🚨🚨 SHOCK: El cariotipo cromosómico de la personas "vacunadas" contra COVID ha sido modificado genética y permanentemente: "Un tercio del peso de cada inyección que recibiste era ácido desoxirribonucleico, que tiene la capacidad de atravesar el núcleo de tu célula. Y una vez allí, se produce algo llamado transfección. No tiene nada que ver con una infección. La transfección simplemente significa la absorción en la misma parte del cuerpo que contiene tu cariotipo genético, tus cromosomas"...
"Así, estos pequeños fragmentos de ADN se asientan junto a los cromosomas, son procesados por ciertas enzimas y el cuerpo, de forma natural, comienza a integrarlos en el cuerpo. Y eso es lo que descubrieron"...
"Lamentablemente, descubrieron que en las células hepáticas y muchas otras células de tejido de pacientes, tanto vivos como fallecidos, el cariotipo cromosómico de la persona ha cambiado permanentemente. Sus espermatozoides, sus células ováricas, sus células del bazo, sus células inmunitarias, en el centro de la médula ósea, todos han cambiado permanentemente y ahora tienen material genético que no es humano y, ciertamente, no representa su humanidad"...
Dr. Chris Shoemaker.
The airline lost my bag for 72 hours.
They handed me a $50 “courtesy” voucher at the baggage desk and smiled like they’d done me a favor.
I kept the voucher. Then I opened my laptop and used a 1999 international treaty they never mention at check-in.
Total recovered: $1,650.
Here are the three legal weapons most passengers never know they have.
"İmplant" uygulamaları zayıf bünyelerde diş köklerinde bulunan yukarıda belirtilen virüslerin kana karışması sonucu bağışıklık sisteminin iflası ile kişinin 6 ay - 1 yıl gibi sürelerde kanserden hayatını kaybetmesine neden olmaktadır.
Gelişmiş ülkelerde ve özellikle Amerika’da bu uygulamalar çok zor ve kısıtlanmış durumdadır.
Bu nedenle çene kemiği ile operasyonlardan uzak durmalıyız.
* Bunu da mümkün olduğunca duyurmak insani bir görev.
Yurdumuzda harıl harıl "implant" yapılıyor.
Amaç TİCARET olsun tabi... İşte bu virüsü öldüren adı sanı olan bir ilaç var, bir de karbonat çok etkili!
Prof. Dr. Ayşe AKIN.
Başkent Üniversitesi
Kadın-Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması
Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü
Murat Bkaya.
#SONDAKİKA | Ekspertizde sahtecilik sona eriyor. Ticaret Bakanlığı, oto ekspertizlere düzenleme getiriyor:
— Raporlar, Ticaret Bakanlığı bünyesindeki "Taşıt Ekspertiz Bilgi Sistemi"ne kaydedilecek.
— Ekspertiz raporlarında "karekod" zorunlu olacak.
— Karekod ile belgenin doğruluğunu anında teyit edilebilecek.
— Ekspertiz işletmeleri, faaliyetlerini sürdürebilmeleri için yetki belgesi almak zorunda olacak.
— Ekspertizler; rapordaki hata, eksiklik veya gizlenen kusurlar nedeniyle oluşacak değer farkı veya onarım masraflarından sorumlu olacak.
— Mağduriyetler, işletmelerin yaptırmak zorunda olduğu sigorta aracılığıyla tazmin edilecek.
— Kurallara uymayan işletmelerin yetki belgesi iptal edilecek.
E-Devlet ile Tapu Kilitleme 👇( DOLANDIRICILARI ENGELLEYİN❗️)
Tapunu korumaya almak istiyorsan bu işlemi yapmalısın. Bu işlem sayesinde tapuda siz olmadan asla işlem yapılmaz❗️
➡️ E- Devlete giriş yapın. Arama yerine “ Web tapu ” yazın. Web tapu sayfasına giriş yapın.
➡️Solda 4.sırada bulunan “beyan işlemleri” menüsünden “işlem yapılmaz beyan tesisi”nden işlem yapılmaması istediğiniz taşınmazı seçip onayladıktan sonra artık tapu dairesinde hiç kimse sizden habersiz işlem gerçekleştiremez.
🚨Nasıl Kaldırılır ❓
➡️Yine Web tapu üzerinden “beyan işlemleri” menüsünden “işlem yapılamaz beyan terkini” üzerinden onaylayıp kaldırabilirsiniz.
🔄Paylaşımı faydalı bulduysanız RT yaparak daha çok kişiye ulaşmasını sağlayabilirsiniz.
Yazılı olmayan Sarı Site kuralları 👇
⏱️ İlana yeni girilmiş ev/araba için pazarlık yapılmaz:
-Satıcı dünyanın en iyi evini/arabasını sattığını düşündüğünü için pazarlık yapmak hayli güç olur
🚘 Şu şu şu hariç en dolusu yazan araçlardan uzak durun:
- Şu şu şu hariç yazsada o özellikler varmış gibi fiyat isterler
🚙 “Aradığım arabayı bulduğum için satıyorum” yazan ilanlarda uzak durun:
- Ticari zekamız aradaki farkı kendi arabasıyla kapatmayı planladığı için fiyat konusunda anlaşamazsınız
✍️ “Hatasız Boyasız” ilan başlığı girip detaylara 1/2 parça boyalı yazan arabalardan uzak durun:
- Muhtemelen çok daha fazla sorunu vardır ve satıcı yine yalan söylüyordur
💃🏼 “Kordon Güzeli, Hastasına, Tr’de Tek” gibi detay yazan ilanlardan uzak durun:
- O arabanın düzgün çıkma olasılığı yok.
💥 “Önemsiz 1/2 parça boyalı” yazan ilanlardan uzak durun:
- Kime göre neye göre önemsiz? Muhtemelen hatasız boyasız fiyatı yazmıştır. Boşuna pazarlıkla vakit kabetmeyin
📸 Direksiyon çevrilmiş şekilde, çimlerin üzerinde çekilen fotoğraflarla açılmış ilanlardan uzak durun:
- Sanırım açıklamaya gerek yok 😅
Sizin görüp ilanı kapattığınız detaylar nedir? 😬
Doğadan Acı Bir Gerçek 🦀👨🦱🦞😢🤧
Anne akrep doğum yaptıktan sonra yavrularını sırtında taşır. Ama üzücü olan şey bu genç akreplerin kendi annelerinin etiyle beslenmeye başlaması. Dayanacak gücü olsa da, susar anne, acıya şikayet etmeden dayanır.
Çocukları daha da güçlenirken ve sonunda kendi başlarına yürürken, gün geçtikçe daha da zayıflıyor, hareket edemiyor. Yalnız yaşamaya hazır olduklarında, anneleri ölmüştür - yavrularının yaşayabilmesi için tamamen kurban edilmiştir.
Maalesef çoğumuz aynı bu akrepler gibi olduk. Doğduğumuz andan itibaren anne ve babalarımız bize eğitim, yiyecek, giysi ve barınak sağlamak için sonsuz fedakarlık yapıyor. Ama yaşlandıklarında, çoğu ihmal edilmiş, unutulmuş ya da hafife alınmış bırakılıyor.
Biz kendi hedeflerimizin peşinden koşarız, onları mümkün kılanları unuturuz.
Ama hayat tam bir döngüyle gelir. Bir gün biz de ebeveynlerimizin olduğu yerde olacağız.
Onları onurlandırmak için çok geç olana kadar beklemeyelim.
🤧👨🦱🦀🦞
Hz Süleyman' ın Belkıs'ı büyülediği bu sahnede 72 hizmetkar cinden AMDUSİAS yani çelloya benzeyen, sandalye büyüklüğünde, elleri, ayakları ve kafası olan çalgı görünümüyle; elleri ile telleri çekiyor, ayaklar davullara vuruyor, ağız ses çıkarıyor.
Ve böylece Belkıs' ı etkiliyor.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda da değişiklik öngören Torba Kanun Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi.
Yapılan değişiklik ile aday memurların memuriyet ile ilişkilerinin kesilmesi yetkisi dolaylı olarak ilk disiplin amirine kadar indirilmiş oldu. Ayrıca soruşturma açmayı gerektirecek fiillerde zaman aşımı süresi bir aydan iki yıla çıkarılarak idarenin bildiği halde işlem yapmama yetkisi genişletilmiş oldu.
Bu durumlar yaşanırken ne sendikalardan ne de muhalefet partilerinden ciddi ses yükselmedi!
@unipersen
Kadınların %35'i psikopat bir erkekle çıktığını söylüyor.
Yüzde 42'si sosyopat bir erkekle çıktığını söylüyor.
Katılımcıların %55'i narsist bir kişiyle çıktıklarını söylüyor.
Ancak istatistiksel olarak...
Erkeklerin sadece %1,5'i psikopattır.
Sadece %4'ü sosyopattır.
Sadece %6'sı narsisisttir.
- Alıntıdır.
Zülkarneyn Aleyhisselâm ordusuyla gece yolda giderken ordusuna:
- Ayağınıza takılan şeyleri toplayın, diye emir verir.
Ordu bu emri duyunca; içlerinden bir grup:
-Çok yürüdük, çok yorgunuz. Gece vakti bir de ayağımızı takılan şeyleri toplayarak boşuna ağırlık mı yapacağız. Hiçbir şey toplamayalım, diyerek hiçbir şey toplamıyorlar.
İkinci grup ise;
- Madem Komutanımız emretti, birazcık toplayalım, emre muhalefet etmeyelim. Zira ordun komutanına itaat etmek gerekir, diyerek az bir şey topluyorlar.
Üçüncü grup ise;
-Komutanımız bir şeyi boşuna emretmez. Muhakkak bildiği bir şey vardır. Bir hikmete vardır, diyerek bütün abalarını ağzına kadar doldururlar.
Sabah olduğunda bir de bakıyorlar ki, meğer bir altın madeninden geçmişler de, ayaklarına değen şeylerin altın olduğunun farkına varamamışlar.
Bunu anlayınca:
Hiç almayan birinci grup;
-Ah niçin almadık! Nasıl dinlemedik komutanımızın sözünü. Keşke alsaydık! Bir tane bari alsaydık diyerek pişman oluyorlar.
Az alan ikinci grup ise;
-Ah ne olaydı da biraz daha fazla alsaydık. Ceplerimizi, abalarımızı hınca hınç doldursaydık diye sitem ediyorlar kendilerine.
Çok alan üçüncü grup ise:
- Keşke gereksiz, lüzumu olmayan eşyalarımı atsaydım, daha çok toplasaydım. Her şeyimizi doldursaydık, daha fazla alsaydık diyerek, fazla almalarına rağmen üzülüyorlar.
İşte bu misalde olduğu gibi, Ahirette bütün insanlarda bunun gibi ağıtlarda bulunacak.
Kafir olan;
- Keşke iman etseydik, keşke inansaydık da hiç olmasa Cehenneme girdikten sonra iman etmemiz sonucunda Cennete girseydik, ebedi cehennemden kurtulsaydık,
Mümin, fakat az sevabı olan;
-Keşke biraz daha sevap işleseydim de, biraz daha ikrama mazhar olsaydım.
Mümin, çok sevabı olan ise;
-Ah ne olaydı da Makamımı biraz daha yükseltecek bir vakit daha namaz kılsaydım, biraz daha fazla sadaka verseydim,oruç tutsaydım, biraz daha sevap işleyecek ameller yapsaydım... diyeceklerdir.
Rabbim bu misallerden ders almak nasip etsin...
Narsistten ayrılmak, bir ilişkiden ayrılmak değildir. Bir zihinsel bağdan, bir travma döngüsünden, hatta bazen kendinden ayrılmaktır. Çünkü narsist ilişki, sevgiyle değil; belirsizlikle, umut kırıntılarıyla ve suçlulukla kurulur. O yüzden ayrılık anı çoğu zaman rahatlama değil, boşluk getirir. “Bitti” dersin ama zihnin susmaz. Çünkü bu ilişki kalple değil, sinir sistemiyle bağlanmıştır.
Narsistten ayrıldığında ilk his genellikle özlem değildir; yoksunluktur. Çünkü o ilişki seni sürekli tetikte tutmuştur. Bir gün iyi, bir gün soğuk olan bir düzene alışmışsındır. Beynin bu iniş çıkışları “heyecan” sanır. Ayrıldığında hayat sakinleşir ama bu sakinlik başta korkutucudur. Çünkü kaosa alışmış bir zihin, huzuru boşluk gibi algılar. İşte bu yüzden ayrıldıktan sonra “Acaba ben mi abarttım?” diye kendini sorgulamaya başlarsın.
Narsistten ayrılmanın en zor kısmı, gerçekliğini geri kazanmaktır. Çünkü uzun süre yaşadıklarının inkâr edildiğini, duygularının küçümsendiğini, hislerinin abartı gibi gösterildiğini yaşadın. O yüzden ayrıldıktan sonra bile onun sesini kafanın içinde duyarsın. “Çok hassassın”, “Sorun sende”, “Kimse seninle uğraşmaz” gibi cümleler iç monoloğuna dönüşür. Bu senin sesin değildir; bu, sana öğretilmiş bir sestir.
Bir diğer zor nokta da şudur: Narsistten ayrıldığında suçluluk hissedersin. Onu yarım bırakmış gibi, terk etmiş gibi, vefasızmış gibi… Oysa narsist ilişkilerde ayrılık bile senin sorumluluğun gibi yaşatılır. Çünkü o hiçbir zaman “Ben ne yaptım?” demez. Sen sınır koyduğunda, geri çekildiğinde ya da kendini seçtiğinde seni suçlu hissettirmeye çalışır. Bu yüzden ayrılık sonrası vicdan muhasebesi ağırdır.
Ama işin gerçeği şudur:
Narsistten ayrılmak bir kayıp değil, kendini geri almaktır.
Zaman geçtikçe fark edersin. Artık sürekli kendini açıklamak zorunda değilsindir. Yanlış anlaşılma korkusu azalır. Sessizlik tehdit gibi gelmez. Duyguların yük sayılmaz. Küçük şeylerden keyif almaya başlarsın. Ve bir gün, hiç beklemediğin bir anda şunu hissedersin: “Ben hafifledim.” İşte o an iyileşme başlar.
Narsistten ayrıldıktan sonra geri dönüşler olabilir. Özürler, pişmanlık mesajları, seni yeniden özel hissettirmeye çalışan cümleler… Ama unutma: Narsist değişimi değil, kontrolü ister. Seni kaybettiğini hissettiğinde değil; seni kontrol edemediğini hissettiğinde geri gelir. Bu yüzden ayrılık sonrası en büyük sınav, geri dönmemektir. Çünkü döndüğünde döngü kaldığı yerden devam eder.
Ve bir gün net bir farkındalık gelir:
Ben sevgiye değil, mücadeleye bağlanmışım.
Ben insanı değil, potansiyeli sevmişim.
Ben ilişkiyi değil, hayali taşımışım.
Bu farkındalık acıtır ama özgürleştirir. Çünkü artık şunu bilirsin: Sağlıklı bir sevgi seni küçültmez. Kendinden vazgeçirmeye çalışmaz. Seni suçlu hissettirmez. Seni tüketmez.
Narsistten ayrılmak kolay değildir ama doğrudur.
Ve doğru olan şeyler, ilk başta her zaman zor gelir.
Ama şunu unutma:
Sen onunla güçlü olmadın.
Sen onsuz kendin oldun.
İyileşme tam olarak burada başlar.
Sınır koyunca birden sevilmemeye başlıyorsun! İlginç değil mi? Meğer sevilen sen değil, hizmetinmiş.. Konforlarını bozunca seni suçluyorlar. Biz buna " çayın şekeri bitince bardağa küsmek" diyoruz
Narsist insan, sinir sisteminizi altüst edip içinizdeki kötüyü ortaya çıkarana kadar sizi köşeye sıkıştırır. Kötü yanınız görünür olduktan sonra da mağduru oynar
"Bir gün bir öğretmen tahtaya şöyle yazdı:
9x1 = 7
9x2 = 18
9x3 = 27
9x4 = 36
9x5 = 45
9x6 = 54
9x7 = 63
9x8 = 72
9x9 = 81
9x10 = 90
Yazmayı bitirip sınıfa döndüğünde
bütün sınıf ilk sırada yapmış olduğu hata yüzünden kendisine gülmekteydi.
Herkesin sessiz olmasını bekledi, sonra da ekledi:
-İlk işlemi bilerek ve özellikle hatalı yazdım. Sizin hatanız olmadan önce dünyanın size nasıl davranacağını göstermek için!
KİMSE dokuz kez doğru cevabı yazdığım için beni övmedi,
KİMSE beni tebrik etmedi,
ama HERKES yapmış olduğum
tek HATA nedeniyle beni yargıladı
ve bana güldünüz.
İşte ders bu:
İnsanlar yaptığınız yüzlerce doğru şeyi anlamaz, takdir etmez!
Ama yaptığınız tek bir hata sebebiyle sizi yargılar…
Başarıları için insanlara değer vermeyi öğrenmeliyiz!
Iskalamaktan çok isabet ettiren
ve sonunda sadece
BİR hatası ile yargılanan ve diğer
DOKUZ doğrusu değerlendirilmeyen insanlar..."