"İbn Arabi der ki: İnsan, yaşadığı hâlin aynasıdır.Gideceği yer, şimdiden içinde yürüdüğü yoldur.Tasavvuf der ki:Sırat ölümden sonra kurulmaz.İnsan yaşarken yürür o köprüden."
"Ben bazı insanların yaşattıklarını yaşayarak anlamasından yanayım.Hissettirdiklerini hissetmelerinden, çıkmazlarda çıkar yolu bulamamanın çaresizliğini yaşamalarından yanayım. Bazen insanların anlayabilmesi için o durumun içinde olmaları gerekiyor.
Eşiniz, seçebileceğiniz tek aile ferdidir. Bu yüzden eş seçimi sadece birini sevmekle ilgili değildir. Kendi ailenizi kurarken hayatınıza kimi dahil edeceğinize karar vermek, o insanla birlikte yaşayacağınız hayatı ve kuracağınız ailenin diğer yarısını seçmektir. Seçtiğiniz insan sadece sevdiğiniz insan olmayacak, hayatınızın düzenine, huzurunuza, kendinizle kurduğunuz ilişkiye ve belki çocuklarınıza dokunacak. Bu yüzden karakterine bakın. Sorumluluk alma biçimine bakın. Öfkesine, vicdanına, sınırlarına, merhametine, insanlara nasıl davrandığına bakın.
Bazı insanların dikliğinin sebebi
öfke, nefret, inat değil;
içine sindirdiği sükünetin dışavurumudur.
O müsterih duruşun kaç geceye tekabül ettiğini biliyorum.
Kimlerden korkarım biliyor musunuz? Kendi çıkardığı kaosun mağduru gibi davrananlardan..
Yangın çıkarıp sonra "Dumanın içinde ben de zarar gördüm." diyenlerden. Halbuki onlar zaten o dumandan beslenirler..
Ne çeşit dondurma sever
Uzun yolda uyuyabilir mi
Şarkı söylerken sesi nasıldır
Küçüklüğü nasıldı
Saçını nasıl yapar
Acıyla ekşiyle arası nasıldır
Utanınca yüzü nasıl olur
Gönlü nasıl alınır
Canı sıkıldığında ne yapar
En sevdiği yemek ne
Kan grubu nedir
Gözlüklü/gözlüksüz nasıldır
"Güzelliğin sesi kısıktır." diyor Nietzsche.
Ruhu savaşçı görünüşü zarif olanlara, karınca misali yılmadan hoşlukta saf tutanlara, bir çiçeği sabırla büyütenlere, hiç'i hiçe saymayı öğrenenlere, dimdik bir beden ve ruhla kendini inșa edenlere selam olsun..
Ben bu cümleyi çok sevdim:
"Rızkınız için yer değiştirin. Bazen bazı yerler bereketsizdir, sadece yaşlandırır."
Belki de bir şeylerin olmayışı hep bundan...
Bir iş olmadıysa, kaçırdın ya da hata yaptın diye değil, nasibinde olmama şekli o hataya bağlandığı için olmadı. Hatan da, kaçırdığın fırsat da yazılan kaderin tecelli etme sebebiydi. Sebep ne olursa olsun, takdir değişmez. Nasipte olmayan, hiçbir ihtimalde olmaz…
Sizi merak eden biriyle olun.
Sadece dış görünüşünüzden ya da ne kadar eğlenceli olduğunuzdan etkilenmiş biriyle değil, içinizdeki insanı tanımaya hevesli biriyle.
Geçmişinizde sizi inciten şeyleri, bugün olduğunuz kişiyi nelerin şekillendirdiğini, sizi içtenlikle neyin güldürdüğünü ve geceleri zihninizi neyin meşgul ettiğini bilmek isteyen biriyle.
Çekicilik birini size yaklaştırabilir ama onu yanınızda tutan şey gerçek ilgidir.
Geçenlerde bir arkadaşım bana, “Sen çok iyi niyetlisin. Hayata bu kadar ince bakma; en büyük kusurun bu.” dedi.
O günden beri düşünüyorum…
Belki de bazı insanlar için iyi niyet gerçekten kusur sayılıyordur.