İLKAY GÜNDOĞAN, Yeşil Saha vs Satranç Tahtası
Bu analizimde, boşluk bulma sanatı olan futbolu satranç analojisi yaparak anlatmak istiyorum ve bunu yaparken de Guardiola’nın göz bebeğine ışık tutuyorum: İLKAY GÜNDOĞAN
Analizimi hazırlarken @rezzan_yetis 'in paylaştığı değerli çevirisinden de esinlendim. Kendisine çok teşekkür ederim.
Ayrıca yararlandığım kaynakları da yazının sonunda bulabilirsiniz. İncelemenizi tavsiye ederim. O zaman keyifli okumalar👇
#ilkaygundogan #galatasaraytransfer
Yunus Akgün'ün kafayla bıraktığı topun şiddetindeyim hala.. Forvetinin en zor anda dahi bitirebileceğini bilince, o açıya topu bırakıyor. Molde deplasman, Icardi'ye çıkardığı top mesela. O golü bir tek Icardi atar. Bunu Yunus Akgün biliyor..
https://t.co/uHosniO2Ac
Okan Buruk’un özellikle Avrupa maçlarında çoğu zaman iyi uyguladığı rakipleri boğan stratejisini uygulayabilecek bir takım yok sahada. Icardi sahadayken net bir baskı ve pres takımına evrilemiyorsun. Toplu oyunu iyi oynaman gerek ama toplu oyunda Avrupa için mahir bir takım değil Galatasaray.
Lemina yokken Sara ve İlkay’ın aynı anda sahada olduğu sistemde yine baskı yoğunluğunu yakalayamıyorsun. Bunlara ek olarak takımda ekstra bir fiziksel yıpranma olunca ister istemez doğaçlamaya dönüyor oyun. Pas metrajları uzadıkça efor ve top kayıpları artıyor.
Bunlara rağmen kötü bir ilk yarı diyemem. Okan Hoca bunların farkında olduğu ve sahadaki oyuncularla neler yapabileceğini bildiği için maç öncesi bahsettiği şekilde ekonomik efor sarf etmek adına rakibi boğmak yerine yer yer topu onlara bırakmayı tercih etti. Çünkü topa sahipken atak sonlandıramadığında bu takımdan geçiş yiyip ekstra sprintler atmaktansa gerekirse birinci ve ikinci bölgede karşılamayı seçmiş gibi görünüyor.
Toplu oyunda rakibin iyi karşılaması ve enerjileri yanında elbette ki İlkay ve Sane gibi isimlerin etkili olamamasının da etkisi var.
Oyunu kontrol edebilmek için Sara ve İlkay’ın Torreira gibi özverili ve aktif olması lazım. Torreira-İlkay-Sara üçlüsü totalde 20 top kaybı yapmış. Oyunu kontrol edip 3. bölgede topu iyi paylaşmak lazım zira yedekten girip oyunu çevirecek bir oyuncumuz maalesef yok.
Topa vurmadan önce Barış’ın yüzündeki ifade de atlanılmamalı. Kendi adına çok kötü yönettiği süreci tersine çevirmenin zamanı gelmişti. Umarım üzerindeki negatif enerjiyi komple atıp eski Barış’a geri döner. Bu fikstürde ve rotasyonda ona çok ihtiyaç var.
Üç forma, tek miras…💛❤️
Galatasaray’ın efsane formaları Retro Koleksiyonu’yla şimdi GSStore’da! 🙌
📲 Hemen linke tıkla, sen de efsanenin bir parçası ol.👉 https://t.co/pjsTr8qQgX
Rakibinden çok koşmak her zaman iyi bir şey değil. İspanya bize bunu çok güzel gösteriyor. Doğru oyun ve top paylaşımıyla rakibini daha çok koşturan dolayısıyla da yoran bir İspanya izliyoruz. İkinci yarıda pas hatalarını olabildiğince azaltıp topu iyi paylaşmak gerek.
@alisigaa Hikmet Hoca doğru tespit yaptı. Hem kenarlada hem de merkezde +1 i çok kolay buluyorlar. Baskımız daha iyi ve planlı olmalı. Aksi durumda iç koridorları işemeye devam ederler.
Kulübenin nicelikten ziyade nitelik sorunu olduğunu düşünüyorum. Gözün kapalı rotasyon yapamıyorsun. Bu seviyediki bir takım için çok amatörce bir planlama hatası bana göre. Devre arasına kadar minimum puan kaybıyla gidip gerekli eklemeler yapılmalı aksi durumda senin bahsettiğin sorunlar sezon geneline yayılabilir ve çok daha ciddi sorunlara yol açabilir.
Ben de tam olarak böyle düşünüyorum. Şampiyonlar Ligi’nde yakalanan ivmenin devam etmesi hem psikoloji hem de prestij açısından çok önemli. İlk 8’e kalındığı anda gelirlerin artacak olması da ayrı bir detay.
Öte yandan lige de tam odaklanıp virajı iyi dönmek gerekiyor. Galatasaray’ın bunu yapacak hem gücü hem de tecrübesi var. Daralan rotasyona rağmen Okan Hoca’nın bu virajı iyi döneceğini düşünüyorum.
Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi'ndeki başarısı üç seneyi aşkın bir sabrın, emeğin, çalışmanın ödülü. Deneye deneye, yanıla yanıla, acı çeke çeke güzel günlere erişti kulüp.
Şimdi kalkıp da "lig daha önemli" diyenlere hiç katılamıyorum açıkçası. USG maçında en azından 1 puan alıp ilk 24'ü bir garantilemek lazım. Elbette galibiyet de gayet ulaşılabilir bir hedef. Zaten kazanırsan ciddi ciddi ilk 8'i düşünebileceksin.
Süper Lig daha önemsiz değil. Ve fakat daha değerli de değil. İki yükü de omuzlamayı becerebilmek şart.
Ben kolay olduğunu iddia etmedim katılıyorum kalan maçların hepsi çok zor. Zaten oynadığımız maçların da hepsi zordu. Şampiyonlar Ligi’nde kolay maç yok. Ama her maç final maçı niteliğinde dolayısıyla doğru oyun planıyla puan ya da puanlar alınabilir. Şu anki güncel rotasyonda sıkıntılar var o da doğru ama bir noktada takıma ve hocaya inanmak gerekiyor. Sürekli negatifi düşünmek insan sağlığı açısından iyi değil.
Geçmişte yaşadığımız kötü tecrübeleri unutalım ya da Polyannacılık oynayalım da demiyorum ama takım sporlarında kazanmaya inanmak ve birlik olmak çok önemli. Şu anda Okan Hoca’ya ve takıma inanmaktan başka şansımız olduğunu da düşünmüyorum. Kötü sonuçlar alınırsa, takım başarısız olursa zamanı geldiğinde bunlar konuşulur gereği yapılır.
Aslan yaralı olsa da aslandır. Bunu unutmamak lazım.
En uçta Kerem Aktürkoğlu gibi bir oyuncu profiliyle oynamanın ciddi yan etkileri var. Bağlantı oyununda etkisiz, hücumda takımı yönetemiyor, nitelikli pas atamıyor, zayıf ayağını iyi kullanamıyor ve top kaybına çok müsait oynuyor.
Takım sporları sadece teknik taktikten ibaret değildir. Asıl meziyet egoları ve psikolojileri yönetebilmektir. Sahaya çıkanlar robot olmadığı sürece böyle olmaya devam edecek. Bu gerçeği ne kadar erken kabullenirseniz o kadar çabuk gelişmeye başlarsınız.
Victor Osimhen: "Okan Buruk, çok büyük bir insan. Büyük hocalığının yanında büyük de bir insan. Tanıdığım en iyi insanlardan biri. Biz oyuncular olarak onun için her şeyimizi vermeye hazırız!"
Galatasaray'ın bu toplantıda Sporting Lisbon ve Atlético Madrid gibi Avrupa'nın önde gelen kulüpleriyle aynı sahnede yer alması bence acayip bir olay.
Futbolun artık sadece sahada oynanan bir oyun değil aynı zamanda teknoloji tabanlı bir endüstri olduğunun da kanıtı.
Her geçen gün kulüpler, operasyonel verimlilikten taraftar deneyimine, veri analizinden yeni gelir akışlarına kadar her alanda dijital dönüşümü önceliklendirmeye başladı.
Ayrıca bu tarz zirvelerde yer almak, G.Saray'ın marka değerine ve itibarına ekstra puan yazdırır. Potansiyel yatırımcılar, teknoloji ortakları ve gelecek transferler için artı değer oluşturur.
Galatasaray'ın dijitalleşmeyi geleceği için stratejik bir unsur olarak benimsediğini görmek şahsen beni mutlu etti.
Kulübümüz, dünyanın en büyük teknoloji etkinliklerinden Web Summit Lisbon’da; Sporting Lisbon ve Atlético Madrid’in dijital liderleriyle aynı sahnede yer alarak konuşma yapan ilk Türk spor kulübü oldu.
Detaylar için 👉 https://t.co/9R26KDoqxG
Rodrigo De Paul: "Arjantin’e uçmadan önce Messi birden, o sakin gülümsemesiyle, ‘De Paul, önce Barcelona’ya uğrayacağız… Camp Nou’yu görmek istiyorum' dedi. Şaka yaptığını sandım ama değildi.
Miami’den özel jetle uçtuk ve orada olduğumuzu neredeyse kimse bilmiyordu. Messi sessizlik istiyordu; gürültü, kamera, dikkat yok. Stadyuma bakan bir otelde kaldık. Balkona oturdu, Camp Nou’ya baktı ve yumuşak bir sesle, ‘Buranın her yeri… benden bir parçayı taşıyor' dedi.
Hiçbir şey söyleyemedim, sadece gülümsedim ve ona, ‘Aynen öyle Leo… Dünyada sana Barcelona'dan daha çok yakışan bir kulüp yok' dedim." (Sport ES)