Vadedilmiş toprak şizofrenisi sürüyor: Gazze’den vazgeçmiyorlar!
▪️İsrailli bir işgalci, Gazze Şeridi’nin işgalinin ilahi bir vaat olduğunu iddia etti.
▪️İşgalci kadın, Yahudilerin Gazze’yi işgal etmesinin oraya hayat getireceğini iddia etti; aksi halde “yılanlar ve akrepler” benzetmesini yaptığı Filistinlilerin Gazze’ye ölüm getireceğini savundu.
Milli savaş yönetim sisteminden ilk NATO ihracat başarısı
🔴Deniz platformlarının etkinliğini üst seviyeye çıkaran ADVENT Savaş Yönetim Sistemi, HAVELSAN tarafından bir NATO üyesi ülkeye ilk kez ihraç edildi.
🔹️Böylece bugüne kadar Pakistan, Endonezya, Ukrayna, Katar, Umman, Nijerya, Malezya ve Şili gibi farklı kıtalardan ülkelere ihraç edilen ADVENT, ilk kez bir NATO müttefikinin envanterine girdi.
🔹️Romanya'ya teslim edilen ADVENT, Türk donanmasında kullanılan ADVENT SYS’nin Romanya harekat ihtiyaçları için uyarlanmış versiyonu. ADVENT'in modüler mimarisi HAVELSAN'ın farklı müşteri profillerine uyarlanabilir çözüm üretme kapasitesini mümkün kılıyor.
@HAVELSANResmi
Biz sayın Erdoğan’a sadece karnımızı doyursun diye değil, ülkeyi bu dinsiz yawşakların elinden kurtarsın diye 23 yıldır seve seve oy verdik. @RTErdogan
İsrailli gazeteci Beni Sabti, yaptığı açıklamada ABD'nin yeni bir Pearl Harbor ya da 11 Eylül benzeri saldırıya ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Bu bir itiraf değil mi?
Ah be kimler var bu topraklarda içimizde yaşar ama bize düşman.
İşte bunları bildiğim için bugün dünden daha çok Tayyipçiyim.
Varmı itirazı olan? @RTErdogan
🔴Hollanda Genelkurmay Başkanı Onno Eichelsheim:
"Türkiye, İttifak'ın ikinci büyük silahlı kuvvetlerine sahip. ABD bazı kabiliyetlerini geri çekerken, bu eksikliklerin karşılanmasında Türkiye'ye de ihtiyaç duyacağız.
Türkiye bugüne kadar çok önemli bir rol oynadı ve bundan sonra bu rolü daha da önemli hale gelecek.
Türkiye'de bir günümü Türk savunma sanayii şirketleriyle geçirdim ve sergiledikleri kabiliyet seviyesinden gerçekten çok etkilendim. Bu alanda da önemli işbirliği fırsatları bulunduğunu düşünüyorum."
Avrupa’nın Erjerha sıcaklıkları nedeniyle elindeki tüm soğutma sistemleri stokları tükendi. Türkiye’den yardım çağrısında bulundular. Kardeş ülke İspanya’ya öncelik verilerek yüklü miktarda ihracat yapılıyor !
( Türkiye’s Economy Channel )
IC Nükleer Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Murad Bayar:
Küçük Modüler Reaktör (SMR) ve 4. nesil gelişmiş reaktör teknolojilerine sahibiz.
Türkiye'de yalnızca bir SMR yatırımı yapmak değil, SMR teknolojisinin geliştirilmesi, lisanslanması, tedarik zincirinin oluşturulması, yerlileştirilmesi ve ticari uygulama alanlarına taşınması için uzun vadeli bir teknoloji platformu kurmak istiyoruz.
Nedim Şener sevgi pıtırcığı olarak gösterilmeye çalışılan Piro'yu atomlarına ayırıp parça pinçik etmiş:
📍Noldu lan noldu! Erdoğan nefretini sen aşılamadın mı?
📍Erdoğan nefreti üzerinde siyaset kurmadın mı?
📍FETÖ’nün 17-25 Aralık operasyonlarına destek vermedin mi?
📍MİT tırları belgelerini sen servis etmedin mi?
📍15 Temmuz darbe girişimine kontrollü darbe diyerek sen destek olmadın mı?
FETÖ’nün düdüğü olmadın mı?
📍FETÖ’nün desteğini alan
sen değil misin?
Konuşan kişi Şehzadeler Belediye Başkan Yardımcısı Emre Halil Esenkaya…
Belediye şirketine ait araçla alkollü şekilde kaza yapmış..
Oluşan zararı kendisi ödemiş.. Kamu zararı yokmuş!!
Şiddetin pardon skandalların sıradanlaştığı bir dönemdeyiz. Adam dünyanın en normal şeyini anlatıyor gibi konuşuyor!
Aynısını İBB’de yaptılar! Göreve geldikleri günden itibaren liyakatlı, işinin ehli 60 bin personeli çıkartıp 5 yılda 70 bin personel aldılar.
Bunların birçoğu işe gitmeden maaş alan Ekremci partizan!
Operasyon hesapları OECD ve benzeri tabloları sık sık kullanır, çünkü Türkiye’nin rakamları TL üzerinden hesaplanır.
Toplumu manipüle etmek kolaydır. Gıda enflasyonu gibi.
Aynı dönemin endekslerini kıyaslarsak:
OECD Kira: 2182
Asgari ücret: 2958
DolarTL: 1989
EurTL: 1890
Kiralar bir dönem çok yükseldi, fakat tablodaki 2182 konut kira endeksini euro bazında ele alırsak en kötü ülke biz değiliz, hatta tablonun en sağına dahi geçebiliriz. Tabloya bakınca ise açık ara çok kötü görünüyoruz.
Toplumun büyük bir bölümünün halen güncellenmemiş düşük kira ödemeye devam ettiğini de gözden kaçırmayalım.
Yanlış yönlendirmeyi bilgi ya da ilgi eksikliğiyle yazmış olabilir, fakat bir de üstüne “akıl sağlığından şüphe ederim” vurgusuyla soslandırmış.
Covid sonrası tüm dünyada önce durgunluk, sonra patlama oldu. Sadece bizde yaşanmış gibi yorum yapmak doğru değil.
Türkiye’de asgari ücretin %100 artırıldığı, özel sektörde %100+ oranında maaş zamları uygulanan yılda Avrupa Birliği maaş artış ortalaması %1.10’du. Türkiye’de şirketler ve kamu enflasyon üzeri zam yaparken, Avrupa kendi enflasyonunun çok altında kalmıştı.
Bir bankacı tanıdığımla konuşmuştum. Kendisi yıllık euro bazında %3 zam alırken, Türkiye’de bıraktığı pozisyona bir yıl %110, bir yıl %130 artış yapılmıştı.
Kerem Alkin, yıllardır kamunun konforlu alanından makamlar aldı. Özellikle 2018 sonrası artan sosyal medya operasyonları ve manipülasyonları yapılırken hiç ortada görülmedi, bir mücadele vermedi.
Bugün ödediğimiz enflasyonda çok sayıda faktör etkili, fakat siyasal ekonomist ve provakatör yorumcuların payı da çok yüksek. İnsanımızı yönlendirmek çok kolay.
Bu algıyı bozabilecek, en azından çaba gösterecek isimlerden birisi de Kerem Alkin olmalıydı. Sorgulayacaksa bu konu üzerinde kafa yorsun…
Allah razı olsun hocam.
"Bizim imanda sorunumuz var!"
Aynen öyle... Bütün Müslümanlar yeniden İslam'a girip imanlarını hem tazelemeli hem de kuvvetlendirmelidir.
Adımız değil, özümüz Müslüman olmalı.
Köyümüzün neredeyse yarısından fazlasının sahibi olan bir akrabam vardı. Yaklaşık 30 sene olmuştur. Bir keresinde bayram namazından önce hoca, "Malınızın kırkta birini zekât olarak vereceksiniz." dedi.
Namazdan sonra bana,
"Bu hesap nasıl oluyor Mustafam? Sen okumuş adamsın, de hele." dedi.
Ben de,
"Abi, diyelim bu sene 100 ton buğday kaldırdın. Bunun 2,5 tonunu zekât olarak dağıtacaksın. 10 ton zeytinyağı elde ettiysen, bunun da 250 kilosunu zekât olarak vereceksin." dedim.
"Bu nasıl iş lan?" dedi.
"Doğrusu bu abi." dedim.
Neyse... Bu akrabam yaklaşık 10 yıl önce kanserden vefat etti. Şimdi çocukları krallar gibi yiyip içiyor. Hatta hakkını tam olarak alamayan kız kardeşleriyle de yıllardır küslermiş.
Kızları da babalarını suçlayıp beddua ediyormuş.
Değdi mi şimdi? Göçtün gittin...
Her "Müslümanım." diyen, şapkasını önüne koyup tekrar düşünmeli.
Nedense yine aklıma Fatih Erbakan geldi. O da bu konuda bacılarıyla epey davalık olmuştu.
Kendi kardeşleri arasında bile adil düzeni sağlayamayan birisi, ülkeye adil düzeni getirecekmiş.
Cümleten hayırlı geceler.
Erdoğan düşmanlığından gözleri öyle bir kör hale gelmiş, öyle bir kafayı yemişler ki, Kuran'ı kerimi bile inkar edecek haldeler.
Ahiretiniz çok çetin olacak çoook.
🔴 CHP'nin stepneleri hiç şaşırtmıyor. CHP'den korktukları kadar Allah'tan korkmuyorlar.
Saadet partisi genel başkanı Mahmut Arıkan’dan da komedyen şarlatan Deniz Göktaş'a destek geldi.
‘Bakara makara’ denirken hassasiyetiniz neredeydi?”
NATO'da görev yapan Emekli Tuğgeneral Kadir Akturan:
Türkiye’ye hiç olmadığı kadar ihtiyaçları var. Silah ve lojistik çeşitliği için Türkiye’nin gelişmiş savunma sanayi teknolojisi cazibe ve iş birliği aracına dönüştü.
Yine AB-ABD savunma-güvenlik ve lojistik örgüsünün entegrasyonunda anahtar niteliğe sahibiz.
NATO Genel Sekreterliği ya da SACEUR (Avrupa Yüksek Müttefik Komutanlığı) gibi makamlar veya komuta kademesinde Türk yöneticilerin yer alması mümkün. -Türkiye Gazetesi
Ahmet Hakan:
Bir mizahçı, Atatürk’e dokunduğunda gözaltına alınmıştı.
Emrah Safa, “Ne var bunda? Mizah sınırsızdır” videosu çekmedi.
Bir mizahçı, Alevilere dokunduğunda büyük tepki almıştı.
Emrah Safa, “Tepki çok yanlış. Mizah sınırsızdır” videosu çekmedi.
Ne zaman ki sıra Kuran’a / Allah’a / Peygamber’e / dine / diyanetegeldi.
Emrah Safa, tereddütsüz raconu kesiverdi:
“Mizahçının görevi dokunulmazlara dokunmaktır, söylenmeyeni söylemektir.”
Size bir şey söyleyeyim mi:
Sınırsız mizah özgürlüğü, bizim toplumumuzda kocaman bir masaldır.
Deniz Göktaş’ın yaptığı din şakasına sonsuz destek veren DEM’liler, daha dün Kürt kadını fıkrası anlatan 90 küsur yaşındaki iş insanını bir kaşık suda boğmaya kalkışıyorlardı.
Ne yani?
Bizde sadece din / iman / Kuran / Allah mı dokunulmaz?
Atatürk de dokunulmaz. Alevilik de dokunulmaz. Etnik kimlikler de dokunulmaz.
Bizdeki esas sorun şurada: Başkasının dokunulmazına dokunulduğunda sınırsız mizah nutukları atıyoruz. Kendi dokunulmazımıza dokunulduğunda böyle mizah olmaz tavrı koyuyoruz.
Sonuç olarak bizim toplumumuzda “sınırsız mizah özgürlüğü” masaldır ama “sınırsız ikiyüzlülük” buz gibi gerçektir.