Dün Niğde’ye Dernek olarak giden bizdik. Burdan köpek kurtaracağız yardım edin diye tek bir paylaşım yapmadık. Ne yapabiliriz diye düşündük . Bu arada zerre imkanımız olmadığı halde. Ama bir şeyler yapmak zorundaydık. Ve yaptık . Niğde deki Bor barınağındaki çoğu köpeği Sahiplendirmek üzerine çıkardık... sahiplendirmeler için yardımcı olmak istediğimizi söyledik. Yani toplam 27 köpeği şu an alıyoruz . Sabah saatleri 11 de nakil niğdedeydi . Dünden beri uğraşıyoruz
İhtiyaçlar
1. Bir köpeğin veteriner kontrollerini ve tedavisini üstlenip geçici kalıcı yuva olmanız .
2. Geçici/ Kalıcı yuva olamam ama veteriner kontrolleri için. Destek olup yuva bulma süresince pansiyonu üstlenmeniz.
3. Nakil masrafı İÇİN destek olmanız.
4. Ben hiç birini yapamam genel katkı sağlarım demeniz
5. Bu ilanı paylaşarak etiketleyerek destek vermeniz.
İletişim @pativista ☎️05309342737
Bağış bilgileri profilimizde linkte mevcut
#açıldı #nigdedekatliamvar #KatliamYasasınaHayır
as someone married to a Turk, this fully checks out
Turks are like ‘f*ck it, put me in’ and then deliver
Hard working, resourceful, tough, calm under pressure
Hire a Turk
Marry a Turk
Start a company with a Turk
Hayvanların katledilmesi için bunca çirkinlik, vicdansızlık, merhametsizlik yaşanırken etkisi olup sesini çıkarmayanlar…
Dayanışma mesajım trol sürüsünün hedefi olur diye sessizce bekleyenler…
Korkaksınız evet…
Bencilsiniz evet…
Size dokunmayan yılan bin yıl yaşasın evet…
Hayat bu; gün gelir de mağdur olursanız, bugünlerdeki tavrınıza dönüp bakmak hepimizin boynunun borcu olsun!
Bir kez daha ve gür sesle:
#ÖLDÜRTMEYECEĞİZ
#SOKAKHAYVANLARISAHİPSİZDEĞİL
Saatlerdir bu görüntünün etkisi altındayım.
İçim acıyor.
Ne yapmış olabilir bu çocuk?
Ve çevredekilerin kahkahaları.
Galiba dünya artık bitmeli.
Ne Gazze ‘ye dokunabiliyoruz
Ne Çin’deki çocuklara.
Bu toplumsal depresyona dayanan 'battık bittik' muhabbeti hem kabak tadı verdi, hem de teslimiyetçi, iradesi sallantıda ezik bir Türk gençliği yaratıyor. Canı herdaim sıkkın dostlar, size biraz moral vermek istiyorum. Sanmayın ki mensubu olduğunuz bu kültür yeryüzünde keyif yaptı, bilmemkaçbin senedir cefasızca armut topladı. Yaradılış destanımız bile; "bitirilememe"-- kolsuz bacaksız karlara atılmış bir bebeğin soyunu devam ettirmesi üzerine kurulu. Defalarca azıcık kalana kadar eritildik, topun ağzından döndük, insanlık tarihinin dipsiz uçurum kenarlarında dans ettik. Belki yok olmanın dehşetine bağımlıyız. Belki de yalnızca, kıymetlilerimizi kaybetmeye ramak kala uykumuzdan uyanıyoruz. Etrafımızdaki sayıları bol, yerleşik kültürler bizi hiç hazmedemedi zaten. Kumlara kız gömen eşşekler, tarihsiz mağara maymunları, ve oğlancılığı sanayi haline getirmiş filozoflar delirip kudurup; "bu at hırsızı barbarlar bizi nasıl böyle domalttı?" diye bunalıma girdi. Asla köle millet olmadık. Olduramadılar. Yazılı tarihte sırtına kamçı veya ayaklarına zincir değmeyen nadir milletlerdeniz. Ne mutlu bize ki İstemi-Bumin'den beri de devlet geleneğimiz hür irade üzerine kurulu. Delirtme sanatının ise Da Vinci'siyiz. Haksız da değiller. Boyumuzdan büyük şeyleri başarmak, kıskançlıktan çıldırtmak, bu esnada birbirimize girip didişmenin bokunu çıkarmak en kaos dolu geleneklerimizden. Hangi gerizekalı bizim gibi kaosa bağımlı yiğitleri tebası yapmak ister? Bu arada üstün Türk kadınları sayesinde kaliteli hanımcılık (son kale hala benim, korkma Kozan) benliğimizin ve gücümüzün bir parçası. Doğrudur hatalarla ve yanlışlarla yönetildik bir süredir (dürüst olalım çoğu zaman). Evet Gökbörü bekleyip yan gelip yatmaya alıştık. Ama kimse şüphe duymasın, küresel olarak Türklerin, ve batıdaki en yüce Türk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'nin en güzel günleri daha başlamadı bile. Şimdi içini umut doldur, hafif agresifleş (ecen laf atsa da sert adam takın merak etme içten içe bayılıyor o), ve aklına kazı! O kahramanlaştırdığın İstemi, Alp Arslan, Fatih, Atatürk gibi kahin öngörülü liderler, asla tanıyamayacağı torunu SANA güvenip de o devletleri kurdu veya diriltti. Gerekirse eskisini de kurtarırsın, yenisini de kurarsın.
Sen, tarihin en sevdiği evladısın.
16 Ağustos 2023'de göreve başlayan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak'a ve 3 Ağustos 2023'de göreve başlayan Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu'na Türk milleti adına açık soru;
Kahraman ve şanlı Türk Ordusu'nun en üst makamlarına gelen değerli Orgeneraller, iktidarın TBMM'ne danışmadan ve onay almadan, sınırlarımızı kim olduğu belli olmayan herkese açması ve kimliği alınmadan, nereye gittiği sorulmadan, buraya ne yapmaya geldiği bilinmeden kontrolsüz bir şekilde ülkemize doldurulmasının düpedüz VATANA İHANET olduğu tartışmasız bir gerçektir.
Bugüne dek böyle bir şey hiçbir zaman olmamıştır, dünyada da örneği yoktur. Hiçbir ülke sınırlarını bu şekilde kontrolsüz bırakmaz, bırakamaz çünkü arkasından gelebileceklerle hiçbir ülke başa çıkamaz.
İktidarın sığınmacı politikasının açık olarak ülkemizin ne idüğü belirsiz ve bila istisna hepsi erkek (asker) İslamcı güruhlar tarafından işgal edilmesi olduğu düşünülmekte ve süreç Türk milleti tarafından endişe ve korku ile izlenmekterdir.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu; sizler canını, malını, namusunu korumaktan en üst düzeyde sorumlu olduğunuz Türk milletine ve güvenliğinden ve bekasından en üst düzeyde sorumlu olduğunuz Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşı olan sorumluluklarınızı ve askerlik yemininizin gereğini yerine getirecek misiniz yoksa sizden önceki, bahaneleri ne olursa olsun, asil ve yüce Türk milletine ve Büyük Atatürk'ümüzün emaneti Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşı olan görev, yetki ve sorumluluklarını yerine getirmeyen diğer Komutanlar gibi, bu konu siyasetin konusudur diyerek, ülkemize doldurulan milyonlarca yabancı savaşçıyı görmezden gelmeye ve bu ihanete sessiz kalmaya devam edecek misiniz?
Ben Ali Nasuh Mahruki, vatanını ve milletini her şeyden çok seven ve uğruna göze alamayacağım hiçbir fedakarlık olmayan, Atatürk'ü özümsemiş bir yurttaş olarak, görev sürecinizin henüz başında bu çok kritik soruyu size sormayı, göz göre göre yaşadığımız bu çok, çok tehlikeli işgale karşı sizi uyarmayı ve göreve davet etmeyi bir görev sayıyorum.
Türk milletine ve Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı olan tarihsel sorumluluklarınızı yerine getirecek misiniz?
Bu ölümcül sonuçları olabilecek yasadışı işgale HAYIR diyecek misiniz?
HUDUT NAMUSTUR'un gereğini yapacak mısınız?
Ülkemize doldurulan milyonlarca yabancı askerin, ülkemizin dışına çıkarılması ve bu devasa riskin ve tehlikenin bertaraf edilmesi için gerekeni yapacak mısınız?
Eğer sizden önceki, vatana ve millete karşı olan yaşamsal sorumluluklarını yetine getirmeyen - getiremeyen Genelkurmay Başkanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı gibi davranacaksanız, sizleri yol yakınken, büyük Türk tarihinin lanetleyeceği bu büyük suça ve ihanete ortak olmamaya ve derhal istifa etmeye davet ediyorum.
Vatanımızı ve milletimizi koruma görevinizi yapamayacaksanız ve Komutan sorumluluğunuzu yerine getiremeyecekseniz, bu görevi yerine getirebilecek ve Komutan sorumluluğunun hakkını verecek Subaylara yerinizi bırakmanızı istiyorum.
Yol yakınken.
Namık Kemal: "Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini; Yok mudur kurtaracak baht-ı kara mâderini?"
Mustafa Kemal Atatürk: 'Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini. Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini.”
Vicdanınız yok mu? İnancınız, sevginiz, merhametiniz yok mu? Nasıl kıyıyorsunuz ulan kuşun, sincabın, karıncanın yuvasına? Yaktığınız, yuvasını dağıttığınız canlılar kadar acı çekin, çaresiz kalın. Buradan kazanacağınız para, çare olamasın hastalıklarınıza… Paranın her şey olmadığını anlayın. Acı içinde, inleye inleye kıvranırken Akbelen gelsin gözlerinizin önüne. Yuvasını dağıttığınız kuşlar, sincaplar, karıncalar… Öldürdüğünüz ağaçlar. O son saniye, son nefeste… Amin mi arkadaşlar? 👇