Ağva kıyılarımızı da betona boğmayın! #KuzeyOrmanlarıYıkımınaSon verin🦀
İstanbul'un Kuzey Ormanları içindeki en değerli kıyı ekosistemlerinden biri olan Ağva kıyılarını tehdit eden mahmuz ve rıhtım projesine karşı açılan davada bilirkişi keşfi 16 Haziran'da yapılacak.
Projeyle birlikte;
▪️ Ağva'nın doğal kıyı yapısı değişecek
▪️ Halk plajının bir bölümü kullanılamaz hale gelecek
▪️ Koruma altındaki kum zambakları zarar görecek
▪️ Deniz ekosistemi ve dere ağızları tahrip olacak
▪️ Taşkın riski artacak
Yeter artık!
Rant uğruna kıyılarımızı, derelerimizi ve plajlarımızı betona boğduğunuz yeter.
Kuzey Ormanları'nın Ağva mevkilerini ve Karadeniz kıyılarını savunan omuzdaşlarımızın sesi olalım.
#AğvadaMahmuzaHayır
https://t.co/2hrwrqfo4c
Yine çıkmaya başladılar! Yıllardır bu kokarca belasına karşı uyarıyorum. Bu canlı normal canlıların özelliklerini göstermiyor istilacı şekilde biyolojik silah olarak tasarlanmış olma şüphelerim var diyorum kendince dalga geçenler falan. Tekrar uyarıyorum bu beladan oturduğumuz yerden öyle iki tuzak kurayım, kimyasal kullanayım diyerek kurtulamazsınız. Yarın işimiz daha zor olmadan bugün bu canlıları iyi tanıyıp zaafları konusunda uzmanlaşan, timler kurulmalı ve birebir mekanik şekilde mücadele edilmeli. Bu canlı göz göre göre ülke tarımını bitirecek. maalesef şehir merkezlerini istila edecek
Mahmutpaşa’da bayram alışverişine çıkan vatandaş, umutsuz konuştu:
“Eskiden insanların gözünde ışık vardı, bir umut vardı. Şimdi insanların gözünün feri sönmüş.
Kimse yarınını göremiyor. Fakir daha da fakirleşirken, zenginler fakirlere ‘şükredin’ tavsiyesi veriyor.
25 sene prim ödemişim, şimdi emekli aylığım asgari ücretten az.”
“En tehlikeli düşman, bize benzeyip de bizden olmayandır.”
Hz. Ali
“Efendiler düşman cephede bellidir fakat asıl tehlikeli olan içimizdeki hainlerdir,"
Atatürk
❗🐻 Giresun'da 3 bozayı için “Özel Avlanma” izni verildi.
Oysa çözüm öldürmek değil!
❗Giresun’da "insan-yaban hayatı çatışması" gerekçe gösterilerek 3 bozayıya yönelik özel av izni verilmesi, ekosistemimiz için büyük bir tehdit oluşturuyor. Bozayıların avlanması, gerek ulusal mevzuata gerekse Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırı.
👉 Bilimsel olarak bozayılar, sağlıklı bir ekosistemin göstergesi olan en önemli canlılar arasında yer alır. Yaşamları için geniş, doğal ve sağlıklı yaşam alanlarına ihtiyaç duyduklarından, bir alanda bozayı popülasyonunun varlığı o alanın sağlıklı bir ekosisteme sahip olduğunu gösterir. Dünyadaki uygulamalara baktığımızda bozayıları koruyarak diğer birçok yaban hayatı türünün de varlığını sürdürmesinin sağlandığı görülüyor.
❗Peki, bozayılar neden şehre iniyor ve gerçek çözüm ne?
Ormanların azalması, maden projeleri, kontrolsüz yol ve yapılaşma nedeniyle doğal yaşam alanları parçalanıyor.
Besin arayan ayılar yerleşim yerlerine girmek zorunda kalıyor. Bu durum ayı popülasyonunun arttığı yanılgısını yaratsa da, aslında ayı yavrularının yaklaşık %50'si 1 yaşını göremeden ölüyor.
❗Öldürmek, kayığa dolan suyu kovayla boşaltmaya çalışmak gibi geçici ve etkisiz!
❗Çözüm av izinleri değil, bilim temelli yaban hayatı yönetimi:
📌 Doğal Yaşam Koridorları: Hayvanların geçiş yolları haritalanmalı ve yapılaşma engellenmeli.
📌 Habitat İyileştirme: Ormanlık alanlardaki doğal besin ve su kaynakları artırılmalı.
📌 Atık Yönetimi: Şehir çöplüklerine yaban hayvanlarının erişimi önlenmeli.
📌 Halkın Bilgilendirmesi: Bölge halkı yaban hayatı davranışı ve atık kontrolü konusunda bilinçlendirilmeli.
❗Çözüm doğanın dengesini korumak!
🌿 Biyoçeşitliliğe sahip çıkmak #BirlikteMümkün.
Holdingler Cumhuriyeti..
Maden şirketleri hem doğayı hem emeği pervasızca sömürüyor.
Kiremitçiler Grubuna ait Özşen Madencilik işçileri ücretleri ödenmediği için Edirne'de bayram öncesi eylemdeler.
Kiremitçiler Grup Tekirdağ Malkara'daki açık maden ocakları için defalarca ÇED Gerekli Değil Kararı almış.
It’s getting worse and worse. It should not be our duty to monitor every single post made by ignorant people for likes and views. This responsibility belongs to all social media platforms, yet there are still no proper policies against animal and wildlife abuse. I have reported many of these videos and accounts, especially on @YouTube, but none of them were removed and because all of these platforms are fueled by engagement, they continue to turn a blind eye to this destruction and cruelty. I condemn this with deep disappointment.
🔔Ülkemizdeki tüm Çevre Örgütlerine sesleniyorum. Denizi doğayı seven tüm insanlara sesleniyorum.
Bir tehlike geliyor
📢
İstanbul Boğazının dip yapısı Endüstriyel Balık Avlama Gemileri tarafından darp ediliyor.
Şimdide onlardan korunan adalar bölgesindeki "gırgır avcılığı yasağının" kaldırılmasını istiyorlar.
Gelin "Adalar Bölgesine" sahip çıkalım. Bu alanı kurtaramazsak İstanbulda canlı alan kalmayacak.
Küçük Ölçekli Balıkçı Kenan kardeşim gelen tehlike hakkında hepimizi uyarıyor. Okuyun.
Hep birlikte adalar bölgesine sahip çıkalım.
Ordu İdare Mahkemesi, Perşembe Yaylası'ndaki maden faaliyetleri için yürütmeyi durdurma kararı verdi.
Mahkeme; mera alanları, doğal sit yapısı ve çevreye verilecek zararların telafisi imkansız olacağını belirterek faaliyetleri bilirkişi raporuna kadar askıya aldı.
YSK dünkü kararıyla bir devri kapattı.
Bu karar ne kadar anlaşıldı tam emin değilim.
Bundan sonra yapılacak herhangi bir kurultayın hukuki güvencesi kalmadı.
Herhangi bir mahkeme herhangi bir bahaneyle bir partinin Kurultay'ını iptal edebilir.
Lafı eğip bükmeye gerek yok.
Bu aslında iktidarın istemediği hiçbir muhalefet yönetiminin görevde kalamayacak olması demek.
Muhalefetsizleştirme tam olarak yargı eliyle gerçekleşti.
Deniz çayırı söküldüğünü, denize kireç veya başka bir madde döküldüğünü görürseniz lütfen 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayarak şikayetçi olun!
Deniz sizi savunur, siz de denizi savunun. Karanlık dönemlerde daha fazla savunun.
Bu gece resmi gazetede yayımlanan Kanun Değişikliği ile;
belediyeler ve iştiraklerinin şirket kooperatif kurması ve/veya ortak olması Cumhurbaşkanı iznine bağlandı.
İznik Gölümüzü böyle hortumluyorlar.
Gemlik Gübre fabrikasının su çekmek için göle sapladığı borular göl iyice çekilince havadan görüntülendi.
Her yerde barajlar dolarken, dereler yıllar sonra yeniden akarken, İznik Gölü bol yağışa rağmen küçülmeye devam ediyor. Çünkü göl yalnızca iklim krizinin değil; sanayi yağmasının, kontrolsüz su çekiminin ve yıllardır süren Kuzey Ormanları yıkımının baskısı altında.
Kuzey Ormanları coğrafyasındaki göller, dereler ve yeraltı su sistemleri; sanayiye, taş ocaklarına ve endüstriyel yığılmaya kurban ediliyor.
İznik Gölü sayısız can ve milyonlarca insan için eşsiz ve yaşamsaldır.
Sanayi, patronlarını değil suyumuzu toprağımızı İznik Gölü'nü savunun. Gemlik Gübre ve Cargill gibi sanayi tesislerinin gölden ya da gölü besleyen yeraltı su kaynaklarından gerçekleştirdiği yoğun su kullanımına acilen son verin.
@csbgovtr@TCTarim@murat_kurum@ibrahimyumakli
Siyasetin tozu dumanı içinde Ordu Perşembe Yaylası'nda altın sondajı yapan 'altıncı' şirkete karşı mücadele eden halk önemli bir kazanım elde etti.
Mahkeme yayladaki sondaj çalışmaları için Yürütmeyi Durdurma kararı verdi
Çiftçisiniz ama tohum yetiştirme hakkınız yok, fide yetiştirme hakkınız yok. Her şeyi şirketlerden almak zorundasınız. Kadim bilgileri kimyasallara peşkeş çekmek zorundasınız.
#SONDAKİKA
Yere Sigara İzmariti Atmanın Yasak Olduğu Ülkede Dehşet:
Perşembe Yaylası’ndaki Doğa Katliamını Kim Durduracak?
Yere küçücük bir çöp atana ceza kesilen bu ülkede, binlerce yıllık doğa harikaları, maden baronlarının iş makineleri altında vahşice yok ediliyor.
Ordu’nun akciğeri, göz bebeği Perşembe Yaylası şu an iş makineleriyle delik deşik ediliyor!
Bu akılalmaz talana ne zaman "dur" denilecek?