5 dakikada havalanıyor, yüksek irtifa ve sıcağa dayanıklı
Orman yangınlarıyla mücadelede bugüne kadar ağırlıklı olarak orta ve ağır sınıf helikopterler kullanılırken, hafif sınıf helikopterler geçtiğimiz yıl ilk kez Muğla bölgesinde sahada görev aldı. Başarılı sonuçların ardından bu yıl hafif sınıf helikopterler yangınla mücadelede daha geniş kapsamda kullanılmaya başlandı.
5 dakika sonra havada
Orman Genel Müdürlüğü bünyesinde görev yapan 16 adet Airbus H125 tipi hafif sınıf helikopter, orman yangınlarına hızlı müdahale amacıyla ülkenin değişik bölgelerine konuşlandırıldı. Yüksek irtifa ve sıcak hava şartlarındaki performansıyla öne çıkan helikopterlerin 2 adedi ise Muğla Orman Bölge Müdürlüğünde konuşlandı. Kalkış talimatının verilmesinden sonra en geç 5 dakika sonra havalanabilen, yüksek manevra kabiliyetine sahip helikopterler, özellikle yangınların ilk anlarında gerçekleştirilen müdahalelerde kritik görev üstleniyor.
Su taşıma kapasitesi 700-800 kilogram
Her biri asıl pilot, diğeri gözlemci pilot olmak üzere iki kişilik uçuş ekibiyle görev yapan helikopterler, yaklaşık 1 saat 45 dakika havada kalabiliyor. Helikopterler, taşıdıkları 700 ila 800 kilogram kapasiteli bambi kovasıyla yangın bölgesine su atışı gerçekleştirerek söndürme çalışmalarına destek veriyor.
Çok sıcak havada, yüksek irtifada uçma özelliğine sahip
Hafif sınıf helikopterlerin özellikle zorlu arazi şartlarında ve yangının başlangıç aşamasında sağladığı hızlı müdahale kabiliyetinin, orman yangınlarıyla mücadelede önemli avantaj sağladığını açıklanırken, Airbus H125 tipi hafif sınıf helikopter 70-80 kilometre rüzgarda uçma kabiliyetine sahip.
"Yüksek manevra kabiliyetin sahip"
Marmaris Çetibeli bölgesinde konuşlu Airbus H125 tipi hafif sınıf helikopterin gözlemci pilotu Cüneyt Çömez, helikopterin çok yüksek irtifa ve çok sıcak havalarda çalışma kabiliyetine sahip olduğunu belirterek, "Helikopterimiz hafif sınıfta bulunmakta, 700 ila 800 kilogram arası su atabilmekte. Yüksek manevra kabiliyetine sahip bir helikopter. Yangın ikazı aldıktan sonra ortalama 5 dakika içerisinde havalanmış ve yangına doğru intikal ediyor halde oluyoruz. Yaklaşık 50 knot, bu da 80-85 kilometre/saatlik hızlarda çalışma kabiliyetine sahip. Çok yüksek irtifalarda ve sıcak havalarda çalışma kabiliyetine sahip bir helikopter. Kendisi yangına ilk müdahale amacı taşımakta. Marmaris Çetibeli bölgesinde konuşlanmış durumdayız. Bölgedeki yangınlara en hızlı şekilde müdahale ediyoruz" dedi.
Bodrum'da gündüz vakti domuz sürüsü mahalleye indi
Muğla'nın Bodrum ilçesinde gündüz saatlerinde ortaya çıkan domuz sürüsü mahalle sakinlerini şaşkına çevirdi. Yaklaşık 30 domuzun yavrularıyla birlikte mahalle aralarında dolaşması dikkat çekti.
Olay, Bodrum ilçesi Konacık Mahallesi'nde yaşandı. Yamaçlar mevkii önlerinde görülen domuz sürüsü yerleşim alanına kadar indi. Mahalle aralarında bir süre dolaşan ve yiyecek aradığı görülen domuzlar, vatandaşların şaşkın bakışları arasında ilerledi. Yavru domuzların da bulunduğu sürü, bir süre sokaklarda gezdikten sonra caddeye çıktı. Yol kenarında ilerleyerek gözden kaybolan domuzlar çevrede bulunan vatandaşlar tarafından cep telefonu kameralarıyla görüntülendi.
Yaklaşık 30 domuzun aynı anda yerleşim alanında görülmesi bölgede kısa süreli şaşkınlığa neden oldu.
Çökertme’de Paddle Etkinliği Renkli Görüntülere Sahne Oldu
Çökertme’de düzenlenen Paddle & Sunset Day etkinliği, deniz sporlarını, müziği ve sosyal yaşamı bir araya getirerek yaz sezonunun dikkat çeken organizasyonlarından biri oldu.
Sabah saatlerinde başlayan etkinlikte, Şebnem Vehibe Çamur liderliğinde gerçekleştirilen Stand Up Paddle (SUP) eğitimleriyle katılımcılar denizle buluştu. Gün boyunca devam eden paddle turları, deniz oyunları ve dostluk yarışmalarıyla Çökertme sahili hareketli anlara sahne oldu.
Etkinliğin en dikkat çeken bölümü ise katılımcıların paddle boardlarla denizde oluşturduğu uzun zincir oldu. Çökertme koyu boyunca uzanan bu görüntü, hem sahilden hem de havadan izleyenlerin ilgisini çekerken, etkinliğin simge anlarından biri olarak öne çıktı.
Festival havasında geçen organizasyonda gün boyu müzik performansları da yer aldı. Katılımcılar, paddle aktivitelerinin yanı sıra beach alanında düzenlenen çeşitli oyunlar, çekilişler ve ikramlarla gün boyu vakit geçirdi.
Etkinliğin en heyecanlı bölümü ise Paddle Challenge oldu. Katılımcılar özel olarak hazırlanan parkurda mücadele ederken, yarışmanın birincisi paddle board ödülünün sahibi oldu. Gün içerisinde gerçekleştirilen çekilişlerde de çok sayıda katılımcıya çeşitli hediyeler verildi.
Etkinlik alanında gün boyunca Ege mutfağı ve deniz ürünleri de misafirlere sunuldu. Çökertme’nin deniz manzarası eşliğinde oluşan atmosfer, gün boyu süren hareketliliğe eşlik etti.
Organizasyonun ikinci etabının 12 Temmuz’da Göltürkbükü’nde gerçekleştirileceği duyuruldu. Deniz sporları, müzik ve beach konseptinin yeniden bir araya geleceği etkinliğin, bu kez Göltürkbükü’nde katılımcıları buluşturması hedefleniyor.
Etkinlik sonunda organizasyonun hayata geçirilmesinde emeği geçen ekiplere ve katılımcılara teşekkür edildi. Yaz boyunca Bodrum’un farklı koylarında yeni etkinliklerin devam edeceği bildirildi.
İYİ Partili Metin Ergun: "Zeytinde Kriz Büyüyor, Üretici Üretimden Çekilme Noktasında"
İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında zeytin ve zeytinyağı sektörünün tarihinin en kritik dönemlerinden birini yaşadığını belirterek, "Bugün ekonomik bir krizle karşı karşıyayız; yarın stratejik bir üretim kaybıyla karşı karşıya kalabiliriz." uyarısında bulundu. Ergun, mevcut politikaların devam etmesi halinde zeytinliklerin kaderine terk edileceğini ve Türkiye'nin üretim gücünü kaybedeceğini söyledi.
İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlediği basın toplantısında zeytin ve zeytinyağı sektöründe derinleşen krize dikkat çekti. Üreticilerin artan maliyetler ve düşen alım fiyatları nedeniyle ağır bir ekonomik çıkmazın içine sürüklendiğini belirten Ergun, "Sorun artık sadece fiyat meselesi değildir. Üretici geleceğini göremiyor, üretimin sürdürülebilirliği tehlikeye girmiş durumda." dedi.
Türkiye'nin 41 ilinde yüz binlerce ailenin geçimini zeytincilikten sağladığını hatırlatan Ergun, birçok bölgede üreticilerin ürünlerini maliyetinin altında satmak zorunda kaldığını ifade etti. Gübre, mazot, işçilik, enerji ve sulama maliyetlerinin katlanarak arttığını belirten Ergun, buna karşın zeytin ve zeytinyağı fiyatlarının üreticinin emeğini karşılayamaz hale geldiğini söyledi.
Üreticilerin artık "Üretmeye devam edelim mi, yoksa üretimden çekilelim mi?" sorusunu sormaya başladığını vurgulayan Ergun, bunun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda milli üretim açısından da ciddi sonuçlar doğuracağını belirtti.
"Üretici üretmekten vazgeçerse yalnızca ekonomik faaliyet sona ermez; köyler boşalır, asırlık zeytinlikler sahipsiz kalır ve Türkiye üretim gücünü kaybeder." diyen Ergun, yaşanan sürecin tarımsal sürdürülebilirliği tehdit ettiğini ifade etti.
"İhracat Yasakları Ne Üreticiyi Ne Tüketiciyi Korudu"
Sektörde yaşanan krizin temel nedenlerinden birinin geçmiş dönemde uygulanan ihracat yasakları olduğunu söyleyen Ergun, dünya fiyatlarının yükseldiği dönemde alınan kararların üreticiyi ağır zarara uğrattığını savundu.
"Üreticinin elindeki ürün ucuzladı ancak market raflarındaki fiyatlar aynı oranda düşmedi. Kazanan üretici olmadı, tüketici de olmadı. Kaybeden sektörün tamamı oldu." ifadelerini kullanan Ergun, söz konusu politikaların ardından stokların büyüdüğünü, piyasa dengesinin bozulduğunu ve üreticinin zarar etmeye başladığını söyledi.
"Satılık Zeytinlikler Artıyor"
Borç yükünün giderek ağırlaştığını belirten Ergun, birçok bölgede satılık zeytinlik ilanlarının arttığını, tarımsal kredi borçları ile takipteki alacakların her geçen gün yükseldiğini ifade etti.
Yaşanan tablonun yalnızca gelir kaybı olmadığını dile getiren Ergun, "Artık zeytincilikte sürdürülebilirlik kriziyle karşı karşıyayız." dedi.
"Milas'ta Yaşananlar Türkiye'nin Geleceği Olabilir"
Geçen yıl Muğla'nın Milas ilçesinde zeytinlerin ekonomik nedenlerle ağaçlarda kaldığını hatırlatan Ergun, aynı tablonun bu yıl Türkiye'nin birçok üretim bölgesinde yaşanabileceği uyarısında bulundu.
"Bugün zarar eden üreticiyi konuşuyoruz; yarın üretimden tamamen çekilen çiftçileri konuşabiliriz. Yakın gelecekte ise işlenmeyen zeytinlikleri konuşuyor olabiliriz." diyen Ergun, vakit kaybedilmeden önlem alınması gerektiğini söyledi.
İYİ Parti'den Çözüm Çağrısı
Ergun, zeytin ve zeytinyağının stratejik ürün kapsamına alınması, üretici desteklerinin güncellenmesi, primlerin artırılması, düşük faizli uzun vadeli kredi imkanlarının sağlanması, depolama desteklerinin oluşturulması, kooperatiflerin güçlendirilmesi ve ihracat politikalarında öngörülebilirliğin sağlanması çağrısında bulundu.
Basın toplantısını "Zeytin ağacı bu toprakların hafızasıdır. Zeytini korumak, yalnızca çiftçiyi değil, Anadolu'nun üretim kültürünü ve geleceğini korumaktır." sözleriyle tamamlayan Ergun, İYİ Parti olarak zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin yanında olmaya devam edeceklerini ifade etti.