Güzel âşık cevrimizi çekemezsin demedim mi
Bu bir rıza lokmasıdır yiyemezsin demedim mi
Yemeyenler kalır nəçər gözlerinden kanlar saçar Bu bir demdir gelir geçer duyamazsın demedim mi
Bu marifet bir dilekdir bilene büyük devletdir Yensiz yakasız gömlekdir giyemezsin demedim mi
Kırılma anı bana bir partide üstü kapalı görev teklif ettiklerinde benim de onları tiye alarak reddettiğimde başladı.
Bizim dediklerimiz sözlerde veya şarkılarda, marşlarda kalmıyor:
"Siyasetin içinden ta dışına düşmanız!"
Neyse biraz da biz nemalanalım. Bendeniz Togan'ın öğrencisiyim. Atsız ve arkadaşları o meşhur sözü, yazıyı, faksı vs çekerken bana dediler ki "senin ismin olmasın, sen ileride lazım olacaksın" (!) Artık bu hakikati gizlemenin bir mantığı yoktu (:
Komuoyuna Duyuru
3 Mayıs Türkçüler Günü sebebiyle bir araya geldiğimiz ve Mart ayının başlarında konuşulan konular üzerinden verilen görevimden istifa etmiş bulunmaktayım.
Elbette yolların sonu değildir, bozkurtlar dirilecektir.
3 Mayıs ruhu ebediyen yaşayacak.
Kaldı ki bazı kimseler yan yana yürüdüğü kişiyi yüz yüze görevden almaya cesareti ve yüzü yoktu, arkasından kuyusunu kazıyordu. Bugünleri ve birleşmeleri sert eleştirenlerin Siyasal İslamın en beterlerinden birinin fonladığı iftar programında ne işi vardı?
Evet 3 Mayıs "Türkçüler" gününde bazı isimlerin anılması hoş olmadı fakat bu hoşnutsuzluğunuzu geçen sene de dile getirseydiniz. Niye getirmediniz? Onlar Prof. falan diye mi? Geçen sene yanlarında konuşan da hiçbir şey dememişti. Beni mesul tutan şey çağırdığım kişilerdir.
Ben her şeye, herkese ve tüm tehditlere rağmen çıkıp konuştum. Siz de konuşabilseydiniz benim dediklerimi ve her şeyden önce kendi yaptığım şemayı yapabilir miydiniz?
Tanrı Türk'ü nasıl diğerlerinden ayrı ve özel yarattıysa Türklerin arasında da Türkçüler öyledir. Maalesef olanlardan, ha atasından ha başkasından fonlananlardan, siyaset erbabı olanlardan vs. elbette Türkçüler ayrıdır ve farklı bir konumdadır.
Özür dilemek, geri adım atmak yanlış yapmanın sonucunda olacak bir eylemdir. Yaptığım konuşmada her zaman olduğu gibi herkesin malumu olan şeyleri söyledim. Bunları bilerek susup abicilik oynayacaksanız siz de hedefsiniz. Bu dava kimsenin babasının davası değil. Netlik şart.
Hepinizi yarası çok derinde biliyorum, ondandır bu gocunmalarınız. Hepinize tek tek sıra gelecek. O zamana kadar rahat rahat caka satın, uyuyun o günden sonrası asıl mesele olacak.
Ataların huzurunda elbet reziller eğecek başını, o huzur buradaki sahte makamlarının, ünvanlarının, adlarının ardına gizlenip de her türlü rezilliği yapıp caka satacakları yer olmayacak. Onlar bu yalan ve kendileri gibi kokuşmuş dünyanın ve devrin insanları olarak kalacaklar.
Karın tokluğu için kurtluktan vazgeçip boynuna tasma takmayı kabul eden itlerden olmamak gerek. Kurtluktan vazgeçmeyeni ite değişmeyiz, satmayız. Adam satmak yok!