𝐘𝐚𝐩𝐚𝐲 Z𝐞𝐤𝐚 Ç𝐚ğı𝐧𝐝𝐚 𝐃𝐢𝐧𝐝𝐚𝐫𝐥ı𝐤: İ𝐧𝐬𝐚𝐧 𝐯𝐞 𝐌𝐚𝐤𝐢𝐧𝐞 𝐀𝐫𝐚𝐬ı𝐧𝐝𝐚 𝐘𝐞𝐧𝐢 𝐁𝐢𝐫 𝐘𝐨𝐥𝐜𝐮𝐥𝐮𝐤
Geleceği kim şekillendirecek? İnsan mı, yoksa yapay zeka mı?
Murat Çinici'nin "Yapay Zeka Çağında Dindarlık" adlı eseri, bu sorulara cevap ararken modern dünyanın sınırlarını yeniden çiziyor. İnsan aklı ile yapay zekanın gücü arasındaki ince dengeyi, inanç ve teknolojinin kesişim noktasında inceliyor.
Peki dindarlık ve inanç veriyle ölçülebilir mi?
Dijitalleşen dünyada dindarlık nasıl bir anlam kazanıyor?
Yapay sinir ağları ve bulanık mantık gibi algoritmalar din bilimlerinde ne ifade ediyor?
Teknolojinin sınır tanımadığı bu çağda, dindarlık sadece kişisel bir mesele mi yoksa dönüşen bir kimlik mi?
Geleceği tahmin etmek artık daha mı kolay?
yoksa sorular daha mı karmaşık? ❓
Veri madenciliği sadece sayıları değil, insanın iç dünyasını da çözmeye çalışıyor.
Peki bir duyguyu veya inancı verilerle analiz etmek gerçekten mümkün mü?
Murat Çinici, bu kitapta tam da bu soruların izini sürüyor. Dindarlığın, düşüncenin ve insan olmanın teknolojinin gölgesindeki yerini keşfetmek isteyenler için cesur bir yolculuk sunuyor.
Bu kitap, cevaplardan ziyade yeni sorularla dolu bir keşif yolculuğu. Belki de asıl yolculuk, bu sorularla başlayacak. ✨
"Yapay Zeka Çağında Dindarlık" şimdi kitapçılarda ve online platformlarda!
https://t.co/7nrYPa9d10
https://t.co/BulQaBuY5T
#YapayZeka #Dindarlık #MuratÇinici ✍️ #Kitap #Teknoloji #İnanç ️ #Felsefe #ÇamlıcaYayınları
#dindarlık
I am excited to share my research is now published! 📚
A NIKOM-Based Conceptual Framework for Spiritual Counseling Services in Turkey: Toward an Intervention Model
https://t.co/4oBOfJ5Eo4
@SN and #SNAuthor.
Baskıya Gitti...
Yetkin Düşünce'nin 33. Sayısı, "YALAN" dosyasıyla çıkıyor...
İnsanlık tarihinin en kadim ve bir o kadar da yakıcı meselelerinden biri olan "yalan", Yetkin Düşünce’nin 2026 yılındaki bu ilk sayısında masaya yatırılıyor...
Haftaya...
Ben matematikçi değilim. Ancak uzun yıllar bölme işlemini anlatan klasik yöntemin bile ne kadar karmaşık olduğunu düşünmüş biriyim. Lisede matematik problemleri çözerken çok basit bir sorunun peşine düşmüştüm: “Neden 9 ile bölünebilme kuralı böyle çalışıyor?” Yani bir sayının rakamlarını topladığımızda nasıl olur da kalanı veriyor?
Bu merak beni beklemediğim bir yere götürdü. Sayılarla oynarken fark ettim ki aslında bölme işlemi her zaman tahmin ederek ve çıkarma yaparak ilerlemek zorunda değil. Başka bir yol mümkün olabilir.
Yıllar içerisinde bir formülasyon gelişti. ve en sonunda ortaya “Çinici Bölünme Algoritması” adını verdiğim bir yöntem çıktı.
Klasik uzun bölme yönteminde sürekli tahmin yaparız, çarparız, çıkarırız ve tekrar deneriz. Bu yüzden özellikle büyük sayılarda işlem zihni oldukça zorlar.
Önerdiğim yöntemde ise bölme işlemi farklı bir mantıkla ele alınmaktadır: işlem büyük ölçüde çarpma ve toplama adımlarına dönüştürülmektedir. Böylece bölme problemi daha sistematik bir yapıya indirgenmektedir.
Çok şükür bu çalışmam "Journal of Advanced Mathematics and Mathematics Education" adlı dergide yayınlandı. Onlara da bu konuda teşekkür ederim.
Makalede bu yöntemin matematiksel ispatını, algoritmik yapısını ve Python ile yapılan testlerini anlattım. bir de bu yaklaşımın iki önemli kullanım alanı olduğunu tartıştım:
a- matematik eğitiminde bölme mantığını daha anlaşılır hâle getirmek
b- donanımsal bölme birimi olmayan küçük elektronik sistemlerde daha verimli hesaplama yapmak.
Kısacası bu çalışma, basit bir merak sorusundan doğdu. Matematik bazen büyük keşiflerle değil, küçük bir “neden?” sorusuyla başlıyor. Bu makale de o sorunun peşinden giden bir hikâyenin sonucu.
#matematik
#çinicibölünmealgoritması
#makale
#YapayZeka
NİKOM’a Göre Mutluluk, Haz ve Keyif (nikom Murat Çiniciye ait bir modeldir).
NİKOM bu üç kavramı, aktive edilen kodların niteliğine ve sistemin (zihin-beden) bu kodlara nasıl "hizalandığına" göre birbirinden ayırır:
1. Haz (Pleasure): Alt Beynin Kısa Devre Ödülü
Tanımı: NİKOM'da haz, genellikle Sistem 1 (hızlı, sezgisel, otomatik) ve ilkel limbik sistemle ilişkilendirilir.
Mekanizması: Alışkanlık döngülerindeki "Ödül" aşamasıdır ve beyinde anlık dopamin salgılanmasıyla karakterizedir.
Kod Yapısı: Genellikle "EĞER [bu yemeği yersem/bu dürtüyü tatmin edersem], O HALDE [anlık bir rahatlama ve doyum hissederim]" şeklindedir. Haz odaklı kodlar, prefrontal korteks (irade merkezi) tarafından baskılanmadığında bireyi ben-merkezci ve kısa vadeli sonuçlara kilitler.
2. Keyif (Enjoyment): Nesne ve Deneyimle Pozitif Hizalanma
Tanımı: Keyif, bir nesne veya eylemle kurulan pozitif beklenti ilişkisidir.
Mekanizması: Gündelik "Hayırlı olsun" veya "Güle güle kullan" gibi sözel kodlama ritüelleriyle pekişir. Bu ifadeler, nesne ile kullanıcı arasında bir "neşe" beklentisi kurarak sistemin o nesneden daha fazla verim almasına (hizalanmasına) yardımcı olur.
Farkı: Hazdan daha "bilişsel" bir süreçtir; nesnenin sadece tüketilmesi değil, onunla olan etkileşimin anlamlandırılmasıdır.
3. Mutluluk (Happiness): Meta-Kodlarla Gelen Anlam ve Sükûnet
Tanımı: Mutluluk, dışsal ve geçici uyaranlardan ziyade, zihnin en temel "İşletim Sistemi" ve Meta-Kodları ile uyumlu olma halidir.
Mekanizması: El-Kindî’nin NİKOM ile örtüşen yaklaşımına göre, gerçek mutluluk fani nesnelere bağlı değildir. Eğer birey "EĞER [bir şeyi kaybedersem], O HALDE [benim asıl değerim ve mutluluğum bu geçici nesneye bağlı değildir]" kodunu yükleyebilirse, dış olaylardan bağımsız bir içsel huzura (sekîne) ulaşır.
Farkı: Haz anlıktır ve tüketildiğinde biter; mutluluk ise sistemin (zihin-beden) daha yüksek bir anlam ve amaç (Varoluşsal Anlam Kodu) doğrultusunda hizalanmasıdır
NİKOM’a Göre Mutluluk, Haz ve Keyif (nikom Murat Çiniciye ait bir modeldir).
NİKOM bu üç kavramı, aktive edilen kodların niteliğine ve sistemin (zihin-beden) bu kodlara nasıl "hizalandığına" göre birbirinden ayırır:
1. Haz (Pleasure): Alt Beynin Kısa Devre Ödülü
Tanımı: NİKOM'da haz, genellikle Sistem 1 (hızlı, sezgisel, otomatik) ve ilkel limbik sistemle ilişkilendirilir.
Mekanizması: Alışkanlık döngülerindeki "Ödül" aşamasıdır ve beyinde anlık dopamin salgılanmasıyla karakterizedir.
Kod Yapısı: Genellikle "EĞER [bu yemeği yersem/bu dürtüyü tatmin edersem], O HALDE [anlık bir rahatlama ve doyum hissederim]" şeklindedir. Haz odaklı kodlar, prefrontal korteks (irade merkezi) tarafından baskılanmadığında bireyi ben-merkezci ve kısa vadeli sonuçlara kilitler.
2. Keyif (Enjoyment): Nesne ve Deneyimle Pozitif Hizalanma
Tanımı: Keyif, bir nesne veya eylemle kurulan pozitif beklenti ilişkisidir.
Mekanizması: Gündelik "Hayırlı olsun" veya "Güle güle kullan" gibi sözel kodlama ritüelleriyle pekişir. Bu ifadeler, nesne ile kullanıcı arasında bir "neşe" beklentisi kurarak sistemin o nesneden daha fazla verim almasına (hizalanmasına) yardımcı olur.
Farkı: Hazdan daha "bilişsel" bir süreçtir; nesnenin sadece tüketilmesi değil, onunla olan etkileşimin anlamlandırılmasıdır.
3. Mutluluk (Happiness): Meta-Kodlarla Gelen Anlam ve Sükûnet
Tanımı: Mutluluk, dışsal ve geçici uyaranlardan ziyade, zihnin en temel "İşletim Sistemi" ve Meta-Kodları ile uyumlu olma halidir.
Mekanizması: El-Kindî’nin NİKOM ile örtüşen yaklaşımına göre, gerçek mutluluk fani nesnelere bağlı değildir. Eğer birey "EĞER [bir şeyi kaybedersem], O HALDE [benim asıl değerim ve mutluluğum bu geçici nesneye bağlı değildir]" kodunu yükleyebilirse, dış olaylardan bağımsız bir içsel huzura (sekîne) ulaşır.
Farkı: Haz anlıktır ve tüketildiğinde biter; mutluluk ise sistemin (zihin-beden) daha yüksek bir anlam ve amaç (Varoluşsal Anlam Kodu) doğrultusunda hizalanmasıdır
Gönül hanene neyi buyur edersen, göz penceren ancak onu seyreyler. Şüpheyi mihman eyleyen ayrılık, emniyeti dost bilen vuslat devşirir. Sen içindeki 'niyet' tohumuna bak; zira bahçende biten diken de gül de o tohumun meyvesidir.
Kalbin bir davul gibidir, tokmağı ise niyetin elindedir. Göğsündeki o deli vuruşları tesadüf sanma; o sesler, içeride kurduğun 'Eğer... O Halde...' hükmünün bedendeki zikridir. Niyetin korkuysa bedenin titrer, niyetin aşksa bedenin raks eder.
Öğrencilerime tavsiyemdir: Elalemin bahçesindeki güle bakıp da kendi toprağındaki dikene rıza gösterme. Başkasını geçmek için koşarsan nefesin kesilir, kendini aşmak için koşarsan kanatların açılır. Bil ki her tohumun çatlama vakti başkadır; senin baharın da elbet gelir.
Öğrencilerime tavsiyemdir: Yarını düşünüp bugünün neşesini ziyan etme. Gelecek, korkuyla titreyenlerin değil bugünden iyi niyet tohumu ekenlerindir. Sen elinden geleni yap, gerisini O'nun hikmetine bırak; en güzel tedbir, gayrete aşık olup neticeye teslim olmaktır.
Öğrencilerime tavsiyemdir: Sana 'senden adam olmaz' diyenlerin sözünü mühür belleme. Zihnin yumuşak bir balmumu gibidir, şekil vermek senin elindedir. Başkasının yazdığı kaderi oynamaktan yorulduysan, al eline irade kalemini, kendi destanını kendin yaz.
Öğrencilerime tavsiyemdir: Sanma ki yılların emeği, iki saatlik bir imtihanın kurbanıdır. O an sadece bir duraktır, yolun sonu değil. Emek dediğin, toprağa düşen tohum gibidir; vakti gelince, sınav kağıdında olmasa da hayat tarlasında mutlaka yeşerir.
Öğrencilerime tavsiyemdir: Kağıdın üzerindeki sayılar senin kıymetinin terazisi olamaz. Sen, o rakamlardan da, o sıralardan da yücesin. Bir 'yanlış', seni eksiltmez; bilakis, doğrunun kapısını aralayan bir anahtardır. Kendini sayılarla ölçen, ruhunu ucuza satmış olur.
Öğrencilerime tavsiyemdir: Ya tam olsun ya hiç' diyerek kendini kitleme, kırık dökük de olsa yola revan ol. Kusursuzluk Hakk'a mahsustur; kul dediğin düşe kalka büyür. Hata yapmaktan korkma, hatadan ders çıkarmamaktan kork; zira yürümeyen düşmez ama menzile de varamaz.