Konudan bağımsız fotoğrafı görünce yazayım dedim. Aşağı yukarı İlkay ile Salah aynı yaştalar... Biri 90 dakika maçı kopardı.
İlkay'ın utanması var mı çok merak ediyorum? Yatarak 4.5 M€ kazanıyor
Sen daha geçen hafta yöneticisinin cezasının tahkimde düşürürsen, başkanı kalkar böyle açıklama yapar. Git şimdi leş hakemlerinin olmayan onurunu savun @TFF_Org
Aziz Yıldırım: "VAR hakemini yabancı getirdik diyorlar, öyle olmaz. O zaman hepsini yabancı getireceksiniz.
Bu hakemler yeteneksiz, hepsi yeteneksiz. Türk futbolu bir yere gitmez.
Ben bugün başka yerlerde de bunu ifade ettim. Cezadan falan hiç korkmam, ayıp.
Dayak yiyen hakemin hakemliğini devam ettirirseniz sonuç bu.
İnce ince doğrama yapıyor. Fenerbahçe çok mu iyi oynadı, hayır ama hakem etkili."
Bundan 50 sene sonra bugünlere bakıp şöyle diyecekler:
“Eskiden Türkiye’de resmen bir kast sistemi varmış.
-Memurlara yeşil pasaport verip, sıradan vatandaşa düşük statülü pasaport veriyorlarmış.
-Özel sektörde çalışanlardan ağır vergiler alınırken, memurlar ayrıcalıklı pasaportlarıyla yurtdışı gezilerinde takılıyormuş.”
Bugün normalleştirdiğimiz birçok şey, gelecekte çok tuhaf görünecek.
En Utah (EEUU), se aprobó la creación de un centro de datos que abarcará más de 80 kilómetros cuadrados y generará una carga térmica de unos 16 GW, equivalente al calor de 23 bombas atómicas diarias, según cálculos del profesor de física Rob Davies.
Estos centros de datos aumentan la temperatura hasta en 9 °C en un radio de 10 kilómetros y para 2030 consumirán el mismo agua que 1.300 millones de personas.
FETÖ'nün MİT Tırları kumpasının medya sorumlularından firari terörist Can Dündar:
"Devlet sırlarını yayınlayarak suç işlediğimi kabul ediyorum."
🗣️Hollanda "Denk" Partisi Meclis Grup Başkanı Tunahan Kuzu'dan, Firari Can Dündar’a:
"Devlet sırlarını paylaşmanın suç olduğunu bildiğiniz halde neden paylaşıyorsunuz ? Sizin işlediğiniz suçun Hollanda'da 15 yıl hapis cezası var.”
İlkay Gündoğan, Mesut Fenerbahçe'de yerli statüsünde oynasın diye çıkarılan kuraldan faydalanıyor. Kural yine Fenerbahçe için çıkmıştı. İlkay'a tanınmış özel bir hak yok.
Şimdi Vedat için yeni bir kural daha istiyorlar. Sürekli istiyorlar. Derbiye yabancı hakem de istiyorlar. Hepsi oluyor bu arada. Sorsan kollanan hep Galatasaray.
#SONDAKİKA Yeşil pasaport talep eden meslekler belli oldu: (Sözcü)
• 10 yılını dolduran tır şoförleri.
• TMMOB'a bağlı ve 15 yılını dolduran mühendisler.
• Özel okul öğretmenleri.
• Kendi odalarına kayıtlı ve mesleğinde 15 yılını dolduran diş hekimleri, veteriner hekimler ve mimarlar.
ABD'li bir X kullanıcısı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hediye ettiği silah hakkında: "Erdoğan bunu yaparak büyük bir zekâ örneği sergiledi.
Bu tek hamle, Avrupa'daki NATO üyelerinin tamamını son derece zayıf ve çekingen bir görüntüye soktu.
Orada ülkenizin çıkarlarını temsil etmek için, üstelik askerî bir ittifakta bulunuyorsunuz. Konuşulan konu savaş ve düşmanı etkisiz hâle getirmek.
Zirveye ev sahipliği yapan ülkenin lideri size bir revolver hediye ediyor. Ama ülkeniz öylesine pasif, öylesine çekingen ve öylesine güçsüz ki, o hediyeyi bile elinizde tutamıyorsunuz.
Erdoğan'dan adeta ustalık eseri, "200 IQ'luk" bir hamle."
📌 Bulgar yazar Sophia Proneikos,
Ankara'daki NATO Zirvesi'nde en etkileyici bulduğu anları paylaştı:
Tarih, beni şaşırmaktan asla vazgeçmeyen bir alışkanlığa sahiptir. Neredeyse hiç kaybolmaz. Sadece kendini o kadar zarif bir şekilde sunmayı öğrenir ki, modern insanlar buna törensel protokol demeye başlar.
Tam da bu yüzden, Ankara'daki NATO Zirvesi'nin en büyüleyici sahnesi, müzakere masasının etrafında gerçekleşmedi. Bu sahne, ilk el sıkışmadan hemen önce yaşandı; yirmi birinci yüzyılın en güçlü askeri ittifakının liderleri, dünyanın en eski askeri bandosu olan "Mehter"in sesiyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne hoş geldin derken, önlerinde Osmanlı İmparatorluğu'nun farklı yüzyıllarını temsil eden tarihi üniformalı askerler duruyordu.
Ne muhteşem bir tarihsel süreklilik hissi: Savaş sonrası dünyanın sembolü olarak 1949'da kurulan bir askeri ittifak, kökenleri on üçüncü yüzyıla uzanan bir askeri geleneğin müziği eşliğinde bir Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na giriyor. Mehter asla sıradan bir askeri bando değildi, bir silahtı. Osmanlı orduları Belgrad'a, Konstantinopolis'e, Rodos'a, Mohaç'a veya Viyana'ya doğru ilerlerken duyulan ilk şey, devasa "kös" davullarının gök gürültüsüydü; ardından "zurnalar"ın keskin sesi, sonra pirinç trompetler ve çarpan zil sesleri geliyordu; çünkü müzik sadece orduyu eşlik etmiyordu, ordunun bir parçasıydı; amacı askerleri eğlendirmek değil, savaştan çok önce düşmana bir imparatorluğun bizzat onlara doğru geldiğini söylüyordu.
Avrupa'nın Osmanlı İmparatorluğu ile karşılaşmalarından sonra Batı ordularının kademeli olarak Osmanlı davullarını, zillerini ve sözde "Türk usulü"nü benimsemesi tesadüf değildir; bu usul daha sonra Mozart, Haydn ve Beethoven'ın müziğine bile yolunu bulacaktı, çünkü bazen tarih bir medeniyeti kılıçla fethetmez.
Bir ritim yeter.
Ve tam da bu yüzden bu töreni bu kadar büyüleyici buldum; kimse Osmanlı İmparatorluğu'nu canlandırmaya çalışmıyor diye değil, Türkiye'nin büyük medeniyetlerin her zaman anladığı bir şeyi anladığını fark ettiğim için: Geçmiş bir yük değil, bir dildir ve o dili konuşmayı bilen uluslar tarihlerini sadece nutuklarla anlatmazlar,
çünkü bazen birkaç davul vuruşu yeter.
@Pergament_F
Galatasaray taraftarına kutu al dedin aldı. YouTube kanalından ücretli uçak yayını izlettin, eyvallah dedi. Maç günü tişörtleri bastın, kapış kapış sattın. Galatasaray taraftarına su alın dedin, Florya suyu aldı. Fahiş fiyatlara bilet sattın, yine full tribüne oynadın.
Üstelik stadyum giriş çıkışındaki birçok olumsuz şarta rağmen yine de oraya giden taraftara karşı senin küçük düşünme şansın yok. Elindeki sermayeyi 'para kaybederim, acaba içeride para kalır mı?' diyerek aşağıya çekecek kararlar almaya kalkarsan, bir dakika bile durma, derhal kalk o koltuktan.
Sivas'ta ucuza lahmacun satan işletme şikayet edildi.
"Şikayetleri diğer işletmelerin yaptığını düşünüyoruz. Şu an lahmacun çoğu yerde 300 TL'ye satılırken biz 50 TL'ye satıyoruz.
Kullandığımız ürünlerin hepsi faturalı. Biz kazanıyorsak diğerleri nasıl kazanamıyor?"