Bir daha hatırlatalım. Gazeteci Hakan Tosun gece vakti bir sokakta defalarca ağır biçimde dövülüyor, saldırganlar motosikletle geliyor, araçla geliyor.
2,5 saat bekletiliyor, kimliği, çantası fotoğraf makinesi alınıyor.
Yakınlarda hastane varken daha uzak bir hastaneye kaldırılıyor. Kimliği tespit edilmedi diye saatlerce bekletiliyor, yoğun bakıma girmesi gerekirken.
Nihayet saatler sonra parmak izinden kimliği tespit ediliyor, yoğun bakıma alınıyor.
Ailesi muhatap bulamıyor. Kamuoyu ayaklanınca iki kişi gözaltına alınıyor. Ve montajlanmış bir video servis ediliyor.
Gazeteci Umut Taştan gidip olay yerini gören kamera kayıtlarını araştırıyor. Polisin almadığı, saldırganlardan birinin akrabaları tarafından alındığı anlaşılıyor.
Bunu söyleyen esnaf apar topar gözaltına alınıyor.
Suç gelmişi olan iki kişi olayı basit bir ağız dalaşı gibi gösterecek "kurgulanmış" ifade veriyorlar, tutuklanıyorlar ama arkasında kim olduğu hala meçhul.
Bütün bunlar olurken İçişleri Bakanı, Vali, Emniyet Müdürü devlet erkanı sessiz.
Hakan Tosun bir ay önce Cengiz Holding'in kapısında, Limak protestosunda.
Kendilerini "devlet" zanneden şirketler açıkça suç işliyor, bundan birkaç ay önce Çalık Holding'in kapısında hakkını arayan Erol Eğrek dövülerek öldürüldü.
Doğa talanına karşı çıkanlar her türlü gaddarlığa uğruyor.
Umut Taştan'ı kim, hangi cesaretle tehdit ediyor?
Esnafı tehdit edenleri değil, esnafı gözaltına aldıran kamu görevlisi kolluk görevlisi kim?
Hakan Tosun'un kimliği, çantası, kamerası nerde? Kim aldı?
Burası muz cumhuriyeti mi?
Bütün bu tablo karşısında soruyoruz, sormaya da devam edeceğiz HAKAN TOSUN NEDEN ÖLD��RÜLDÜ?