İç İşleri Bakan Yardımcısı Bülent TURAN’ın yapmış olduğu açıklama ve bu açıklamayı destekleyen açıklamalar asla kabul edilemez. Talihsiz bir açıklama olduğunu ifade etmek bile yetersiz kalır. Hele ki bir mesleği başka meslek gruplarıyla karşılaştırmak daha da yanlıştır. Ayla öğretmen öğrencilerini korurken hayatını kaybetti. Bir ay önce Fatmanur öğretmen de öğrencilerine siper oldu.
Okulların güvenlik zafiyetine kulak tıkayanlar, çözüm bulamayanlar eylem kararı uygulayan öğretmenleri vicdan sorgulamasına davet ediyor.
Bugün yüreği yanan anne babaların,
Hayatını kaybeden öğretmenlerin ailelerinin vicdan sorgulamasını yaptınız mı?
Buyrun soruyorum size;
Bu olaylardan sonra okullarda nasıl bir güvenlik sağlayacaksınız?
Ne gibi önlemler alınacak?
Okulları korumak STK'ların veya öğretmenlerin görevi değildir!
Devlet öğrencisini de öğretmenini de korumak zorundadır. Devlet bürokrasisi de bu şekil açıklamalarla yaşananları öğretmenlerin üzerine atamaz.
Burada aynaya bakıp kendi çalışmalarının sonuçlarını gören de, vicdan sorgulaması yapmak zorunda olan da öğretmenler degildir.
Evet bu aciklamasi yapana ve destekleyenlere de soruyorum aynada ne goruyorsunuz?
Ve bu aciklamalari yapanlar acıların yaşandığı okullarımıza gidip destek olmuşlar mıdır?
Bir acılı annenin, babanın, ailenin elini tutup acısı paylaşmış mıdır?
Bu açıklamalar bunca acıya tuz ekmiştir!
Okullar ve ibadethaneler bu topraklarda en güvenli yerler olmak zorundadır.
Özellikle okullar toplumda neredeyse her haneyi ilgilendiren kurumlardır. Buralarda güvenlik en önemli noktadır.
Her olaya münferit diye diye süreç 2 ayda bir okullarda yaşanan kan dondurucu haberleri normal karşılamaya dönüyor.
Bugün 10 öğrenci, 4 öğretmen, 1 polis ve kantincinin silahla vurularak yaralanması çok çok çok kanatıcı bir durumdur.
Eskiden Abd'de bir okulda diye duyduğumuz bu elim olaylar artık ülkemizde de yaşanmaya başlamış ve toplumun tüm kesimlerini huzursuz eder hale gelmiştir.
İlber Ortaylı:
“Buradan kaçarım, giderim, orada yaşarım… Yaşayamazsın, kimse seni beklemiyor. Beklenen mülteci gruplarından değilsiniz.
Burası babanızın memleketi, bunu da unutmayın. Adam olan, baba evini terk edip ahır yapsınlar diye dışarı çıkmaz.” https://t.co/xpzSlSx8sN
Vah vah…
“Bizim zamanımızda” diye başlayan bir tweet atacağımı hiç düşünmezdim ama bizim zamanımızda okulun en fırlaması bile böyle bir şeye cesaret edemezdi.
Yazık gençliğin haline…
Bu öğretmen sinirlerine bakim olamayarak bu çocuklara bir fiske vursa, yedi sülaleleri okulu basar öğretmeni linç etmeye kalkar…
Eğitimin bu noktaya gelmiş olmasından dolayı çok endişeli ve üzgünüm.
Ankara'da bir grup lise öğrencisi, öğretmenleriyle dalga geçti.
Buyrun size zorunlu eğitim,disiplin yönetmeliği,eğitim gerçeği,zorbalıklar...
Öyle il ilçe ziyareti yapıp şehrin en şaşalı okullarını görmekle olmuyor bu iş.
Adli tatil 2 ay
TBMM tatili iki ay
Kimse konuşmuyor
Ama herkesin dilinde öğretmen tatili
Çünkü insanlar iki ay çocuğuna tahammül edemiyor, bir an önce okullar açılsın da göndereyim, öğretmen bakıcılık yapsın
Asıl konu, 40 kişilik sınıflarda 9 ay boyunca o çocuklara sabreden öğretmenlerin tatili değil, tek çocuğuna iki ay sabredemeyen o anne ve babalar
Eğitim gücü Sen olarak bunun farkındayız.
Bakamadığınız çocuğu yapmayın, öğretmene de tatili üzerinden laf atmayın
Öğrenci ve durumu olmayanlara "Bana aç gelin, cebinizde paranız olsun olmasın bana gelin" diyen Avcılar'ın pilavcısı Haluk Baba:
"Siz hiç kuşlara özür dileyip, kuşların önündeki bayat ekmeği alıp yediniz mi?"
Gazzede Göç esnasında ailesini kaybeden bir çocuğun çaresiz davranışlarına bir bakın telefon yok yol yok iz yok yemek yok yatacak yer ..
Yarabbi bizdeki işe yaramaz sabrı al bu. Çocuklara ver yarabbi çaresiziz yarabbi yarabbi yarabbi
Sayın Yusuf Tekin
Bakan olarak öğretmenlerin toplu sözleşmede mağdur oluşuyla ilgili tek kelime etmiyorsunuz. Benim öğretmenim 138 liraya derse giriyor 414 liraya nöbet tutuyor. 55 bin lira maaş alıyor demiyorsunuz.
Öğretmenlerin tayin sisteminin çökmesinden bahsetmiyorsunuz. Öğretmenlerin zh bölgelerinde 10 yıldan fazla çalışmak zorunda kalmasından bahsetmiyorsunuz.
Öğretmenlerin İstanbul ve benzeri yerlerde 25-30 bin kira verip hayat mücadelesi verdiğinden bahsetmiyorsunuz.