Hayvancılıkta Dünya Çapında 1 Numarayız!
Besaş köylünün sütünü almadı ve köylüler sütü belediyenin önüne döktü.
Kağıt üzerinden geçen siyaset ve yüzyıl Türkiye'si mi?
25 Aralık 1991...
İstanbul'un göbeği, Bakırköy...
Alışveriş yapmak için mağazaya gelen insanlar...
İşine gitmiş çalışanlar...
Çocuğuna kıyafet almaya çıkan anneler...
İki yaşındaki bir bebek...
Hiçbirinin elinde silah yoktu.
Hiçbiri çatışmanın tarafı değildi.
Hiçbiri o gün öleceğini bilmiyordu.
Öğle saatlerinde yüzlerini kaşkollarla gizleyen yaklaşık 100 kişilik bir grup, "Yaşasın Başkan Apo", "Yaşasın PKK", "Vur gerilla vur, Kürdistan'ı kur" sloganlarıyla Çetinkaya Mağazası'nın önüne geldi.
İlk yaptıkları şey mağazanın girişini kapatmaktı.
Ardından 50'den fazla molotof kokteyli mağazaya ve vitrinlere atıldı.
Bir anda her yer alev aldı.
İçeride bulunan insanlar panikle üst katlara kaçtı.
Çıkış kapısı alevler içindeydi.
Son umut olarak yangın merdivenine yöneldiler.
Fakat o kapı kilitliydi...
Arkanızdan alevler yükseliyor...
Duman nefes aldırmıyor...
Yanınızda çığlık atan çocuklar var...
Ve sizi hayatta tutacak tek çıkış kapalı...
İtfaiye geliyor ama merdivenleri terasa yetişemiyor.
Bazıları ipe tutunarak kurtuluyor.
Bazıları ise yangın merdiveninin önünde dumandan boğularak can veriyor.
O gün hayatını kaybedenler:
• Ahmet Çetinkaya
• Hasan Dervişoğlu
• Merve Gül Bakkal (2 yaşında)
• Sezer Bakkal
• Hatice Çelik
• Habibe Çelik
• Zübeyde Nadir
• Şadiye Nadir
• Rezzan Seda Kızılkırmızı
• Süheyla Kızılkırmızı
• Yaver Ağabeyli
• Şengül Aras
Şimdi bir an durup düşünün...
Böyle bir terör eyleminin içinde yer alıyorsunuz.
Sonucunda 12 masum insan hayatını kaybediyor.
Aralarında iki yaşında bir bebek var.
Yıllar sonra cezaevinden çıkıyorsun
Ama zerre pişmanlık göstermiyorsun
Normalde sessizce kenara çekilmen gerek değil mi?
Ama yoook!
Üstten tehdit etmeye devam ediyor!
Sonra da çıkıp barıştan, demokrasiden ve kardeşlikten söz ediyor!
Üstelik bugün, devletin buna izin vermesiyle miting miting dolaşıp bunu adeta bir gövde gösterisine dönüştürebiliyor.
Allahım biz ne yaşıyoruz?
Estas no son imágenes de Hiroshima del siglo pasado, es el sur del Líbano, donde el ejército genocida de "Israel" está haciendo desaparecer pueblos enteros, llenándolos de explosivos y volándolos por los aires.
No hay escándalo mediático en la prensa, "Israel" puede destruir pueblos enteros y ni siquiera lo hacen noticia.
Ordu Perşembe yaylasında maden işgali tekrar başladı!
Perşembe yaylasında daha önce yürütmesi durdurulan maden projesinin çalışmalarına bugün tekrar başlandı. Giresun ve Ordu maden holdinglerine peşkeş çekilmiş durumda!
#ordu#giresun
Kazdağları’nda kapasite artışına verilen onay; açık ocakları, liç sahalarını ve su kullanımını büyütüyor. Bedeli ise ormanlar, su kaynakları ve yaşam alanları ödüyor.
Bu, İkinci Dünya Savaşı'nda bir toplama kampı değil, Y@hudilere yapılan bir s@ykırım da değil; Y@hudilerin s@ykırım yaptığı Gazze.
Tarihin tekrarlandığına dair ürpertici bir hatırlatma.
Soykırım bitmedi, sürüyor hâlâ bütün ürperticiliğiyle!
Gözlerimizin önünde bir soykırım yaşanıyor ve dünya sessiz.
Bu sessizlik, insanlığın sessiz ölümü anlamına geliyor!
"Bir erkek çocuk öldürdüm... O zamanlar bunu çok düşünürdüm. Şimdi ise sadece gülüyoruz."
Yüzündeki o pişkin sırıtışla bu sözleri sarf eden bir İsrail ordusu askeri. Siyo-Nazilerden ne kadar nefret ederseniz edin, yine de az kalır!
Mavi gökyüzünün altında, hüzünlü bir rüzgar eser Atayurt’ta.
Adı Doğu Türkistan…
Toprağı gözyaşıyla ıslanmış, göğsü sönmeyen bir korla yanan masumların yurdu.
🚨BREAKING: The father of infant Sam Fahd Abu Heikal cradles and kisses his baby for the last time after Israeli forces killed the infant in Hebron West Bank yesterday.
Israel killed his mother and father.
Because of Israel, his leg was amputated.
Because of Israel, his left hand is now also at risk of amputation.
Don’t stop talking about Gaza.
⚠️Sensitive Content ⚠️
🚨BREAKING : Critically injured infants and children continue arriving at hospitals after intense Israeli airstrikes across Gaza last night and into today.
Chemtrail, komplo teorisi denilerek geçiştirilemez!
Gerçekler gün yüzüne çıkmakta, milletimiz suni gündemlerle meşgul edilirken hayati konular sümen altı edilmektedir.
Güçlü Parti suni gündemleri değil, hakikat ve gerçekleri haykırmaya devam edecektir.
Ülkemize ve milletimize kurulmak istenen tüm tuzakları bertaraf edeceğiz!
Perşembe Yaylası jandarma korumasında Magden şirketi tarafından işgal edilmiş durumda!
Sömürgeciler an itibariyle giriş yaptı!
Dünyada görülmesi gereken 5. doğal harika olarak literatüre geçen Perşembe yaylası! Ses ver Karadeniz!