Afyonkarahisar’da bir tarım firması, domates serasında yoğun tarım zehri kullanılmasından dolayı onlarca çalışan zehirlendi. Kim bilir dünyada kaç kişi sebebi belli ama faili meçhul tarım zehirinden hayatını kaybediyor, bu işi hala şaka sananlar var.
Bilfen'de geçen yıl 43.000 TL olan zorunlu 5.sınıf kitapları bu yıl 113 bin TL olmuş! (Bir takipçiden gelen bilgi). Bunları denetleyen biri yok mu? Enflasyon eğitim, telekom filanla daha da kontrolden çıkarsa şaşırmayacagiz
Torbacıların huzurunu kaçıran kadınlar ifadeye çağrıldı!
Van’ın İpekyolu ilçesine bağlı Sürmeli Mahallesi’nde artan uyuşturucu kullanımına karşı nöbet tutan kadınlar, emniyet tarafından “Halk rahatsız oluyor, hakkınızda şikâyet var” denilerek ifadeye çağrıldı.
Evinde ruhsatsız silahlar, çelik yelek, milyonlarca lira para bulunan adama ev hapsi.
Deniz Göktaş'a kuyu tipi cezaevi...
Çünkü dü��ünen, sorgulayan, güldüren insanlar mafyatik tiplerden daha tehlikeli
Böyle adalet olmaz olsun.
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar.
Size bu satırları hemen yan hücremden gelen “Aşkın mapushanee, içindee ben mahkum” dizeleri eşliğinde yazıyorum.
Bir düzeltmeyle başlayayım; tanımadığım ve görüşmediğim bir avukat “Deniz bizi unutmayın dedi ” gibi bir bilgi yaymış. Ne böyle bir duygum var ne de öyle bir talebim oldu. Aksine sürekli beni paylaştığını öğrendiğim arkadaşlarıma şu mesajı yolladım: “Abartma be king, yaz böyle geçmez.” Hazır hayatımın ilk tekzibini yapıp kendimi bir şey sanmışken hız kesmeden ikinciyi de yapayım. Biraz gecikmeli olacak ama tutuklandığımı öğrenince söylediğim “neşemizi çalamazlar” mesajını tırnak içinde olduğunu vurgulayarak söylemiştim. Nöşömözü çolomozlor gibi. Ama adliyeden Twitter’a ulaşana kadar yolda ironik tırnaklar kaybolmuş. Bana bu haberler geç geldiği için özetle şöyle diyebilirim; romantik, arabesk ya da talepkar bir cümle duyarsanız bilin ki doğru değildir. Çünkü ruh halim — olumlu anlamda — üçünden de uzak.
Evet, Çorlu’da birinci ayımı doldurdum. Ankara, Çorum, Antalya ve İstanbul’dan sonra en çok vakit geçirdiğim şehir Tekirdağ oldu. Beş Şehir’i tamamladım. Gelirseniz gezdiremem ama şehrimizin en çok ziyaret edilen noktası olan cezaevine çoğu Tekirdağlıdan daha hakimim. En iyi köfteciyi herkes bilir.
Moralim yerinde, sağlığım iyi. Bir ay boyunca kötü hissettiğim tek bir an bile olmadı. Tabii ki cezaevi romantize edilebilecek bir yer değil. Bunu herkes bilir. Monopoly’de bile kodese girince sinir krizi geçiren arkadaşlarım oldu. Yine de adettendir, benden de duyun; cezaevine girmeyin mecbur kalmadıkça.
Aile, arkadaşlar, iletişim ve seyahat özgürlüğü, gözetlenmediğim bir oda, güneş, sahne, sokakta yürümek gibi mahrumiyetlerin yanında önemini burada anladığım şeyler de oluyor. Klavye ve bıyık makası benim için önemliymiş. Klavyeye hazırlıklıydım ama bıyık makası sürpriz oldu. Berber prosedürünü öğrenene kadar bıyıklar ağzımı kapattı. Kantin listesinde olmamasına rağmen şansımı deneyip “Bıyık makası?” diye dilekçe yazdım; cevap verilmeyen tek dilekçem oldu. Bir filmde dev makası olan bir adam gördüm. Çok özendim. Hayatımda ilk kez canım makas çekti. Neyse ki bıyığım Türkiye’de övgü alabileceği en kritik kişiden övgü aldı; ziyarete gelen Erkan Baş’tan.
Özetle cezaevine girmemeye çalışın ama işinizi olması gerektiği gibi yapmanın karşılığı buysa en huzurlu uykular burada uyunuyor. Sonraki gün yapacak işinizin ya da verilmiş sözünüzün olmaması da cabası.
Kaldığım cezaevi “Kuyu Tipi” olarak biliniyor. Bu konuda uzmanların, avukatların ve uzun süre tecrübe etmek zorunda kalmış insanların yazdıklarını okumanızı tavsiye ederim. Benim kısa süreli gözlemim; güneşsizlik, havasızlık ve sosyal izolasyonun kalıcı fizyolojik ve psikolojik zararlar vermesi kaçınılmaz. Sayımlar dışında insan sesi duymadan günleri, haftaları geçen mahkumlar var. Cezaevi deyince aklımızda canlanandan çok daha yalnızlaştıran bir sistem.
Ben belki kısa süreli olacağını umduğum için dışarıda da bazen yaptığım goblin moduna geçerek şimdilik uyum sağladım. Ama öğlen 7 metrelik duvarları olan avluda yüzüme gelsin diye güneşle köşe kapmaca oynamam gerekiyor. Yolu bir şekilde bu kuyuya düşen güvercin* ve dev çekirgeler duvarları aşamadıkları için benimle beraber kalıyorlar, haklarında CİMER şikayeti olmamasına rağmen. Yalnız hissettirmiyorlar. Gönderdiğiniz kitap kargoları ve şimdiden plastik komodinimin iki çekmecesini dolduran mektuplar hayatımdaki en kalabalık zamanımı yaşamamı sağladı hücrede. Hepsini okudum mektupların, kalışım uzarsa cevap da yazacağım. Yakın arkadaşlarımdan “Niye cevap yazmıyorsun şerefsiz, bu sefer turnede olmadığını hepimiz biliyoruz” tarzı mektuplar gelmeye başladı. WhatsApp’tan kurtuldum, bu sitemden kurtulamadım. Kitap hediyeleri ve mektuplarla memurlara ek mesai çıkardık. Size de, şikayet etmeden hızla yardımcı olan memurlara da teşekkürler.
Düzenli ziyarete gelen avukatlar da nefes oluyor. Cezaevinin yıldızları onlar. Ton balığını cezaevi kantinine ekleten avukatla tanıştım, çok heyecanlandım. Burada Oğuzhan Uğur’dan daha popüler. Dışarıya dair haberleri de onlardan alıyorum.
Okul arkadaşlarım başta olmak üzere dışarıda destek olan, dayanışma gösteren herkese de çok teşekkürler. Sabah 8 sayımlarında memurlar gelene kadar uyanık kalabilmek için “Bugün kim tutuklandı” temalı programlar izlemeye alışmışken, bir sabah ODTÜ Mezuniyet pankartlarıyla uyandım. Gözlerim doldu ilk kez. İyi ki varsınız. Athena Gökhan’ın törende benle ilgili yaşadığı kafa karşılığına çok güldüm. Sansürc�� Punkçı da Türkiye’ye kısmetmiş.
Anarchy in THE UK
AcunMedya in Turkey
Böyle diyorum ama NATO ve Dünya Kupası bittiğinden beri Masterchef izliyorum. Açar açmaz orada da bir Karadenizli kazandı. Bütün ülkeyi kısık ateşte karadenize ettiler. (Deniz içerde şimdi ne şaka malzemesi biriktirmişsindir? Aynen kardeşim ful böyle notlar alıyorum, özür.) Burçin ve Tolğa favorim.
İlk hafta ülkeme dair moral tazelemek için Aktroll kanalları izledim; NATO Zirvesi Özel. Programlarda önce bana sövüp ahlak dersi veriyorlardı, sonra Donald Trump övüyorlardı, Türkiye için büyük şansmış varlığına duacılar. Ben de dersimi aldım.
“Değerleri aşağılayan komedyen” den, “Değerli dostum”a terfi etmek için eksiklerim:
- Epstein ile kanka olmak
- Gazze’yi Netanyahu ile birlikte tatil köyü yapma vaadi
Bir kelime şakası ve bir didaktik çıkış yaptığıma göre aylık güncellememi sonlandırabilirim. Hala kararlıyım, Moby Dick’i bitireceğim. Geçen öyle yazdım ama elime geçmedi henüz. Diğer kitaplar geldi, Moby Dick hala kontrolde. Cezaevi okuma komisyonu da bitiremiyor, bela bir kitap. Aslında cezaevi kütüphanesi çok iyi, Chomsky bile var. Belki o da Epstein kontenjanından girmiştir.
(*) 2 haftadır benimle yaşayan güvercin Leo ile tanıştığımız günün öyküsünü yazdım, Uğur Gürsoy Uykusuz Ağustos sayısında çizdi. Benim yerime de okuyun, buraya Uykusuz sokamıyormuşuz.
Söyleyeceklerim bu kadar, iyi günler.
Kız çocuklarını taciz edip kaçırmak istediği iddia edilen şahıs serbest bırakıldı. (İHA)
Darp edilen vatandaş: "Kız çocukların 'imdat' diye bağırdıklarını duydum. Alıkoymaya çalıştıkları kızı kurtardım.
Dakikalarca darp edildim. Çocukların o halde olmasına vicdanım el vermedi.
Saldırgandan şikayetçi oldum ama serbest kalmış. Mücadelemi sürdüreceğim. "
Aydın Efeler'de engelli evladıyla sokakta kalan Aliye Gökmen'in çaresiz çığlığı yürek yakıyor! Sakatlığı nedeniyle çalışamayan bu anne, çocuklarıyla bir başına çaresizce uzanacak bir yardım eli bekliyor. Lütfen bu sese kulak verin! @AydinValiligi Kaynak: Aydın Havadis
“BİLİNCİNİ KAYBEDİP YERE YIĞILDI”
Daha önce çıplak arandığını açıklayan İBB tutuklusu Fatoş Pınar Türker, bu kez de cezaevinde bilincini kaybedip yere yığıldı.
Avukatının, “tam teşekkülü hastaneye sevk edilsin, başka cezaevine nakledilmesin” diye talebi var
Hepimiz ses olalım!
Serkan Dindar tarafından tecavüze uğramamak için direndiğim için canice katledildim.. Mahkeme "hayır" dememi katil için "haksız tahrik" saydı, AYM cezayı onadı. Benim bedenim, benim kararım suç oldu, katilin caniliği ise "tahrik" oldu. Ben sadece yaşamak istedim.. #CeydaYüksel
Küçükken evimizden çıkmazdı Mehmet abi. Annemin amcaoglu. Bütün yaşamı engelli haliyle bir yerlerde imkan aramakla geçti. Kızının madde bağımlılığı sonrası eve bir daha geri dönmediğini dün telefonda öğrendim. Bugün haberlerde. Sizden ricam Zilanin bulunması için rt yapmaniz
A101 mağazasında 40₺'ye satışa sunulan ekmeklerin hali bir takipçimiz tarafından böyle görüntülendi.
Hiç mi rafları kontrol eden yok?
Hiç mi denetleyen yok?
https://t.co/SBkrs2Rp3r
@A101iletisim
Tutuklu Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, hapishanede bilincini kaybedip bayıldı. Türker’in avukatı ağırlaşan kalp rahatsızlığı nedeniyle müvekkilinin hastaneye sevk edilmesini ve başka hapishaneye gönderilmemesini talep etti. Türker, İBB davasındaki duruşmada, yaşadığı çıplak aramayı ve savcının kendisine “Sen bu kafayla çocuklarını asla göremeyeceksin” dediğini anlatmıştı.
Ben E. Ö. 2025 Haziran'da cinsel saldırıya uğradım. Sanık 12 yıl ceza aldı, istinaf onadı. Ama Yargıtay'dan bir imza ile TAHLİYE edilmiş! Karar bana tebliğ bile edilmedi, fail "indirimsiz ha😅" diye dalga geçiyor. Hâlâ tehdit ediliyorum, çok korkuyorum. Lütfen sesim olun..