@asliibaykal Allah rahmet eylesin mekanı Cennet https://t.co/PV7o3vXbvxşınız sağolsun.Allah sabırlar versin.Aslı hanım anne eksikliği hiç bir eksikliğe benzemez.Gün geçtikce azalacak zannedersiniz ama daha çok yoluğunu yüreğniz de hissedersiniz.😥
Oğlum kreşten beri @BKBANDIRMA şuan 12 ye geçti kolejde , bir haber duyuyoruz istek vakfına satılmış e biz bahçeşehire kayıtlarımızı yaptık ücretlerimizi ödedik bu ne kepazelik bu bir şikayettir yasal haklarımız saklıdır @bahcesehir_k12@TC_Balikesir@tcmeb
KAMUOYUNA VE DEĞERLİ MESLEKTAŞLARIMIZA;
TSK’nın temel direği, ordumuzun şerefli ve fedakâr mensupları olan astsubaylarımızın, görev yaptıkları kışlalarda “üst” konumunda olanlar tarafından şiddete, hakarete ve tehdide maruz kalması asla kabul edilemez bir durumdur. Bugün, ordumuzun disiplin anlayışıyla asla bağdaşmayan, insan onurunu hiçe sayan bir olayı ve ardından yaşanan hukuksuzlukları kamuoyuyla paylaşmak zorundayım.
Doğu bölgemizdeki bir tugayımızda, araç çalıştırdığı gerekçesiyle bir astsubay üstçavuş meslektaşımız, tugay komutanı tarafından "geri zekalı", "aptal" gibi çirkin ifadelerle hakarete uğramış, boğazı sıkılmış ve tokatlanmıştır.
Üstelik bu olay, kamera kayıtlarıyla sabittir ve meslektaşımız aldığı darp raporuyla bu durumu belgelemiştir.
Sormak isteriz: Kışlalarımızda astsubaylarımızı koruması gereken komutanlık makamı, ne zamandan beri şiddetin merkezi haline gelmiştir?
İşin daha da vahim olan kısmı, meslektaşımızın hak arama yoluna girmesiyle başlayan sindirme sürecidir.
Meslektaşımız, olayı yargıya taşıyacağını ifade edince, tugay komutanı tarafından "sen savcıya gidersen, ben de seni başsavcılığa şikayet ederim" diyerek tehdit edilmiştir. Ardından, bir kolordu komutanı ve bir tugay komutanının beraberce başsavcılığa gitmesi, hukuk mekanizmasının üzerinde bir baskı unsuru oluşturulmak istendiği izlenimini vermektedir.
Daha da ibretlik olanı ise, meslektaşımızın bu durumu bir avukatla paylaşmasını "ketum davranmamak" olarak nitelendirip, avukata vekalet verdiği için ceza kesilmesidir. Kendi hakkını savunması için avukatıyla görüşen bir askeri, "yetkisiz kişiyle görüştü" diyerek cezalandırmaya kalkmak, hukukun evrensel ilkelerine ve akla aykırıdır.
Bir avukat, nasıl "yetkisiz kişi" olarak görülür? Bu zihniyet, astsubayın adalete erişimini engelleme çabasıdır.
Milli Savunma Bakanlığı, kamera kayıtları ortadayken darp konusunda soruşturma izni vermiş olsa da, hakaret ve tehdit gibi en az darp kadar ağır olan suçlar için "yeterli delil yok" bahanesiyle soruşturma izni vermemiştir.
Askeri Ceza Kanunu ve TCK hükümleri açıkken, general statüsündeki bir komutanın bu eylemlerinin soruşturulmasının önünün kesilmesini kabul etmiyoruz.
**TEMAD olarak altını çiziyoruz:**
* **Adalet, hiyerarşi ile sınırlı değildir.** Hiçbir makam ve mevki, astsubaylarımıza şiddet uygulama veya onları tehdit etme hakkını vermez.
* **Hakkını arayan astsubayımıza ceza vermek, baskıcı bir yöntemdir ve derhal bu yanlıştan dönülmelidir.**
Danıştay’ın, bu hukuksuzluğa "dur" diyeceğine ve hakaret/tehdit suçlarının da yargı önüne taşınmasının önünü açacağına inancımız tamdır.
Bizler, ordumuzun disiplinini ve hiyerarşisini en iyi bilen, hayatını bu disipline adamış insanlarız. Ancak disiplin, hiçbir zaman bir astın darp edilmesi, aşağılanması ve hak arama hürriyetinin elinden alınması değildir.
Bu davanın sonuna kadar takipçisi olacağız. Meslektaşlarımızın sahipsiz olmadığını, hukuk önünde haklarını sonuna kadar savunacağımızı tüm kamuoyunun bilgisine sunarım.
Cahit KOCA
TEMAD Genel Başkanı
@tcsavunma@TBMMGenelKurulu@Akparti@herkesicinCHP@MHP_Bilgi@iyiparti@RTErdogan@tcbestepe@iletisim@adalet_bakanlik@dbdevletbahceli@eczozgurozel@kilicdarogluk@MDervisogluTR@TSKGnkur@turkarakuvetler@anadoluajansi@ankahabera@ihacomtr@trthaber@ntv@Haberturk@nowhaber@nowtvturkiye@szctelevizyonu@gazetesozcu@nefesgazete@halktvcomtr@Haber7
#İstanbulunFethi#29Mayıs1453#FatihSultanMehmet
Çağ açıp çağ kapatan mümtaz şahsiyet Fatih Sultan Mehmet Han'ın önderliğinde gerçekleştirilen muazzam fetihle birlikte, Türk Milleti’nin #Türkistan’dan doğan kutlu yürüyüşü; cihanın kalbi İstanbul’a ulaşmış, oradan da #Avrupa içlerine kadar uzanan şanlı bir medeniyet hamlesine dönüşmüştür.
Yüce Türk Hükümdarı Sultan II. Mehmet Han’ı “Fatih” unvanına eriştiren bu büyük zafer; Türk milletinin iradesinin, imanının, aklının ve devlet şuurunun bütün dünyaya ilan edilişidir.
Aziz İstanbul’un ecdadımız tarafından Türk yurdu hâline getirilmesi; asırlar boyunca adaletle hükmeden Devlet-i Âliye’nin kudret nişanesi olmuş, milletimizin asaleti tarihe altın harflerle kazınmıştır.
İstanbul’un Fethi, küresel dengeleri değiştiren, insanlık tarihine yön veren kutlu bir dönüm noktasıdır. Fetihle birlikte Aziz Türk Milleti; huzur arayan milletler için barışın, adaletin, merhametin ve yüksek medeniyet anlayışının sembolü hâline gelmiştir.
Fethin ardından farklı dinlerden, dillerden ve milletlerden insanlar; tarihin hiçbir döneminde görmedikleri ölçüde adil, huzurlu ve emniyetli bir idare ile tanışmışlardır. Bu, Türk milletinin vicdanını, devlet ahlâkını ve insanlığa bakışını gösteren en büyük şahadettir.
Bugün “Türkiye Yüzyılı” ve “Türk Asrı” hedeflerine yürürken; ceddimizin emanetine sahip çıkmak, Türk Milleti’nin bölünmez bütünlüğünü muhafaza etmek ve Turan Ülküsü’nü yaşatmak, millî varlığımızın ve istikbalimizin temel şartıdır!.
İstanbul’u ebedî Türk yurdu yapan başta Fatih Sultan Mehmet Han olmak üzere, fethin zaferle sonuçlanmasına vesile olan kahraman ecdadımızı ve aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve dualarla yâd ediyorum.
Ruhları şâd, mekânları cennet olsun.
#İstanbul’u bizlere vatan kılan büyük hakan #FatihSultanMehmedHan’ı; onun yiğit askerlerini, #Akşemseddin Hazretleri’ni, #UlubatlıHasan’ı ve fethin bütün isimsiz kahramanlarını rahmetle, minnetle ve hürmetle yad ediyorum.
Ruhları şad, mekanları cennet olsun.
İstanbul’un Fethi kutlu olsun.
📌Astsubay emeklileri haklarını istiyor….
E.Per. Kd. Bçvş. Ergün Erdoğan’dan gelen bir mesaj. Silahlı Kuvvetlerin bel kemiği Astsubayların emeklilikte yaşadığı mağduriyet duyulsun diye özetleyerek paylaşıyorum:
Bugün Yarbay, Albay, Kıdemli Albay ve general rütbelerindeki askeri şahıslar emekli olduklarında;
Kadrosuzluk tazminatı
Makam tazminatı
Temsil Tazminatı
Görev tazminatı
ve bunlara ilave yüzdelik ödeme,
adı altında çeşitli ödemeler almaktadır.
Oysa muvazzaflık döneminde hem subay hem astsubay personelin aldığı temel tazminat ödemesi Hizmet Tazminatı ödemesidir. (Rütbe bekleme süreleri 3 yıl olan personel için) Son düzenlemesi de yaklaşık 30 yıl önce 19/12/1996-KHK-568/2 md. ile yapılmıştır.
Asıl çelişki burada başlamaktadır.
Emeklilik sonrası verilen bu tazminatların isimlerine bakıldığında sistemin ne kadar tartışmalı olduğu görülmektedir.
Bando sınıfı albayın ya da askerî okulda görev yapan bir öğretmen albayın aynı görevi yapan astsubaydan, teğmenden farklı “makam tazminatı” alması hangi makamın karşılığıdır?
“Görev tazminatı”, "Temsil Tazminatı" ve “Makam tazminatı” denilen ödemeler yalnızca belirli rütbeler için midir?
Ast rütbelerde görev yapılmıyor mu?
Amir astsubayların makamı yok mu?
Üniformaları bir şey temsil etmiyor mu?
Sınırda nöbet tutan, operasyon bölgesinde görev yapan, tankın başında, gemide, uçuş hattında çalışan astsubay görev yapmıyor mu?
Tazminat isimleri dahi mevcut sistemin adalet duygusundan uzaklaştığını göstermektedir.
“Kadrosuzluk tazminatı” denilen uygulama ise ayrı bir tartışma konusudur. Sanki bu personelin kadrosu kaldırılmış gibi bir anlam taşımaktadır. Oysa böyle bir durum söz konusu değildir. Bu kişiler doğal emeklilik sürecine girmiştir. Bu nedenle birçok personel tarafından bu isimlerin, belirli rütbelere ek ödeme yapılabilmesi için oluşturulmuş teknik tanımlar olduğu düşünülmektedir.
Bugün gelinen noktada en büyük sorun maaş dengeleridir.
Emekli bir Kıdemli Albay, muvazzaf bir teğmenin maaşına yakın gelir elde edebilirken; emekli bir astsubay çoğu zaman görevdeki bir astsubay çavuşun maaşının yarısına bile ulaşamamaktadır.
Adaletsizlik tam da burada başlamaktadır.
1. Yıllarca SGK'ya ödediği primlerin karşılığı değildir.
Örneğin; 30 yıl 9 aydan emekli bir Asb.II.Kad.Kd.Bçvş bir aynı süreden emekli bir Kd.Albaydan yalnızca %10 az prim ödemesine rağmen emeklilikte ödediği prime göre %71 daha az emekli maaşı almaktadır
2. 2026 yılı itibarı ile 36 yıl üzerinden emekli olan Kd.Albay %66,44 , Asb.II.Kad.Kd.Bçvş %47,96 , Uzman Çavuş %59,58 son maaşlarına oranla emekli maaşı almaktadır. Bu durum adalete, hiyerarşiye hatta matematiğe bile uymamaktadır.
3. Görev sırasında bir Kd.Albay ile Asb.II.Kad.Kd.Bçvş. Maaş oranı 1980'li yıllarda 1,10 civarı iken artık 1,37 farka ulaşması, emeklilikte bu farkın 1,80'nin üzerine çıkmasının da adalet, hukuk, hizmet, hiyerarşi ve matematikle ilgisi yoktur.
Emeklilik ikinci hayattır. Hukukun üstünlüğü mü, üstlerin hukuku mu sorusu burada anlam kazanmaktadır.
Adalet isim olarak vardır; ancak uygulamada tek taraflıdır.
Geç gelen adalet adalet değildir.
Tek taraflı adalet de adalet değildir.
Birçok meslektaşımız kredi borç batağında, evini geçindiremiyor, çocuğunu evlendiremiyor, kirasını ödeyemiyor. Aile düzenleri bozulmuş, yuvalar dağılmış örnekler mevcuttur. Bunları söylerken dahi insan üzülmektedir.
Buradan ilgililere, yetkililere ve etkililere soruyorum:
Bu adil olmayan uygulama ne zaman son bulacaktır?
“Çalışmalar devam ediyor” denilerek sorunların ötelenmesi artık kabul edilebilir değildir.
Astsubayın imzası olmadan uçak uçamaz, helikopter kalkamaz, tank ve silah sistemleri görev yapamaz.
Ordunun tamamı, trilyonluk malzemenin zimmet sorumluluğu ondadır. Mehmetçiğin eğitimi, disiplini, atışı ve her branştaki sorumluluğu onun omuzlarındadır.
Ancak bu önemli statü özlük hakları bakımından unutulmuş, görevi ile uyumlu statüsel hakları tam olarak tanımlanmamış, ekonomik kazanımı kısıtlanmış durumdadır.
Devlet BAHÇELİ:
Bir kez daha haykırarak ifade ediyorum ki: Türkiye Cumhuriyeti başkalarının yazdığı senaryoda figüran olmayacaktır.
Kefesini başkalarının koyduğu terazide tartılmayacaktır.
Başkalarının buyurduğu yollarda yürümeyecektir.
Bize yer göstermeye kalkışanlara yerini hatırlatacak kudretimiz vardır.
Bize sınır çizmeye yeltenenlere ufuk gösterecek hafızamız vardır. Bize had bildirmeye kalkışanlara tarih, coğrafya ve devlet aklı üzerinden cevap verecek irademiz ziyadesiyle mevcuttur.
Batıdan medet uman ya satılmıştır ya vatansızdır, vatan hainidir ya da süper ahmaktır!
Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu
Değerli Bilim Adamı, Türk ve Türkçe sevdalısı; Türk Milliyetçisi, Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu'nu vefatının 11'inci yıl dönümünde rahmet, minnet ve dualarla anıyorum.
Ayser Çalık Ortaokulu'nda meydana gelen elim olayda hayatını kaybeden öğretmenimize ve evlatlarımıza Allah'tan rahmet; kederli ailelerine ve Kahramanmaraş halkına sabır ve başsağlığı diliyorum. Saldırıda yaralanan vatandaşlarımıza acil şifalar temenni ediyorum.
Milletimizin başı sağ olsun.
Vatan size minnettar demek yetmez; o minnetin karşılığı adil bir yaşamdır.
Astsubaylarımızı ailelerine mahcup eden bu düzeni değiştirmeye kararlıyız. Kanun teklifimiz hazır, irademiz net. Emekli astsubaylarımız hak ettiğini almalı!!
Tüzüğümüzün 52. ve 54. Maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul il başkanlığı görevine Volkan Yılmaz atanmıştır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.