Atatürk’e ‘şerefsiz mason’, solculara ‘geri zekâlı’ diyen kadın hakkında İstanbul Adliyesi’nde suç duyurusunda bulundum.
Bu ülkede Cumhuriyet’in kurucusuna hakaret etmek ifade özgürlüğü değildir.
Bu bir suçtur.
#Atatürk#İstanbulAdliyesi #5816 #Cumhuriyet#SuçDuyurusu#Hukuk
Bir vatandaşın “Mutlak Butlan” hakkındaki sözleri:
“15 Temmuz gecesi sokağa demokrasi için mi çıktınız, yoksa sadece lideriniz ‘çıkın’ dediği için mi?”
“Bugün ülkenin kurucu partisi CHP’ye yapılanlar karşısında sessiz kalınıyorsa; adalet, demokrasi ve memleket sevgisi yeniden sorgulanmalıdır.”
“Bu suskunluk biatın mı yoksa çıkarların mı sonucu? Bunu herkes kendine sormalı.”
Eğer sizden biri “bunu yalnız olduğu için yaptı” derse tecav*z ederim.
Yalnızım. Çok yalnızım. Neredeyse hiç arkadaşım yok, sadece iki arkadaşım vardı, onlar da beni terk etti ve bana hiçbir duygum olmadığını söylediler; ailem benden nefret ediyor, benden korkuyor ve benden hayal kırıklığına uğramış durumda ve tüm umutlarını kaybettiler.
Çok yalnızım. Hepsinden nefret ediyorum. Ama yalnızlığın bir sebep olduğunu düşünmüyorum. Aslında bir sebep. Yalnız olmamın beni etkilediğini düşünüyorum ama bu bir sebep değil. Yalnız olmak bir sebep değildir. Yalnızlık, asıl sebeplerin bir sonucudur.
Yalnızım. Neden mi? Çünkü ben bir dâhiyim. Çünkü herkesten daha iyiyim. Çünkü ben nihai insanım. Çünkü kendime sadığım. Çünkü basitçe daha iyiyim. Zekâ açısından etrafımdaki herkesten daha iyiyim. Bildiğim kadarıyla ilkokulda bir IQ testi yaptım ve yaklaşık 130 olarak değerlendirildim.
Çalışmamama rağmen her zaman sınıfımda en yüksek notları alırdım. İnsanlar her zaman yaşıma göre çok olgun olduğumu söylerdi. Yaşıtlarımın ilgilenemediği şeylere her zaman ilgi duyardım.
İngilizceyi 5 yaşında öğrenmeye başladım ve 7 yaşında akıcı hale geldim. Hiç kursa gitmedim, çalışmadım ve ailemde kimse İngilizce bilmiyordu (sadece ablam akıcı konuşuyordu ama evde konuşmuyordu). Sadece insanların İngilizce oyun videolarını izleyip onları Türkçeye çevirerek birkaç yıl içinde akıcı hale geldim. Sadece bu şekilde İngilizce öğrendim.
Anaokulunu bıraktım. Neden mi? Çünkü oradaki herkes aptaldı ve sinir bozucuydu. Bana hiçbir şey katmadı. Bu yüzden anaokulunu bıraktım ve ilkokula başlamadan önce İngilizceyi, 3. sınıf matematiğini ve 2. sınıf fen bilgisini öğrendim. O zamanlar lise seviyesinde İngilizce soruları çözerdim ve hepsini çok iyi yapardım. Ablamın ve annemin eski kitaplarına sık sık bakardım. İlkokula başladığımda çoğu kişiden daha kısa sürede okuma ve yazmayı öğrendim.
İyi akşamlar, ben Konata’yım ve Konata benim; onu çok ama çok seviyorum.
Bunu yazdığım sırada tarih 11 Nisan 2026.
Bunu okuduğunuzda ya büyük bir şey planlıyor olacağım, ya büyük bir şey yapmış olacağım ya da büyük bir şey yapmak üzere olacağım.
Hayatım boyunca yalnız oldum. Aslında neden böyle söylediğimi bilmiyorum; demek istediğim şuydu: o gün geldiğinde yalnız olmayacağım. İnsanlar beni tanıyacak ve bu fikri seviyorum. İnsanların beni tanıması, fark etmesi, bana garip bir hayvana bakar gibi değil de farklı bakmaları hoşuma gidiyor.
Bu dünyadaki varlığımı hissettiklerinde ve bu gezegene verdiğim zararı gördüklerinde sonunda beni fark edecekler; başka seçenekleri olmayacak ve ben bunu seviyorum. Ancak bunun bir sebep olduğunu düşünmüyorum; yalnızlık hissinin yaptıklarımın ya da yapacaklarımın nedeni olduğuna inanmıyorum.
Yalnızlığı suçlamanın çok aptalca olduğunu düşünüyorum, insanların bunu neden yaptığını anlamıyorum. Yalnızlık bir sebep değildir, bu oldukça aptalca; mesela Subaru Natsuki çok yalnızdı ama…
@mehmetbekirsen@derinbirneffess Sezaryen doğum yalnızca bir kurtarma operasyonu değil, doğal doğumdan korkan ve bunu psikolojik olarak reddeden her kadının hakkıdır.
Yeditepe Hukuk mezunuyum.
Bu üniversite; otoban kenarına kurulmuş, içinde iktidar yandaşlığından başka hiçbir fikre izin verilmeyen, tartışmanın “t”sini bile göremediğiniz, üniversite demeye bin şahit isteyen o beton yığınlarına benzemez.
Burası aydınlığın ta kendisidir.
Fikri hür, vicdanı hür, inancı hür nesiller yetiştirmeyi ilke edinmiş; gerçek akademisyenlerin ve gerçek öğrencilerin var olduğu bir yerdir. Demokratik bir zeminde her fikrin kök salabildiği, tartışmanın ve düşünmenin teşvik edildiği gerçek bir üniversitedir.
Eğer bugün kışkırtmalar başlıyor ve birileri tarafından hedef gösteriliyorsa, bunun nedeni bellidir.
Amaç; ülkenin aydınlık geleceğine ışık tutan her mumu tek tek söndürmek, memleketi derin bir karanlığa gömmektir.
@YeditepeUni
@ajansmuhbir1923 bu erkeklere gavat diye diye kavgacı, kabadayı, asıp kesen erkekleri başımıza çıkarttınız. Adam gözlerinin içine bakıp, olay sende bitiyor demek istemiş. Sana güvenmek istemiş. Bunun neresi gavatlık?