Son günlerde bir video yayıldı. Sosyal medya bunu aldı ve "İsrail İran'dan sonra Türkiye'yi hedef alacak" başlığıyla yaydı.
O videoyu izlediniz mi? Ben izledim.
Konuşan adam İsrailli eski bir başbakan. Şu an resmi hiçbir görevi yok. Kendi ülkesinde gelecek seçimler için hazırlık yapıyor. Aşırı görüşlü kişileri yanına çekmeye çalışıyor.
Söylediği şey "Türkiye bir sonraki İran olabilir. Ciddiye alınması gereken bir güç" diyor.
Doğru söylemiş. Ama neden ciddiye alınması gereken bir güç? Anlatayım.
Çünkü Türkiye öyle bir noktada oturuyor ki savaş açmak bir yana, Türkiye'nin savaşa girmesini kimse göze alamaz.
Neden mi?
-Çin'in trilyon dolarlık Modern İpek Yolu projesi Türkiye'den geçiyor. Çin'den çıkan mallar Bakü-Tiflis-Kars demiryolu ile Türkiye üzerinden Avrupa'ya ulaşıyor. O kapı kapanırsa Çin'in Avrupa'yla kara bağlantısı kopar. Çin ve Avrupa bunu göze alamaz.
-Rusya'nın doğalgazı Türkiye'ye bağlı. Rus boru hattı Karadeniz'in altından geçip Türkiye'ye çıkıyor, oradan Avrupa'ya dağılıyor. O hat kesilirse Rusya'nın en kritik gelir kaynağı durur. Rusya Türkiye'siz yapamaz.
-Amerika'nın Ortadoğu stratejisi Türkiye'ye bağlı. Türkiye olmadan Amerika'nın bölgedeki gözü, kulağı ve kolu gider.
Ve Avrupa. Bakın burayı dikkatli okuyun.
Türkiye Avrupa Birliği'nin abisidir. Ama nasıl bir abi? Evdeki tüm yükü sırtlayan ama o evden yemek bile yemeyen abi. Sınırda o duruyor. 4 milyona yakın mülteciyi o barındırıyor. Göç dalgasını o tutuyor. Terörle o mücadele ediyor. Avrupa'nın güvenliğini aslında Türkiye sağlıyor. Ama AB üyesi bile değil.
O abi evden gittiği gün o ev dağılır. Ve Avrupa bunu çok iyi biliyor.
Çin, Rusya, Amerika, Avrupa. Dünyanın dört büyük gücü. Hepsinin Türkiye'ye ihtiyacı var.
Türkiye savaşa girerse boru hatları durur. Ticaret yolları kapanır. Göç dalgası başlar. NATO'nun güney kanadı çöker. Boğazlar kapanır.
Şimdi asıl önemli noktaya gelelim.
Türkiye NATO'nun ABD'den sonraki en büyük ikinci askeri gücü.
Ve bence dünyanın en güçlü kara ordusuna sahip ülke.
Bunu Türk olduğum için söylemiyorum. Duygusal konuşmuyorum.
Son 20 yılda 15'ten fazla askeri operasyona girdik. Suriye'de, Irak'ta, Libya'da, Karabağ'da, Doğu Akdeniz'de. Her operasyondan daha güçlü çıktık. Her savaş ordumuzu büyüttü, geliştirdi, sertleştirdi.
Dünyada aktif savaş tecrübesine sahip ordu sayısı çok azdır. Türk ordusu bunların başında gelir. Bu tecrübe parayla satın alınmaz. Yılların ve ödenen bedellerin birikimidir.
Peki İsrail İran'dan sonra Türkiye'yi vurabilir mi? Bunun olasılığı sıfır.
Hatta bir iddia ortaya atıyorum. İsrail gibi üç devlet bir araya gelse Türkiye'ye yine bir şey olmaz.
Peki savaşta İran neden Türkiye'yi vurmadı?
Herkes NATO yüzünden diyor.
Çok basit bir soru. Amerika'yla savaşmayı göze alan bir ülke NATO'yla savaşmayı göze alamaz mı? Alır. Amerika'yla savaşan herkesle savaşır.
O zaman neden Türkiye'ye dokunmadı?
Bu başarı mevcut hükümetin yürüttüğü dış politikadan ve Türkiye'nin kendi bireysel gücünden geliyor. NATO yalnızca bonus.
PEKİ HİÇ Mİ RİSK YOK?
Askeri anlamda yok. Ama savaşmanın tek yolu silah değil.
Ekonomik darbe vurabilirler mi? Evet.
Döviz üzerinden baskı yapabilirler mi? Evet.
Toplumu ayrıştırmaya çalışabilirler mi? Evet.
Bunlar gerçek riskler.
Ama ekonomik olarak güçlenmek tamamen bize bağlı. Bilime inanmamıza bağlı. Üretmemize bağlı. Çalışmamıza bağlı. Bu ülkede yaşayan her bireyin düşünce yapısını değiştirmesine bağlı.
Askeri gücümüze kimse dokunamaz. Coğrafyamıza kimse dokunamaz. Ama ekonomik gücümüzü biz inşa edeceğiz. Bu tamamen bizim elimizde.
Bence Türkiye şu an dünyanın en güvenli ülkesi. Bu İran savaşında belli oldu. Ortadoğu'daki ülkeler tek tek bombalandı. Türkiye'ye kimse dokunamadı.
Geri dönelim o videoya. O eski bakan "Türkiye ciddiye alınması gereken bir güç" dedi.
Bence eksik söylemiş. Türkiye ciddiye alınması gereken değil, izin alınması gereken güç.
IShowSpeed adlı yayıncının Türkiye'de yaşadığı birkaç "Gayet Olağan" olayı, tamamen yersiz muhalefet yapmak ve hükümeti kötülemek için bir propaganda haline çeviren arkadaşlar, müsterih olsunlar ki çoğu Avrupa ülkesinde değil İngilizce konuşan bir güvenlik görevlisi ya da yetkili garson bile bulmak bazen sıkıntı oluyor. Hele ki o çok sevdiğimiz Fransa'da İngilizce konuşursunuz cevap vermezler, Fransızca konuşursunuz aksanınızı beğenmez gülerler. Yine öve öve bitiremediğimiz Almanya'da şehir merkezlerinden 20 km uzaklaşınca telefonların 5G den 3G ye bazen de E ye düşmesi gibi durumlar yaşanırken kimse bu iki olay üzerinden siyaset yapamaz.
IShowSpeed adlı yayıncının Türkiye'de yaşadığı birkaç "Gayet Olağan" olayı, tamamen yersiz muhalefet yapmak ve hükümeti kötülemek için bir propaganda haline çeviren arkadaşlar, müsterih olsunlar ki çoğu Avrupa ülkesinde değil İngilizce konuşan bir güvenlik görevlisi ya da yetkili garson bile bulmak bazen sıkıntı oluyor. Hele ki o çok sevdiğimiz Fransa'da İngilizce konuşursunuz cevap vermezler, Fransızca konuşursunuz aksanınızı beğenmez gülerler. Yine öve öve bitiremediğimiz Almanya'da şehir merkezlerinden 20 km uzaklaşınca telefonların 5G den 3G ye bazen de E ye düşmesi gibi durumlar yaşanırken kimse bu iki olay üzerinden siyaset yapamaz.
IShowSpeed adlı yayıncının Türkiye'de yaşadığı birkaç "Gayet Olağan" olayı, tamamen yersiz muhalefet yapmak ve hükümeti kötülemek için bir propaganda haline çeviren arkadaşlar, müsterih olsunlar ki çoğu Avrupa ülkesinde değil İngilizce konuşan bir güvenlik görevlisi ya da yetkili garson bile bulmak bazen sıkıntı oluyor. Hele ki o çok sevdiğimiz Fransa'da İngilizce konuşursunuz cevap vermezler, Fransızca konuşursunuz aksanınızı beğenmez gülerler. Yine öve öve bitiremediğimiz Almanya'da şehir merkezlerinden 20 km uzaklaşınca telefonların 5G den 3G ye bazen de E ye düşmesi gibi durumlar yaşanırken kimse bu iki olay üzerinden siyaset yapamaz.
Son olarak, bazı arkadaşlar Kazakistan hükümetinin yaptığı gibi resmi bir karşılama olması gerektiğini söylemiş, konuya bir açıklık getirmek isterim; sadece siyasi görevi olan ve siyasi makam, mevki sahibi insanlar için resmi tören düzenlenir. Siz hiç Cem Yılmaz ve ya Tarkan gibi Türkiye'nin sayılı ünlüleri için resmi tören düzenlendiğini gördünüz mü? Sadece basit bir yayıncı için resmi tören düzenlemek, ülkemizi kötü göstermekten başka bir şey sağlamaz. Resmi görevli olan, diplomatlar, siyasetçiler, aktivistler gibi bir ülkeyi temsilen gelen kişi/kişiler için resmi karşılama ve ağırlama töreni düzenlenir.
IShowSpeed adlı yayıncının Türkiye'de yaşadığı birkaç "Gayet Olağan" olayı, tamamen yersiz muhalefet yapmak ve hükümeti kötülemek için bir propaganda haline çeviren arkadaşlar, müsterih olsunlar ki çoğu Avrupa ülkesinde değil İngilizce konuşan bir güvenlik görevlisi ya da yetkili garson bile bulmak bazen sıkıntı oluyor. Hele ki o çok sevdiğimiz Fransa'da İngilizce konuşursunuz cevap vermezler, Fransızca konuşursunuz aksanınızı beğenmez gülerler. Yine öve öve bitiremediğimiz Almanya'da şehir merkezlerinden 20 km uzaklaşınca telefonların 5G den 3G ye bazen de E ye düşmesi gibi durumlar yaşanırken kimse bu iki olay üzerinden siyaset yapamaz.
Ülkede herkesin ağzından düşmeyen o ekonomi kelimesi, hepimiz farkındayız, ekonomik olarak zor bir süreçten geçiyoruz. Dünya bütünüyle bir ekonomik krize girmiş durumda. Türkiye olarak daha çok etkilendiğimiz doğru, ancak her tünelin sonunda bir ışık vardır.
Ülkede herkesin ağzından düşmeyen o ekonomi kelimesi, hepimiz farkındayız, ekonomik olarak zor bir süreçten geçiyoruz. Dünya bütünüyle bir ekonomik krize girmiş durumda. Türkiye olarak daha çok etkilendiğimiz doğru, ancak her tünelin sonunda bir ışık vardır.
Ülkede herkesin ağzından düşmeyen o ekonomi kelimesi, hepimiz farkındayız, ekonomik olarak zor bir süreçten geçiyoruz. Dünya bütünüyle bir ekonomik krize girmiş durumda. Türkiye olarak daha çok etkilendiğimiz doğru, ancak her tünelin sonunda bir ışık vardır.