KOÇ ailesini, Kürtlerin namusu ve ırzına düşman, radikal örgütlere zırhlı araç ve silah vermekle tanıyoruz.
Rahmi Koç'un anlattığı, Binali Yıldırım'ın kahkahayla karşıladığı tüm Kürt kadınların namusunu hedef alan "Kürt kadın" fıkrası salt bir fıkra değildir. Türkiye'de Devlet, sermaye ve siyaset düzleminde yerleşmiş "Kürt karşıtı kodların" dile gelmiş hâlidir.
Bunu boşlukta söylemiyoruz. Afrin'de, çocuk yaştaki kızlara varana dek Kürt kadınlarına tecavüz eden silahlı çeteler, radikal örgütler vardı; bu, BM Soruşturma Komisyonu ve İnsan Hakları İzleme Örgütü raporlarına geçti. O çetelerin sahada kullandığı zırhlı savaş araçlarını ise Koç Holding'in şirketi Otokar üretiyor. Yani Rahmi Koç'un ağzından çıkan söz, Kürtler için tesadüfi bir gaf değildir; bu ailenin ve temsil ettiği gücün Kürtlerle kurduğu düşmanca ilişkinin bir devamıdır.
Nitekim Koç Holding Onursal Başkanı Rahmi Koç, İzmir Balçova'da holdinge bağlı Amerikan Hastanesi'nin açılışında, Kürt kadınların namusunu hedef alan şu sözleri sarf etti:
"Doktor, Kürt kadının derdini dinlemiş. 'Hanımefendi, perdenin arkasına gidin, soyunun' deyince kadın demiş ki: 'Doktor Bey, ilk sen soyun.'"
Savcılık "halkın bir kesimini alenen aşağılama"dan soruşturma açtı, Koç özür diledi. Ama özür, söyleneni, söylenenin arkasındaki hakikatleri geri almaz.
Rahmi Koç’un Irkçı ve cinsiyetçi zihniyeti/söylemi “mizah” kisvesi altında normalleştirilemez.
İnsan onurunu hedef alan hiçbir söylem karşılıksız ve yaptırımsız kalmamalıdır.
Yaşanan bunca acıdan sonra böylesi bir geceyi ve sevinci yaşamak fazlasıyla hakkınız.
Biz büyük bir aileyiz, çoşkumuzla, rengimizle Süper Lig’e büyük bir heyecan ve güzellik katacağız.
Serkeftin Amedspor 💚❤️