“Öfkemle yeterince uzun süre oturdum, ta ki bana gerçek adının keder olduğunu söyleyene kadar.”
— C.S. Lewis
Bazen öfke, asıl duygunun üzerini örten bir perde olabilir. Kırıldığımızı, incindiğimizi ya da kaybettiğimizi kabul etmek zor geldiğinde, acıyı öfke olarak dışarıya yansıtırız.
Oysa insan, öfkesinin altında ne olduğunu anlayabildiğinde kendisini de daha iyi anlamaya başlar.
Bazen öfkenin ardında savaşmak isteyen biri değil, anlaşılmak isteyen kırgın bir kalp vardır.
Her sabah kendine şunu hatırlat:
Herkes seni anlamayacak.
Herkes değerini bilmeyecek.
Bazıları seni haksız yere yargılayacak.
Bunların hiçbirini kontrol edemezsin.
Ama kendini kaybetmeden nasıl karşılık vereceğin hâlâ senin elinde.
Kimsenin davranışı, senin kalbini değiştirmesin.
Sakin kal.
İyiliğini koru.
Kendinden vazgeçme.