Okuldaki enerjimizin en az %50’si, davranış sorunları yaşayan öğrencilerle ilgilenmek ve diğer öğrencilerin eğitim ortamını korumakla geçiyor. Sınıfta, koridorda, bahçede… Öğretmenin görünmeyen yüklerinden biri de bu.
Daha önce yaptığı benzer hareketlerle pazarlarda sebzeleri mahveden, burada da güzelim sofrayı dağıtıp israf eden bu sözde influencer bozuntusu şaklaban ne zaman sınırdışı edilecek?
Bunu ibret-i alem olsun diye yaka paça ülkeden atmak lazım.
@TC_icisleri
- İşte Erdoğan bunu başardı.!
Dünya Katillerin kim olduğunu Erdoğan sayesinde öğrendi. Herkesi uyandırdı. Bir düzeni yıktı ve Devrim yaptı dünyada.
Katil Netenyahu BM kurulunda kürsüye çıktığında herkes yuhlayıp, ıslık çalıp salonu terk etti.
Zorunlu Eğitim Süresi Behemehal Geriye Çekilmelidir
Bu çok acil, hayati bir meseledir ve daha fazla geciktirilmemelidir!
Manisa'nın Turgutlu ilçesinde İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınlarında meydana gelen silahlı saldırı, eğitim sistemimizi ve özellikle zorunlu eğitim uygulamasını yeniden düşünmemiz gerektiğini bir kez daha hatırlatmıştır.
Haberlere yansıyan bilgilere göre, 15 yaşındaki şüpheli H.O. geçen yıl açık lisede 9. sınıfa devam etmiş ancak eğitimini tamamlamamış; bu yıl ise örgün eğitime kaydolmasına rağmen okula düzenli devam etmemiş ve eğitim-öğretim yılı içerisinde yalnızca birkaç kez okula gitmiştir.
Elbette tek bir olaydan hareketle bir kişinin davranışı ile eğitim sistemi arasında doğrudan ve kesin bir nedensellik kurmak doğru değildir. Ancak bu hadise, okulla, eğitimle ve meslek edinmeyle bağını sağlıklı biçimde kuramamış gençler için mevcut sistemin ne kadar işlevsel olduğunu sorgulamamız gerektiğini göstermektedir.
Mesele tam da buradadır.
Her Çocuğu Aynı Yola Zorlamak Doğru Değildir
Herkesin illa lise ve üniversiteyi örgün eğitim içerisinde tamamlaması gerekmiyor.
İnsanların kabiliyetleri, ilgileri ve hayattan beklentileri birbirinden farklıdır.
Kimi akademik eğitime yatkındır ve üniversiteye kadar devam etmelidir.
Kimi teknik işlere yatkındır.
Kimi ticarete, sanata, spora veya başka bir mesleğe yönelmelidir.
Kimi ise uygulamalı eğitim içerisinde çok daha başarılı olacaktır.
Öyleyse eğitim sisteminin görevi, herkesi aynı kalıba sokmak değil; çocuğun kabiliyetini keşfedip onu uygun bir eğitim ve meslek yoluna yönlendirmek olmalıdır.
Zorunlu Eğitim Süresini Yeniden Konuşmalıyız
Bugün üniversite eğitimi de hesaba katıldığında gençlerimizin eğitim hayatı çok uzun yıllara yayılmaktadır.
Buna rağmen önemli sayıda gencimiz okuldan çıktığında elinde bir meslek, bir beceri veya istihdam edilebilir bir yeterlilik bulunmamaktadır.
Bu tabloyu artık cesaretle sorgulamalıyız.
Zorunlu eğitim süresi behemehal yeniden ele alınmalı ve geriye çekilmelidir.
Bu, çocuklarımızı eğitimden mahrum bırakmak anlamına gelmemelidir.
Tam tersine;
daha erken yaşta doğru yönlendirme, daha nitelikli mesleki eğitim ve daha güçlü bir hayat hazırlığı anlamına gelmelidir.
Okumak İsteyene Sonuna Kadar Yol Açık Olmalı
Zorunlu eğitim süresinin kısaltılması, okumak isteyen öğrencinin önünü kapatmak değildir.
Akademik eğitime devam etmek isteyen öğrenciler için nitelikli liseler ve üniversiteler elbette varlığını sürdürmelidir.
Fakat okumak istemeyen veya akademik eğitime uygun olmayan bir genci yıllarca aynı eğitim modelinin içinde tutmak yerine, onun kabiliyetine uygun mesleki eğitim, çıraklık, uygulamalı eğitim ve açık öğretim seçenekleri güçlendirilmelidir.
Çünkü hedefimiz yalnızca diploma sahibi gençler yetiştirmek olmamalıdır.
Meslek sahibi, üretken, özgüvenli ve hayata hazırlanmış gençler yetiştirmeliyiz.
İnsan, Emek, Zaman ve Kaynak İsrafına Son Verelim
Eğitimde nicelik kadar nitelik de önemlidir.
Yıllarca okulda tutulan fakat eğitimle sağlıklı bir bağ kuramayan bir gencin zamanını tüketmek de; öğretmenin emeğini verimsizleştirmek de; sınıftaki diğer öğrencilerin eğitim hakkını olumsuz etkilemek de doğru değildir.
Devletin imkânlarını, öğretmenin emeğini ve çocuklarımızın yıllarını en verimli şekilde kullanmak zorundayız.
Bunun için zorunlu eğitim sistemimizi yeniden değerlendirmeli, çocuklarımızı daha erken yaşlarda kabiliyetlerine göre yönlendirmeli ve her gence kendi yeteneğine uygun bir gelecek kurabileceği yollar açmalıyız.
İnsan, emek, zaman ve kaynak israfının önüne geçecek şekilde zorunlu eğitim süresini makul ölçülerde kısaltacak bir reforma imza atanlardan Allah Teâlâ ebeden razı olsun.
Bu mesele artık ertelenmemelidir.
Çocuklarımızın geleceği için, eğitimimizin niteliği için, mesleksiz gençlik sorununu çözmek için zorunlu eğitim süresini yeniden düşünmenin zamanı çoktan gelmiştir.
Yüreklerimizi yakan bu tür hadiselerin tekrar yaşanmamasını temenni ederim.
#LiseZorunluOlmasın
Çok özür dileyerek bir şey söylemek istiyorum
Eskiden de lisenin önlerinde kavgalar olurdu
Hatta kavga eden çıkışa çağırırdı birbirlerini
Arkadaşlarını bıçağını satırını alan gelirdi
Tabi o zamanlar sosyal medya yoktu
Ama bir şey vardı çocuk okulun içinde kavga edemezdi öğretmenden korkardı
Anadan babadan daha çok öğretmenden korkardı
Şimdi öğretmeni sallayan yok
Acaba neden
Bunu bir düşünmek lazım önce
𝗩𝗶𝗻𝗰𝗲𝗻𝘇𝗼 𝗜𝘁𝗮𝗹𝗶𝗮𝗻𝗼'𝘆𝗮 𝗦𝗲𝗿𝘁 𝗘𝗹𝗲ş𝘁𝗶𝗿𝗶
🗣️🎙️Onur Yıldız:
"Italiano geldiğinde, rotasyon hocası, her maça farklı 11’le çıkar deniliyordu.
Bologna gibi takımlarda rotasyon yaparsın, kimse umursamaz. Ha 7. olmuşsun ha 8. olmuşsun.
Ama burası Beşiktaş. Öyle zırt pırt rotasyon. 5 yıldır şampiyon olamıyorsun deneme tahtası haline getirmek olmaz. Burası Fiorentina ya da Bologna değil, Türkiye’nin her sene şampiyonluğa oynayan kulüplerinden birinde hocasın, öyle zırt pırt rotasyon olmaz."
𝗩𝗶𝗻𝗰𝗲𝗻𝘇𝗼 𝗜𝘁𝗮𝗹𝗶𝗮𝗻𝗼'𝘆𝗮 𝗦𝗲𝗿𝘁 𝗘𝗹𝗲ş𝘁𝗶𝗿𝗶
🗣️🎙️Onur Yıldız:
"Italiano geldiğinde, rotasyon hocası, her maça farklı 11’le çıkar deniliyordu.
Bologna gibi takımlarda rotasyon yaparsın, kimse umursamaz. Ha 7. olmuşsun ha 8. olmuşsun.
Ama burası Beşiktaş. Öyle zırt pırt rotasyon. 5 yıldır şampiyon olamıyorsun deneme tahtası haline getirmek olmaz. Burası Fiorentina ya da Bologna değil, Türkiye’nin her sene şampiyonluğa oynayan kulüplerinden birinde hocasın, öyle zırt pırt rotasyon olmaz."
Önceki gün sınıfın içinde yaşanmıştı. Şimdi de okul çıkışı.
Okulların halinin böyle olduğunu zaten biliyorduk. Endişe verici olan bunun artık sosyla medyaya yansıyacak seviyeye ulaşmış olması. Türkiye'de kız çocukları için uygun okul var mı?
Zorunlu eğitim, sorunlu eğitimdir.
Zorunlu eğitim hiç olmazsa 8 yıla indirilmelidir.
Okumak istemeyeni zorla okutmak akla ziyan bir iştir.
Manisa Turgutlu’da bir anda ülkeyi yasa boğan o ürpertici olay bunun ispatıdır.
Okullarda eğitimi ve öğretimi bozan çocuk sayısı okul nüfusunun maximum %2'si 3'ü bu %3 zorunlu eğitim alacak diye okulun %97'si zarar görüyor.Okullarda her ay düzenli disiplin kurulu toplanıp Öğretmenlerin hepsinin onayıyla bazı çocukların zorunlu eğitimine son verilmelidir.
*
12 yıllık mecburi eğitim bir deli gömleğidir
Türkiye bu deli gömleğini çıkartmazsa, sıkıntılar 100 katına çıkar!
* okumak istemeyeni zorla okutmazsın!
* hedef her çocuğa bir iş bir meslek olsun!
* acilen düzeltilmeli. Okumak isteyenin önü açılsın
@Yusuf__Tekin
Cezaevleri kreş gibi olursa iti köpeği de nam salmak için suç işler. Korkmuyorlar ama korkmaları gerekiyor. Masumların yaşaması için zulmedenin keyfi kaçacak. Başka çare yok!
Demek ki neymiş okula polis görevlendirmekle bu işler çözülmüyormuş.
1- Okumak istemeyen çocuk asla okula gönderilmeyecek.
2- Okul yönetimi insiyatif alacak, problemli çocuğun derhal okuldan ilişiğini kesecek.