Sonbaharın anlatacak bir hikayesi oluyor her zaman. Bu aralar bir elimde valiz, başımda şapka, gitmekle kalmak arasında kararsız kalmış bir yolcu gibiyim.
Bu pazar günlerinin ruhunda sıkıcılık var. Bir su kenarına bir sandalye atıp akıp giden suyu izleyerek düşüncelere dalıp gitmek lazım bugün. Söğüt ağaçlarının gölgesinde…
Öğretmenlerin uğradığı haksızlıklar şaka mı? O kadar memurluk varken sürekli öğretmenlerin göze batması? Eskiden saygı duyulan bir meslekti. Şimdi ise eski saygınlığından eser yok.
Mevsim sonunun kasvetli ışığını hiç sevmiyorum. Bir şeyler anıyor beni sanki. Geçmiş seneler… Bazen her şey boşunaymış gibi. Yine de bir tebessüm dağıtır hüzne dair her şeyi.
Lebron James Dwayne Wade Chris Bosch üçlüsü muazzamdı. 17 yaşındayken Miami Heat Dallas NBA finalleri izlemiştim. White Hot atmosferini görmüştüm. Uzun yıllar sonra Lebron James Miami Heat yapsa süper olur. Geri dönse harika olur.
Yarı yolda bırakılan herkesin ahı tutar. Çünkü evren, yarım kalan hikayelerin ve kırılan kalplerin frekansını asla görmezden gelmez. İlahi adalet bazen yavaş işler ama kusursuzdur.