Bizi iyi tanıyın. Biz, boynumuzu veririz ama boyun eğmeyiz.
Biz, devleti kuran partiyiz. Bir avuç darbeciye teslim olmayız.
Ateşle oynuyorlar!
Ateşle oynayan elini yakar, evini yakar.
Yargıyla oynayan, memleketin geleceğini yakar!
• Bir Milli Eğitim Bakanı atanır;
Yeni sınav sistemi, yeni müfredat, yeni ders kitapları, kafa karıştıran uygulamalar, saçmalıklar! Giden mevkidaşını yerden yere vuran bakan ve zırvaları... Zannedersiniz hükümet değişti.
Halbuki yine AK Parti'nin kara düzeni; memleketi, milleti alt üst eden Erdoğan zihniyeti...
• Bir İçişleri Bakanı atanır;
Gece-gündüz operasyonlar, şehirlerimiz işgal edilmiş gibi çeteler, suç örgütleri, gözaltılar, filmlere taş çıkartan sayısız görüntüler, drone çekimleri! Yeni bakanın selefini kötüleyen açıklamalarını duydukça şoka girersiniz! "Hükümet mi değişti?" diye sorarsınız.
Halbuki yine AK Parti'nin kara düzeni; memleketi, milleti alt üst eden Erdoğan zihniyeti...
• Bir Adalet Bakanı atanır;
“Adaletsizlik aldı başını gidiyor, yeni uygulamalar şart” der. Yönetici kadrolarını tamamen değiştirir. "Üstü kapatılan dosyaların üstüne gideceğiz," "Korunan torpilli suçluları tutuklayacağız" der! Seleflerini yerin dibine gömer. Troller; adaletsiz sefil bakanlar gitmiş, her yerinden "adalet fışkıran" bir bakan gelmiş diye sahne alır. Şaşırmak yine bize kalır.
Halbuki yine AK Parti'nin kara düzeni; memleketi, milleti alt üst eden Erdoğan zihniyeti...
• Sizleri Maliye Bakanı, Tarım Bakanı vs tek tek bakan geçidi ile yormayacağım.
Aziz Milletimiz;
Acımız çoktur, meselemiz büyüktür, dertlerimiz tarifsizdir. İktidar sorunları yönetemedikçe bakan değiştirip umut satarak zaman kazanmaya çalıştı bunca sene. Fakat deniz bitti. Millet artık topyekun değişim istiyor.
Bu iktidar ise sandıktan korkuyor, kaybedeceğini biliyor. Rakibinin isminden, cisminden tir tir titriyor. Ancak boyun eğmez, pes etmez, milli iradeden vazgeçmez on milyonlarca yurttaşımız var. Çözüm seçimdir. O sandık sonunda kurulacak, kimse bundan kaçamayacak, aksi bir niyete millet asla izin vermeyecek. Sandık kurulduğunda, siyasi aktörlere operasyon yapınca sonuçlar değişir sananlar, onları evine göndermekte kararlı olanın milletin kendisi olduğunu görecek. Erdoğan zihniyetinin ülkemize yaşattığı fetret devri bitecek, kara düzen sona erecek!
Her şey çok güzel olacak!
Macaristan korku yerine umudu, otokrasi yerine demokrasiyi seçti.
Bu gece Macar halkı Avrupa’ya ve dünyaya bir kez daha hatırlattı: Vatandaşlar özgürlüklerinden vazgeçmeyi reddettiğinde hiçbir baskıcı lider yenilmez değildir.
Silivri’deki bir cezaevi hücresinden, Macar muhalefet lideri Peter Magyar’e ve hukukun üstünlüğünü savunmak için sandık başına giden tüm seçmenlere en içten tebriklerimi gönderiyorum. Bu zafer; sandığın korkudan daha güçlü olduğuna ve adaletin, ne kadar gecikirse geciksin, asla yenilmeyeceğine inanan hepimizindir.
İstanbul, Budapeşte’nin yanındadır. Rüzgâr yön değiştiriyor.
Sayın Erdoğan,
İddianamenin hâl-i pürmelâlinden haberdar mısınız?
Temelsiz iddialara karşı dile getirilen gerçekler karşısında şaşkınlığını gizlemekte zorlanan kamuoyunun tepkisini yok sayamazsınız.
Yok yere hayatı karartılan masumların, iftiraları çökerten tutsakların özgürlüklerinin elinden alınmasını, adil yargılanma isteyen haklı çığlığını işitiyor musunuz?
Anaların gözyaşları adalet için akarken gözünüzü yumuyor musunuz?
Bu Dava ASRIN UTANCIDIR.
Farkında mısınız?
Sanırım değilsiniz!
Sayın Erdoğan ve Sayın Bahçeli,
Yarın utanılacak sözleri TBMM çatısı altında kimse dile getirmesin.
Artık ah almayın! Bir kez daha pişman olmayın!
Kandırılmayın, kimseyi kandırmayın!
Yargılamalara şahitlik size farz! Çünkü sorumlusunuz!
HAKİKATTEN KAÇMAYIN!
Yerebatan sarnıcı kimsenin uğramadığı bir harabe iken Ekrem İmamoğlu döneminde elden geçirilerek yaşayan bir müzeye dönüştürülmüştü. İlk kez bir kuyruğu girip ziyaret ettiğimde ziyaretçi kalabalığına inanamamıştım. Şimdi İstanbul Belediyesinin elinden alınmış diye duydum. Kentin malı o kentte yaşayanlarındır. Kentin ve kent kaynaklarının yönetimini seçimle işbaşına gelen belediyeler yapmalıdır. Hangi parti hangi anlayış olursa olsun "Seçimi kaybettik bari kaynaklarına el koyalım" anlayışı ilkel bir demokratik kültür anlayışıdır.
Şunu İbb yapsa Ekrem İmamoğlu bir 100 sene de buradan ceza alırdı. Leman’a gidenler buraya gelir neler yapardı. Buradaki tarihi oymalar falan dümdüz oldu böyle yine sustular. Susunca unutulacak mı?
Bursa’da halkın oyuyla seçilen Mustafa Bozbey tutuklandı; yerine sandıktan çıkmayan bir isim, meclis çoğunluğuyla göreve getirildi. 47 yıl sonra kazanılan belediye, yıllar öncesine dayanan ve hâlâ sonuçlanmamış iddialar üzerinden fiilen el değiştirdi.
Halkın açık iradesi bir kalemde yok sayıldı, sonra da buna “milli irade” diyoruz!
Eğer milli irade buysa, sandığın ne anlamı kalıyor?
Kastamonu Tosya'daki 1.107 hektarlık ruhsat sahası Yukarıberçin ve Aşağıberçin köyleri, Deringöz Çayı, ormanlık alanlar ve tarım alanlarını komple içine alıyormuş. Yine Kastamonu Taşköprü'de 1.630 hektarlık ruhsat sahasının tamamı ormanlık alandan oluşuyorrmuş. Yağmadan beter.