What they don’t understand is that this fight is not about me, it is about our dignity, our rights and our freedoms. I am just the symbol of this just cause. The more they try to erase my images in my beautiful city, the more they will pop up everywhere, the most unlikely places — this time on the Bosphorus bridge.
#imamoglueverywhere
Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu’nun afişlerini ve pankartlarını yasaklayan darbecilere cevabımızdır:
Bu daha başlangıç mücadeleye devam!
#İmamoğluHeryerde
Ekrem İmamoğlu özellikle paylaşılmasını istiyor !!!
İbretiâlem için paylaşın saygıdeğer vatandaşlarım:
560 milyar yolsuzluk var dediler, İBB’nin 6 yıllık bütçesinin bile o kadar olmadığı açığa çıktı.
Terör bağlantısı var dediler, fos çıktı.
Evlerde para var dediler, çocukların kumbaraları çıktı.
Bedavaya villa aldı dediler, kapora çıktı.
Belediyeden vinçle kasa çıkardılar dediler, yalan çıktı.
Cenaze aracıyla rüşvet parasını yurt dışına kaçırdılar dediler, araçların yurt dışına çıkamadığı açığa çıktı.
Lüks villa dediler, konut çıktı.
Çöp kamyonu ile para taşıdılar dediler, iddianın kendisi çöp çıktı.
Parkelerin altına para koydular dediler, hayal ürünü çıktı.
1200 telefon dağıttılar dediler, yalan çıktı.
Kiptaş’tan daire dağıttılar dediler, yine yalan çıktı.
Lüks araçlar garajda dediler, arabalar başkasının çıktı.
Şirkete ihale yağdırıldı dediler, hiç ihale almadığı açığa çıktı.
Sağlam delil var dediler, hayal mahsülü tanıklar çıktı.
Ciddi belgeler var dediler “..duymuştum” “sanırım” çıktı.
MASAK raporu var dediler, 5 günde uyduruk rapor hazırlattıkları açığa çıktı.
Ciddi rapor var dediler, raporu imzalayacak uzman bulamadıkları ortaya çıktı.
Büyük yağma var dediler, kendi dönemlerindeki işler çıktı.
Aynı kurumda çalışan kişilere neden birbirinizle görüşüyorsunuz dediler, güzel bir komedi çıktı.
Veriler çalınıyor dediler, kuyruklu yalan çıktı.
İBB Berkay Gezgin’e para yolladı dediler, yalan çıktı.
Hepsi zenginleşti dediler, mal varlıklarında artış olmadığı ortaya çıktı.
Valizlerde para taşınıyor dediler, sinyal kesiciler çıktı.
Şikayet edenler CHP’li dediler, hepsi kendi adamları çıktı.
Müdür bizi tehdit etti dediler, tam tersi çıktı.
Kamuyu zarara uğrattılar dediler, yine tam tersi çıktı.
Şikayetçiler suç makinesi çıktı.
Şahitler husumetli, kamudan rantları kesilen yağmacı çıktı.
Gizli gizli niye görüştünüz dedikleri insanların orada olmadığı açığa çıktı.
Birilerinden rüşvet istediler dediler, kendi dönemlerindeki işler çıktı.
Naylon fatura işi yapıyorlar dediler, kendi adamları çıktı.
Dosyada gizlilik var deyip her şeyi kendileri sızdırdılar, boy boy haberler çıktı.
Bunlar dış destekli dediler, darbe öncesi kendilerini dışarıdan icazet aldığı açığa çıktı.
Hasılı kelam; örgüt dediler örgüt çıkmadı, suç dediler suç çıkmadı.
Son birkaç günde yaşananlara bakınca şimdi de tutukluları, şantaj ve tehditle yalancı şahitliğe zorladıkları ayyuka çıkıyor.
“Daha neler neler var, turpun büyüğü, dananın kuyruğu, ahtapotun kolları var” diye konuşanların, şimdi ellerinde kala kala sadece tehditle ve şantajla aldıkları tutuklu beyanları kaldı.
Bu millet sizin uyduruk dosyanıza nasıl kanmadıysa, tutuklayıp hiç utanmadan çoluğu çocuğuyla, malı mülküyle tehdit ettiklerinizin zorla alınmış beyanlarına da kanmaz.
Bu satırlar 155 yıl önce sizin için yazılmış:
“Hâlî ne zaman kaldı cihân ehl-i tama’dan,
Sen zâtını bu âleme elzem mi sanırsın?
En ummadığın keşf eder esrâr-ı derûnun,
Sen herkesi kör, âlemi sersem mi sanırsın?”
Ekrem İmamoğlu @CBAdayOfisi
Biz korkuyu evde bıraktık.
Çünkü Cumhuriyeti korkmayanlar kurdu, korkmayanlar koruyor!
Denizin mavi, yüreklerin kırmızı-beyaz olduğu güzel İzmir’de bir araya gelen, Cumhuriyet’e sahip çıkan milyonlara teşekkür ediyorum.
Ve hep birlikte Türkiye’nin dört bir yanına sesleniyoruz:
Dörtnala gelip Uzak Asya’dan
Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket, bizim.