güncel olarak hisarüstünde elektrik ve su kesildi jammer atıldı internet ve telefon hattı çekmiyor birafaba zam geldi dansın partisi fuhuş operasyonu yedi güney komple kapatıldı tüm sokağa polis barikatları çekildi hiçbir kampüse ziyaretci ve mezun giremiyo kulüp odaları tasındı
Boğaziçi Üniversitesini resmen işgal etmeye çalışıyorlar. Kayyum Naci İnci’nin yeni icadı: Onlarca yıllık kulüp odalarını yalan söyleyerek boşaltarak başka kampüse taşımak!
Öğrenciler buna engel olamasın diye kampüse okul öğrencileri giremiyor ama Çevik Kuvvet ve TOMA giriyor!
Yaşam Düşmanı
BÜMK, GSK, BÜSAS ve Spor Kulübü... 50 yılı aşan kolektif emeğimiz, kültürümüz ve kimliğimiz tasviye ediliyor. Bu sadece bir oda meselesi değil; özgür fikre ve Boğaziçi’nin köklerine yapılan açık bir saldırıdır.
@gskbogazici @bumk1974@1863bogazicisk@busasboun
Boğaziçi Üniversitesinde ara tatilin bitmesine günler kala Kayyumluk; yıllardır öğrencilerin kendilerine ait atölye ve stüdyolarda ücretsizce, diledikleri gibi üretim yaptığı Güzel Sanatlar Kulübü (GSK), Müzik Kulübü (BÜMK), Su Altı Sporları Kulübü (BÜSAS) ve Spor Kulübü'ne, cumaya kadar odalarını boşaltmalarını, direnirlerse zorla çıkarılacaklarını söyledi.
Bundan tam bir sene önce bizler kamusal alanlarımızın yok sayılmasına İşgal Kafe'yle nasıl cevabımızı verdiysek, bugün de kulüp odalarımıza aynı inatla sahip çıkıyoruz!
#odamadokunma
🔴 Son Dakika
Bu gece yarısı Güney Kampüs’e girişler durduruldu. Atanmış yönetimin kulüp odalarını taşıyacağını düşünen öğrenciler, sıra arkadaşlarını Güney Kampüs’e çağırdı.
Boğaziçi kayyumu Naci, öğrencilere ait kulüp odalarını yok etmek için sabahın 5’inde üniversiteye 4 otobüs çevik kuvveti, gözaltı araçlarını ve TOMA’ları çağırdı. Üniversitelere tek bir polisin dahi girmemesi gerekirken, kayyum Boğaziçi Üniversitesi’ni Karakola çevirdi.
Boğaziçi Üniversitesi’nde GSK (Güzel Sanatlar Kulübü), BÜMK (Müzik Klübü) ve Spor Kurulu taşınması ile alakalı haberleri görmüşsünüzdür. Sizlere kısaca bu kararın neden basit bir mekan değişikliği olmadığını anlatmaya çalışacağım. #odalarbizimdir@bogazicitv
Yazmayayım, ailelerin moralini bozmayayım diyorum ama yazacağım, olmaz çünkü böyle:
1- Metris’te vezne kapalı. Maddi destek ağımız var ama çocuklara para gönderemiyoruz. Tatil sonrası açılacak diyorlar.
Çocuklar günde 1 öğün kahvaltıyla -1 yumurta 1 ekmek- duruyorlar (o da gece veriliyor).
2- Hem Silivri’de hem Metris’te kantinlerin kapalı olması sorunu var. Sağolsun Chp’li vekillerimiz uğraşıyor ama sorun devam ediyor özellikle Silivri’de. Vekiller cezaevini ziyarete geldiğinde açıyorlar veya ara ara kısa süreli açıyorlar fakat açtıklarından kimsenin haberi olmuyor. Kimi zaman da kantin açılıyor ama personel olmuyor.
Dolayısıyla çocukların suyu bile azalmış durumda şu anda. Cezaevi tarafından verilen yemekle yetiniyorlar. İç çamaşırı vs alamıyorlar. Günlerdir aynı kıyafetlerle duruyorlar. Hijyen sorunu had safhada.
3- 5 arkadaşımız cinayet hükümlüleriyle aynı koğuşta kalıyor. Koğuşta 57 kişiler. Mahkumlar baskı uyguluyor. Gece başımıza bir şey gelir diye tuvalete gidemiyoruz, diyorlar. Arkadaşlarının olduğu koğuşta yerde yatmaya bile razılar.
4- Sınavları var, en çok ona endişe ediyorlar. Bir yandan meslektaşlarım çocuklara sınav notu toplamaya çalışıyor.
Kitap bile almıyorlar içeri, kitapları yok.
Bu çocukları haksız yere bayram vakti oraya hapsettiniz, bari insanca yaşam koşulları sunun. Bütün bunlar “kötü muamele” kapsamına girer. Sizler şeker yiyip bayramlaşırken -kabul etmeseniz de- bu pırıl pırıl gençler aç susuz, korku ve endişe içinde, dört duvar arasında nefes almaya çalışıyor.
Hukuk kuralları dururken vebal, günah, vicdan gibi kavramlardan bahsetmeyi hep zul saydım. Ama artık bu kavramlarla konuşuyoruz. Ayıptır, günahtır! Vebali büyüktür!
orada bazı öğrenciler değil hepimiz slogan attık, şarkı söyledik. ihtiyaçlarımızı yemek alternatifi olmayan, okul içindeki diğer kahvecilerin 2-3 katı fiyatta kahve satan bir işletmeyle karşılayamayacağımızı pek tabi biliyorsunuz. iki yüzlüsünüz