Unutan vatandaşlara hatırlatalım burası Ekrem İmamoğlu'nun Beykoz'da ki rezidansının garajı diye paylaşılmıştı 😉 Sonrası da araçlar MHP mİlletvekilerine ait çıkınca bu görüntüler İktidar Piyonları tarafından apar topar silinmişti.
CANLI BLOG | MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin duruşmanın canlı yayınlanması yönündeki çağrısını hatırlatan Ekrem İmamoğlu, “Bana hakaret etti, masumiyet karinesini de çiğnedi ama yine de hakkını veriyorum, yayınlansın dedi. Cumhurbaşkanı da hayırlı olur dedi. Sonra ne oldu? Fos çıktı. Çünkü Ekrem konuşursa perişan oluruz dediler. Dava canlı yayınlansaydı daha ilk haftadan biterdi. Korktular, bu korkaklık unutulmasın” dedi.
@zcakir27 Hayatı yazıcının oğlunun Varlık fonuna devredilen icralik dosyaları tahsil ettiği iddia edildi.
Araştıracak ve yazacak mercimek tanesi yuregjn varmı?
Maçan yermi?YEMEZ...
İBB DAVASI’NDA 106 MİLYON DOLARLIK VURGUN İDDİASI: “DUYUM DEĞİL BELGEYLE ANLATIYORUM SİZE”
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu savunmasına İBB’nin AKP döneminde yapılan “yolsuzluk” iddialarıyla devam ediyor. Belgelerini de mahkeme heyetine sunuyor.
“Fatih Caddesi üzerinde bulunan arsa. İstanbullu hemşehrilerimizin Vatan Caddesi'nde Lunapark olarak bildikleri bir arazi burası. İBB tarafından 2017 yılında yaklaşık 430 milyon liraya o zamanın kuruyla 119 milyon dolara Metal Yapı'dan satın alıyor burayı.
Bu firmanın 2011 yılında burayı Fatih Belediyesi’nden alırken ödediği para 13 milyon dolar. Sadece 25 milyon lira.
Bakın 2011'de 13 milyon dolara alıyor firma. 2017 yılında 119 milyon dolara satıyor. Ama konu bu kadar kısa değil.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nce imar planları değişikliği yapılarak,arazinin değerlenmesi sağlandı. Yani burası bir lunapark arazisiyken imarlı hale getiriliyor.
Sürecin planlı bir şekilde yürütüldüğünü firmanın yönetim kurulu başkanının idarenin evrak kayıtlarında var olan iki dilekçesinden anlıyoruz.
Nüshalar orada. Bu dilekçelerde, firmanın alacağı parayı nerelerde kullanacağı ve bu işlemlerin Cumhurbaşkanlığı nezdinde yapılan görüşmeler neticesinde kararlaştırıldığı belirtiliyor. Evrakta var yani dilekçede yazıyor. Duyum değil yani belgeyle anlatıyorum size.
Teftiş kurulunca yapılan çalışmalar çok yönlü olarak devam etmekteyken, bu dosyaya çat diye İçişleri Bakanlığı el koyuyor. Sen diyor bunda soruşturma yapmazsın.
2017 yılında satın alınan yerlerin 2021 tarihinde değerlemesi de yaptırılıyor İBB tarafından alındığı tarihteki değeriyle güncel piyasa değeri farkının 106 milyon dolar olduğu fark ediliyor.
Yani Cumhurbaşkanlığı'nın bilgisi dahilinde, firmanın Fatih Belediyesi'nden 13 milyon dolara satın aldığı taşınmaz, İBB'ye 119 milyon dolara satılmış. Kamu zararı ve vurgunun toplamı 106 milyon dolardan fazla. 106 milyon dolardan fazla.
Bir de nasıl? Yani burayı lunapark arazisi, yeşil alan diye alıyor. Alan kişi buranın imarını Büyükşehir değiştiriyor. Büyükşehir değiştiriyor buranın imarını. Sonra pay alan kişi bunu Büyükşehir’e satıyor. Daha kötüsü ne biliyor musunuz? Burası şu anda yine eski imarına dönmüş durumda. Yine eski imarına dönmüş durumda. Böyle bir soygun olamaz.
Bakınız tekrar ediyorum. Mış, muş yok. Duymuştum, duyum, beyan yok. Kamunun kasasından beytülmalden, beytülmalden,kamunun kasasından, milletin parasından 106 milyon dolar.
Bu devletin kasası,milletin hazinesi kasadan 106 milyon dolar kamunun yetkisini kullanarak milletin cebinden çalınmasını anlatıyorum size.”
#SONDAKİKA#TLY#THF
“Yapılan bu soygunun içerisinde devletin kurumları var” demiştik. Dün Plan ve Bütçe Komisyonunda bu iddiamız kanıtlanmış oldu!
Tera’nın en büyük fonunun hukuksuz bir şekilde TEFAS’a alındığını;
Bu işlemi Takasbank’ın yaptığını;
Yatırımcı sayısının 161 kişiden 111 bin kişiye çıkmasına hiç kimsenin engel olmadığını;
SPK’nın 11 ay boyunca gözlerini kapattığını;
SPK ve Takasbank’ın peşkeş çektiğini, zemin hazırladığını ve suçüstü yakalandığını söylemiştik!
Dün komisyonda net bir ��ekilde ortaya çıktı: Bu iddialarımızın hepsi doğruymuş!
Kaynak: @55erhanusta
EKREM İMAMOĞLU: Sayın Cumhurbaşkanı belediye başkanı olduğu dönemde kendi kurucusu olduğu vakfa, nasıl bilabedel talimhanedeki otoparkı vermiş, belgesi burada, isterseniz sunarım.
“BİNALİ YILDIRIM’A ONLARCA ARAÇ VERİLDİĞİNİ ORTAYA KOYDUK”
Ekrem İmamoğlu:
İddianameye göre, bir sonrakine geçebilirsek, iştirak firmalarından ilçe adaylarına yardım etmelerini istemişim. Firmalarla adaylar eşleştirilmiştir. Bu eşleştirmede firmalar adaylara araç, personel, fotokopi, baskı işleri gibi gayri maddi destekler vermiştir diye bir bölüm konuyor ve detaylar anlatılıyor. Ama hangi araç, plakası ne, hangi personel adı ne belli değil. Hangi tarihte hangi adaya hangi faturayla iddianamede tek bir somut örnek yok, tek! Fotokopi diyorlar, fotokopinin sayısı bile yok. Garip bir şey ya.
Ama kamu kaynaklarından nasıl Binali Yıldırım'a onlarca araba verildiğini belgeleriyle burada ortaya koyduk. Yine koyacağız. Binali Yıldırım'a İstanbul Büyükşehir Belediyesi aylarca sadece 10 tane makam arabası, özel makam arabası verilmiş, burada ortaya ve milyonlarca liralık kamu zararı. Ekrem İmamoğlu döneminde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi,acaba mensubu bulunduğu partiye bir tek araba tahsis etmiş mi, bir tek? Ailelere tahsis edilmiş, ailelere. Onlarca, yıllarca evet. Onlarca araç. Ailelere tahsis belgeli, kime verildiği belgeli. Kendi malı mülkü görmüşler, Ekrem İmamoğlu yapmamış, örneğini gösterecek.
Yani bir Cumhurbaşkanı, Sayın Cumhurbaşkanı belediye başkanı olduğu dönemde kendi kurucusu olduğu vakfa, nasıl bilabedel talimhanedeki otoparkı vermiş, belgesi burada, isterseniz sunarım. Ben öyle bir belediye başkanlığı yapmadım. Moda’daki tenis kortlarını, Moda’daki parkları nasıl vermiş, belgesi burada. Ben böyle bir yer vermedim, benim de üye olduğum dernekler var. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğine üyeyim, Atatürkçü Düşünce Derneğine üyeyim. Başka dernekler de var, ama Ekrem İmamoğlu bir tek derneğe yakın olduğu, ilişkili olduğu bir tek vakfa, bilabedel, hukuksuz, kanunsuz veya kanuna uygun vermiş mi, bir baksınlar ya. Vermedi.
Peki Ekrem İmamoğlu İstanbul'da nasıl büfeler dağıtıldığını hepimiz biliyoruz. Kimlere, akrabalara, dostlara, arkadaşlara, tüfesinden başka ticari alanlara. Yıktık ama Ekrem İmamoğlu bir tane vermedi 7 senedir, 6 senedir. Ve ben böyle belediye başkanlığı yaptım. Kamunun malını kimseye peşkeş çekmeden almanın akıyla 6 yıl bu millete hizmet ettim, gurur duyuyorum. #İBBDavası
BDDK Başkanı Kavcıoğlu İktisat Katılım Bankasına faaliyet izni vermedik demiş.
Peki ya bu karar nedir, kim verdi?
26 Şubat 2026’da faaliyet izni verilmiş.
Fatih Altaylı:
"Zaten ev hapsinde olan Murat Ağırel, sabahın erken saatinde zaten çıkamadığı evinden çıkarılarak, Mali Şube’ye götürüldü.
Murat’ın bu kez gözaltına alınmasının nedeni, fon yolsuzluğu ya da dolandırıcılığı ile ilgili olarak yazdıkları değil, yaptığı bir haber değil.
Tam aksine henüz yapamadığı bir haber.
Sabah çok erken saatlerde Murat Ağırel’in gözaltına alındığını duyunca hemen Timur Soykan’ı aradım.
Şaşkındı.
Gözaltı nedenini sordum.
Sarıgül ailesiyle ilgili bir soruşturma vardı ve Murat’ın da bu soruşturma nedeniyle gözaltına alındığına dair iddialar ortalıkta dolaşıyordu.
Timur’a sordum.
'Doğru abi' dedi. Ağırel’in gözaltına alınması, Sarıgül ailesi ile ilgili bir soruşturma yüzündendi ama Murat bu olaya sadece gazeteci olarak dahildi.
Mesele şuydu:
Bir süre önce Almanya’dan birileri Murat Ağırel’e ulaşmış ve Sarıgül’ün oğulları ile ilgili birtakım iddialarda bulunmuşlardı. Servet transferi, kara para aklama gibi iddialar.
Murat da her sorumlu gazeteci gibi 'Bu iddialarınızı ortaya koyacak belgeler var mı?' diye sormuş ve var ise belgelerin kendisiyle paylaşılmasını istemişti.
Bundan sonrasında ise Ağırel’i şüphelendiren gelişmeler olmaya başlamıştı.
İddialarda bulunan tarafın yolladığı belgeler garipti ve iddia sahiplerinin tavırları tutarsızdı.
Murat, her iyi ve sorumluluk sahibi gazetecinin yapacağı gibi hafifçe frene basmış, bir hesaplaşmaya alet olmamak için daha da dikkatli davranmaya başlamıştı.
Ekip arkadaşlarını da haberle ilgili olarak bilgilendiriyordu.
Daha önce de böyle haberlerden ağzı yandığı için iddia sahipleriyle yaptığı her görüşmeyi kayıt altına almış, her yazışmayı ve belgeyi saklamıştı.
Kılı kırk yararak ilerliyordu.
Ve Murat Ağırel daha haberi yapmadan, yanlış yönlendirilme ihtimaline karşı önlemlerini alırken bu sabah evinden gözaltına alındı.
En fazla tanık ya da bilgi sahibi olduğu iddia edilen kişi olarak çağrılabileceği bir soruşturmada niyeyse gözaltına alındı.
Timur Soykan’dan aldığım bilgilere göre işin aslı, esası budur."