Bir şey dile getirmek istiyorum, çok kişi görüp okur mu bilemiyorum ama ben bir okul öncesi öğretmeniyim. Okulumuzda ve çevre okullardan da duyduğum kadarınca ikili eğitim yapılan okullarda sabahçı öğlenci grup arasında ciddi şekilde mevcut farkı var. Yani bu fark 4-5 olabilir…
Ancak bu sayı 2-3 katına kadar çıkıyor maalesef. Bunun bir nebze de olsa dengelenmesinden yanayım mesleğe başladığımdan beri bunu ifade ediyorum ancak dikkate alınmıyor. Sabah grubundaki öğrenciler 10-15 gibi makul bir sınıf mevcuduyla daha verimli bir eğitim görürken öğlenci…
🌙 “Seninle ilgili kalbimde taşıdığım şeyler hâlâ kıymetli ama artık bu bekleyişin beni yorduğunu hissediyorum. Eğer kaderimizde birbirimize dönüş varsa, gelsin. Yoksa da kalbim ferahlıkla devam etsin…”
Biliyorum, senden son duyduğum şey “bir daha yazma”ydı.
Ve bu mesajı yazarken seni rahatsız etmekten gerçekten korkuyorum.
Ama içimde susturamadığım bir şey var… belki de geç kaldım, bilmiyorum.
Bu mesaj bir şey talep etmek için değil…
Sadece içimde kalanları sen bil diye.
Belki hâlâ kırgınsın, belki çok uzaklaştın… ama bil ki içimde bir yer hâlâ sana dair.
Hikayeni gördüm…
Belki de bana değildi, belki de içinden geçenleri dökmekti.
Ama yine de kalbim bir an durdu.
Çünkü biz, yarım kalan bir yerden sustuk.
Sadece şunu bil:
Sana kırgın değilim.
Ama içimde hâlâ bir yer, seninle konuşmadan kapanmıyor.
Bunu bilmen yeter.”**
Gönderilemeyecek mesaj…
**“Merhaba,
Ne garip… bazen hiçbir şey söylemeden de kelimeler içimizde kalıyor.
Sana bu mesajı atmakta çok zorlandım.
Çünkü son sözlerin hâlâ kulağımda.
Ama bir yanım da, içimde kalmasın diye susmak istemedi.