Millî Eğitim Bakanlığı mevzuatında ve okullardaki kadro tanımlarında "Okul Psikoloğu" diye bir unvan yoktur. Bu görev tanımı Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık (RPD) hizmetleri çatısı altındadır.
***
Siz bilirsiniz ama yine de bir bakın isterseniz.
Türk PDR Derneği Onursal Genel Başkanı Sayın Oğuz Özat’ın da belirttiği üzere, yıllar öncesinin verilerine dayanan psikolojik danışman norm kadro sayılarıyla bugünün ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmak gerçekçi ve bilimsel bir yaklaşım değildir.
Günümüzde 70 bine yakın eğitim kurumu bulunmasına karşın, görev yapan psikolojik danışman sayısı yaklaşık 47-48 bin civarındadır. Bu durum, hâlâ binlerce okulda psikolojik danışman bulunmadığını göstermektedir. Sonuç olarak yüz binlerce öğrenci; önleyici ve koruyucu psikolojik danışma ile rehberlik hizmetlerinden mahrum kalmaktadır.
Yetkililere çağrımızdır: Günümüz ihtiyaçlarının gerisinde kalan, yıllar öncesinin "çağ dışı" psikolojik danışman norm yönetmeliği bir an önce güncellenmeli ve psikolojik danışmanı olmayan okul kalmamalıdır.
@tcmeb@Yusuf__Tekin@oguzozat@mfatihkilic1991@bartubss
Haklı bir talep kadro yakmanın önüne geçilmeli.
Tarafıma gelen talebi olduğu gibi paylaşıyorum
Sayın Edip Üzen,
Son dönemde birçok bakanlığın aynı tarihlerde ilana çıkması nedeniyle kritik bir sorun yaşanıyor:
Bir kuruma atanan aday, hemen ardından başka bir bakanlığın ilanına da başvurarak ikinci kez atanabiliyor. Bu durumda ilk atandığı kadro boşta kalıyor ve kadro fiilen yanıyor.
Bu yanmış kadroların arkasında ise yıllarca çalışan, yüksek puan almasına rağmen bir adımla elenen binlerce genç bulunuyor.
Bir kadro bir hayat demektir.
Bu hayatların emeğe göre şekillenmesi için sistemin adil işlemesi şarttır.
Bizim çözüm önerimiz çok net:
Bir defa atanan kişinin yeni KPSS sınavı yapılana kadar başka bir ilana başvuramaması.
Bu düzenleme neden gerekli?
✔ Mükerrer atamaların tamamen önüne geçilir.
✔ Boşa düşen, yanmış kadrolar ortadan kalkar.
✔ Kamu kaynakları daha verimli kullanılır.
✔ Sıralamada geriye itilen yüksek puanlı adayların hak kaybı sona erer.
✔ Sistemde adalet ve güven yeniden tesis edilir.
Her aday eşit şartlarda yarışmak ister. Ancak mevcut sistemde bazı kişiler aynı dönem içinde birden fazla kuruma başvurarak hem süreci tıkamakta hem de yüzlerce gencin hayatını etkileyen mağduriyetlere yol açmaktadır.
Biz sadece hakkımız olanı istiyoruz:
Emekle, alın teriyle, sabahla, fedakârlıkla girilen bu yolda adil, şeffaf ve düzenli bir atama sistemi.
Devletimizden talebimiz; bir kez atanan adayın, yeni KPSS dönemine kadar yeniden başvuru yapmasını engelleyen bir düzenleme getirilmesidir. Bu konuya değinirseniz çok seviniriz. Çok teşekkür ederiz.
Milli Eğitim Temel Kanunu Madde 2: “Türk Milli Eğitiminin genel amacı, Türk Milletinin bütün fertlerini beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek.”
Bu amaçların gerçekleştirilmesi, ancak her okulda psikolojik danışman istihdam edilmesiyle mümkündür. Sn. Bakanımızın da önemini vurguladığı Psikolojik Danışman Normu revizyonu bir an önce resmi gazetede yayınlanmalı ve her çocuğun psikolojik danışmana erişimi sağlanmalıdır.
@tcmeb@Yusuf__Tekin@cftcblnt
#PsikolojikDanışmanlarHerOkulda
Bir haftadır Klinik psikoloji üzerinden öğretmenleri de aşağılayan şekilde psikolojik Danışma ve Rehberlik mezunlarına laf atan cahil güruh.
Buyrun tarafımca YÖK yazısına karşı açmış olduğum Danıştay davasında bugün Savcılık görüşü verildi
''Psikolojik Danışma ve Rehberlik Mezunları sadece Eğitim alanında değil Sağlık alanında yetkindir ve görev yapmaktadır.
Sadece Rehber öğretmen değil Adında olduğu gibi psikolojik Danışman dır''
Kanuna bile laf atan cehalet Danıştaya da laf atar mı?
4000 psikoloji mezunu
MEB de
2000 felsefe grubu öğretmeni
3000 özel okullarda rehber öğretmen
3000 kadarı rehabilitasyon merkezlerinde
3000 i dershanelerde
Rehber öğretmen olarak çalışıyor
Bu rakamlar
Tüm kamuda çalışan psikoloji mezunlarının %80 nine denk geliyor
Fen edebiyat mezunu bu arkadaşlar eğitim sektörü olmasa 3 harfli markete kasiyer olacaktı.
Öğretmen diye aşağılamaya çalışırken öğretmen olmak için koşuşturan
Fen edebiyat mezunları
Rojin Kabaiş…
21 yaşında bir üniversite öğrencisiydi.
“Kendi hayatını sonlandırdı” dediler.
Ama Adli Tıp raporları, bu dosyanın hiç de o kadar basit olmadığını söylüyor.
Aynı kurum bir raporda “DNA yok” dedi…
Diğerinde “iki farklı erkek DNA’sı bulundu.”
Bir DNA ya vardır, ya yoktur.
Bilim “belki” demez.
Bir yıldır baba Nizamettin Kabaiş “Kızım için adalet” diye haykırıyor.
Belki de Rojin kendini suya bırakmadı…
Belki de biri boğdu.
Bu çığlık, artık hepimizin çığlığı olmalı.
Rojin’in sesi sustu, ama adaletin sesi susmamalı.
@yilmaztunc@adalet_bakanlik
Herkes farklı açıklamalar yapıyor, Rojin sen ne yaşadın, başına ne geldi. Telefonun açılmalı, DNA örnekleri kimlere ait, gizli olan her şey açığa çıkmalı. Ruhun huzur bulmalı, adalet yerini bulmalı.
#GizlilikKaldırılsın#rojinicinadalet
Rojin'in ölüm nedeni boğulma olarak belirlendi, vücudunda 2 erkeğe ait dna bulundu, babası aylardır tek başına mücadele ediyor, daha ne olması lazım seslerinin duyulması için #rojinicinadalet