı kapışayım? 10 yıldır anlatıyorum, kapışıyorum. Milyar izlenmeye ulaşmışım. Neye yaramış? Bin tane dava, bin tane iftira, milyonlarca hakaret yemişim. Canım sağ olsun, küstüğümden falan yazmıyorum bunları en azından denedim. Sadece soruyorum, neye yaramış? ‘Abi instagramı kapatamazlar!’ Öyle mi ciğerim? Dur sana bir soru daha sorayım. Sence ne isterler de yapamazlar? Mesela halk onlara hangi konuda geri adım attırabilir? Eğitim sistemini değiştirseler, adalet sistemini değiştirseler, ekonomik sistemle oynasalar, orduyu baştan dizayn etseler, milli bayramlara ayar çekseler, andımızı kaldırsalar, Türkçe bilmeyenler geleceğimize oy atsalar, tarihi yeniden yazsalar mı? Bunları geç, çok geç. Varsa bilmediğim başka bir kırmızı çizginiz yazın da bileyim. Her neyse… Bu ve bunun gibi sebeplerle artık şikayet etmeyeceğim siyasetçileri, üzgünüm deyip geçeceğim. Çünkü benim şikayetçi olduğum şey biziz. Suç onun bunun, şu partinin bu partinin değil, bizim. Halen ‘Abi ses çıkart! Abiii!’ mi diyorsun azizim? HÖÖÖYYYT! Al sana ses.
Eğitim-Sen ile 7. Dönem Toplu İş Sözleşmeleri görüşmelerinde anlaşma sağlanamamış ve uyuşmazlık tutanağı tutulmuştu.
Eğitim-Sen emekçileri bugün mesaiye Sosyal-İş önlükleri giyerek başladı. işyerlerine astıkları dövizlerle Eğitim-Sen yönetimini taleplerine kulak vermeye çağırdı.
TÜİK rakamlarına değil, ENAG rakamlarına itibar ediliyorsa, çalışanına neden TÜİK in enflasyon oranında zam dayatılıyor.
Eğitim Sen çalışanları da geçinemiyor.
#Geçinemiyoruz#DiskSosyalİş#EğitimSen
Türkiye de tüm zamanların en ağır ekonomik krizi yaşanıyor. Alım gücü her geçen gün düşüyor. Gıda enflasyonunda neredeyse dünyada ilk sıradayız. "Rakamlar yalan, yoksulluk gerçek" sizin sloganınız.
"Toplu sözleşme görüşmeleri ocak ayı itibarıyla başladı ve aradan üç ay geçti. Bu üç ay içerisinde birçok ihtiyacımız zamlandı, alacağımız ücret zammı da şimdiden eridi."
✉️ Eğitim Sen’de çalışan Sosyal-İş üyesi bir işçinin mektubu https://t.co/khAxBqATV5
Eğitim-Sen’le sendikamız arasında devam eden 7.Dönem TİS görüşmelerinde anlaşma sağlanamamıştır.
Kamu emekçileri mücadelesinde önemli bir geleneği sahip olan Eğitim Sen’in çalışanların talepleri karşısındaki tutumunu yeniden gözden geçirmesi gerekmektedir.
https://t.co/NlrAYv8l2i