💥 “BİZİM KAVGAMIZ ORTAKTI!”
🗣️ @lubeayar: "Ben Ali Koç'la değildim. Bizim kavgamız aynıydı. Bunu camia anlamadı yani. Anlatamadık. Bizim kavgamız ortaktı arkadaşım. Yolumuz değil yani. O onun yolu belli. İletişim ekibi belli değil mi? Kimle? Ben var mıydım iletişim ekibinde? Yoktum. 7 yıl, 8 yıl başkanlık yaptı. Ben danışmanlık yaptım mı Ali Koç'a? Hayır, yapmadım. Ama Fenerbahçe'nin düşmanının kim olduğunu görebiliyorduk ikimiz de. Görmemek için kör olmak lazımdı. Kavgamız ortaktı. Başka hiçbir şeyimiz değil. O yüzden de benim için hep değerliydi. Hep de değerli kalacak."
https://t.co/ZZ9yCDfw9O
��� Lale Orta: "MHK başkanı olduğum dönemde hakemler içinde özellikle Fenerbahçe düşmanı çeteleşmiş bir grup vardı.
Maalesef bu hakemleri dağıtamadım, en sonunda görevi bırakmak zorunda kaldım.
Aynı organizasyon PFDK’da da çıktı."
(Devrim Zengi)
Halil Özer: Lig bitti ama olsun... Bazı konuları konuşmak şart. Birkaç örnekle Galatasaray’ın şampiyonluk yolunda daha doğrusu masa başında nasıl bir tartışılmaz üstünlüğü olduğunu anlatmakta yarar var.
Şimdi üç hafta önce Fenerbahçe kendi sahasında Rizespor ile çok kritik bir maç oynadı. Son saniyeye kadar Fenerbahçe maçı önde götürüyordu. Ancak son anlarda kaleci Fofana topu doldur boşalt yapmaya çalışırken hakem Adnan Deniz Kayatepe Oğuz’un ittiğini belirterek faul çaldı. O faul atışı sonrası top gitti gol oldu. Tamam Ederson pozisyonda hatalıydı ama başlangıçta çalınan düdük ligin kaderini tayin etti. Fenerbahçe bu maçın moralsizliği ile Galatasaray karşısına çıktı ve yenildi. Hatta kupadan da elendi.
Sonra bir baktık orada faul filan yok. Oğuz’un eliyle bir dokunması var o kadar. Bütün hakem hocaları yerli yabancı yorumcular bu pozisyonda Fofana’nın kırmızı görmesi gerektiği konusunda birleşti. Ancak öyle bir hava yaratıldı ki Fenerbahçe camiası bu pozisyondan hiç söz etmedi, Ederson’a yüklendi. Gündeme bile getirilmedi.
Ama TFF kendi kurullarında bu hakemi sert bir şekilde eleştirdi. Üstelik raporlarda hakemin yüzde yüz hatalı olduğunu söyledi.
Peki sonra ne oldu?
Bir dedikodu çıktı.
Hakemin sezon sonuna kadar maç alamayacağı belirtildi.
Öyle mi dersiniz?
Hayır tabii ki. Bu hakem daha geçen hafta Beşiktaş’ın Konyaspor’a elendiği maçın hakemiydi.
Yani MHK’nın hatalı demesine rağmen dışarıya belli etmediler ama öyle düşündüklerini biliyorum. Suç ve ceza sistemini uygulamadılar. Öyle ya daha bir iki hafta önce ligin kaderini belirleyen bir hata yapan hakemin normalde yeni sezona kadar maç almaması gerekir. Hatta bazı ülkelerde bu hata düdük astırır.
Ama TFF biliyor. Konu Fenerbahçe ise sorun yok. Nasıl olsa kimse sesini çıkarmıyor. Etki yok, tepki yok. Vurun abalıya.
Peki aynı olay Galatasaray maçında olsaydı ne olurdu.? Bir hatalı sarı kart yüzünden Erden Timur “Ligi oynatmayız” demişti. Bir Allah’ın kulu da “Kimsin sen?” demedi. Diyemedi. Bu olay Galatasaray aleyhine yaşansaydı olacakları düşünmek bile istemiyorum.
Ama Fenerbahçe boş musluk sesi. Onlar kendi dertlerine düşmüş. İmzacısı ile başkan adayları ile kulübü düşünen yok. Varsa yoksa iktidar olabilmek. Bu kafayla senden şampiyonluk alan hakemlere daha çok ödül maçı verilir.
Eğer sen daha sezon başında Alanya maçının son dakikasında yüzde yüz penaltıyı vermeyen Cihan Aydın’a ses çıkarmazsan sezon sonuna doğru seni böyle patlatırlar.
Peki Fenerbahçe son Galatasaray - Antalya maçının VAR hakemlerini araştırdı mı? Örnek böyle önemli maça atanan VAR hakemi Öznur Özden hangi tecrübeyle bu kader maçına verildi. Liyakat yüzünden mi yoksa birilerinin koşu arkadaşı ya da birilerinin kankası olduğu için mi? Hiçbir şeyi görmeyen VAR hakemi. Osimhen’in hakem yerine maçı yönetmesine nasıl izin verildiğini, bu adama karşı hakemlerin neden sessiz kaldığını, her maç kırmızı görmesi gerekmesine rağmen hakemlerin neden korktuğunu Fenerbahçe araştırdı mı? Peki derbide Barış Alper’in isteği üzerine Ederson’un gördüğü kırmızı kartın hesabı soruldu mu? Tabii ki hayır.
Yıllardır bu mesleğin içindeyim ama bu MHK’ların, genci yaşlısı hakemlerin yaşadığı Galatasaray korkusunun nedenini asla çözemedim. Adamlar düdüklerini asıyorlar sonra bir sürü itirafta bulunuyorlar. Ama ne fark eder? Olan olmuş. Yaptığın yanında kar kalmış.
Yani diyeceğim şu ki Fenerbahçe bu kafayla daha çok Galatasaray şampiyonluğu izler.
Sonra da TFF başkanı bugün olduğu gibi çıkıp “Hakemler ligin sonucunu etkilemedi. Hakemlik olarak 5 büyük ligden daha iyi durumdayız” diyebilecek cesareti kendinde bulur.
Ve tabii bir kişi de ��ıkıp “Peki Dünya Kupası’nda o zaman neden yokuz” diye sormaz. (Milliyet)
🚨🎙️| Jürgen Klopp on why he has no plans to coach Real Madrid:
“Real Madrid? Look, I respect the club, of course but coaching there is not football, it’s politics with a ball. One week you’re a genius, the next week they’re already discussing your replacement. That’s not how I work.
People always ask me, ‘Why not Madrid?’ Because I don’t build something for three months, I build something for years. At Madrid, you don’t build, you survive. You win and it’s expected. You lose once and suddenly you’re the problem.
And this idea that any manager can just go there and ‘handle the stars’, no. The players have more power than the coach, everyone can see it. If your philosophy doesn’t match the dressing room mood, you’re gone. Simple.
Also, let’s be honest, there’s no real patience for football identity. It’s always, ‘give the ball to the best players and magic will happen.’ That’s not coaching, that’s hoping. I need a team that believes in a system, not just moments.
I’ve heard people say, ‘But it’s Real Madrid, you must go if they call.’ No. Not every big name fits every manager. I prefer a place where the project matters more than headlines, where people understand that success is built, not demanded overnight.
Madrid is perfect for some coaches but not for me. I like control, I like development, I like loyalty. And honestly, I don’t see those things lasting very long there.”
fenerbahçe'nin son şampiyonluğu 2014 yılındaydı
otobüsümüzün kurşunlandığı ertesi sezondan itibaren neler yaşadığımıza ilişkin, hafızamızı biraz tazeleyelim:
o sezon teknik direktör ismail kartal'a bizzat kendi (salyalı ve yamyam) taraftarlarımızca "ismail eagle", "arap ismail" vb. lakaplar takıldı mı? evet
zaten kulübün başkanı olan kişi, sezon başında o teknik direktöre imza attırırken "siz fenerbahçe'yi hocalar mı şampiyon yapıyor zannediyorsunuz?" diyerek onu itibarsızlaştırdı mı? evet
ertesi sezon, terbiye yoksunu bir futbolcunun "geç yerine otur" dediği teknik direktör, o futbolcu uğruna camia tarafından satıldı mı? evet
uğruna teknik direktör harcadığı o terbiyesiz futbolcuyu, ertesi sezon aynı salyalı ve yamyamlar tribünde ayağına her top geldiğinde ıslıklıyor muydu? evet
2017/18'de kalitesi çok yüksek olmasa da olağanüstü yürekli ve taş gibi top oynayan takım, bu kez tribüne gelmeyen yamyamlar tarafından ortalama 17 bin kişiye oynamaya mahkum edildi mi? evet
2018'den itibaren ali koç, kulübün batmış olan ekonomisini düzeltmeye çalışırken ve bir yandan da bozuk para gibi teknik direktör harcarken, camia bu değirmene su taşıyarak hoca ve futbolcu yemeye devam etti mi? evet
2022'den itibaren ekonomik düzelme ve jesus gibi bir hoca gündeme gelmişken, tribündeki ve sosyal medyadaki yamyamlık seviyesi o hocaya bile "benim futbolcumu ıslıklayan beni ıslıklamış demektir" dedirtecek ve tribünlere el-kol yaptıracak bir raddeye geldi mi? evet
ertesi sezon 99 puanlık bir performansa rağmen ismail kartal (sosyal medyadaki, muhabir görünümlü sırtlanlar tarafından itibarsızlaştırılırken) tirbündekiler bu değirmene su taşıdı mı? evet
bir sonraki sezon en-nesyri ve szymanski başta olmak üzere pek çok oyuncunun ve hatta tadic ile dzeko gibi futbol tanrılarının bile ıslıklandığı mide bulandırıcı, kusturucu bir iklim devam etti mi? evet
tadic ve dzeko mutfak tüpünün fonda olduğu bir hatıra fotoğrafıyla yollandı mı? evet
ve son olarak fenerbahçe tarihinin en kötü, kifayetsiz, kişiliksiz, sisteme köle olmuş ve kulübü sabote edecek raddeye gelmiş başkanı, (sosyal medyadaki o yamyamların desteğiyle) 12.500 kişi tarafından bu kulübe musallat edildi mi? evet
bütün bunların üzerine sorulması gereken asıl soru ise şu:
böyle bir sicili olan camia ve taraftarın, herhangi bir şekilde sağduyusuna ve kararlarına bundan sonra %1 bile güvenmek mümkün müdür?
ve daha da önemlisi, sicili böyle olan bir taraftar topluluğu, sizce işlerin (ve kulüpteki bu iklimin) bir anda "ışık hızıyla" değişmesini ve mutlu olmayı hak ediyor mu?
hem akıl ve sağduyu açısından, hem de ahlaken bu kadar çökmüş bir topluluğun, mutlu olmadan önce ciddi bir kefaret ödemesi gerekmez mi?
"12 yıldır şampiyon olamıyoruz, daha ne kefareti?" demesin hiç kimse, zira 12 yıllık bu sürecin bir sorumlusu da zaten sensin (taraftarların 2/3'si), dolayısıyla bunu söylemeye hakkın yok
bilakis, başına çok kötü bir şey gelmesi gerekiyor; hem hak ettiğin için, hem de oturup düşünmene ve gelecek adına ders almana vesile olabilir belki diye
o kötü şey, aziz yıldırım isimli kan emicinin ya da aydınlar gibi bir sabıkalının başkan olması veya stadyum arazisinin elden gitmesi veya kulübün, rejimin istediği bir yönetimce idare edilmesi vs. olabilir
ne olduğu önemsiz ama gerçek şu: (benim 43 yıldır ve) pek çok insanın on yıllardır hayatının merkezinde yer alan bu camia, içeriden ciddi şekilde çürümüş durumda
taraftarın 2/3'sinin sesi çok fazla çıkıyor ve bunların her birisi, birer yamyam gibi fenerbahçe'nin etini kopararak "yapı"nın değirmenine su taşıyor. bu durumdaki bir kulübün, iyice dibe vurmadan, çok ciddi bir bedel ödemeden, aklı başına gelmez
o bedel neyse ödenecek ve ödenmek zorunda
Timur Soykan: (‘Biz hep halkın işçinin yanındaydık bize ne oldu’ diyen AKP’li Şamil Tayyar’a)
• Günaydın Şamil Tayyar.
• Bu maden şirketlerinin sahiplerinin hep AKP’li olmasının bir etkisi olmuş olabilir mi mesela?
• Ya da o maden şirketlerinin yanındakilerin hep AKP’ye yakın isimleri yanlarına katmış olmaları olabilir mi?
• Veya bir şekilde işçilerin karşısında duranların, işçilere müdahale edenlerin hep AKP sıralarından milletvekillerinin şirketleri olması olabilir mi?
• Yani siz böyle patronlar dünyasının krallarına dönüşüp o işçileri bunun için karşınıza almış olabilir misiniz?
• Bir tane örneğin işçi milletvekiliniz var mı? Hatırlıyor musunuz öyle biri?
• AKP sıralarında milletvekili olabilmiş bir tane işçi var mı?
• Ama ben size onlarca patron sayabilirim; AKP sıralarında olan ve o sıralarda cebini doldurmaya devam eden.
@ahmetkonanc Taraftar, bu süreçte en az suçlu olan eski teknik direktörünü uğurlamaya gelmiş, geçen sene olduğu gibi kulübe hizmet eden futbolcularının kuyruğuna teneke bağlayıp göndermesini mi tercih ederdin? Bu seni niye bu kadar rahatsız etti?
Dünyanın çok az ülkesinde maaşları ödenmeyen işçilere barikatlar kurulur.
İktidar yine bildiğini okuyor...
Doruk Madencilik işçileri polis ablukasında.
Milletvekilleri dışında kimse yanlarına ulaşamıyor
Timur Soykan: “Madenciler gözaltına alınırken ‘Açım aç!’ diye bağırıyordu.
110 madenci gözaltına alındı, çünkü Doruk Madencilik’in sahibi eski AKP milletvekili.”
Madencilerin alacaklarının yatırıldığına dair holdingler tarafından yapılan yalan haberlere karşı madencileri dinleyelim.
"7 maaş alacağı olan arkadaşımıza 1-2 maaş anca yatırdılar. Ödenen miktar toplam alacağımızın 50'de 1'i bile değil."
Sendikamız ve madenciler tarafından yapılan açıklamalar dışında hiç bir habere itibar etmeyiniz. Her bir madencinin son kuruşunu dahi alana kadar direneceğiz. #HakkımıVerDorukMadencilik