@realist_1adam Cümlelerin dine olan ön yargını yansıtıyor.
Bu yüzden mantıklı bir yorum yapamamışsın.
Öncelikle şunu bilmelisin ki
Haset artıkça dindarlık artmaz aksine azalır.
Birbiriyle ters orantılıdır.
Dinimiz güzel ahlak temelli bir dindir. Lütfen kininizi dine kusmayın!
Geçen sene bu vakitler hutbelerden camiyle işi olmayan insanlar şikâyetçiydi.
Son 4-5 aydır ise Müslümanlar hutbelerden şikâyetçi. Camiyle işi olmayan insanların şikâyetlerini önemsediğiniz kadar hatta daha fazla camiye gelen Müslümanların şikâyetlerini de önemsemeniz gerekiyor.
En son hangi hutbede Gazze ve Doğu Türkistan için dua edildi hatırlamıyorum. Diyaneti yıllarca proaktif kullanıp birden bire pasif konuma çekemezsiniz. Çekerseniz o boşluğu başkaları doldurur. Sonra uğraşır dururuz
Cuma Hutbeleri konusu gittikçe can sıkıcı olmaya başladı.
Ya başkan görevden alınsın ya da hutbeleri hazırlayan komisyon.
İlkokul seviyesinde kompozisyon yazıyorlar.
Tek hutbede beşyüz tane mesaj var. Çiçekleri koparmayın, ağaçları kesmeyin yerleri tükürmeyin ve benzeri pek çok şey yazmak hutbe demek değildir.
Hutbelerde fikir, irşat, söylem ve heyecan yönlerinden son bir yıldaki seviye düşüşü üzerine eleştirilere ben de iştirak ediyorum.
Geçen seneki sevincimiz kursağımızda kaldı dersek yeridir. Sanki 1980'lerin ağaç, böcek, aşı, trafik hutbeleri geri döndü. Bu nedir Allah aşkına.
🔴 Dini hitabetin ruhuna aykırı, daha çok bir okul ödevi veya kamu spotu tadında Cuma hutbeleri geri döndü.
Son dönemde camilerde okunan Cuma hutbelerinde gözlemlenen üslup değişikliği tartışılmaya başlandı.
Hutbelerin, "duyarlılık", "çevre bilinci" ve "zaman yönetimi" gibi genel ahlaki temalar üzerine kurulu, ilkokul kompozisyonlarını andıran basit ve didaktik bir dille sunulması dikkat çekiyor.
@yirmiucderece Adı sanı önemli değil ama bir başkasının para vererek izlediği bir yayını bedava ve üstelik kumar reklamlarıyla birlikte sunmak her halükarda suçtur.
Dinimizde kul hakkıdır. Ağır bir vebaldir. Kumara teşvik yönü ise daha dehşet verici bir durum.
Merhum ERBAKAN hocamız MGV teşkilatını toplar kendisiyle beraber hocalar nefisle cihattan bahseder,helal ve haramı anlatırlardı.Şimdi "hocalar sussun ya da din diye kültür-sanat anlatsın ama haramlardan bahsetmesinler" diyorlar. Harama 'haram' demeyen hoca, alim değil belamdır.
@kesfsever Her şeyin aşırısı zıddına tebdil olur.
Aşırı derecede batıni yorum, salih amellerin zamanla tahrifine yöneltir.
Kurbanı sırf Allah'ın (c.c.) emri olduğu için kesebilmek de bir kulluktur ve değerlidir.
@fehmi_ilkay@yeniakit Sizin çok güzel tespitleriniz, küfür ehline cevaplarınız ve Kuranı Kerim'den getirdiğiniz örnekleriniz var. Bazılarını gerçekten hayranlıkla takip ettim. Ama İslamoğlunu savunmak adına yanlışı güzellemeyin. Bu denli savunulmayı gerçekten hak etmiyor
Meclise sunulan torba kanun teklifinde yayıncılık ilkelerine ideolojik bir kıstas eklendiği görülmektedir. “Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı yayın yapılamaz” hükmü, basın yayın hukukunun ayrılmaz bir parçası haline getirilmek isteniyor. Oysa yayıncılık; toplumumuzun değerlerine göre şekillenmelidir.
Halkın inancına, kültürüne ve değerlerine karşı yıllarca araç olarak kullanılan aynı ideolojik anlayışın, şimdi yayıncılık standartlarına da işlenmek istenmesi doğru değildir.
Bu madde gözden geçirilmeli ve dayatmacı anlayıştan arındırılmalıdır. İdeolojik dayatmanın anayasadan çıkarılması hususunda neredeyse bir konsensüs oluşmuşken yayıncılık ilkelerine yapılacak böyle bir yaklaşımı kim nasıl izah edebilir?
Kameralar karşısında içki içen bir futbolcunun gençlere “rol model” diye sunulmasının yanlış olduğunu söylüyorum; çünkü çocuklar gördüğüne özeniyor, zamanla ahlak da normalleştirilerek aşındırılıyor....
Bir anda küfür hakaret kopuyor…
İlahiyatçı birinin bazı görüşlerinin Ehl-i Sünnet çizgisiyle çatıştığını, bu yüzden fikirlerinin sorgulanması gerektiğini söylüyorum; yine hakaretler başlıyor…
Sonra diğer tarafa dönüp, başörtüsünün sadece bir kumaş değil, aynı zamanda bir edep ve haya meselesi olduğunu; ruhunda ahlak örtüsü yoksa sadece başı örtmenin insanı kurtarmayacağını söylüyorum; bu sefer başka bir taraftan saldırılar geliyor…
Gençlerin yaptığı ahlaksızlıkları kırmadan eleştiriyorsun, “karışamazsın” özgürüz diyorlar....
Özetle Özellikle şu X denilen yerde insanlar, “Benim gibi düşünmüyorsan düşmanımsın” psikolojisiyle hareket ediyor. Küfür, hakaret ve linç artık fikirden daha hızlı yayılıyor.
Bu toplumun nereye savrulduğunun en büyük göstergesi de bu zaten…
Demek ki 30 yıl ilim tahsil etmiş bir insan olarak; içkinin haram olduğunu söylemeyeceğim, Ehl-i Sünnet’e muhalif fikirleri eleştirmeyeceğim, sadece başörtüsü takıyor diye herkesin her yaptığını alkışlayacağım, gençliğin savruluşunu görmezden geleceğim… Bunları yaparsam “makbul din adamı” olacağım öyle mi?
Hayır… Ben insanların alkışına göre değil, Allah’ın huzurunda vereceğim hesaba göre konuşacağım. İnsanların yanında makbul olmak için değil, Allah’ın katında mahcup olmamak için hakikati söylemeye devam edeceğim....
Bu çıplaklığa ahlaksızlığa maruz kalmayı kabul etmek doğru değil, islam toplumsal günahları daha büyük suç sayar, erkek gözünü kapatınca iş bitmiyor, yanımızda çocuğumuzla sokağa çıkamaz olduk, benim 5 yaşındaki Yusuf’um bile isyan ediyor artık! Bu çıplaklık Avrupa’da yok! Bunu kabullenmeyeceğiz!
@yenisafakwriter Değerli Hocam,
İlgili şahsın uluslararası koruma başvurusunu alacağız, bu şekilde sorun çözülmüş olacak. Ayrıca Uygur Türkü Hanımefendi geri gönderme merkezimizden de serbest bırakıldı.
Bilginize.