Türk vatandaşına Türkiye’deki oteli Türkiye’de neden bir yabancı satsın üstelik Türkiye’de şirket dahi kurmadan! Fiyatlar düşmeyecek hatta artacak! Yabancılar Türk pazarını kontrol edecek. Kazanan booking ve benzerleri olacak. Yerli ve milli seyahat acentaları kaybedecek. 🇹🇷
Biz yabancılar Türkiye’de satış yapmasın demiyoruz.Gelip şirket kurup yerli ve milli acentalar ile aynı regülasyona tabi olup eşit şartta çalışsınlar istiyoruz.Vergi vermeden ofis açmadan Türk pazarını domine etmelerine müsade edemeyiz. Kaybeden Türk turizmcisi olur🇹🇷 @RTErdogan
Seyahat acentalığı belgeye tabi bir faaliyet. Aynı işi yapacak herkes aynı mevzuata tabi olmalı. Dijital Kapütülasyona hayır diyoruz.Yerli Milli Turizm
Bu kepazeliğe ortak olmayın.
@RTErdogan@dbdevletbahceli
Yabancıya Ayrıcalığa Hayır!
Seyahat acentaları vergi ödüyor, istihdam sağlıyor. Yabancı dijital platformlara Türkiye’de şirket kurmadan faaliyet ayrıcalığı tanınamaz. Yerli Milli Turizm @RTErdogan@dbdevletbahceli@akaraismailoglu@halileldemir
🔴 TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya: (Booking. com ve Airbnb gibi yabancı dijital konaklama platformlarını düzenleyen teklif)
▪️ Bir sektörde binlerce işletme varken yurt dışında bu işi yapan firmalara ayrıcalık tanınması doğru değil. Aynı sektörde iş yapan tüm firmaların aynı kurallara tabi olması gerektiğini düşünüyoruz.
▪️ Türkiye'de bu işi yapan Türk menşeli firmalar varken yabancı, dijital ve devasa firmalara avantaj sağlanmasını doğru bulmuyoruz. Bu platformların Türkiye'ye turist getireceği söyleniyor ancak zaten yurt dışında çalışıyorlar.
▪️ Mevzu, Türkiye'de Türk vatandaşına sunulan hizmetlerin satılması. Türkiye'ye gelen dövizi artırmasıyla ilgili söylenenlerin hiçbiri gerçek değil. Bu, yurt dışındaki dijital platformların Türkiye'de şirket kurup Türkiye'deki kanunlara tabi olmaması için hazırlanmış bir şey.
▪️ Bunun adı düpedüz dijital kapitülasyondur. Bu ayrıcalıklar uzun dönemde turizm sektörü için çok zararlıdır.
▪️ Üç sene, beş sene sonra konaklama sektörü dahil bütün iç turizm dominasyonu bu firmalara geçer. Kimin öne çıkacağı, hangi otelin satılacağı gibi kararlar bunların eline geçer. Yurt dışı turlarını da dahil ederler ve yurt içindeki tüketici yavaş yavaş yurt dışına kayar.
▪️ Paket turda Türkiye'deki acenteler sigorta ve teminat yükümlülüklerine tabi olurken bunlar muaf olacak.
▪️ Çok ciddi bir rekabet avantajı sağlıyorlar. Türkiye'de bu işi yapanların önemli bir bölümü kısa sürede bu işi yapamaz hale gelir. Tüketiciye bir faydası var mı? Hayır, hiçbir faydası yok.
▪️ Bu platformlar Türkiye'deki konaklama tesislerinden yüzde 35-40 komisyon alıyor. Komisyonu kısıtlamak da mümkün değil. Reklam katkı payı veya reklamasyon olarak alabilirler.
▪️ Uygulanması mümkün olmayan kurallar konulmuş. Sanki kurallar varmış gibi gözüküyor ama aslında Türk pazarı onlara bir tepsi içinde sunuluyor.
▪️ Türkiye'ye gelip şirket kurmaları yeterli. Bu işlerin tamamı şirket kurarak halledilebilecekken neden böyle büyük bir kanun teklifine ihtiyaç duyulduğunu anlamak mümkün değil.
▪️ Yerli büyük platformlar da merkezlerini yurt dışına taşırsa bu avantajlardan yararlanabilecek. Böylece içteki dinamikleri tamamen altüst edecek bir düzenlemeye doğru gidiyoruz.
▪️ Bakanlığa, yönetmelik değişikliğiyle hizmetlerin tamamını kapsam içine alma yetkisi veriliyor. Tüketici Yasası, Seyahat Acentaları Birliği Yasası ve dijital ticaretle ilgili düzenlemeler varken neden ayrı bir düzenleme yapıldığını anlamak mümkün değil.
▪️ Ümit edelim, komisyon sağduyulu davranır ve bunu tekrar gözden geçirir.
-CNBC-e
Vize Randevu Sistemindeki Sorunlar Yeniden Gündemde
Gazeteci İbrahim Haskoloğlu, vize randevu sistemi üzerinden yaşanan sorunlar ve iddia edilen dolandırıcılık faaliyetlerine ilişkin yürüttüğü çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Haskoloğlu, başta Almanya, İspanya, Fransa ve Avrupa Birliği kurumları olmak üzere birçok ülkeye konuyla ilgili bilgi verdiğini belirterek sürecin sonunda “vize çetelerinin” cezalandırılacağını ifade etti.
Fransa cephesinden ise farklı bir açıklama geldi. La France en Turquie, Haskoloğlu’nun iddialarına ilişkin yapılan görüşmede herhangi bir somut kanıt sunulmadığını ve bu nedenle iddiaların geri çekildiğini duyurdu. Açıklamada ayrıca vize randevularının yeniden satılması sorununun uzun süredir Fransa tarafından da eleştirildiği ve Türk makamlarına bildirilmeye devam ettiği vurgulandı.
Tartışmaya TÜRSAB da dahil oldu. TÜRSAB, aracı kurum yetkisi verilen şirketlerin vize randevularını ticari kazanca dönüştürdüğünü savunarak Fransa’nın seyahat acentelerini suçlamak yerine bu şirketleri denetlemesi gerektiğini belirtti. Yaşanan karşılıklı açıklamalar vize randevu sistemindeki sorunların çözümüne yönelik tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Ayasofya'da çok vahim bir durum söz konusu.
Müze olarak işletilen galeri katı için yapılan bilet satışındaki skandal niteliğinde tutumun detayları👇
Ayasofya'daki hibrit duruma ilişkin tweetler dolusu tepki gösterdim bugüne dek. Cami girişinde uzun zamandır insanların inançları hadsizce sorgulanıyor; insanların tipinden ve dilinden Müslüman olup olmadıklarına yönelik çıkarımlar yapılıyor. Müze (galeri katı) içinse 25 Euro'ya biletler satılıyor DEM Müzecilik tarafından. Bu garip duruma kendimce tepki gösteriyor ve çok sevdiğim o kata çıkmıyordum. Ancak özlem ağır bastı ve ziyaret saatlerine, bilet ücretlerine tekrar bir bakmak istedim ve okuduğum Google yorumları şok etti. Şöyle.
III. Ahmed Çeşmesi'nin yanındaki bilet ofisini Google'dan buldum ve yorumları okudum tek tek. Eminim Ayasofya konumunda da bu yorumların yüz katı vardır. Siz de bakın. İlki gişe, ikincisi Ayasofya.
https://t.co/h1oGsnbP8L
https://t.co/Hgsu4pEbSV
Ziyaretçiler özetle kendilerine zorla 25 Euro yerine 50 Euro tutarındaki biletlerin satılmaya çalışıldığını, bu bileti satabilmek için türlü yalanlar söylendiğini, 50 Euro verilerek alt katın da gezilme şansına sahip olunduğunu, oysa bu ikinci 25 Euro'nun At Meydanı'ndaki Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi'nin bileti olduğunu sonradan fark ettiklerini söylüyorlar. Fazladan alınan 25 Euro'nun iade edilmesini istediklerinde ise işin yokuşa sürüldüğünü, görevliler tarafından çok çirkin muamelelere maruz kaldıklarını vurguluyorlar. Yorumları derledim, merak eden okuyabilir.
Geçen gece de civarda dolanırken bilet ofisinin yanındaki panoyu fotoğraflamış ve not etmiştim sonra bakarım diye ama aklımdan çıkmış. Şimdi o fotoğraftaki karekodu telefonumdan okuttum ve beni doğrudan DEM Müzecilik sitesine yönlendirdi. Karşıma ise bahsettiğim çift bilet çıktı, elbette 50 Euro. Ziyaretçileri hem karekodla yönlendirilen sitede hem de doğrudan bilet gişesinde ısrarla kazıklamaya çalışmak sadece kınanması gereken değil, hukuki yaptırımlar uygulanması gereken bir durum.
Ayasofya, ülkemizdeki belki de en değerli kültür varlığı; yerli ve yabancı turistlerin en çok ziyaret ettiği eşsiz bir kültür mirası. Ancak yetkili kurumların buranın işletmesini özel bir şirkete devretmesi ve o şirketin yetkililerin de haberi olduğunu düşündüğüm şekilde her ziyaretçiyi kazıklamaya çalışması utanç verici bir durum. Ülkenin imajı için de çok büyük eksi. Haksızca elde edilen kazanca hiç girmiyorum bile. Bu rezillik acilen düzeltilmeli.
Adetim değildir ama paylaşmanızı rica ediyorum. Zira Ayasofya bir şirketin kâr hırsına ve merkezî kurumların inisiyatif alamayan yöneticilerinin insafına bırakılamayacak kadar değerli evrensel bir kültür mirasıdır. Bu eşsiz yapıyı görmek isteyenlere reva görülen sistematik hakaret ve tutuma son verilmelidir.
Seyahat acentası temsilcilerimiz, Türkiye’nin dört bir yanından 22–23 Kasım 2025 tarihlerinde gerçekleştirilecek TÜRSAB 26. Olağan Genel Kurulumuzda iradelerini ortaya koymak için bir araya geliyor.
Sektörümüzün geleceğini şekillendirecek her oy, birlik ve dayanışma ruhuyla sandığa yansıyacak.
Birlikte geleceğe.
Firuz Bağlıkaya
TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı
TATİL SAHTEKARLIĞINA SON
Turizm sektörünün güvenliğini ve itibarını tehdit eden kaçak turizm faaliyetlerine artık sadece idari yaptırımlar değil, caydırıcı adli cezalar gerekiyor.
TÜRSAB olarak yıllardır süren mücadelemizde sesimiz net:
* Sahte seyahat acentalarına karşı sessiz kalmayacağız.
* Sektörümüzü yasa dışı yapılardan koruyacağız.
* Turizmi yasayla güvence altına alacağız.
Bu sadece sektörümüzün değil, ülkemize gelen her misafirimizin hakkıdır. Güvenli, şeffaf ve adil bir turizm ortamı için artık adım atılmalı.
#tatilsahtekarlığınason
Yönetim Kurulu Başkanımız Firuz Bağlıkaya, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’yi makamında ziyaret etti. Başkanımız Sayın Bahçeli’ye geçmiş olsun dileklerini ileterek, sağlık durumunun iyiye gitmesinden duyduğu memnuniyeti ifade etti.
Firuz Bağlıkaya görüşmede, “Turizm Yüzyılı” vizyonu çerçevesinde, “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda TÜRSAB'ın yürüttüğü projeleri arz etti. Ayrıca, TÜRSAB tarafından hazırlanan “Turizmde Güvenlik El Kitabı” başta olmak üzere çeşitli yayınlarımız Sayın Bahçeli’ye takdim edilerek çalışmalarımız hakkında bilgi sunuldu.
Nazik kabulleri ve sektörümüze gösterdiği yapıcı ilgi için Sayın Devlet Bahçeli’ye şükranlarımızı sunuyoruz.