Pırıl pırıl #Güleç i katlettiler. Hem de hiç acımadan. Üstelik belediye çalışanları Güleç'i ve onunla ilgilenen Yonca Hanım'ı bildikleri halde hayvanı sinsice alıp çarçabuk öldürdüler. Dahası otopsi yaptırmak isteyen Yonca Hanım'a Toplu halde gömüldüğünü söylemişler.
Bakın bu günler iyi günlerimiz.. Güzel yüzlü kurbanlarımız olacak.. Hiç sebepsiz insanlar birbirini ve zavallı hayvanları öldürecek. Çünkü bu çağ dijital çağ değil öfke çağı.. Uyuşturucu, şiddet, pandemi ve yeni dünya düzeni şiddetiyle gelecek..
Matmazel 15 yaşındaydı ve öyle de kalacak 💔
Şikayet için;
Konu: Ankara Metro İstasyonunda Hayvana Yönelik Şiddet ve İdari Sorumluluk Hakkında Acil Soruşturma Talebi
Sayın Yetkili,
Ankara’da bir metro istasyonunda meydana gelen olayda bir köpeğin şiddete maruz kaldığı, ardından korku ile kaçarken istasyon içindeki merdivenlere sıkışarak hayatını kaybettiği yönünde tanık anlatımları ve kamuoyuna yansıyan bilgiler bulunmaktadır.
Bu olay, münferit bir kaza değil; kamuya açık bir alanda hayvana yönelik şiddet, yetersiz denetim ve idari sorumluluk iddialarını içermektedir. Metro istasyonlarının güvenliği, denetimi ve işleyişi Ankara Metrosu yönetimi ve bağlı müdürlüklerin sorumluluk alanındadır.
Bu kapsamda, ilgili istasyondan sorumlu yönetici konumunda bulunan Erkan Demirel ve Semih Kurtuluş hakkında;
•Olay günü ve saatine ilişkin kamera kayıtlarının incelenmesi,
•Görevli personelin kimlik ve görev çizelgelerinin tespiti,
•Hayvana yönelik şiddet iddiası ve ihmal kapsamında idari soruşturma başlatılması,
•İhmal veya kusur tespiti halinde görevden uzaklaştırma dâhil gerekli idari işlemlerin uygulanması,
•Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulması
hususlarında acil işlem yapılmasını talep ediyorum.
Ayrıca, benzer olayların tekrar etmemesi için metro istasyonlarında hayvan güvenliğine ilişkin açık ve bağlayıcı bir uygulama/denetim prosedürü oluşturulmasını arz ederim.
Bilgilerinize sunar, gereğini ivedilikle rica ederim.
Götün arşa erdi mi Cansu? Çok merak ediyorum gözleri zar zor gören YILLARCA kimseye zararı olmayan o hayvan hakkında haber yapıp hedef göstermen için ne teklif ettiler, şu canın hayatı kaç lira ediyordu mesela. Bu kantar bir gün sizi de tartacak elbet.
#matmazelicinadalet
Yok, benim akıl ve ruh sağlığım kaldırmıyor artık bu haberleri. Gerçekten kaldırmıyor. Ne beddua, ne öfke işe yaramıyor.. İnsanın çaresiz ve sıkışık hissettiği bir alan var, tam da orası. Dilerim bir bardak suya muhtaç kalırsınız. Bitmediniz, bitemediniz. Elbet devran dönecek, bunu biliyor ve derinden hissediyorum. Kendime ve hassas ruhlara ekstra ekstra sabır diliyorum.
Fındığı hatırlarsınız…
Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un, öğrencilere hayvan sevgisi aşılamak için başlattığı projede Fındık, küçücük bedeniyle bir okul dolusu çocuğun kalbine merhameti öğretmişti.
Bu çocuklar, bir köpekle aynı sırayı paylaşarak sevgiyi öğrendiler.
Korkuyu değil, nefret etmeyi değil…
Şefkati, paylaşmayı ve yaşamın değerini öğrendiler.
Ama bugün?
Bir kap mama koymak bile “sorun” gibi gösterilmeye çalışılıyor.
Sosyal medyada trol hesaplar, bot ağları ve algı operasyonlarıyla hayvanlar “canavar” gibi lanse ediliyor.
Yaşam hakkı savunucuları hedef gösteriliyor, hatta kişisel bilgilerimize kadar sızılabiliyor.
Ve toplum şunu bilsin:
Kamuoyunda sık sık tartışılan Güsoder gibi nefret bazlı yapılanmaların oluşturduğu dil, sadece hayvanlara değil, bu ülkenin çocuklarına da zarar veriyor.
(Bu bir suç isnadı değildir; kamusal gözlem ve uyarıdır.)
Çünkü çocuklara nefret değil, sevgi öğretilmesi gerekir.
Fındık bunu başarmıştı.
Küçücük bir beden, koskoca bir karanlığı yenebilmişti.
Ben, bir kap mama koymanın “suç” sayıldığı bir ülkede yaşamayacağım.
Merhameti savunmaktan utanmayacağım.
Ve sokakta yaşayan canların yanında olmaktan vazgeçmeyeceğim.
Cezalar, baskılar, tehditler, hedef göstermeler…
Hiçbiri vicdanı susturamaz.
Bu sadece hayvanlar için değil, ülkenin geleceği için bir sınavdır.
Sevgi kazanacak.
Nefret değil.
#GüsoderKapatılsın
#BeslemeYasaklanamaz
#VicdanaYasakKonulmaz
@Kayipdiva35@natilyuss@ogretmensitemiz 1. İzmirde Öğretmen kartı hiçbir zaman öğrenci kartı ile aynı olmadı 2.Herkes İzmir merkezde değil o iki üç tl farka bakacağına yüzlerce servis parası verip köye gidenlere de bak 3. Yalandan bir Üni bölümü kazanıp öğrenci kartı alıyor İzmir’in yarısı o hak yemeye de bi ara bak
İki sene boyunca köpekleri şeytanlaştıran bir karalama kampanyasının nedeni bu hayvanlara yapılacak işkenceyi meşrulaştırmaktı. Videodaki sadist caniler güneş altında topladıkları sokağa atılmış çoban köpeklerine işkence yapıyor. Bu şahıslar devlet görevlisi mi? Hayvanları demir çubuklarla döverek öldürmek için mi maaş alıyorlar?
Bu şahıslar hapse girecek mi yoksa ödüllendirilecek mi?
Şu anda görüntülenmeyen, kayıt altına alınmayan işkenceleri ve katliamları durdurmak için bir çalışma var mı? Yoksa yasayla toplanan köpeklerin sadistler tarafından işkenceyle öldürülmelerine göz mü yumulacak?
Kırsalda köylüler, bağ bahçe sahipleri ve çobanlar tarafından beslenip sokağa atılan hayvanlara yönelik nüfus kontrolü artık böyle mi yapılacak?
Bu videoda gördüklerimizin insanlıkla ve vicdanla uzaktan yakından bir alakası var mı?
6 yaşında… Kendi yaşam alanında, herkesin gözü önünde sevgi ve ilgiyle bakılmış ki bu yaşa gelebilmiş.
6 senenin ardından devletin cezasızlık mekanizmasına güvenen bir piç kurusu ile karşılaştığı bir dakika huzurlu hayatının sonu oldu.
35 derece havada serinlemek için kendi halinde denize giren masum bir hayvanı bir hücrede çürümeye göndermek isteyenleri mutlu eden bir yasa çıkardılar. Artık, dünyayı kendi tapulu malı olarak gören kibir abidesi bir hayvan düşmanının şikayeti, hayvan düşmanlarına yaranmak isteyen belediyeleri harekete geçiriyor. Acaba tüm köpekleri hapsedip öldürdükten sonra hangi hayvan türünü düşman ilan edecekler?
Yalova, Subaşı beldesi...
Anons ediliyor: "Tavuk, horoz, küçük-büyükbaş, güvercin beslemek, baraka, kümes yapmak beldemizde yasaklanmıştır. Yasağa uymayanlar cezalandırılacaktır."
Hayvan beslemek ve onlara barınak yapmak "yasak" diyor.
Yasağa riayet etmeyen "cezalandırılacak" diyor!
Evet, yanlış duymadınız.
Düşman ordusu tarafından işgal edilen bir bölgede bu anons edilirdi ancak!
"İklim Kanunu" alel acele uygulanmak isteniyor.
Büyük ihanet başlangıç verdi ve sürüyor.
Subaşı Belediyesi'nin telefon numarası: 0 (226) 463 22 30
Lütfen telefon yağmuruna tutun.
Belediyenin aldığı bu karar MEŞRU DEĞİL!
Belediyenin bu kararı ANAYASAYA AYKIRI!
Bunu mutlaka belirtin.
Bugün buna sessiz kalırsanız yarın sabah Türkiye'nin neresinde uyanırsanız uyanın aynı anonsu dinliyor olacaksınız.
"İklim Kanunu"na geçit vermeyin!
Bugüne kadar eczanelerde tester gören oldu mu?
Her şeyi eczaneden alıyorum, bedava tartı dışında hiç bir şey görmedim.
Markaların aynı ürünlerini bütün dünyadan daha pahalıya alıyoruz. Yetmezmiş gibi testerlar tanıdıklara mı dağıtılıyor?
Haram zıkkım olsun ne diyim 🤦🏻♀️