"Bu ülkede Müslüman olmak diye bir şey yok. Bu ülkede Müslüman doğarsın. Aynı Hristiyan doğduğun gibi..
Dinlerimizi ancak inkar ederken seçme şansımız var.
Dini kabul etmede tercih hakkı yoktur.
Yani prangalarımızla doğarız."
Dücane Cündioğlu
Ayrı ayrı birer ahlaksız olan kişiler ,
Toplu oldukları zaman namuslu olurlar.
Ve ben Allahtan korkmuyorum aksine seviyorum.
Asıl Allahın adını kullanıp suistimal edenlerden korkuyorum..
🦋🦋🦋
İlahiyat Prof. Mustafa Öztürk:
"'Onların hurma ağaçlarını kesmeniz de kesmemeniz de Allah'ın emriyledir' diye bir ayet var. Peygamber Beni Nadir denan Yahudileri kuşattı ve hurma bahçelerini yaktı. Yahudiler de dedi ki 'hani sen bozguncu değildik diyordun' sonra bu ayet indi."
"İslam tarihinde köleciliğe karşı çıkmış bir tek ses, bir tek âlim yoktur.
Kuran'da köle cariye hukuku çok büyük bir yer kaplar.
Müslüman halkların yüz binlerce kölesi vardı. Sadece 9. yy'da bir isyanda yarım milyona yakın köle öldürüldü.
İnanç dörde kadar kadın alabilirsin der, toplumsal bilinç bunu kabullenmiyor."
Dücane Cündioğlu
AZİZ NESİN
Kuleli ve Harp Okulunu birincilikle bitirdi.
Bir matematik dehasıydı...
Aziz Nesin 11 yaşında hafızdı, kuran'ı ezbere biliyordu ve sağlam bir din eğitimi almıştı...
1935'de kuleli askeri lisesini, 1937'de Ankara'da harp okulunu bitirip teğmen oldu, üsteğmen rütbesindeyken "görev ve yetkisini kötüye kullandığı.."suçlamasıyla askerlikten uzaklaştırıldı... Çünkü ordu malzemesini ihtiyacı olan bir köylüye vermişti.
12 Ağustos 1947'de 10 ay ağır hapis ve 3 ay 10 gün de bursa'da "emniyet-i umumiye nezareti" altında bulundurulma cezasına çarptırıldı...
Çok aç kaldı, hatta Bursa'ya sürgüne gönderildiğinde geceleri çöp karıştırıp sebze meyve bulmaya çalıştığı zamanlar bile oldu, bir zaman geldi dünyanın en çok kazanan yazarları arasına girdi...Hiç çalmadı, hiç arabası olmadı...
Şehirde bir minibüs ya da bir belediye otobüsünde görebilirdiniz onu...
Yaşadığı süre içerisinde yüzlerce çocuğa; yeme, içme, barınma, giyinme, okuma vs. tüm ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde baktı...
Yazdığı kitaplar sayesinde, devletten hiç destek almadan bir vakıf kurdu ve o vakıf halen devam etmekte. oğlunun gemisi ya da yalısı yoktur...
Yetiştirdiği çocuklara hiç bir şekilde tacizde bulunmamıştır, mezarı vakfın bahçesindedir...Üstünde çocuklar oynasın diye yeri belli değildir...
Ahlaken bitmiş insanların bu anlatılanları anlama olasılığı da yoktur...
Usta hikâyeci, şair ve çağdaş mizahın öncülerinden olan Aziz Nesin'i saygıyla anıyorum.
ALINTI
Felsefe Prof. Ahmet Arslan:
"Şu an dünyanın en az %30'u dinsiz. Peki bu adamlar ahlaksız mı? Ailelerinde sadakat yok mu? Çocuklarla sevgileri yok mu? Fakir'e yardıma muhtaç insanlara yardım etmiyorlar mı? Yani demek istediğim din ile ahlak arasında bir ilişki yok."
*Bizim bildiğimiz,
*Dünyada Dört kutsal kitap var.
*
*Matematik,
*Fizik ,
*Kimya,
*Biyoloji....!
*
*Bu dört kutsal kitabı,
*İyi Okumadın öğrenmedin'mi,,
*
*Herkes üstünden,
*Geçer.!!!
Ruh sağlığınızı korumak, solucanlarla uğraşmamak için:
- Bir dil öğrenin,
- Her şeyi merak etmeyin,
- Yeni başlangıçlar yapın,
- Tikellerle aranıza mesafe koyun,
- Ekran, dedikodu perhizi yapın,
- Sizi aşağı çeken aptal dostlarınızdan uzaklaşın,
- Etkin/özne olun
Savaş Cebeci, hasta yatağından ‘sağlık’ hakkında konuştu:
“Kolombiya Üniversitesi'ne bağlı dünyanın en iyi hastanelerinden birindeyim. Yaklaşık 9 saat süren ciddi bir omurga revizyon ameliyatı oldum. Oda otel gibi, her şey dijital, ilgi alaka mükemmel. Tek kişilik oda; dışarı bakıyorsa ağaçlar, arkada nehir... Ama ne olursa olsun burası hastane.
Bakın bugün 5. günüm, yataktan zor kalkıyorum. İlk günlerde yatakta dönemiyordum bile. Tuvalete gidemiyorum. Karnım davul gibi şişti ilaçların etkisinden. Yemek yiyemiyorum.
Şimdi ben dünyanın en zengin adamı olsam ne olur? Dünyanın en iyi arabaları garajda dursa ne olur? Yemek yiyemiyorsun, yürüyemiyorsun, hareket edemiyorsun... Lan s*çamıyorsun!
O zaman sağlığın ne kadar büyük bir nimet olduğunu anlıyorsun. Hayatta bir sürü probleminiz olabilir; para problemi, ilişki problemi, iş problemi... Ama sağlığınızı kaybettiğiniz zaman hayatta tek bir probleminiz kalıyor: Sağlık.
Ben normalde sağlıklı bir adamım. Şekerim yok, tansiyonum yok, kalp problemim yok. Benim yaşadığım şey sistemik bir hastalık değil, mekanik bir problem. Omurgada oluşan bir problem. Sağlıklı beslenin. Sıkıcı hayatınız olsun. Bilinçli spor yapın. Vücudunuza yatırım yapın ama sadece bugün iyi görünmek değil; amaç 60 yaşında, 70 yaşında dimdik yürüyebilmek, merdiven çıkabilmek, seyahat edebilmek ve hayatın tadını çıkarabilmek için.”