Başaran ile görüşten yeni çıktık. Herkese çok selamları var,morali iyi. 31.08.2026 saat 17:00 den beri açlık grevinde,sadece şeker ve tuz ile idare ettiğini başka birşey verilmediğini söyledi. 2 adli tutuklu da kendisine destek olsun diye açlık grevine başlamış.
Yaklaşık 20 gün önce Başaran Aksu’yla buluştuk. Biraz sohbet etmek, biraz da dertleşmek için, hiçbir plan yapmadan yakınımızdaki, herkesin bildiği bir markanın şubesine girdik.
Sıradan bir kahve molasıydı bizim için. Ama birkaç dakika sonra, o sıradan anın içinde çok daha büyük, çok daha anlamlı bir şey yaşanacaktı.
Çok geçmeden garsonlardan biri Başaran’ı tanıdı. Ardından bir başkası geldi. Derken mutfakta çalışan gençler, ellerindeki işi bırakıp birer birer yanımıza geldiler.
Başaran’ı alkışladılar.
Emekçiler için verdiği mücadeleyi yıllardır takip ettiklerini, ona büyük bir saygı duyduklarını anlattılar. Sarıldılar, fotoğraf çektirdiler. O an, bir insanın verdiği mücadelenin hiç tanımadığı insanların hayatına nasıl dokunabildiğini gözlerimin önünde gördüm.
Sohbet ilerledikçe yakın zamanda sendikalaştıklarını söylediler. Kendi hakları için örgütlenen bu gençlerin, yıllardır emekçilerin mücadelesini omuzlayan Başaran’la kurduğu bağ, o an yaşanan her şeyi çok daha anlamlı kıldı.
Çünkü orada yalnızca bir tanışma yoktu.
Bir mücadelenin başka bir kuşakta karşılık bulması vardı. Yıllar boyunca verilen emeğin, hiç beklenmedik bir anda genç emekçilerin gözlerinde, sözlerinde ve sarılışlarında yeniden hayat bulması vardı.
Kahvelerimizi içtik, hesabı istedik.
“Yok,” dediler.
“Mutfak ekibinin ikramı.”
O gün
Aklımda kalan, genç emekçilerin; ömrünün önemli bir bölümünü hak mücadelesine vermiş, beyaz saçlı, beyaz sakallı bir adamın karşısında nasıl ayağa kalktığıydı.
O saygının makamla, parayla, unvanla ya da güçle hiçbir ilgisi yoktu.
Başaran onlara hiçbir şey vaat etmemişti. Onlara bir imkan sunmamıştı. Hayatlarını değiştirecek bir makamın ya da gücün sahibi değildi.
Sadece yıllardır onların babalarının annelerinin haklarını savunuyordu.
Ve belli ki onlar bunu unutmamıştı.
İnsanları susturabilirsiniz; tutuklayabilirsiniz ama hakları için verilen mücadelenin bıraktığı izi silemezsiniz.
Mesele tam olarak bu. İstemedikleri de tam olarak bu.
Mücadelenin yalnızca bir kişide kalmaması; el değiştirmesi, kuşaktan kuşağa geçmesi, gençlerin kendi hakları için örgütlenmeye başlaması…
Asıl rahatsızlık da burada başlıyor.
@FenerSol1907 Harika bir tesbit. Aynı ülke gibi koca futbol kulübünü kendi krallığına çevirdiler. Acı olan hepsi aynı kafa ergenlerin aklı ile futbol yönetmek…
Gazeteci, sinemacı, tiyatrocu, müzisyen, akademisyen, avukat, doktor, esnaf, çiftçi, işçi, emekli ve genç dostlarımız SAAT BU SAAT 2. Kez gözaltından çıkıp betonun üstünde dışarıda sızarak çocuklarını hakkını arayan Eti Gümüş ve Doruk maden işçilerinin sesi olun.
Derdimiz ortak!!
When a stand-up comedian is arrested in handcuffs as if he were a national security threat, the problem is not comedy. The problem is @RTErdogan ’s fear of free citizens. Days before the NATO summit in Ankara, Turkey is exposing the reality behind the façade: critics, activists and artists are being silenced while leaders prepare for the photo-op. NATO cannot claim to defend democracy abroad while ignoring repression within its own ranks. Free speech is security too.
#TurkeyWatch🇹🇷: Today, Turkish comedian Deniz Göktaş was arrested for insulting President Erdoğan. He was immediately marched into court.
ERDOĞAN'S TURKEY = NO FREEDOM OF SPEECH = NO PROBLEM.
Satılmışlar diye protesto edilmek nasıl bir duygu? Hayatında 1 kez mahkemeye desteğe gitmemiş, kendi PM üyeleri tutuklanırken sessiz kalmış,Gar Katliamı,Berkin Elvan, gazeteci davalarını uzaktan bile izlememiş adam,şimdi genç bir komedyeni kullanmaya kalkıyor.Tüh senin sıfatına.
Aziz Nesin’in Madımak olayından sonra yaptığı basın açıklaması;
“böyle olacağını ben de ummazdım. bir devlet var diyordum. iyi yapıyor kötü yapıyor ama bir devlet var. yanılmışım.”
Bomboş konuşuyor Türk İş Başkanı!
Kendi gerçekte bir işçi düşmanı! Rejim ve holding aparatı..
Demiryol İş ve Türk İş’ten kişisel hesabına yatan paranın sadece 1 yıllık ekstresini paylaşsın..
Görülsün hakikat!
Yapar mı?
Yapamaz
60bin maaşı özel kurumda çalışan öğretmene çok görüyorlar, asgari ücret teklif edilsin istiyorlar, üstelik hiçbir iş güvencesi yok. Haziranda istifa Eylülde işbaşı. Kıdem tazminatı yok, ihbar tazminatı yok. Atanayım diyorsun 20 kişi atanıyor 2 yılda. Mülakatı akademisi bitmiyor.
Bekir Kiremitçi’nin adamları idari binadan direnen işçiler ve aileleri üzerine silahla üç el ateş ettiler. Yaralımız yok..
Aileler ve işçiler tepki olarak madeni işgal etti..
Kurşunsanız sıkarsınız, bıçaksanız sokarsınız..
Ölsek de kazanacağız!
Çocuklar babalarını bekliyor!
1200 metre yer altında açlık grevindeki madenciler, yeryüzünde ise onları bekleyen çocukları var.
Patron tarafından iletişim hatları kesildiği için arkadaşlarımızdan haber alamıyoruz.
Tüm kamuoyunu ocak önüne çağırıyoruz.
#KiremitçiyeHuzurYok
Fenerbahçe Teknik direktörü olur veya olmaz.
Bu, mevcut yönetimin kararıdır, saygı duyarız.
Ama şu var.
Ahmed Arif der ki;
"Hasretinden Prangalar Eskittik"
Saygıyla...