Çok garip yorumlar gördüğüm için bu paylaşımı yapmak istedim.
Hangi kadroya sahip olmak isterdiniz?
Sezonu 28 oyuncuyla mı yoksa 39 oyuncuyla mı açmak isterdiniz?
Kadronuzda 10 yetişkin 3 genç, toplam 13 yabancı ile mi sezona başlamak isterdiniz yoksa 17 yetişkin 6 genç, toplam 23 oyuncuyla mı başlamak isterdiniz?
Bakın bu işler hafife alınıyor ancak ben Galatasaray'ın da bu derece plansız olduğu yılları, özellikle Mancini dönemi sonrası sezonu 40 oyuncuyla açtığı zamanları biliyorum. son dönemlerde de birkaç oyuncuyla ayrıldık, fesih tazminatları ödedik ancak 2011 - 2021 arası ödediğimiz fesih bedelleri toplamı 40M€ civarında.
Şimdi sağdaki kadroya bakın ve bu yabancılardan çıkabilmek için ne kadar fesih bedeli ödemek zorunda olduklarını kafanızda bir canlandırın. Benim takımımın bu derece sorunlu bir kadrosu olsa ve bu sorunlar çözülmeden üstüne hala transfer yapılmaya devam edilse gece uykularım kaçar.
Bakın tam 23 yabancı, içlerinde kolay ayrılabilecekleri iki oyuncu var, yeni transfer Diouf'u kiralarlar ya da u19'da oynatırlar, Fayed'den çıkarlar onun haricinde tam 21 yabancı belli oranda iyi maaşı olan, çıkılması zor oyuncular.
17 yetişkin yabancı, hangi birinden nasıl çıkacaklar çok merak ediyorum, Livakovic, Carlos, Becao kesin çıkmak isteyecekleri 3 yabancı olacaktır. Geriye yine 14 yabancı kalıyor, yeni transferler hariç Ederson, Semedo, Skriniar, Oosterwolde, Kante, Amrabat, Gendouzi, Fred, Asensio, Talisca, Musaba var. Buradan başka kimseyi almadan 4 oyuncu göndermeleri gerekiyor. Çok zor.
Bizim ise her şey açık ve net, Nelsson satılacak, Jelert kiralık gidecek. Satış olmadığı takdirde 1 yetişkin, 2 genç yabancı oyuncu alacağız. Mümkünse de iyi yerli takviyesi yapmaya çalışacağız. Planlaması ve eylemi çok daha kolay bir kadroya sahibiz. Doğru hamlelerle kafamız rahat bir şekilde çok ciddi seviye atlarız.
ülkede bazıları manifest ve manifest'in çocuklara olan sözde etkisi hakkında kafayı bozarken, o sırada hiçbir zaman aslında gerekli şekillerde konu alınmayan bazı erkek sanatçıların o hırtlarla dolu ortamlarında yaşananlar ve yaşananların etkisi:
Sürekli birilerini "halkı aşağılama, kin ve düşmanlığa sürükleme" diye gözaltına almak da halkı yekten aşağılamak artık.
Bu halkı bu kadar şuursuz, kompleksli mi sanıyorsunuz , niye her laftan alındığımızı düşünüyorsunuz.
Aaaaa ama yeter artık ya
Levent Üzümcü ifadesi için Ayvalık’tan İstanbul’a götürülüyor,
Sonrası…şimdilik belirsiz.
Düşünce açıklamanın ağır bedellerinin olduğu ve ülkece şahlandığımız zamanlardayız.
Levent 33 yıllık oyuncu, şimdilerde İzmir Büyük Şehir Belediyesi Şehir Tiyatroları genel Sanat Yönetmenidir.
Ünü ülke duvarlarını aşmış bir sanat insanına gözaltı yapmak-tutuklamak kimin yararınadır?
📍Yine bir sabaha gözaltılarla uyandık!
Önce sanatçı dostumuz Levent Üzümcü attığı tweetler sebebiyle gözaltına alındı. Son tweeti: “Bu ülke çok liyakatsiz bir güruh tarafından, çok kötü yönetiliyor.”
Sonra da dostumuz Nasuh Mahruki attığı tweetler nedeniyle gözaltına alındı!
Bu olayı normalleştirmemeliyiz! İnsanlar sadece düşüncelerini ifade ettiği için gözaltına alınamaz!
Hep beraber söyleyelim: Levent Üzümcü ve Nasuh Mahruki için özgürlük!
Hukuki açıdan, "bu ülke harika insanlar tarafından muhteşem yönetiliyor" demekle
"Bu ülke liyakatsız bir güruh tarafından çok kötü yönetiliyor" demek arasında bir fark yok.
Eğer fark gözetiliyorsa orada adaletten söz edemeyiz.
Bu bakış felaketimiz olur.
@LeventUzumcu
Haluk Levent suçlu mu değil mi bilmem ama bu konunun, Irak petrollerini usulsüzce taşıyan yandaşlar yüzünden aldığımız 1.5 milyar dolarlık cezanın gözümüzden kaçırılmasında kullanılmasına izin vermemeliyiz.
Haluk Levent suçludur, değildir bilmiyorum. Bildiğim bir şey var, Türkiye’de yaşayıp çoğu zaman savcılık ve emniyet kaynaklı basına yansıyan iddialar üzerinden birey ve kurumları eleştirmek şu tarihe kadar hiç doğru sonuç vermedi.
Ergenekon Davası’nda yerden silahlar fışkırıyor, bombalar çıkıyordu. Kuddusi Okkır Ergenekon’un finansörüydü. Fenerbahçe stadı üstünde uçup camii bombalayacaklardı. Sonuçta öyle bir örgütün olmadığı, yüzlerce insanın yıllarca boşa hapis yattığı Yargıtay kararıyla kesinleşti.
Hanefi Avcı devrimci, Marksist Leninist örgüt üyesi olmakla itham edildi. Ahmet Şık terör örgütü üyesi olarak tutuklandı. 26’ıncı Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ anayasayı ilga etmek isteyen bir örgütün yöneticisi olmak suçlamasıyla aylarca hapis yattı. Hiçbirinin gerçek olmadığı ortaya çıktı.
Ekrem İmamoğlu 560 milyar TL yolsuzluk yapmakla itham edildi, bu iddia iddianameye bile giremedi.
Can Holding yöneticileri Kemal Can ve Kenan Tekdağ neler neler yapmış, uyuşturucu, fuhuş, bürokratları baştan çıkartma, yok yok. Adam “Ne yaptıysam devlet büyüklerimizin talimatıyla yaptım” dedi. Ses seda çıkmadı. Bir baktık adamlar tahliye edildi.
Remzi Sanver İlluminati Türkiye bürosu şefiydi, Mason üstadı olarak devlete yönelen tehdit boğulmuştu, Kraliçe’ye tokat vuruyorduk, ne oldu ne bitti hala bilmiyoruz, o da tahliye edildi.
Örnekler çoğaltılabilir. Bu yargı pratiği üzerinden iddianame ortaya çıkmadan, savunma yapılmadan kimse hakkında hüküm vermemek lazım. Yalnız masumiyet karinesine olan inançtan değil, şu ana kadar uygulamanın da gösterdiği apaçık durumdan.
Üstelik her nedense gözaltı kararı verildiği an Adalet Bakanı Kızılay’a övgüler düzüyor, kimliği belli şahıslar da “muhalifler ne kadar aptal, devlete güvenmek varken bunlara güveniyor” diye propaganda diliyle içerik paylaşmaya başladıysa 2 kat dikkatli olmak gerekiyor.
Haluk Levent ve Ahbap’ın da savunma hakkı var. Bir görelim. Hakikat neyse ortaya çıkar.
Haluk Levent suçlu mudur suçsuz mudur bilemiyorum. Ama Akp iktidarı öyle bir yargı düzeni yarattı ki kimin gerçekten suçlu olduğunu kimin rövanşist duygularla, intikam için içeri atıldığını asla bilemiyoruz!
Haluk Levent suç işlemişse cezasını çeker. Asıl gündem çok daha önemli!
📌 Ben Paris İstinaf Mahkemesi’nin kararı doğrultusunda Irak petrolüyle alakalı Türkiye’ye 1 milyar 471 milyon dolarlık tazminat cezasına hükmettiğine dair iddialara takıldım.
Haber doğruysa bu para kimden tahsil edilecek?
Libraries literally aren’t just places to borrow books for free. They’re some of the last truly public spaces where you’re allowed to simply exist without being expected to spend money.
📍Eşinin sesini duyurmak için adeta tüm cihana haykıran vefalı eş Dilek İmamoğlu’nun kısılan sesini duyuralım:
“— Ekrem İmaloğlu’nun belirli bir süre içinde savunmasını bitirmesi istendi. İmamoğlu da bu sürede savunmamı yetiştiremem dedi.
— Ekrem İmamoğlu'nun savunması kısıtlanmak istendi! Ekrem İmamoğlu susma hakkını kullanmadı!
— Altını çizerek söylüyorum, Ekrem İmamoğlu susma hakkını kullanmadı!..”
Lütfen görüp geçmeyelim, ulaşabildiğimiz her yere bu sesi ulaştıralım.
Dear Bonnie Tyler passed today, she had such a great voice and I’ll always be grateful of her beautiful version of Straight From The Heart. ♥️ Thanks Bonnie. RIP
Bir nesle "Where have all the good men gone, and where are all the gods?" diye bağırmayı öğretmiş Bonnie Tyler aramızdan ayrılmış. Nodüllü seslerin sarışın kraliçesi, güle güle...