AKP’li Yusuf Ulutaş’ın evinde 450 bin dolar çıktı. Kiraladığı evdeki kasalardaysa 7 milyon dolar ve 400 bin Euro çıktı. Kızkardeşinin hesabına da 220 milyon gönderdi. Bu rüşvet paraları 2 yılın içinde toplandı. Ulutaş, Esenyurt kayyumu Can Aksoy’un atamasını yaptığı ilk isimdi.
“Ben de şimdi, milletimin huzurunda, bu
dosyanın hesap defterini kapatıyorum.
560 milyar dediler.
560 kuruş bulamadılar. Rakamı 160 milyara indirdiler; onun da üçte ikisini, maden kanununu açmadan, davanın tarafı olan bir bakanlığın memurlarına hesaplattılar. Geri kalanını borcunu ödemekten, kâr etmekten, ihaleyi iptal edip daha ucuza yaptırmaktan "zarar" diye yazdılar.
Örgüt dediler.
Şemaya koydukları adam "Ben örgüt yöneticisi değilim" dedi. Örgütün kuruluş cümlesinin sahibi "Ben onu şablon olarak gördüm" dedi. Yöneticiler birbirini bu
salonda tanıdı.
Casus dediler.
Delil diye beş dakikalık bir nezaket ziyaretinin fotoğrafını koydular. Aynı adamın devletin en üst isimleriyle fotoğrafları sorulmadı bile.
Rüşvet dediler.
Rüşveti verdiği söylenen "hissettik" dedi. Parayı aldığı söylenen beni "ilk defa Vatan Emniyet'te" gördüğünü söyledi. Rüşvet dedikleri her şeyin sonu bir kreşe, bir okula, bir kavşağa, bir metro hattına çarptı.”
📍 Silivri
“Biz vurgun ülkesi olduk. Zam vurgunu, milli irade vurgunu, asrın soygunu fon vurgunu...
Ve son olarak medya vurgunu, Halk TV operasyonu. Güzelim ülkemizi operasyon sahasına çeviren akıl, Halk TV'ye el koyup, yayınlarını kesti. Neymiş? İhaleye fesatmış, aklamaymış(!)
Türkiye'nin en çok takip edilen haber kanalını yok etme çabası da bir akıl tutulmasının, bir zehirlenmenin sonucudur.
Bir televizyon kanalının yaşayıp yaşamamasına siyasi iktidar değil, izleyiciler, yani millet karar verir. Millet beğenirse izler, beğenmezse izlemez.
Yani siz benim anacığıma hangi kanalı izleyeceksin diye baskı mı kuracaksın? 80 yaşındaki anacığımı kandıracaksınız! Hadi oradan!
Siyasi saiklerle milletin teveccüh gösterip izlediği Halk TV'ye yapılan bu zulmü, zalimliği şiddetle kınıyorum.
Bir sözüm de Halk TV için halkımıza:
Halk TV ve onun nezdinde kanallara ve gazetecilere bu gözle bakmasını diliyorum. Sizlerin haber alma hakkı için adeta kelle koltukta cesaretle çalıştılar. Onlar sizi nasıl yalnız bırakmadıysa aziz milletim, kıymetli halkım çok önemlidir.
Lütfen Halk TV'yi yalnız bırakmayın.”
📍 Silivri
Şafak vakti bir televizyon kanalına polis baskını yapıp, kayyım atamak ancak diktatörlerin yapacağı iştir.
Maalesef ülkemizi bu hale getirdiler.
Millet, fon soygununun hesabının sorulmasını isterken….
Ekonomik kriz, geçim derdi, adaletsizlikler ülkemizin her yerinde sürerken…
Tam da Türkiye’nin en büyük siyasi davasında savunmanın başlayacağı gün, bunu yaptılar.
Belediyelere kayyım atayıp milletin iradesine çökenler, şimdi milyonların izlediği Halk TV’ye kayyım atadılar.
Çünkü ACİZ ve KORKAKLAR!
Halk TV’nin, basın özgürlüğün��n, orada çalışan yüzlerce emekçinin ve ailelerinin yanındayız.
Yargıyla siyaseti, kollukla haberciliği, kayyımla millet iradesini terbiye edeceğini sananlar tarihin en büyük yanılgısı içindeler.
Türkiye bu kötülüğü yenecek.
Halkımızı bu mücadeleye sonuna kadar sahip çıkmaya davet ediyoruz.
Millet kazanacak, darbeciler, vesayetçiler YENİLECEK!
UCU BİZE DOKUNDU!
TBMM kürsüsünden dile getirilen iddiaları araştırmak gazetecinin görevidir. Ben de bunu yaptım.
Canlı yayında ulaştığım bilgileri iddia olarak aktardım. Bilmediğim konuda “Bilmiyorum” dedim.
Nitekim Sayın Bakan yatırım ilişkisini, iddiayı gündeme getiren milletvekili de ismi doğruladı.
Peki, ben hangi yalanı söyledim? Hangi suçu işledim?
Yayının kaydı ortada.
Suç duyurusunda,basın açıklamasında söylediğimi iddia ettikleri ifadeyi göstersinler, bugün kalemimi kırmaya hazırım!
Bugüne kadar hiçbir haberimden, sözümden geri adım atmadım. Atmam!
Habere belgeyle yanıt verilir, gazetecinin tutuklanması için kampanya yürüterek değil!Yargı, sosyal medya kampanyalarına göre değil, hukukla karar vermelidir.
Ayağıma kelepçe takabilirsiniz. Ama soruları ortadan kaldıramazsınız!
Bugünkü yazım